URLA KIRSALI OTELLERİ: DOĞA & BAĞ VE GASTRONOMİ OTELLERİ

Urla köyleri, zeytinlikleri, bağları ve tarlaları son yıllarda Türkiye’nin en değerli ve özgün gastronomi duraklarına, bağ evlerine ve şarap üreticilerine ev sahipliği yapar oldu. Tüm yıl boyunca açık olan restoranlar, bağ evleri ve müzeleri ile Urla, tüm Türkiye’den yaz kış misafirlerini ağırlayan bir gurme destinasyona dönüştü.

     

Bir yandan da yemyeşil ağaçlar, dev çamlar, tarihi zeytinler, bereketli ovalar arasında karşınıza birer cevher olarak çıkan Urla köyleri, bozulmamış köy hayatını ve geleneklerini deneyimleyebildiğiniz, yerel lezzetleri tadabildiğiniz, hem de köylülerin beldelerine sahip çıkarak özgün bir şekilde farklılaşmayı başarma hikayelerine şahit olduğunuz keşif durakları.

 

URLA KIRSALINDAKİ OTELLER

     

KEY URLA

Haziran 2025’te Urla kırsalına rüya gibi bir otel ve gastronomi durağı eklendi: Keyurla ve An Urla. Daha kapıdan girerken adeta büyülü bir ormana adım atığınızı hissettiriyor Key Urla. Dev çamların arasına yerleştirilmiş binalar doğayla öyle uyumlular ki, sanki ormanın içinde kendilerinden büyüyüvermişler gibi. Otelin yapımında tek bir ağaç kesilmediğini öğrenince neden böyle hissettiğimi anlıyorum.

Key Otel sunduğu özenli, rafine ve özgün mekanlar, hizmetler ile herkesin kendisine uygun yolculuğu yaşayabileceği şahane bir konaklama adresi.

Sabah kuş sesleriyle bağlara, ulu ağaçlara, doğaya uyanmak, mahsule saygı duruşu gibi kahvaltıyla minik bir ziyafet yaşamak, etrafı çamlarla çevrili dünyanın en güzel paddle kortunda, fitness salonunda veya kendine özgü 4 farklı organik aromaterapi yağını üreten spa’nın muhteşem hamamı, saunası veya buhar odasında ter atmak, Bali’li masözlerin ehil ellerinden masajla rahatlamak, üzüm çekirdeklerini kendine şifa alan 2 saatlik kürüyle adeta yeniden doğmak, size ait minik evinizin bahçesinde çamların altında veya şömine başındaki koltuklarda veya havuz başında kitabınızı okumak, odanızda ve otelin dört bir köşesinde nefis sürprizler olarak karşınıza çıkan Urla’lı kadınların el emeği nefis seramik eserlerden veya Urladan organik ve leziz zeytin, zeytinyağı, reçelleri tadıp almak, çamların altındaki bahçede veya yüksek tavanları ile son derece ferah ve şık yemek salonunda, şef Seray’ın danışmanlığında, Ali şef ve ekibinin hazırladığı rafine mevsimlik lezzetlerin, Urla’nın, ülkemizin veya uluslararası şaraplar eşliğinde öğlen veya akşam tadına varmak, doğanın kucağında yıldızları seyredip, yumuşacık yastığınıza başınızı koyduğunuzda yaşadığınız her ‘an’a şükrettiren bir huzur ve tatmin yaşamak, ve sessizlikte bebekler gibi uyumak…

Gerçekten Key Urla öyle büyülü ki, yağmur sonrası koklamaya doyamadığınız taze, canlı ve ferah toprak ve doğa kokusu gibi hafızanıza yerleşiyor… İnsanı doğal evindeymiş gibi rahat hissettirdiği için,  insan hiç ayrılmak istemiyor.

Dört mevsim çok farklı deneyimler yaşama imkanı sunuyor Key Urla.

Biz kışın en karanlık ve yağmurlu günlerinde kaldık Key Urla’da. Ve rüya gibi deneyimlerle hayatımız canlandı, aydınlandı. 1 gün ve 1 gece bize 1 haftalık tatil duygusu verdi.

Genelde canınız otelden çıkmak istemese bile, Urla’nın bağ yolu, diğer gastronomi durakları, Urla’nın coğrafyası, doğası o kadar güzel deneyimler sunuyor ki, uzun konakladığınızda veya yeniden geldiğiniz bile birçok yeni keşif yapabiliyorsunuz.

Uzbaş Arboretum’un şiir gibi bahçelerinde yüzlerce çeşit ağaç ve bitkiyle botanik keşifler, doğa patikalarında yürüyüş ve bisiklet, doğanın içinde binicilik, Urla şarapçılık ve Urla Bağ Yolunun diğer bağ evlerinde tadımlar, doğada bağlara nazır piknik, rüzgara göre Urla’yı çevreleyen iki denizden birisinde plaj keyfi, el değmemiş koylarda denize girmek, fliteboard’dan paddleboard’a, seabob’dan tüplü dalışa uzanan aktiviteler yapmak, özel tekne turuyla balık tutmak, Urla iskele veya sanatçılar sokağında dolaşmak ve yemek yemek, Arkas Müzelerinde sanata doymak, Alaçatı’ya plaj veya yemek keyfi için gitmek… bunların hepsi mümkün ve Key Otel hepsini size özel organize ediyor.

Biz Key Urla’dan Uzbaş Arboretum’a 2.5 kilometrelik bir doğa yürüyüşü yapıp, ardından botanik bahçelerinin, ağaçların ve bağların arasından yürüyüp, geri yürüyerek 6 kilometrelik kolay bir parkuru keyifle tamamladık.

Toprağa, doğaya, üretime ve insana saygıyı merkezine alan Key Urla’nın nasıl doğduğu ve misyonunu biraz anlatayım size.

Hep bir yerleri gözümüzde canlandırabilmek için dünyadan örnekler söyleriz da, genelde bağlar, selviler, alçalıp yükselen tepeler söz konusu olunca hep Toskana gibi deriz. Ancak artık Urla gibi diyebileceğimiz bir noktaya geldik. Çünkü Urla’nın sadece bağ yolu, muhteşem bağ evleri, şarap üreticileri ve gastronomi durakları, selvili yolları değil, iki deniz arasındaki konumuyla muhteşem koylara hızlıca erişimi, ormanlar arasında yürüyüş ve bisiklet patikaları, sanat durakları ile kendine has bir doğa, gastronomi ve spor deneyim bütünü. İşte Key Urla’da Urla’nın ruhuyla bütünleşen bir yaşam alanı sunuyor.

Key Urla kurucu ortaklarından sevgili dostumuz Can Ortabaş, zaten Uzbaş Arboretum, Urla Şarapçılık ile çok uzun yıllardır tarım, bağcılık, botanik ve yerel üretimle bölgeye büyük değer katıyor. Bulunduğu coğrafyadaki topraklara duyduğu bağlılığı, yaşam biçimine dönüştürmüş biris olan Can Bey, şu anda Türkiye’nin en organize ve dünyanın dört bir köşesinden ülkemize ziyaretçi çeken Urla Bağ Rotasının kurucularından. Tüm bağ evlerini, ortak bir hayale inandırdı. Her bir bağ evinin tekil kalkınması değil, bölgenin ortak gelişimi için birlikte hareket etmesine ön ayak oldu. Uzun yıllar bu projeyi maddi manevi destekledi. Ve sonunda organik büyüyen, birçok rafine gastronomi durağının ve otellerin eklenmesine motivasyon yaratan, başka bağ evlerinin kurulup rotaya eklenmesine özendiren, misafirlere sunduğu farkı seçeneklerle ilham taşıyan örnek bir oluşuma dönüştü. Şimdi Urla, dünyadan yaşam kalitesi en yüksek yabancı turisti ağırlayan Türkiye’nin en kıymetli turizm destinasyonlarından birisi bu sayede.

Can Ortabaş yöreye kattığı değerlere bir yenisini eklemek için, ağırlama sektöründeki deneyimiyle bilinen Selim Özgörkey ve Askar Alshinbayev ile birleşerek, dört mevsim yaşayan bir doğa oteli fikrini hayata geçirdi. Key Urla’nın amacı ‘acele etmeyen, yereli onurlandıran, toprağa ve ritme saygı duyan bir yaşam biçimini paylaşmak”

Can Ortabaş, “Urla’nın ruhuyla iç içe bir yapı kurmak bizim için en büyük öncelikti. Çünkü Urla’yla aramızda duygusal, kültürel ve üretimsel bir bağ var. Bölgenin gastronomik zenginliğinin Michelin Rehberi tarafından da takdir edilmesi, rehberde yer alan yıldızlı restoranlarla aynı toprakları paylaşmak, KeyUrla’nın hayalini kurduğumuz yaşam biçimiyle örtüşen bir gurur kaynağı,” Key Urla’yı yaratırken, Urla’da yıllardır yazılan hikayenin bütünlüğünü önemsediğini, ve kalitesini daha da yükseltmek istediğini vurguluyor.

İşte bu yüzden Key Urla sıradan bir konaklama deneyiminin ötesinde bir otel. Sunduğu her hizmeti, mekanı ve aktiviteyi çok rafine, özgün ve özenli sunarken, misafirlerini tamamen kendi ritimlerine bırakıyor. Her gelenin kendi yaşam tarzına ve beğenisine göre kendi deneyiminin küratörü olmaya davet ediyor. İçinde bulunduğu coğrafya sayesinde misafirler kendiliğinden doğanın ritmiyle tekrar buluşabiliyor, yerel kültürle bağ kurabilecek birçok farklı durağa sadece birkaç adım atarak ulaşabiliyor. Bir yandan da dileyenler doğanın kucağında dinlenerek, SPA’nın arındırıcı ve rahatlatıcı hizmetlerini kullanarak, sakince havuzda yüzüp, havuz başında güneşlenerek, ağaçların altında kitabını okuyarak yavaşlayabiliyor, dileyenler ormanlar ve doğa patikalarında yürüyüş, bisiklet rotalarını takip ederek, ağaçların altındaki paddle kortunda ya da tam donanımlı fitness salonunda ter atabiliyor, dileyenler de hem Key Otel’in içindeki An Urla’da hem de civardaki bağ evleri ve ödüllü restoranlarda tadımlar ile rafine bir gastronomi deneyimi yaşayabiliyor. Hepsi size kalmış. Benim öyle hoşuma gitti ki Key Urla’nın misafirini özgür bırakan müdahalesiz yaklaşımını, Tao felsefesinin Wu Wei kavramına benzettim: doğanın kendi ritmine müdahale etmeden, zorlamadan, olayların içsel düzeniyle uyum içinde hareket etmek. Herkesin kendi ihtiyacına ve sezgisine göre kendi seçimini yapması, akışla bir olması demek.

Belki bir ziyaretinizde dinlenir, bir başka ziyaretinizde nabzınızı yükseltir, bir başka ziyaretinizde damaklarınızı şenlendirebilirsiniz. O sizin o zamanki ruh haliniz, ihtiyacınız ile ilgili. Bu misafire en güzel seçenekleri sunup, seçimlerine saygı duyan kendiliğindenlik hali, insana evinde gibi hissettiriyor.

Evinde gibi demişken, Key Urla konaklama deneyimi ve mimarisi de sıra dışı. Mimari, tek bir binada yan yana sıralanmış odalar yerine, çamların arasına serpiştirilen iki veya tek katlı evler ile doğayla birlikte var olmayı seçiyor. Ağa Han ödüllü mimar Han Tümertekin liderliğinde gerçekleşen proje, ağaçların arasına “sızan” yapılar, yerel taşlar ve el işçiliğini çağdaş formlarla buluşturup, ağaçları kendine doğal gölge almış. ‘Var olan yeşili mimarlığa entegre etmek değil, mimariyi bu yeşilin bir uzantısına dönüştürmek, tavanın gökyüzü, duvarların ağaç dallarından oluştuğu mekânlar yaratmak istedik’ diye anlatmış mimar Han Tümertekin. Proje son derece rafine, ferah ve abartısız bir estetiği, yerellik, sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluklarla birleştiriyor. 24 özel villanın her biri doğaya açılan özel alanınız gibi. 64 metrekarelik tek katlı Vineyard Villalar , çamların arasında 101 metrekarelik tek odalı Deluxe Villalar, ve 142 metrekarelik iki odalı ve aileler için ideal Deluxe Dubleks Villaların her biri doğayla kesintisiz ilişki kuracak şekilde yerleştirilmiş. Odaların konforunu, ferahlığını, estetiğini zaten tahmin edebilirsiniz; Türkiye’de, rafine bir hayat tarzı benimsemiş modern bir gezginin her türlü ihtiyacını, en hakkını vererek karşılayan otellerden birisi şüphesiz Key Urla. En hoşuma giden detay ise her villada Urla ve çevresinden kadın sanatçı ve zanaatkar tarafından üretilen eserlerin odalara renk ve coğrafyanın kültürel soluk taşıması oldu.

 

An Urla ise, ‘rafine lezzetlerin rahat hali: comfort fine’ olarak Urla’nın gastronomi sahnesine eklenen yeni ve kıymetli bir armağan. Yereli yaşatan, mevsime ve coğrafyaya bir saygı duruşu sunarken, çağdaş bir mutfak olan An Urla’da tattığımız lezzetler gerçekten damaklarımızı şenlendirdi. Açık mutfağı, taş fırını, çam ağaçlarının altındaki açık hava veya yüksek tavanlı, zevkli yemek salonu ile önce insanının içini ferahlatıyor, duyularını sakinleştiriyor. Şef Seray Öztürk danışmanlığında oluşturulan menü, şef Ali Çakmak ve ekibinin ehil ellerinde, bölgenin doğası ve mutfak hafızasını modern dokunuşlar ile harmanlayan ve tabi ki yerel ve mevsimsel ürünlerden yaratıcı ve müthiş lezzetli kombinasyonlar sunuyor. Salatalar, sebzeler ve ot yemekleri, el yapımı makarnalar, taş fırından pizzalar, deniz ürünleri ve özel reçeteli ana yemekler, özenli, uyumlu ve naturel bir gastronomi deneyimi.  Biz yediğimiz artizan peynirler, yedi kule kuzu kulaklı kabak, buratta gibi salatalar, ızgara ahtapot ve çıtır sardalya başlangıçlar ve de enginarlı levrek buğulama, kaya levreği kavurma, pappardelle ve antrikot ana yemeklerinden çok memnun kaldık. Hepsi dengeli ve insanı yormayan lezzetlerdi. Bu arada An Urla’nın, diğer bağ evi içinde yer alan restoranlardan çok önemli bir farkı var. Genelde şarap üreten tüm bağ evleri restoranlarında sadece kendi şaraplarını servis eder. Ve bu misafir için çok kısıtlayıcı bir uygulamadır. An Urla’nın otel sahibinin Urla Şarapçılığın sahibi olmasına rağmen, Urla Bağ Yolunun, ülkemizin ve uluslararası şarapların tadına varmaya imkan tanıyor menü. Bu hem yörenin ve ülkedeki diğer şarap üreticilerine bir saygı, hem de yörenin kalkınmasını kendi kazancının önüne koyan büyük bir olgunluk. Yemeklerimize eşlik eden zaten çok sevdiğimiz Urla Nero D’Avolo hala yöredeki favorimiz. Şubat ayında yeni bir etiket ve isim ile sürpriz yapacak bu harika kırmızı şarap. Ancak yeni bir deneyim olarak Urla şarapçılığın ‘Orange Wine’ı Amber’i tattık. Hayatımda ilk defa turuncu şarap tattım. Kokusu tatlı ancak tadı nefis bir vahşilikte ve buruklukta orijinal bir şarap.

Gelelim UVA Wellness’a. Key Urla’nın ağaçlar arasına yerleştirilmiş SPA bölümü ise, başlı başına otele bir ziyaret sebebi. 500 m²’lik alanda iki kata yayılan UVA Wellness, Türk hamamı, sauna, buhar odası, vinoterapi odası ve 4 farklı masaj odası ile, doğanın iyileştirici gücünü bedene arınma ve rahatlama olarak yansıtmak için Urla Sarapçılık bağlarında yetişen üzüm çekirdeklerinin yağı ile yapılan 2 saatlik Vin Elixir ritüeli, UVA Wellness’ın yenilenmek isteyenler için imza deneyimi. Ayrıca Uzbaş Arboretumu’nda yetişen aromatik bitkilerden elde edilen organik 4 farklı aromaterapi yağı ve Bali’li masözler tarafından uygulanan farklı masaj teknikleri, bedeninizin ihtiyacını dengelemek için ideal.  Biz eşimle birlikte massaj yaptırdık. Ben ylang ylang bergamot ve portakallı enerji yağ karışımı, o da lavanta ve sandal ağaçlı rahatlatıcı karışımı seçti. Ve 1 saat süren Bali’li usulü masaj gerçekten Bali’de ve Tayland’da yaptırdımız masajlar ile ilk 3’e yerleşti.

Ağaçlar arasında çamları ve bitki bahçelerini izleyerek kendi antrenmanınızı yaptığınız 120 m²’lik fitness alanı, yerin altı değil doğal ışıkla dolu ortamıyla insanın içini açıyor.

Doğayla Uyumlu Sürdürülebilir Bir Deneyim: Doğayla eş zamanlı nefes alan bir alan yaratma hedefiyle yola çıkan KeyUrla, sürdürülebilirlik adına da önemli adımlar atmış. Mimaride kullanılan her malzeme, bölgenin toprağıyla, iklimiyle, dokusuyla uyumlu seçilerek, yakın civardan getirilerek karbon ayak izi azaltılıp, coğrafyanın doğal bir uzantısına dönüştürülmüş. Arazi üzerindeki doğal eğime ve mevcut bitki örtüsüne zarar vermeden, hiç ağaç kesmeden inşa edilen yapıların yerleşimi, doğayı koruyacak şekilde kurgulanmış. Su kaynaklarının bilinçli kullanımı ve çevre dostu teknolojiler ile enerji verimliliği sağlanan otelde, biyolojik arıtma sistemi ve yağmur suyu deposu ile suyun yeniden kazanımı sağlanıyor. Bahçe peyzajında, Uzbaş Arboretumu’ndan, minimum sulama gereksinimi olan, yerel ekosisteme, iklime ve coğrafyaya uyumlu bitkilerle oluşturulmuş. An Urla ise, uzak coğrafyalardan malzeme taşımak yerine, tamamen yerel üreticilerle çalışıp, mevsimsel ve lokal mahsullerle hazırlıyor menüsünü.

Dilerim siz de Key Urla’yı ziyaret etme ve konaklama şansı bulabilir, ‘İyi ki yaşıyorum’ dedirten bu rafine, duyarlı ve özenli deneyimlerin her anını yudumlayıp ve kalbinize yerleştirme fırsatı bulabilirsiniz.

 

 

TERUAR: Urla’nın en yeni fine dining restoranı Teruar’ın bahçesinde yer alan oteli, çok zevkli ve keyifli bir bağ & kır oteli. Teruar’ın şefi Osman ve eşi Ezgi, 7 odalı oteli, Teruar restoran gibi, çok ferah, sade, minimalist şıklıkta tasarlamışlar. Urla Şarapçılığın bağlarına veya Teruar’ın bahçelerine bakan odalar, ışıl ışıl ve modern atmosferi ile gerçekten Urla kırsalının en ferah ve modern odaları.  Restoranın üst katında bağlara ve Urla tepelerine nazır odaların yanı sıra, zeytinler arasında suit odalarda da konaklayabiliyorsunuz. Dört mevsim açık olan otel, sadece bir konaklama deneyimi değil, doğanın içinde büyülü bir zaman geçirmek için harika bir fırsat sunuyor. Otel sadece yetişkin misafirleri ağırlayabiliyor, ve otelde konaklayan misafirlerin de restoranda yemek için önceden rezervasyon yaptırması gerekiyor. Kuşçular, 8028. Sk. No:16

TWO ROOMS HOTEL: Urla tutkunu olan, Urla Şarapçılık’ın ortakları Can Ortabaş ve Bülent Akgerman, Urla’da adeta bir vaha yaratmışlar.  Urla Şarapçılık (Tel: 0232 759 01 11, urlasarapcilik.com.tr) tesislerinde tadım yapabilirsiniz. Ayrıca Ortabaş çiftinin muhteşem şarap bağları manzaralı modern bir tasarıma sahip iki özel suit odalı butik oteli Two Rooms Hotel‘in 2 adet suit odasından birisinde konaklayabilirsiniz. Bağlara nazır konaklamak için inanılmaz zevkli bir otel. Urla Şarapçılık’tan çamların arasında, Relais Chateaux stili, Han Tümertekin & Hakan Ezel imzalı 25 odalı ‘well-being’ otelinin 2022’de açılacağı müjdesini aldık.  

MANEJ: İzmir’lilerin ve Urla’da yaşayanların gizli favorilerinden olan Manej, Kuşçular köyüne yakin bir aile çiftliği. Yemyeşil vadiler arasında masal diyarını andıran Manej, önce atların ve biniciliğin ön planda olduğu bir at çiftliği olarak hizmete başlamış, ardından atlara koyunlar, keçiler, tavuklar, köpekler eklenmiş, ve de hem kendi kendine yeterli, hem de çevresine doğal ve sağlıklı ürünler üreten bir ekolojik sisteme dönüşmüş. Bağcılığı 4.000 yıl öncesine ve bugün Türkiye çağında ödüllü şaraplarının üretildiği Ukuf Mevkii’nde yer alan Manej’in içinde 2 farklı restoran yer alıyor. Heybetli kocaman bir dut ağacının altında yer alan Dut Altı açık havada salatalar, sebzeler, köfte ve et çeşitleri yerken, Manej Masa’da biraz daha gurme lezzetler tadabiliyorsunuz. Manej’in arazisinin içinde restoranda sunulan yemeklerin hazırlığında kullanılan mahsüllerinin toplandığı bostan ve tarla, zeytinler, bağlar, lavanta tarlası, altınotu tarlası, sakız ağaçları, çam ormanı, binicilik ve eğitim alanı, padok, ahır, yürüyüş yolu ve Manej Oda oteli yer alıyor. Manej’de doğayla iç içe huzurlu bir atmosferde konaklayabiliyor, ata binmeyi öğrenebiliyor, hayvanları sevebiliyor, doğal yöresel lezzetler tadabiliyor, taş fırından çıkan ekmek ve pide yapımını seyredip tadabiliyor, ve de nefis yemek atölyelerine katılabiliyorsunuz. Taş binada eski ahırlardan dönüştürlen 13 odası, sade, mütevazi, konforlu şekilde, sanki bir dağ şalesi gibi döşenmiş. Kuşçular Mah, Manejurla, 8028. Sk. No: 22

URLA BAĞ EVİ: Urla Bağ Rotası’nın tam ortasında Yağcılar Köyü’nde doğanın içinde yer alan taş mimari harikası 6 odalı butik otel Urla Bağ Evi, bağ rotası yaparken konaklamak için ideal bir nokta. Otelin hem restoranı hem de şarap tadım odası olan Uva, dilerseniz tek başına dilerseniz de nefis lezzetler eşliğinde yöre şaraplarını tadabileceğiniz harika bir bölüm.  Yağcılar Köyü’nün yerlisi Hediye Hanım’ın nefis Ege lezzetleri sunuluyor.

ODURLA ZEYTİNLİK OTEL: Zeytin ağaçları arasında konaklamak isteyenler için ise Odurla’nın arazisinde Zeytin ağaçları arasında yer alan Zeytinlik Otel, sıcacık ev gibi bir alternatif.

URLACHI ÇİFTLİĞİ: Kuşçular köyünde doğanın tam kalbinde tiny house deneyimi yaşayabileceğiniz, harika doğa manzaralarına uyanabileceğiniz, sepetinizi dalından ve kümesten taze ürünler ile doldurabileceğiniz, çiftlik hayvanları ve topraktan yetişen mahsüller ile doğal ürünlerle hazırlanmış lezzetler tadabileceğiniz, ateş barında açık hava sineması izleyebileceğiniz, doğal bir konaklama ve lezzet adresi Urlachi Çiftliği.  Kuşçular, 8012. Sk. No.12

Urla yakınlarında yeşilliklerin ortasında 6 odalı butik otel ve at çiftliği KEMAL BEY ÇİFTLİĞİ sevdiğimiz bir butik otel 23 hektar üzerinde, binlerce zeytin ağacı arasında harika gün batımları sunan nefis bir doğa adresi olan Kemal Bey Çiftliği, ayrıca kuşaklardan devraldığı birikimini günümüz tarım teknolojileriyle harmanlayarak sofralık zeytin ve zeytinyağı üretip satıyor. Camiatik Mh. 8002 sok. No:5

Turnaboğazı Çiftlik Otel, doğanın içinde kalabalıktan uzak keyifli bir aile konaklama tercihi. Her odasının kendine ait bir verandası var. Kahvaltılarda kendi çiftliklerinden elde edilen doğal mahsüller sunuluyor. Bahçe ve oyun alanı çocukların keyifle vakit geçirebileceği alanlar.  Nohutalan, Aşağı Küme Evleri no:16

Naturla Göl Evi, Çocukların oyun oynayabileceği çok geniş yemyeşil bahçelere sahip, kuş sesleri ile sabaha uyanıp, göl kenarında kahvaltı edip, doğa yürüyüşleri yapmak için ideal olan bu aile doğa oteli, beğenilen bir restorana da sahip. Kuşçular, 8034. Sk. 47/1,

Urla Çeşmealtı sahile yakın bir konumda, kimisi keyifli deniz manzaralı 11 odalı  Ayşe Hanım Konağı Butik Otel, yemyeşil bahçesi ve bahçede koşuşturan tavukları, tavşanlar, atları  ile, çocukların oyun oynayıp dilediğince vakit geçirebileceği keyifli bir aile oteli. Denizli, Harbiye Cd. No:13

Urla La Vida: Geniş ve düz ayak bir alanda yer alan bu otel, çocuklar için güvenli ve rahat hareket edebilecekleri ortamı sağlıyor. Tek katlı geniş odaları, banyolarında rampa tutamakları gibi çocuklar için ekstra güvenlik sağlayan otelde, aileler için huzurlu bir konaklama deneyimi sunuluyor. İçmeler, 1050. Sk. No:3

Urla Çiftlik Otel: Taş binasında taş ve ahşabın uyumunu modern bir şekilde harmanlamış, yapay ve sentetik  kullanılmayan zarif ve sade dekorasyonlu,  kahvaltısında organik ürünleri, öğle & akşam yemeklerinde İtalyan ve Türk mutfağının lezzetlerini tadabileceğiniz restoranı olan, geniş arazisinde güzel manzaralar ve yürüyüşler sağlayan, çocuklarla özgürce vakit geçirilebilecek sakin, sessiz, keyifli bir aile oteli. Torasan, 624. Sokak No:7

Belizi Boutique Hotel, Geniş çimenlerinde çocukların uzun vakitler geçirebileceği, yeşil ile entegre olmayı başarabilmiş mimarisi ile Urla ruhunu yansıtan bu otel, deniz manzaralı keyifli ve ferah odaları, yeşillikler içindeki havuzu, Cordon Bleu’de aşçılık eğitimi almış şefinin harika lezzetleri ile hem çocukların hem de yetişkinlerin büyük keyif alacağı bir konaklama adresi. İskele, 2018. Sk. 47/A

My House Urla, My House Urla doğa sevgisi ve onun yarattığı güzellikleri koruyup geliştirme sorumluluğu, kültürel ve çok kuşaklı çeşitlilik, huzurlu bir yaşam, yerel değerleri koruma ve geliştirme bilinci gibi değerlerle inşa ettiği bir vizyon ile misafirlerini ağırlıyor. Konumu, eşsiz doğa manzarası ve yeşile verdiği kıymet de otelin tercihlerini fazlasıyla destekliyor. Bahçesinde bulunan tam 34 çeşit ağaç, tarladan sofraya anlayışıyla beslenen mutfağı ile Urla’yı fazlasıyla doyumsayacağınız bir rotasyon olan My House Urla, Demircili Koyu ve Altınköy Plajı’na yaklaşık 8 dakikalık mesafede. Çocuklarla birlikte yürüme mesafesinde ulaşılabilecek plajları ile ön planda olan işletme sade zevkli ve modern tarzıyla da Urla ruhunu yakalamayı başarıyor. Yağcılar, 9024 sk, Yağcılar Cd. no:14

Urla 1867 Hotel, Urla’nın doğum yılı olan 1867’den ilham alarak adı konulan bu butik otel, rustik mimarisi ve modern detaylarıyla ön plana çıkıyor. Sabahın ilk ışıklarında sessiz ve doğa ile iç içe olan bahçesinde güne yoga ile başlayabilir, çocuklarınızla bisikletle yeni rotalar keşfedebilir veya Urla’nın temiz havasını içinize çekip deniz kenarında ya da ormanda huzur dolu bir yürüyüş yapabilirsiniz. Otelin özellikleri sadece bunlarla kalmıyor; yöresel doğal ürünler içeren kahvaltısı, temiz ve düzenli odaları, sevgi dolu çalışanları ile Urla 1867 Hotel Urla’nın davetkar konaklama seçeneklerinden. Otel, bu yıl hizmete açıldı. Denizli, 34. Sk. No:3

 

Zeynep Atılgan Boneval

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ ALAÇATI, ÇEŞME YARIMADASI, URLA VE CİVARI, KARABURUN, SEFERİHİSAR, FOÇA, İZMİR YAZILARI