URLA BAĞ YOLU & BAĞ EVLERİ VE TADIMLAR

Urla köyleri, zeytinlikleri, bağları ve tarlaları son yıllarda Türkiye’nin en değerli ve özgün gastronomi duraklarına, bağ evlerine ve şarap üreticilerine ev sahipliği yapar oldu. Tüm yıl boyunca açık olan restoranlar, bağ evleri ve müzeleri ile Urla, tüm Türkiye’den yaz kış misafirlerini ağırlayan bir gurme destinasyona dönüştü.

     

Bir yandan da yemyeşil ağaçlar, dev çamlar, tarihi zeytinler, bereketli ovalar arasında karşınıza birer cevher olarak çıkan Urla köyleri, bozulmamış köy hayatını ve geleneklerini deneyimleyebildiğiniz, yerel lezzetleri tadabildiğiniz, hem de köylülerin beldelerine sahip çıkarak özgün bir şekilde farklılaşmayı başarma hikayelerine şahit olduğunuz keşif durakları.

 

  

URLA BAĞ ROTASI

Bağlar arasında dolaşmak, şaraphaneler ve mahzenler gezmek, yörenin üzümlerinin nasıl harika şaraplara dönüştüğünü öğrenmek ve tatmak için Urla Bağ Yolu kaçırılmaz bir fırsat. Bir gece Urla kırsalında yer alan otellerden birisinde konaklayıp, iki gün boyunca farklı şarap üreticilerini ziyaret ederek,  gastronomi duraklarında yemekler yiyerek harika bir hafta sonu gurme rotası gerçekleştirebilirsiniz.

Roma İmparatorluğu döneminde Urla’nın şaraplarının tadı o kadar ünlüymüş ki, Roma İmparatoru Domitianus kıskançlığından Urla bağlarının yakılmasını emretmiş. Şaraplarına ve bağlarına kıyamayanlar imparatoru vazgeçirmeyi başarmışlar. Urla’nın bağları işte böyle meşhur köklere dayanıyor.

Yüzyıllarca uykuda olan Urla toprakları ve bağları son 20 yılda yeniden ekilerek hayata döndürüldü. Urla Şarapçılık, Urlice, MMG (Şatomet), Mozaik, USCA gibi şarap üreticilerinin arka arkaya sunduğu kaliteli şaraplar ile, Urla ülkemizin önemli şarap destinasyonunları arasına girdi bile. (Bağ rotasının haritasına ve detaylı bilgilerine http://www.urlabagyolu.net/adresinden ulaşabilirsiniz)

 

 

  • URLA ŞARAPÇILIK: Urla tutkunu olan, Urla Şarapçılık ve Arboretumun sahibi Can Ortabaş ve ortakları Urla’da adeta bir vaha yaratmışlar.  Yörenin en profesyönel şarap evi şüphesiz Urla Şarapçılık.  550 dönüme yayılmış bağlardan en kaliteli şarapları elde etmek için, kontrollü üretim ve şarap üretimi gerçekleştiriliyor ve kapasite daha yüksek de olsa her yıl sadece 300.000 şişe şarap üretiliyor. Yerel bir üzüm olan Urla Karası ile İtalyan bir üzüm olan Nero d’Avola ile yaptıkları harman çok özel bir şarap. Sadece burada tadabileceğiniz URLA KARASI şarabı da var. Urla Kara’sının hikayesi de çok ilginç. Bölge halkıyla beraber araştırıp bulmuş olduğu bir üzüm kökünü Can Ortabaş önce DNA araştırması için yurt dışında üniversitelere gönderiyor. Ve hiç bir üzüm kökü ile benzerliği olmayan bir sonuç alıyorlar. Türkiye’de Sabancı Üniversitesi ve TÜBİTAK ortak proje kapsamında araştırıp bu kökün apayrı bir üzüm kökü olduğunu ortaya çıkarıyor. Can Ortabaş bu yeni üzüm köküne Urla Karası ismini veriyor. Urla Karası şarabı Urla Şarapçılıkta premium bir şarap olarak üretiliyor.  Ayrıca yörenin üzümü olan Bornova Misketi ile üretilen Symposium tatlı şarap sevenlerin çok seveceği bir şarap. Urla Şarapçılık şarapları farklı ülkelerde farklı yarışmalarda bugüne kadar dünya çapında 4000’den fazla ödüle layık görüldü. Bizim favorilerimiz: kırmızılarda Suss, SO, Urla Nero d’Avola & Urla Karası, Urla Tempus ve Urla Vourla, beyazlarda Urla Chardonnay ve Urla Sauvignon Blanc ve de tatlı şşarap olarak Urla Symposium. 

  • Şimdi yeni bir favorimiz oldu: Amber. An Urla’da yemek yerken yeni bir deneyim olarak Urla şarapçılığın ‘Orange Wine’ı Amber’i tattık. Hayatımda ilk defa turuncu şarap tattım. Kokusu tatlı ancak tadı nefis bir vahşilikte ve buruklukta orijinal bir şarap.
  • Yemeklerimize eşlik eden zaten çok sevdiğimiz Urla Nero D’Avola & Urla Karası hala yöredeki favorimiz. Bu harika kırmızı şarap Şubat 2026’da ayında yeni bir etiket ve isim ile sürpriz yapacak.
  • Not: An Urla’nın otel sahibi hem Urla Şarapçılığın sahibi olmasına rağmen, sadece kendi şaraplarını menüye koymak yerine, Urla Bağ Yolunun, ülkemizin ve uluslararası şarapların tadına varmaya imkan tanıyor. Bu hem yörenin ve ülkedeki diğer şarap üreticilerine bir saygı, hem de yörenin kalkınmasını kendi kazancının önüne koyan büyük bir olgunluk. 

  • Urla Şarapçılığın Türk üzümlerine destek olan nefis başka bir projesi daha var. ‘Discover’ yani Keşif isimli serisi altında, PatkaraGök ve Sungurlu isimleri altında, kaybolmaya yüz tutmuş bu yörelere ait Anadolu üzümlerinin Türk şarapçılığına kazandırılması ve bu yerel üzümlerin şarap olma yolunda nasıl sonuçlar vereceklerini keşfetme projesi başlattılar. Projenin fikir babası Umay Çeviker. Umay Çeviker, Mersin’in Mut ile Çorum’un Sungurlu ilçelerindeki bağlarda Gök, Patkara ve Sungurlu üzümlerini üretmeye çalışan bağcılara destek olup, bu üzümlerin yok olmasını engelleyip adeta hayatlarını kurtararak 2015 yılında uluslararası Geoffrey Roberts Ödülü’ne layık görülmüş. Ardından Urla Şarapçılık Umay Çeviker’in bu projesini ve üzüm yetiştirenlerin emeğine destek çıkıp, üzümlerin işlenmesi ve şaraba dönüştürülmesi için adımları atmış. Bu üzümlerin karakterini tam olarak kavramak için üretim aşamasında meşe fıçı kullanılmadan 2 beyaz ve 1 de kırmızı şarap üretilmiş. Ardından Merve Atılgan üzümlerin ve yörelerin karakterlerine göre nefis etiketler tasarlamış her bir şişe için. Şimdi Discover markası altında Gök, Patkara ve Sungurlu şaraplar Urla Şarapçılıkta satın alınabiliyor. Şaraplar yumuşak içimli mineralli güzel sofra şarapları. En güzel haber ise bu projeden elde edilen gelirlerin, üzüm üreticilerine yetiştiriciliği devam ettirmeleri için tahsis edilecek olması.

  • Urla Şarapçılık ayrıca 102.000 ziyaretçisi ile Avrupa’nın en çok ziyaret edilen şarapevi. Sadece bağcılık değil, zeytincilik de yapan Urla Şarapçılığın 5000 zeytin ağacından, erken hasat soğuk sıkım 4.000 şişe zeytinyağı üretiliyor. Bu kıymetli zeytinyağı Japonyada’ki yarışmada 2020’de altın madalyaya layık görüldü. Ayrıca saf doğal zeytinyağlı sabun üreten Zeytuni ile işbirliğine giderek kendi topraklarındaki otlar ile Urla Şarapçılığa özel 3 farklı sabun yaratmış Urla Şarapçılık. Can Ortabaş bize Urla yöresinde gastronomi, bağcılık ve tarıma adanmış bir Urla Dijital Müzesi üzerinde çalıştıklarının müjdesini de verdi. 
  • Yarımada da sezonun uzaması için birçok projeye, tesise ve etkinliğe imza atan Urla Şarapçılık’ta tadım yapabilir, şarabın bağlardan şişeye yolcuğuna tanık olabilir, şaraphanenin üst katında misafirlerini ağırlamak için 2015’de hizmete açtıkları inanılmaz zevkli 2 odalı otelde bağlara nazır odanızda konaklayabilirsiniz. 

 

  • Urla Şarapçılığın başarısının sırrını anlamak için manifestosuna bir göz atmanız yetetli: ‘Can Ortabaş; 1996 senesinde Uzbaş çiftliğini kurdu. Şimdiki hali ile Uzbaş Arberatoryumu. Üzerinde 1900 farklı bitki çeşidi bulunan bu yeşil müzenin olduğu topraklarda keşfedilen bağ setleri ‘bizi’ bambaşka bir yolculuğa çıkardı. Çıkılan bu yolculuk, sadece bağ setlerini yeniden canlandırma hayali değil, bir yarımadada bize ait binlerce yıl öncesinden kalan bir kültürü hayata kavuşturmak esasına sahipti. Niyet yerini buldu. Ana faaliyeti Şarapçılık ve Bağcılık olan Urla Şarapçılık A.Ş; 2000 yılından bugüne soylu enternasyonel üzümlerin, Anadolu’ya ait çeşitlerin ve yerel üzümlerin seleksiyonu, yeniden çeşitlendirilmesi ve hayata döndürülmesi için çalışmaktadır. Bu çalışmalar günümüzde 11 çeşit şarabımız, iyi tarım uygulamalarımız, dünya şarapçılığında bilinilirliğimiz, 2010 Arkitera ödülümüz ile bize her gün bir armağan vermektedir. Tüm bunların dışında mübadele döneminde ait olduğu tohumundan ayrılmak durumunda kalan Urla da özüne kavuştukça daha mutlu ve bereketli bir yarım ada haline gelmektedir. Urla adıyla ulusal ve uluslararası 300 üzerinde ödül alınması, Urla Karası’nın Dünya Üzüm Atlasına girmesi gibi gelişmeler bizlere gurur vermesi dışında agro ve gastro turizm meraklılarının gözlerini bu rotaya çevirtmiştir. Urla Şarapçılık Bağlarını tanımaya gelen yıllık yaklaşık 80 bin civarındaki ziyaretçimiz aynı zamanda Urla’yı tanıma, Urla’da konaklama, yerel lezzetleri ile tanışma fırsatını da bulmuşlardır. Urla gastronomiye ve şarapçılığa gönül verenler için önemli bir rota haline gelmeye başlamıştır’.  

  • Urla Şarapçılık’ın 2 kilometre ilerisinde yer alan Uzbaş Arboretumu ise bir doğa cenneti . 1800 dönümlük bu botanik bahçesi  255,000 palmiyesi ile Avrupa’nın en büyük palmiye plantasyonuna sahip. Uzayıp giden bahçeler boyunca Şekilden şekile giren selviler arasında dolaşırken kendinizi Alice Harikalar Diyarında gibi hissediyorsunuz. Dünyanın her yerinden farklı bitkileri Türkiye’de bir tek burada görebilirsiniz, hatta satın alabilirsiniz.  Ayrıca Uzbaş çiftliğinde mevsimine göre hurma veya organik reçel tadımları da yapılabiliyor.
  • Eğer Two Rooms otelde konaklarsanız Can Ortabaş’tan rica edin sizi ATV’ler ile bir safariye çıkartsın ve arboretumun özel koyunda deniz molası verin. (20 yıldır Urla tutkunu olan, Urla Şarapçılık ve Arboretumun sahipleri Can Ortabaş ve eşi Sevda hanımın Urla önerileri için: https://www.yolculukterapisi.com/urlasevdacanortabas) (Tel: 0232 759 01 11, urlasarapcilik.com.tr) 

  • URLİCE: Reha ve Bilge Öğünlü çiftinin bir üzüme adanmış sevda hikayesi olan Urlice, Urla’da kurulan ilk bağlar ve şarap evi. Mimar olan çift, uzun yıllar Amerika’da yaşadıktan sonra doğup büyüdükleri İzmir’e dönüp Urla’da kendilerini, ‘dünya standartlarındaki şaraplık üzümü, yüksek kalitede şaraba dönüştürme’ idealine adamışlar. Çift hem Urla’da bağcılık ve şarap üreticiliğinin öncüleri olmuş, hem de yörede bağcılığın ve şarap üreticiliğinin daha da çok gelişmesi, yaygınlaşması, tanıtılması için ortaya çıkan Urla Bağ Yolu projesine gönül ve emek vermiş. Organik sertifikasyonlu 40 dönüm bağlarında hiç bir  kimyasal uygulama yapmayan ve yılda sadece 13.000 şarap üreten  Urlice’nin yoğun gövdeli  kırmızıları, içerdiği sağlıklı polifenollerin zenginliği, beyaz ve roseleri de mineralli meyvemsi yoğunlukları ile fark yaratıyor. Organik bağcılık ve Şato usulü, yani mahsülün toplandığı yerde işlenerek şaraba dönüştürüldüğü ve şişelendiği yöntem ile şarap yapan çift, herhangi bir danışman veya önolog ile çalışmadan üzüm hasadının zamanından, kupajlarda üzüm oranların, bağdan şişeye uzanan şarap yapım sürecinin tüm aşamalarını kendileri yönetiyor. Bağ evi ve önündeki bahçe büyük bir zevk, ustalık ve doğallıkla tasarlanmış. Asma sıralarının önüne dikilmiş güller göreceksiniz. Organik tarım ile uğraşan ve biyo-dinamik şarap üretenler bağlarına hastalıklara karşı uyarıcı işlevi görmesi için özellikle gül dikermiş.  Çünkü çok narin bir çiçek olan gül, hastalık veya haşereden hemen etkilendiği için sararıp solmaya başlarmış. Güllerin canlılığı ve gücünü kaybetmesi, hastalık alarmı olarak algılanıp, bağlara yayılması engelleniyormuş. Karakterli ve dengeli şarapları arasında en sevdiğimiz Urlice Cabarnet Sauvignon. Bu butik bir şaraphanenin tadım yapabileceğiniz şirin ufak bir mahzeni var. Urlice, yörenin en güzel şaraplarından bazılarını üretmesinin yanı sıra, enfes bir lezzet durağı. Hem bağları gezip tadım yapabilir, hem de önceden arayarak bağlara nazır nefis bir manzarada öğle veya erken akşam yemeğinde odun fırında müthiş pizza ve dana kaburga gibi lezzetlerin tadına varabilirsiniz. İçmeler, 1168. Sk. No:7, Tel: 0232 754 16 67, urlice.com 

  • USCA: Sırtını tepeye yaslamış harika bir taş şaraphane, göz alabildiğince uzanan bağlar ve nefis bir mahzeni olan USCA, Kalelioğlu ve Şener ailelerinin el emeği göz nuru bir butik şarap evi. Usca organik bağlarından tamamen Şato usulü üretim ile senede 20 bin şişe şarap üretiyor. Usca Şarapçılık isminin kökenini Us yani Akıl kelimesinden alıyor. Farklı şaraplarının üzerinde farklı numaralar yer alıyor, ve şişeler, içinde barındırdıkları şarabın hikayesine ve tadına uygun olarak, dünyaca ünlü yazar Shakespeare’in ‘Sonnet’lerinden seçilmiş olan bir tanesi ile birlikte geliyor. Ayrıca şişeler üzerindeki etikette, içmiş olduğunuz şarabın kaç adet üretildiği ve içmiş olduğunuz şarabın kaçıncı şişe olduğu bilgisi de yer alıyor.  Yani Usca’da damak tadının yanı sıra, akıl ve sanat buluşması da yaşanıyor. Usca’da bağlar arasında yürüyebilir, şaraphanede tadım yapabilir, şarap yapım sürecini öğrenebilir, fıçı ve şişelerde bekletilen mahzeni gezebilir, farklı üzüm karakterini yemek eşleşmeleri ile deneyimleyebilirsiniz.  Bu coğrafyaya özgü antik bir üzüm olan Foça Karası sadece bu bağlarda yetişiyor, ve Foça Karası kırmızı şarabını deneyebileceğiniz tek yer Usca. Ayrıca yine yerel bir üzüm olan Bornova Misketi ile yapılan beyaz şarapları da tadabiliyorsunuz. Sonnet Cabernet Sauvignon & Merlot Reserve’in bir süredir büyük hayranıyız. Sonnet Syrah & Foça Karası’nı da epey beğeniyoruz.  (Tel: +90 232 759 00 99) 

  • MOZAİK ŞARAPÇILIK: İtalyan stili çok kaliteli ve rafine şaraplar üreten Mozaik Şarapçılık, aynı zamanda yemyeşil düzlükleri ile nefis bir at çiftliğine ev sahipliği yapıyor. Şaraphanenin de, şarabın ismi Mahrem’in de çok güzel bir hikayesi var: Mozaik’in sahipleri Melis Hanım ve Eşi Ali Bey, evlendikten sonra çıktıkları dünya turunda İtalya’da ziyaret ettikleri bir şarap evini çok beğenip, buraya yatırım yaparak şarap üreticiliği yapmak istiyorlar.  Melis Hanım’ın babası olan Arif Bey ise bu yatırımı İtalya yerine Urla’da yapmalarını rica ediyor ve Arif Bey’in zaten var olan at çiftliğinde şarap üretimine başlıyorlar. Ali Bey ve Melis Hanım diyorlar ki; “Burası bizim evimiz, bağımız ve ürettiğimiz şaraplarımız bizim çocuklarımız gibidir.  Gelip şaraplarımızdan tadan veya alan misafirlerimiz aynı zamanda bizim mahremimizi paylaştıklarımız, evimizi açtıklarımızdır.” Bu nedenle şaraplarının ismini Mahrem koyuyorlar. Mozaik bağlarında 7 adet kırmızı, 1 adet beyaz üzüm yetişiyor ve bu üzümlerden monosepaj veya kupaj 8 çeşit şarap üretiliyor. Mahrem şaraplarının hepsi 18 ay meşe fıçılarda bekletildikten sonra şişelenip 5 yıl mahzende yıllandırılmış şaraplar. Bu sebeple gövdeli ve dolgun şarapların tadı  damağınızda çok güzel bir tat bırakıyor. İngiltere’de gerçekleşen dünyanın her yerinden üretici katıldığını Decanter şarap yarışmasında, Mahrem Syrah şarabı 91 puan alarak dünyada alınması gereken ilk 50 şarap listesine girmeyi başarmış. Ayrıca Türkiye’de ve dünyada ilk defa denenmiş Ekiigaina üzümünü tadabileceğiniz tek bağ evi Mozaik. Ufak ancak şirin ve samimi bir tadım salonunda şaraplarınızı tattıktan sonra sonra dilediğiniz kadar çiftlikte gezip atların özgür koşularını hayranlıkla izeyebilirsiniz. Tamamı İngiliz ve Arap yarış atları olan (at binme aktivitesi yapılamıyor) 200’ün üzerinde ata ev sahipliği yapıyor çiftlik. 2019 Gazi koşusunda 1. olan Last Romans’ın da evi. Atların serbest koşularını seyrederken çok büyük keyif alıyorsunuz. (Tel: +90 232 465 03 21) 
  • MMG Şarapçılık: Nefis bir vadide harika bağların harika manzaralarını seyrederken, plaktan yayılan jazz müziği ve şömine ateşi eşliğinde şarap tadımları yapabileceğiniz butik bir bağ ve şarap üreticisi MMG Şarapçılık.  Sahibi olan Prof. Dr. Metin Güner, emekli olduktan sonra üzüme ve şaraba olan tutkusunu hayata geçirmek için kolları sıvıyor ve bu bağları alıyor. Metin Güner’ın 2002 yıllarında hobi olarak başlayan şarap aşkı, tüm aile bireylerinin MMG’nin nefis şaraplar üretmesi için seferber ve destek olmasıyla şarapevi kurumsallaşarak bugünkü başarılarını elde ediyor. MMG’de diğer bağlardan farklı bir uygulama göreceksiniz. Burada üzüm hasatları gece yapılıyor. Bunun sebebi ise şöyle: Üzümün fermente olurken içerisindeki şeker oranın istenilen seviyede olabilmesi için belli bir ısı oranın altında olması gerekiyor. Normalde gündüz yapılan hasatlarda, bu ısıyı tutturabilmek için önce soğutma işlemi yapılıyor. Ancak MMG gece yaptığı bağ bozumları ile bu ısı dengesini doğal olarak ayarlıyor. El ile 10kg’lık kasalarla yapılan gece hasadı sonrası, el ile manuel presleme, yer çekimi kuvvetiyle aktarma, tamamen insan gücüyle şişeleme, etiketleme ve paketleme gibi geleneksel yöntemlerle, senede yaklaşık 20.000 adet şişe üreten butik bir şaraphane MMG. Bağ ve mahzen gezisi ve tadım yapabileceğiniz MMG’nin bağlarında Bornova Misketi, Kara Misketi, Mourvedre, Syrah, Cabernet Sauvignon ve Merlot üzümleri yetişiyor. Bornova Misketin’den üretilen beyaz sek şarapları ile MMG 2011 ve 2012 rekolteleri ile iki sene üst üste 1.cilik ödülleri almış. En iddialı oldukları şarapları olan Bornova Misket’i mutlaka burada tatmalısınız. Biz ayrıca MMG’nin özel kırmızı şarabı olan Şatomet Cabarnet Sauvignon & Merlot karışımını çok beğeniyoruz. (Tel:  +90 232 776 63 66). 

 

  • HUS WINES: Hus Bağları, Urla’nın en yenilerinden şarapevlerinden birisi. Özenli bağları, kültürel mirasa sahip çıkan üzümleri, hikayesi olan harika şarapları, doğanın kucağında huzurlu konumu ve muhteşem manzaraları, yalın mimarisi, gurme lezzetleri, profesyönel ancak sıcacık ekibi ile kalbimizi fethetti Hus Wines. Adını, Urla’nın üzerine kurulu olduğu Antik Klozemenai medeniyetine ait, Hus isimli uçan kanatlı bir domuz hikayesinden alıyor. Babaannesi Girit göçmeni olan Ceylan Ertörer Diaz Leon, 3. Kuşak Urla’lı. Çiftçi olan ailenin topraklarında bir çok mahsul ekiliymiş, hatta 2002’de dikilmiş bağlar var. Ceylan Hanım endüstrü mühendisi, Kanada’da okurken Şili’li eşi Juan Pablo Diaz Leon ile tanışıp, evlenip, Urla’ya yerleşiyorlar. Gazeteci olan eşinin, üzüme ve şaraba olan merakı, Ceylan Hanım’ın çiftçi kanı ile birleşip, Urla Bağ Yolu’ndan ilhamlarını alarak, bu rotanın kalbindeki şaraplık üzüme elverişli topraklarında kendi bağlarını ve şarapevlerini kurmaya karar veriyorlar. 2002 ailenin dikmiş olduğu bağların bir kısmını koruyarak, 2017 yılında Syrah, Grenche, ve Bornova Misketi asmalarını dikiyorlar. Bir prensipleri yerel çeşitlere ve endemik üzümlere sahip çıkmak. Kendileri yöreye özgü Bornova Misketi asmaları ile bu üzümü yaşatıp geliştiriyorlar. Ayrıca Kapadokya’dan Emir üzümü, Denizli Çal bölgesinden Öküzgözü & Boğazkere üzümü üreticilerine destek oluyorlar. Başka bir prensipleri de yöreye çok iyi adapte olmuş yabancı tarihi miras sayılan üzümleri işlemek ve korumak. Ayrıca Seferihisar’da 50 yıllık Alicante ve Carignan bağlarına, verimleri çok düşük olsa bile, kaybolmaya yüz tutan bu miras üzümleri yaşatmak üzere, destek oluyorlar. Dünyada çok özel butik üreticilerinin, zahmeti büyük ve maddi geri dönüşü düşük olsa da, gastronomi miraslarını ve eski hazineleri canlı tutma ve yaşatma projeleri, ‘heritage wines‘ ismi verilen bir uygulama. Hus Wines’ın da bu uygulamaya yatırım yapması, toprağına ve kültürüne gönülden bağlı bir bağcı anlayışı sergiliyor.İlk şaraplarını, üzümün asmalardan başlayıp kadehe dolana kadar ki tüm süreci ekolojik yöntemlerle işleyecek şekilde, 2019 yılında üretiyorlar. Ayrıca mevsimine göre taze mahsüller ile hazırlanan tarladan sofraya lezzetler sunan harika bir restoran açıyorlar bağ evinin içinde. Ceylan Hanım’ın eşi Juan 2021 yılında ani bir şekilde vefat ediyor. Ancak Ceylan Hanım, büyük bir şefkat, metanet ve yılmazlık ile, çok sevdiği hayat arkadaşı, can ve bağ yoldaşının sevgisini, anısını, emeğini ve özenini bağlarda, şaraplarda ve çocukları Mila’da yaşatmaya devam ediyor. 
  • Kuşçular köyünün muhteşem doğasının ortasında, gösterişsiz güzelliğin asaletini yansıtan sade, yalın mimarideki bağ evinde, insan kendisini bir cennet bahçesinde hissediyor. Yaprakları kızıl, turuncu ve sarıya dönmüş bağların ortasında, masmavi gökyüzünün altında, sonbahar güneşinin ılık ışığı binadan içeri süzülürken, son derece zarif ve güçlü bir kadın olan Ceylan Hanım, bize bir yandan şarap tadımı yaptırırdı bir yandan da Hus’un hikayesini anlattı. Yıllardır elçisi olmaya çalıştığım ‘Az ve Öz’ yaşam prensibini, bağ evinin mimarisinde, tarladan sofraya gurme lezzetler sunan restoranda yaşatırken, ürettikleri tüm şaraplarda, hizmetlerde ve misafirlerle kurulan ilişkide, özgünlük ve sürdürülebilirlik ilkelerini benimsemiş bir aile Hus ailesi. Tadımı yaptığımız ‘AN’ isimli Rose şarabı carignan, grenche, syrah üzümlerinden üretilmiş aromatik, yumuşak ve keyifli içimli bir rose. Buradaki bağları ile diken Ceylan Hanım’ın annesi Canan Hanım’ı anmaya adanmış ismi.Emir üzümünden yapılmış beyaz şarap, narenciye, erik, biberiye notaları ile ekşi, diri aromalarla fresh beyaz sevenler için ideal. Şimdilik sadece Hus bağevinde tadılabiliyor. 2025’te parekende satışa da çıkacak.
    Alicante ve Carignan kupajı olan Supernova kırmızısı, bu iki üzümün aromatik notalarını almış, hafif, son derece yumuşak ve kolay içimi olan bir şarap.Karasulu isimli %100 Alicante üzümünden yapılan kırmızı ise, epey koyu renkli, yine aroması yüksek, orta gövdeli, orijinal bir şarap. Alicante üzümü, etli kısmı da renkli olan, ve şaraba rengini kabuk teması olmadan, etli bölümünden verebilen nadir üzümlerden birisi. İşte bu yüzden Seferihisar bölgesinde Alicante üzümü yetiştiricileri bu üzüme Karasulu demiş. Hus’da bu şaraba yörenin çiftçisinin verdiği ismi vermiş.Son tattığımız kırmızı ise tamamen Carignan üzümünden yapılmış Pie Franco. İspanyolca ‘anaçsız’ anlamına gelen, yani anaca aşılanmamış orijinal Carignan asmalarından toplanan üzümlerden üretilen bu şarap, düşük alkollü ancak kompleks aromalar sunan uzun bitimli nefis bir şarap.
    Hus’un tüm şarap seçkisi şöyle:

    • BEYAZ SEK ŞARAPLAR: EMİR 2023, EMİR PIELES 2021, BORNOVA MİSKETİ 2022
    • ROZE SEK ŞARAPLAR: “HER-AN” CARIGNAN ROZE 2022, “AN” ROZE SYRAH – GRENACHE 2022
    • KIRMIZI SEK ŞARAPLAR: SYRAH 2022, ÖKÜZGÖZÜ – BOĞAZKERE 2020, ÖKÜZGÖZÜ 2022, KARA SULU 2021, “SUPERNOVA” CARIGNAN – ALICANTE 2021, CARIÑENA JUAN 2019,  CARIÑENA JUAN 2021, CARIÑENA LADERA 2021, CARIÑENA EMBALSE 2020, CARIÑENA PIE FRANCO 2021

    Hus şarapları 2019 yılından bu yana hem ülkemizde hem de uluslararası yarışmalarda 10 farklı ödüle layık görülmüş.

    Hus şaraplarının etiketleri de, Hus’un sadelik, yalınlık ve gösterişsiz güzellik anlayışının bir uzantısı olarak Ceylin Ulusel tarafından tasarlanmış.

    12 ay açık olan Hus’a gün batımından önce gidip, bağlara nazır bir 5’li şarap tadımı yapabilir, veya şarküteri ve peynir tabakları eşliğinde farklı şarapları kadeh ile deneyebilirsiniz. Veya her biri birer tablo görüntüsünde tarladan sofraya konseptinde sanat eseri gibi gurme lezzetlerile öğle veya akşam yemeği yiyebilir, dilediğiniz şarapla eşleştirebilirsiniz. İçtiğiniz şarapların ve yediğiniz yemeklerin tadı damağınızdayken, gün batımı gökyüzünü ve bağları kızıla boyayacak ve içinizi büyük bir huşu kaplayacak.

    Urla, Kuşçular Mah. 8018/1 Sk. No:39 https://www.huswines.com/   

  • PERDİX: Yörenin en yenisi olan Perdix, Uzunkuyu köyünde yer alıyor. Cam, çelik konstrüksüyon, ve taş mimarinin harmanlandığı içiçe geçmiş modern tasarımlı binaların önünde yer alan geniş bahçelere serpiştirilmiş masalarda  12.00-17.00 arası şarap tadımı yapabiliyor, 14.00-22.30 arasında ise yemek yiyebiliyorsunuz.  Adını yöreye özgü olan keklik kuşunın Yunanca ismi olan Perdix’ten alan bu çiçeği burnunda şarap evinin şimdiden şarapları ödüllere layık görülmüş. Perdix’in Petit Verdot, Boğazkere, Pinot Noir, Merlot, Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc, Syrah, Sauvignon Blanc, Bornova Misketinden üretilen, 2 beyaz, 2 rose, 5 kırmızı şarabı mevcut şimdilik. Biz tattıklarımızdan şaşırtıcı şekilde Cabarnet Franc & Petit Verdaoux kupajı ve Boğazkere monosepajını çok başarılı bulduk. Mini pizzaları, dana carpaccio, makarna, kuzu ve dana gibi et çeşitlerinden oluşan sade menüsünü tadan arkadaşlarımız yemeklerin gayet güzel olduğunu söylüyor. Urla’da doğa ile içiçe yaşamak, biyodinamik tarım ve organik bağcılık ve şarapçılık yapmak isteyen, şaraba tutkulu bir ailenin yolculuğunu merakla takipteyiz. Birgi, İzmir Çeşme Yolu No 14

 

 

 

Urla Gastonomi Rotası

Urla hem son yıllarda açılan nefis ‘şef restoranları’, ‘sıfır atık mutfakları’ ve de ‘tarladan sofraya restoranları’, bağlarında üretilen harika şarapları ve de yerel lezzet mirasını sunan geleneksel restoranları ile son yıllarda Türkiye’nin önde gelen bir gastronomi üssü oldu. İşte bu kıymetli restoranlar, ülkemizin en iyi gastronomi destinasyonu olmayı hedefleyerek, Odurla’nın kurucusu Osman Sezener’in başkanlık yaptığı ’Urla Gastronomi Rotası’ adı altında bir birlik oluşturdu. Aralarında Beğendik Abi, Lief Urla, Yengeç Restoran, Seyhan Et, Od Urla, Teruar Urla, Vino Locale gibi lezzet duraklarının yer aldığı Urla Gastronomi Rotası, Urla’nın coğrafyasını, kendilerine özgü atmosferleri ve menüleriyle, rotanın tüm kaşiflerine sunmak üzere yola çıkmış.  http://urlagastronomyroute.com/

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ ALAÇATI, ÇEŞME YARIMADASI, URLA VE CİVARI, KARABURUN, SEFERİHİSAR, FOÇA, İZMİR YAZILARI