URLA KIRSALI GASTRONOMİ DURAKLARI KEŞİFLERİ

Urla köyleri, zeytinlikleri, bağları ve tarlaları son yıllarda Türkiye’nin en değerli ve özgün gastronomi duraklarına, bağ evlerine ve şarap üreticilerine ev sahipliği yapar oldu. Tüm yıl boyunca açık olan restoranlar, bağ evleri ve müzeleri ile Urla, tüm Türkiye’den yaz kış misafirlerini ağırlayan bir gurme destinasyona dönüştü.

     

Bir yandan da yemyeşil ağaçlar, dev çamlar, tarihi zeytinler, bereketli ovalar arasında karşınıza birer cevher olarak çıkan Urla köyleri, bozulmamış köy hayatını ve geleneklerini deneyimleyebildiğiniz, yerel lezzetleri tadabildiğiniz, hem de köylülerin beldelerine sahip çıkarak özgün bir şekilde farklılaşmayı başarma hikayelerine şahit olduğunuz keşif durakları.

 

 

URLA KIRSALI NEFİS GASTRONOMİ DENEYİMLERİ 

 

  • VİNO LOCALE: Kuşçular Köyünde Seray ve Ozan Kumbasar çiftinin 2018’de açtığı Vino Locale (8037 Sok. No:3) Urla’nın ülkemizin gastronomi yıldızı olmasına ön ayak olan restoranlardan. Urla Bağ yolunun ilklerinde yakışır bir gastronomi durağı olan Vino Locale, 2 Michelin yıldızı ve Yeşil Michelin yıldızı ile 2023, 2024, ve 2025 yıllarında ülkemizi dünya çapında temsil ederek gurur verici bir başarıya imza attı.
  • Yemyeşil bir bahçe içinde yer alan binası taş dokunun doğallığını, zarif detaylar bezenmiş ince bir dekorasyon zevkini, yörenin misafirperverliği ve  samimiyetini yansıtırken, sürekli değişen menüde enginar, zeytin gibi yöreye özgü mahsüller ile hazırlanan lezzet harikaları yer alıyor. Dünya tatlısı Seray ve Ozan Keskiner çiftinin yarattığı gastronomi durağı, mevsiminde taze mahsüllerden hazırlanan ve her ay değişen lezzetleri ile damaklarınızda ve ruhunuzda adeta bir şölen yaştıyor. Anne babası çalışırken 8 yaşında mutfağa giren ve Emine Bedel’in tarifleri ile yemek yapmaya başlayan Ozan, zamanla arkadaşlarını makarnalar, etler ve çikolatalı börekler ile yemeğe ağırlamaya başlamış. Ardından Mia Mensa ve Hyatt Regency mutfaklarında çalışmış. Üniversitede tanışıp aşık olduğu eşi Seray ile evlenip İstanbul’un kaosu yerine Urla’nın yeşillikleri arasında, İtalya ve Fransa kırsallarında olduğu gibi, sezonuna göre topraktan ve dalından taze mahsüllerden oluşan her ay farklı tadım menüsü sunan bir gastronomi durağı hayal etmişler. Yağcılar köyündeki bahçeyi alıp, 6 ay içinde inşaatı tamamlayıp, 2018 Nisan ayında kapılarını açtılar. Herşeyin tazecik el yapımı hazırlandığı, dondurulmuş bekletilmiş hiçbir şeyin kullanılmadığı, her ay yeniden bir keşif peşine düşülen, ve misafirlerini de yeni lezzet yolculuklarına çıkartan bir tutku ve yaratıcılık hikayesi Vino Locale. Son derece zarif ve zevkli bir ev sahibesi olan Seray ise mekanın her türlü estetiği, ağırlaması, sunumu, servisi, müziği ile bizzat ilgileniyor ve sıcacık ruhunu katıyor. Bu dünya tatlısı gencecik çiftin heyecanını kapıdan girer girmez hissediyorsunuz, lezzetleri tattığınızda ise, deneysel ve yaratıcı lezzetleri yaratmadaki marifetlerindeki ustalığa hayran kalıyorsunuz ve her ay yeni bir yolculuğa çıkmaya değer diyorsunuz. Yaz kış açık bu harika gastronomi durağında bir deneyim yaşamanızı mutlaka tavsiye ediyoruz. Gurme lezzetler eşliğinde alkol servis edilen bir restoran olduğu için Hem yetişkin restoranı (15 yaş sınırı) hem de kişi sayısı 30 kişi ile sınırlı. Önceden yer ayırtmanızda fayda var. Not: Vino Locale 2018 İncili Gastronomi Ödüllerinde 3 inci ödülüne layık görüldü. Kuşçular, 8037. Sk. No:3
VİNO LOCALE için Michelin Rehberi ne diyor:

Ozan ve Seray Kumbaşar, restoranlarına adadıkları hayatları ve emekle benzersiz bir ikili oluşturuyor. Seray, bölgesel şaraplara olan tutkusu ve uzmanlığıyla gönülleri fethediyor; örneğin Bağlar’dan bir 2024 Kamilla Risling ile bizi şaşırtıyor. Kendisinin masaya getirdiği dijestif içeceklerden oluşan servis arabası ise kelimenin tam anlamıyla olağanüstü. Yörenin toprağına duyduğu bu sevgi, şef eşi Ozan tarafından da tüm kalbiyle paylaşılıyor; kendisinin yetiştirmediği her şeyi mümkün olduğunca yakın üreticilerden tedarik ediyor. Set menüsü, değişen mevsimlerin ritmini yakalamak için her altı haftada bir yenileniyor. Bu sürekli değişim, onun yaratıcılığını besliyor ve güçlü bir ‘yer’ duygusu taşıyan, duyusal ve rafine mutfağının yönünü şekillendiriyor.Örneğin, karidesleri neredeyse hâlâ şeffaf, kusursuz bir dokuda pişirerek narin lezzetlerinin ön plana çıkmasını sağlıyor. Bamya ve mini mısırlar, yoğun aromalarını ortaya çıkarmak için odun ateşinde ızgara olarak hazırlanıyor ve bu coşkulu lezzetleri, ipeksi bir mısır sosu hafif bir tatlı dokunuşla birleştiriyor. Vino Locale’de malzemeler başrolde; et, balık ve bitki bazlı lezzetler arasında mükemmel bir denge kuran set menü, güçlü bir ‘yere özgü’ hissi sunuyor (Vejetaryen set menü mevcut; öğle yemeği sadece à la carte). Zaman zaman, İtalyan ve Asya mutfaklarına olan sevgisi, incelikli detaylarda kendini belli ediyor – gyoza’ları da sosları kadar harika!

Restoranın kendisi İtalya’da beğeni toplayan küçük aile işletmeleri olan ‘trattoria’ havasına sahip; sanat eserleriyle bezenmiş duvarlar, neşeli atmosfer ve romantik terası, cazibesini karşı konulmaz kılıyor. Unutulmaz bir yemek deneyimi vaadi ise tartışmasız.

“Topraktan aldığımızı toprağa vermek, doğanın döngüsüne saygıyla yaklaşmak en büyük amacımız. Mevsiminde ürünler kullanıyor, her ay menümüzü doğanın bize sunduklarıyla uyumlu olarak yeniliyoruz. Daha az hayvansal ürün tercih ederek atık kontrolü sağlıyor; su ve enerji tasarrufuna özen gösteriyoruz. Etik değerlerimiz doğrultusunda üreticilerle sürdürülebilir iş birlikleri kurup, tüm paydaşlarımızla birlikte geleceğe katkı sunmayı hedefliyoruz.”

— Ozan Kumbasar

  • OD URLA: 2018 kışında Urla’nın zeytinlikleri arasında, ülkemiz için çok değerli ve rafine lezzet üslerinden birisi olarak açılan Od Urla. 2023,2024, ve 2025 yıllarında tek Michelin Yıldızı ve de Yeşil Michelin yıldızı ile ülkemizin ve Urla’nın göz bebeklerinden başka birisi.
  • Yöre mahsüllerini ustalıkla harmanlayan yaratıcı ve doyurucu lezzetlerinden, her biri özenle seçilmiş el ustalığı seramik tabaklarına, ahşap sunumlarından, zarif kadehlerine, nefis mimarisinden profesyonel servisine, baştan sona enfes bir gastronomi deneyimi sunuyor Odurla. Urla kırsalında bağlar, bahçeler arasında ilerleyerek ulaştığınız Odurla’da, aracınızı park ettikten sonra zeytin ağaçları içinden yürüyerek camla kaplı harika bir çelik konstrüksüyon binaya ulaşıyorsunuz. Yüksek tavanlı binadan içeri girdiğinizde doğanın içindeymişsiniz gibi, ışıl ışıl ve ferah hissediyorsunuz. Kocaman bir fırını ve mutfağı kendine merkez alan bar sandalyelerinde yerseniz, tüm yemeklerin hazırlanışını adım adım seyredebiliyorsunuz.

 

  • Kalabalık arkadaş grubu olarak gittiyseniz eğer, yuvarlak ve uzun masalar ideal. Her yeni lezzet ile birlikte masanıza gelen pırıl pırıl genç şefler, yemeklerin içeriklerini ve hazırlanışını şevkle anlatıyor.  Her ay menüye mevsim mahsülleri göz önüne alınarak yeni eklemeler ve değişiklikler yapılıyor. Biz yediğimiz; fıstık kremalı ızgara kuşkonmaz, şeker domates salatası, leblebi arapsaçı cacık, ayı mantarı ve dana kuyruklu arpa şehriye, darüfülfül dana bonfile, kereviz püreli kuzu pirzola, ege otlu kuzu sosis, kök sebzeli tatlı şarapta ördek, tahin helva dondurmalı tarçınlı balkabağı, badem ezmeli muskatlı armut tatlısı, zeytinli mereng ve şeker domatesli nane çikolatanın her birinden son derece keyif aldık. Arzu ederseniz, 7 farklı lezzetten oluşan ‘Karadan Tadım Menüsü’ veya 5 farklı lezzetten oluşan ‘Denizden Tadım Menüsü’ lezzetlerini şarap eşleşmesi ile tadabiliyorsunuz. Pizza Venedik’in kurucusu Günter Sezener’in yıllar önce başlattığı mutfak ve misafir görgüsünü, yaratıcı lezzetler, mimari ve sunumlar ile buluşturarak bu nefis ‘modern zaman gastronomi deneyimi üssü’nü yaratan oğlu  Osman Sezener’i kutluyoruz. Dört mevsim açık Odurla’da, yaz aylarında zeytin ağaçları arasında yemek yemek de çok keyifli.

  • MA URLA:  Ateşe kardeş geldi! 2021 Mayıs ayında Od Urlanın içinde bulunduğu zeytinliklerin içinde daha ufak cam konstrüksüyon bir binada kardeş olarak Ma Urla açıldı. Eski Türkçe’de ateş anlamina gelen Od , topraktan çıkan mahsülleri ateşler harmanlayıp sunmaya devam ederken, yine eski Türkçe’de su anlamına gelen Ma, denizden çıkan lezzetlere odaklanacak. 26 kişilik özel bir balık & kabuk & deniz mahsülleri tadım deneyimi olarak kurgulanan Ma Urla, ahtapot, kalamar, istiridye, balık gibi deniz mahsüllerinin çiğ ve pişmiş örneklerinden farklı lezzetler tadabileceğiniz menüsü ile gastronomik bir deniz yolculuğuna çıkartıyor misafirlerini. 
  • Konaklamak isteyenler için ise Odurla’nın arazisinde Zeytin ağaçları arasında yer alan Zeytinlik Otel, sıcacık ev gibi bir alternatif. Rüstem, Rüstem Mahallesi 2018/9 Sokak, Süt Pınarı Mevkii No:28
  • OD URLA lezzetlerinin tutkunları için harika bir haberimiz var! 2021 yazında The Bodrum Edition otelinin içine Od Urla’nın sahibi ve şefi Osman Sezener, Ege ve Anadolu mutfaklarının dokunuşlarını modern bir yorumla harmanladığı “Kitchen at Edition by Osman Sezener” restoranını açtı.      

OD URLA için Michelin rehberi neler söylemiş:

Virajlı bir yoldan tepenin zirvesine ulaştığınızda, Osman Sezener’in mutfak felsefesine dair ilk ipuçlarını görmeye başlıyorsunuz. Aile arazisine vardığınızda ise zeytin ağaçları ve asmaların yerini etkileyici bir sebze bahçesi alıyor. Bahçeyi gezmek ve konukevinde kalmak bu deneyimin vazgeçilmez parçaları. Modern cam restoran, nefes kesici doğal güzelliklerle çevrili. Şeflerin tutkusu ve enerjisi ise adeta bulaşıcı. Restoran, kullandığı malzemelerin yaklaşık yarısını kendi yetiştirirken, geri kalanını yerel üreticilerden temin ediyor. Şef Osman Sezener, sadece 10 km çapında bir tedarik ağıyla çalışıyor. Sürdürülebilirlik ve yerel kaynaklara bağlılık, bu mutfağın açık ateşte pişirme geleneği kadar önemli bir kimlik özelliği. Malzemelerin doğal lezzetini ve dokusunu öne çıkarmak için kömür ateşinde pişirme yöntemini tercih eden şef, sade ve iddiasız- hatta bazen rustik sınırlarında gezinen- ama her zaman lezzet dolu bir mutfak sunuyor. Bir hafta dinlendirilmiş nefis bir orfoz filetosunu gözünüzde canlandırın; istiridye suyuyla zenginleştirilmiş yoğun bir beurre blanc sos, al dente kuşkonmaz ve bahçeden anında toplanmış taze otlarla buluşuyor. Tatlıya geçtiğinizde ise: limon ve bergamot kreması, limon sorbe ve tozu, dilinizde zarifçe eriyen hafif bir beze ile harmanlanmış bademli crumble sizi bekliyor. Bu mutfak, şefin doğanın sunduğu malzemelere ve lezzetlere olan derin hakimiyetinin samimi ve kişisel bir ifadesi (vejetaryen ve vejetaryen olmayan seçeneklerle iki ayrı set menü mevcut).

“OD Urla, sürdürülebilir ve etik üretimi odağına alarak Ege’nin yerel değerlerini yansıtan bir restoran. Tarlalarımızda sebze, meyve ve yenilebilir bitkiler yetiştiriyor, zeytin ağaçlarımızdan üretilen zeytinyağı ve çiftliğimizden elde edilen süt, peynir ve yumurtaları menülerimize dahil ediyoruz. “Sıfır atık” anlayışıyla çalışarak her malzemeyi değerlendiriyor; yerel üreticilerle iş birliği yaparak bölge istihdamına katkıda bulunuyor, sürdürülebilir bir gelecek için çevreci adımlar atıyoruz.” — Osman Sezener

 

  • TERUAR: Urla kırsalındaki gastronomi duraklarına, bağların ve zeytin ağaçlarının arasında adeta bir vaha olarak 2021’de eklenen Teruar, 2024 ve 2025’te tek Michelin ve Yeşil Michelin yıldızına layık görülerek yörenin ve ülkenin gurur kaynaklarından bir başkası.
  • Kurucusu ve şefi Osman Serdaroğlu ile Teruar hakkında konuşma fırsatımız oldu. Yeditepe Üniversitesinde Bilişim okurken ‘bu yapmak istediğim iş değil’ diyerek kendisini sorgulamaya başlamış, ve hayatta en çok sevdiği ve zaten hobisi olan mutfakta yer almak istediğine karar verip okulu bırakma cesareti göstermiş. Mutfak Sanatları Akademisinde 1 yıllık şef eğitimi almış. Ardından önce İtalya’da dil okuluna gidip İtalyanca öğrenmiş sonra da Alma’da yemek okulunda bir sene eğitim almış. Sorrento’ yakınlarda 2 Michelin yıldızlı Torre del Saracino restoranın şefi Gennaro Esposito’nun yanında 2.5 yıl çalışmış. Ardından Sicilya’da 2 yıl La Madia restoranda şef Pino Cuttaia’nın yanında 2 yıl çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüş. Önce İstanbulda 6 ay çalışmış. Ancak şehir hayatı istemediğine karar vermiş. Urla’nın içinde Sanatçılar Sokağında bir lokasyonda restoran açmış. Ancak İtalya’daki kırsal alanlardaki restoran deneyimleri sonucu kalbinde yatanın içinde merkezine gastronomiyi alan bir ‘Agro Tourism’ alanı yaratmak olduğuna karar verip Urla kırsalında yer alan bu araziyi bulmuş. Restoran ve oteli titizlikle kurgulamak istediği için planlaması, mimari kararları ve inşaatı 3 yıl sürmüş. Ve Teruar Temmuz 2020 de misafirleri ile buluştu. Teruar’ın ana amacı, emeğini iyi ve etik mahsül üretmeye adamış yöresel üreticilerden ürünleri alarak, mutfaktan çıkan tüm lezzetleri üzerinde yer aldığı bölgeye kökleyerek ve toprağa bir saygı duruşu gibi sunmak. 40 kişilik restoran sadece tadım menüsü sunuyor.

  • A la carte bir menü yerine sadece tadım menüsü uygulamasının sebebi günlük reervasyon sayısına göre menüde yer alan yemekler için mahsüllerin en tazesini günlük tedarik ederek hiçbir ürünün ziyan olmaması, yani ‘sıfır atık’ sağlanıyor. Tadım menüsünde tatlı ile birlikte 7 farklı lezzet yer alıyor. Menüyü belirlerken Osman haz ve hazım dengesini gözetmiş. Misafirlerini tam kıvamında bir gastronomi yolculuğuna çıkarabilmek ve yemeğin sonunda ağırlık hissetmemelerini sağlayabilmek için, yoğun ve orijinal sosların tadına varabilecek şekilde porsiyonları küçük tutmuş. Osman’ın arzusu mevsime göre değişen menü ile misafirlerine heyecan verici ve yaratıcı bir restoran deneyimi yaşatırken, zamanla Teruar’ı makarna ve et sosları, pate, marmelat gibi ürünlerin üretildiği ve satıldığı bir gastronomi atölyesine dönüştürmek. 1989 doğumlu çiçeği burnundaki Osman şefi, böylesine maharetli ve profesyönel bir gastronomi deneyimi merkezi yarattığı hem de sürdürülebilir tarıma sağladığı destek için tebrik etmemek elde değil.     
  • Zeytinlerin arasında ferah yemyeşil çimenlerin üzerinde çiçekler ile bezenmiş bahçesi huzurlu, sade ve doğal bir atmosfer sunarken, sofralara gelen maharet ve özen ile hazırlanan yemekler, tabaklarda birer sanat eseri gibi sunuluyor. Menü mevsimlik mahsüllere ve Osman’ın aldığı farklı ilhamlara göre değişiyor. Bizim orada olduğumuz sonbahar gününde ilk çintar mantarını almıştı, ve de ilk kök sebze tabağı çıkmıştı, ragu makarnanın sosu olmuştu. Ve tattığımız tiramisu Türkiye’de yediğimiz en güzel tiramisu idi. Yazın favori lezzeti ise İtalyan Burrata’dan esinli, domatesli bir sosla lezzetlendirilmiş Bergama tulumu ile Obruk peyniri karması ‘Peynir Bulutu’ idi. Ayrıca yazın, patates püreli, kaparili ve domatesli kalamar ızgara, Bisque soslu mavi kuyruk karides, trüflü karabiberli deniz mahsüllü makarna, levrek carpaccio, enginar pateli ızgara orkinos, kereviz püreli ve kavrulmuş bademli trança gibi deniz mahsülleri sıradışı yan lezzetler ile eşleştirilmişti. Akdeniz ve Ege, İtalyan esintili sürpriz lezzetler sonbahar, kış ve ilkbaharda da sofralarda yerini bulacak. Restorana gitmeden en az bir gün önce rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ediyoruz. Teruar’ın şefi Osman ve eşi Ezgi, 7 odalı oteli de Teruar restoran gibi çok ferah, sade, minimalist şıklıkta tasarlamışlar. Urla Şarapçılığın bağlarına veya Teruar’ın bahçelerine bakan odalar ışıl ışıl ve modern atmosferi ile gerçekten Urla kırsalının en ferah ve modern odaları.  Otel sadece yetişkin misafirleri ağırlayabiliyor, ve otelde konaklayan misafirlerin de restoranda yemek için önceden rezervasyon yaptırması gerekiyor. Kuşçular, 8028. Sk. No:16
TERUAR URLA için Michelin Rehberi ne demiş?:
Teruar Urla’da yemek, insana doğal bir huzur hissi veriyor – hem bağlar arasındaki yolculukta hem de yöre taşından inşa edilmiş bu lüks restoranın atmosferinde. Bir tarafta mutfak ekibini çalışırken gözlemleyebilir; aperitif odasında veya terasta ise aşağıdaki vadiye hâkim büyüleyici bir manzaraya karşı keyfinize keyif katabilirsiniz. Konuk odalarından birinde konaklamak bu deneyimin olmazsa olmazı, ancak önce Şef Osman Serdaroğlu’nun yoğun lezzetlerle dolu mutfağının tadını çıkarmaya vakit ayırın. Şef, “az çoktur” felsefesine inanıyor. Yerel mutfağa getirdiği minimalist yaklaşım, önceki profesyonel deneyimlerinin bir sonucu olarak İtalyan esintileri taşıyor. Onun tabakları her daim sürprizlerle dolu. İster dana kuyruk, dil ve yanaktan yapılan enfes bir terrin, ister limon suyu ve zeytinyağı ile emülsifiye edilmiş zengin tagliolini olsun – her lezzet sizi kendine hayran bırakmaya hazır. Bu mutfak, sadeliği ve samimiyeti özünde barındırıyor. Şef Osman Serdaroğlu, mutfak vizyonunu anlatmak ve yerel ürünlere olan tutkusunu paylaşmak için masanıza gelmekten büyük mutluluk duyuyor. Ağırlıklı olarak Türk şaraplarından oluşan şarap listesi de aynı anlayışla oluşturulmuş. Mekânın sevimli ev sahibesi Ezgi ve ekibi ise size tüm detayları seve seve anlatmaya hazır. Urla ve çevresinin toprağı gerçekten özel, buna hiç şüphe yok.

“Fransızcada toprak anlamına gelen ‘Teruar’ ismi, doğanın döngüsüyle olan bağımızın bir yansıması. Kendi bahçemizde yetiştirdiğimiz mevsimlik ürünler ve yerel üreticilerle yürüttüğümüz iş birlikleri üzerine kurulu, yaşayan bir sistem. Aynı zamanda bir ‘paylaşma’ hali: kompost sistemimizle organik atıkları gübreye ve sokak hayvanları için mamaya dönüştürüyoruz. Tüm bu prensip ve döngüler, insan emeği ve zanaatkârlığa duyduğumuz saygıyla şekilleniyor; içinde bulunduğumuz bu topraklarla olan bağlarımızı daha da güçlendiriyor…”

— Osman Serdaroğlu
 

 

  • An Urla, Key Otel’in içinde açılan An Urla, ‘rafine lezzetlerin rahat hali: comfort fine’ olarak Urla’nın gastronomi sahnesine eklenen (2025 Haziran) yeni ve kıymetli bir armağan. Yereli yaşatan, mevsime ve coğrafyaya bir saygı duruşu sunarken, çağdaş bir mutfak olan An Urla’da tattığımız lezzetler gerçekten damaklarımızı şenlendirdi. Açık mutfağı, taş fırını, çam ağaçlarının altındaki açık hava veya yüksek tavanlı, zevkli yemek salonu ile önce insanının içini ferahlatıyor, duyularını sakinleştiriyor.

  • Şef Seray Öztürk danışmanlığında oluşturulan menü, şef Ali Çakmak ve ekibinin ehil ellerinde, bölgenin doğası ve mutfak hafızasını modern dokunuşlar ile harmanlayan ve tabi ki yerel ve mevsimsel ürünlerden yaratıcı ve müthiş lezzetli kombinasyonlar sunuyor. Salatalar, sebzeler ve ot yemekleri, el yapımı makarnalar, taş fırından pizzalar, deniz ürünleri ve özel reçeteli ana yemekler, özenli, uyumlu ve naturel bir gastronomi deneyimi.  Biz yediğimiz artizan peynirler, yedi kule kuzu kulaklı kabak, buratta gibi salatalar, ızgara ahtapot ve çıtır sardalya başlangıçlar ve de enginarlı levrek buğulama, kaya levreği kavurma, pappardelle ve antrikot ana yemeklerinden çok memnun kaldık. Hepsi dengeli ve insanı yormayan lezzetlerdi.

  • Bu arada An Urla’nın, diğer bağ evi içinde yer alan restoranlardan çok önemli bir farkı var. Genelde şarap üreten tüm bağ evleri restoranlarında sadece kendi şaraplarını servis eder. Ve bu misafir için çok kısıtlayıcı bir uygulamadır. An Urla’nın otel sahibinin Urla Şarapçılığın sahibi olmasına rağmen, Urla Bağ Yolunun, ülkemizin ve uluslararası şarapların tadına varmaya imkan tanıyor menü. Bu hem yörenin ve ülkedeki diğer şarap üreticilerine bir saygı, hem de yörenin kalkınmasını kendi kazancının önüne koyan büyük bir olgunluk. Yemeklerimize eşlik eden zaten çok sevdiğimiz Urla Nero D’Avolo hala yöredeki favorimiz. Şubat ayında yeni bir etiket ve isim ile sürpriz yapacak bu harika kırmızı şarap. Ancak yeni bir deneyim olarak Urla şarapçılığın ‘Orange Wine’ı Amber’i tattık. Hayatımda ilk defa turuncu şarap tattım. Kokusu tatlı ancak tadı nefis bir vahşilikte ve buruklukta orijinal bir şarap.

  • LOKANTA LEVAN: Kuşçular köyünde bağların arasında yer alan Lokanta Levan, nefis özgün lezzetleri, ortamı ve servisi ile insana kendisini çok mutlu hissettiren mükemmel bir Ege restoranı. İzmir Ekonomi Üniversitesi Gastronomi bölümünden mezun şef Onur Canbulat’ın önce Urla merkezde açtığı, ardından da Kuşçular’a taşıdığı Lokanta Levan, mevsiminde yerel mahsüller ile hazırlanan yaratıcı lezzetler ile Ege mutfağına ait çok ferah ve taze bir deneyim sunuyor. Menü sürekli değişiyor, ancak her zaman odun fırınından lezzetler çıkıyor. Levan’da ev yapımı yaptıkları ekşi mayalı zerdeçallı ekmek ve yoğurt yemeklere eşlik ediyor. Bizim yediğimiz şeftalili fındıklı semizotu salatası, reyhanlı izmir tulumlu domates, vişneli fırın yaprak sarma, bademli kuru üzümlü deniz börülcesi, zerdeçallı ekşili enginar, kemikli kuzu incik gerçekten çok lezzetliydi, tepsi güvecinde girit kabağı mücver ise bugüne kadar hayatımızda yediğimiz en orijinal ve güzel mücver idi. Giden ve tadan arkadaşlarımız odun ateşinde pişmiş füme etli, kars kaşarlı ve taze fesleğenli, pancarlı ve keçi peynirli, kuşkonmazlı pizzalarını anlata anlata bitiremiyorlar. Bulut çikolata tatlısında da aklımız kaldı. Kış menüsünde şevketi bostan gibi Ege otları ile hazılanmış nefis başlangıçlara sürpriz sıcak lezzetler eşlik edecek. Ve kış döneminde hem öğle (15:00-18:00) hem de akşam yemeği (19:30-23:30) servisi başlayacak. Kış döneminde hizmet veren yemek salonu kısıtlı sayıda oturum sunduğu için gitmeden önce mutlaka rezervasyon yapmanızı tavsiye ediyoruz. Kuşçular Cd. No:3
  • Levan’ı Michelin Rehberi şöyle anlatmış: Asmalarla çevrili terasta veya bağlara nazır bir konumda yemeğin tadını çıkarmak unutulmaz bir deneyim sunuyor. Levan, samimi ve büyüleyici atmosferiyle misafirlerini ağırlıyor. Tebeşirle yazılı menüde, paylaşımlık mezelerden kişisel ana yemeklere kadar bir düzine seçenek bulunuyor. Ege mutfağının geleneksel lezzetleri burada çağdaş bir yoruma kavuşuyor: Limonda marine edilip pişirilen ve çıtır bir salatayla sunulan levrek veya çeşitli peynirlerle doldurulmuş ev yapımı raviolinin Parmesanlı krema sosla buluşması buna örnek. Akdeniz esintili bu lezzet şölenine hazır olun!

  • HUS: Kuşçular köyünün muhteşem doğasının ortasında, gösterişsiz güzelliğin asaletini yansıtan sade, yalın mimarideki bağ evinde, insan kendisini bir cennet bahçesinde hissediyor. Yaprakları kızıl, turuncu ve sarıya dönmüş bağların ortasında, masmavi gökyüzünün altında, sonbahar güneşinin ılık ışığı binadan içeri süzülürken, son derece zarif ve güçlü bir kadın olan Ceylan Hanım, bize bir yandan şarap tadımı yaptırırdı bir yandan da Hus’un hikayesini anlattı. Yıllardır elçisi olmaya çalıştığım ‘Az ve Öz’ yaşam prensibini, bağ evinin mimarisinde, tarladan sofraya gurme lezzetler sunan restoranda yaşatırken, ürettikleri tüm şaraplarda, hizmetlerde ve misafirlerle kurulan ilişkide, özgünlük ve sürdürülebilirlik ilkelerini benimsemiş bir aile Hus ailesi.
  • 12 ay açık olan Hus’a gün batımından önce gidip, bağlara nazır bir 5’li şarap tadımı yapabilir, veya şarküteri ve peynir tabakları eşliğinde farklı şarapları kadeh ile deneyebilirsiniz. Veya her biri birer tablo görüntüsünde tarladan sofraya konseptinde sanat eseri gibi gurme lezzetlerile öğle veya akşam yemeği yiyebilir, dilediğiniz şarapla eşleştirebilirsiniz. İçtiğiniz şarapların ve yediğiniz yemeklerin tadı damağınızdayken, gün batımı gökyüzünü ve bağları kızıla boyayacak ve içinizi büyük bir huşu kaplayacak. Urla, Kuşçular Mah. 8018/1 Sk. No:39 https://www.huswines.com/   
  • Hus Restoranı için Michelin ne yazmış?: Bu davetkar restoranın terası, Hus şarap evinin büyüsünü tam anlamıyla yaşamak için en ideal yerdir. Asmaların ve zeytin ağaçlarının manzarası hemen sakinleştirici bir etki yaratır. Şarap tadımı için yerinde üretilen şarapları denemeden geçmeyin – uzman rehberlik sunacak nezaketli servis ekibi sizlere yardımcı olmak için bekliyor. Bu şaraplar, sipariş üzerine hazırlanan çağdaş Akdeniz mutfağının yemekleriyle mükemmel bir uyum içerisinde. Örneğin, bağımlılık yapan ev yapımı fokaça ile başlayıp, biberiye ile terbiye edilmiş tam kıvamında (az pişmiş) kuzu sırtının, kuzunun karakteristik lezzetini öne çıkaran yoğun et suyu ve kavrulmuş sarımsak kreması eşliğindeki muhteşem lezzetine geçebilirsiniz. Yoğun bir lezzet patlaması için Türk kahvesiyle deneyiminizi taçlandırın!

  • URLİCE: Urla Bağ Rotasında detaylıca anlattığımız Urlice Bağları, yörenin en güzel şaraplarından bazılarını üretmesinin yanı sıra, kendinizi Toskana çiftlik evinde gibi hissettiğiniz enfes bir lezzet durağı. Yılda 10 – 12 bin şişe arap üreten Urlice’de, hem bağları gezip tadım yapabilir, hem de bağlara nazır nefis bir manzarada öğle veya akşam yemeğinde odun fırında müthiş pizza, dana sosis, village sosis, frankfurter, dana kaburga, babayback ribs gibi özel lezzetleri tadabilirsiniz. Mutlaka önceden arayarak rezervasyon yapmanızı tavsiye ediyoruz. İçmeler, 1168. Sk. No:7, Tel: 0232 754 16 67, urlice.com

  • MANEJ MASA & DUT ALTI: İzmir’lilerin ve Urla’da yaşayanların gizli favorilerinden olan Manej, Kuşçular köyüne yakin bir aile çiftliği. Yemyeşil vadiler arasında masal diyarını andıran Manej, önce atların ve biniciliğin ön planda olduğu bir at çiftliği olarak hizmete başlamış, ardından atlara koyunlar, keçiler, tavuklar, köpekler eklenmiş, ve de hem kendi kendine yeterli, hem de çevresine doğal ve sağlıklı ürünler üreten bir ekolojik sisteme dönüşmüş. Bağcılığı 4.000 yıl öncesine ve bugün Türkiye çağında ödüllü şaraplarının üretildiği Ukuf Mevkii’nde yer alan Manej’in içinde 2 farklı restoran yer alıyor. Heybetli kocaman bir dut ağacının altında yer alan Dut Altı açık havada salatalar, sebzeler, köfte ve et çeşitleri yerken, Manej Masa’da biraz daha gurme lezzetler tadabiliyorsunuz. Manej’in arazisinin içinde restoranda sunulan yemeklerin hazırlığında kullanılan mahsüllerinin toplandığı bostan ve tarla, zeytinler, bağlar, lavanta tarlası, altınotu tarlası, sakız ağaçları, çam ormanı, binicilik ve eğitim alanı, padok, ahır, yürüyüş yolu ve Manej Oda oteli yer alıyor. Manej’de doğayla iç içe huzurlu bir atmosferde konaklayabiliyor, ata binmeyi öğrenebiliyor, hayvanları sevebiliyor, doğal yöresel lezzetler tadabiliyor, taş fırından çıkan ekmek ve pide yapımını seyredip tadabiliyor, ve de nefis yemek atölyelerine katılabiliyorsunuz. Taş binada eski ahırlardan dönüştürlen 13 odası, sade, mütevazi, konforlu şekilde, sanki bir dağ şalesi gibi döşenmiş. Kuşçular Mah, Manejurla, 8028. Sk. No: 22
  • GULA URLA: İster yemyeşil terasta güneşin tadını çıkarın, ister şömine başında samimi bir atmosferde keyif yapın; Gula Urla her mevsim davetkar bir sığınak. Tezgâhta sergilenen taptaze balıklar, bu restoranın başlıca tedarikçisinin deniz olduğunu açıkça belli ediyor; sebzeler ve peynirler de yöresel kaynaklardan temin ediliyor. Lezzetli bir kokteyl veya bir kadeh yörede yetişen üzümlerden yapılan şarabın ardından, mango ve avokadolu karides salatasının ya da tandır usulü kalamarın keyfini sürün. Sonrasında, kırmızı meyvelerle süslenmiş kremalı bir katmerle bu şöleni taçlandırın. Kapsamlı menü, deniz ürünü tutkunları için bir rüyanın gerçeğe dönüşmüş hali (üstelik odun ateşli fırından çıkan etlerin öne çıktığı ayrı bir set menü de mevcut). Kuşçular Mahallesi, Kuşçular Caddesi No:46, Urla
  • GIA URLA: Çeşmealtı’nda yeşillikler içinde harika bir butik otel olan Ayşe Hanım Konağı‘nda, şef Serkan Anavatan’ın Ege Mutfağı’na getirdiği modern dokunuşlar ile gurme bir deneyim sunan yeni bir gastronomi üssü burası.  Kendi yaptıkları ekmekler eşlinde yine kendi yaptıkları 3 meyve sirkeli reduction içerikli kahverengi tereyağları, Urla domatesleri salatası, Confit Kereviz, Özbek tempura, uzun uzun kısık ateşte pişimiş kemik sulu dana kaburga gibi nefis lezzetler, Urla’nın yörede üretilen şarapları eşliğinde sunuluyor. Kışın 30-35 kişilik kapalı mekanı, yaz aylarında bahçede 100 kişiye hizmet veren bir bahçesi var. Denizli, Harbiye Cd. No:13
  • URLA KÖYCE : Sizi bahçedeki tavşan ve ördeklerin karşıladığı, zeytin ağaçlarının arasında keyifli deniz manzaralarına nazır Köyce, menüsünde hayvansal ürünleri de olan ancak vegan dostu bir mekân. Ege otları ile hazırladığı salatalar, zeytinyağlı çeşitleri, leziz mezeler ve yerel Urla lezzetleri seçenekleriyle yeşili bol bir menüsü var. İskele, 2018. Sk. No:47
  • HANEDAN: Uzunkuyu’dan biraz ileride yol kenarında yeşillikler arasındaki Hanedan ise, nefis serpme kahvaltıları, Uzunkuyu kasabından etleri ve nefis ev yemekleri ile günün her saati bir yemek molası verebileceğiniz otantik bir lezzet durağı. 
  • AYERYA RÜZGARLI VADİ ÇİFTLİĞİ: Yağcılar Köyünde yer alan Ayerya Rüzgarlı Vadi Çiftliği ise 12.000 zeytine, birçok meyve ağacına, Saanen keçileri ve kümes hayvanlarına ev sahipliği yapan dev bir organik tarım ve hayvancılık çiftliği. Sevgili arkadaşımız Pelin Omuroğlu Balcıoğlu’nun Yağcılar köyü yakınlarında yarattığı enfes Ayerya Rüzgarlı Vadi çiftliğinin zeytinyağı, yöredeki 1500 yıllık bir geleneği devam ettirerek bölgenin eşine az rastlanır ‘erkence’ ağaçlarından topladıkları mahsüller ile Olivurla ismi ile ürettikleri zeytinyağı taze çimen, çağla badem, yeşil elma, enginar aromalarıyla Türkiye’nin en özel butik zeytinyağlarından. Ayerya Dükkan’da çiftliğin üretimi olan tamamen organik ve doğal sele ve çizme zeytin çeşitleri, natürel sızma zeytinyağı, sebze meyve, keçi sütü, sepet peyniri, yoğurdu, kanatlı hayvan ürünleri, salça, pekmez, ekşi, bal, üzüm, incir, ceviz, çam fıstığı tadabiliyor ve beğendiklerinizi alabiliyorsunuz. Ayrıca çiftliğin üretimi olan organik lavanta, orkide, sabunlar, temizlik ve kozmetik ürünleri de alabiliyorsunuz. Ayerya’nın bir de Eski Urla’da Arasta Çarşısında kendi mahsülleri ile yerel ürünleri harmanlayarak lezzetler sunduğu, ve de ürünlerini sattığı bir kafesi var. 
  • URLACHI ÇİFTLİĞİ: Kuşçular köyünde doğanın tam kalbinde tiny house deneyimi yaşayabileceğiniz, harika doğa manzaralarına uyanabileceğiniz, sepetinizi dalından ve kümesten taze ürünler ile doldurabileceğiniz, çiftlik hayvanları ve topraktan yetişen mahsüller ile doğal ürünlerle hazırlanmış lezzetler tadabileceğiniz, ateş barında açık hava sineması izleyebileceğiniz, doğal bir konaklama ve lezzet adresi Urlachi Çiftliği.  Kuşçular, 8012. Sk. No.12
  • THE GRAPES URLA: Bağların bahçelerin arasında açık alanda keyifle oturup kahvaltıdan gün boyu bistro lezzetleri tadabileceğiniz, akşamları şarabınızı yudumlarken canlı müzik performansları dinleyebileceğiniz ferah bir mekan. Rüstem Mh., Çiçek Sok., No.2 Urla
  • NARI-I MOR URLA: Atilla Heilbronn, Türk mutfağının kendine has bir yorumunu sunuyor. Almanya’da yetişen ve çok iyi birkaç şirkette çalışan Heilbronn, şimdi de bu şık butik otelin yolunu tuttu. Cam bölmeli restoranında yalnızca bir kaç masa bulunuyor ve bu da samimi bir atmosfer yaratıyor. Hostes Buse özenli servisiyle bu atmosfere katkıda bulunuyor. Şef Heilbronn’un titizlikle hazırladığı yemekler görsel olarak çarpıcı nitelikte ve en iyi yerel malzemeleri sunuyor. Aldığı Alman eğitimi, koyu renkli ekşi mayasında ve pretzel tarzı baget de dâhil olmak üzere pişirdiği olağanüstü ekmeklerde kendini gösteriyor. İlginç mutfak kreasyonları şaşırtmaktan asla geri kalmıyor, örneğin tart kayısılı çipura, salamura samphire ve kremsi kefir sosu incelik ve ifade dolu. Yemeğinizi gerçekten kaliteli Hus Wines’tan bir şişeye taçlandırma fırsatını da kaçırmayın. Birinci sınıf ürünleri tedarik etme çabası ve Türk mutfak gelenekleri üzerine yaptığı kapsamlı araştırmalar sayesinde bu şef gerçekten özgün bir mutfak tarzına sahip. Sıra Mahallesi, Eren Sokak, Urla,

 

 

Urla Gastonomi Rotası

Urla hem son yıllarda açılan nefis ‘şef restoranları’, ‘sıfır atık mutfakları’ ve de ‘tarladan sofraya restoranları’, bağlarında üretilen harika şarapları ve de yerel lezzet mirasını sunan geleneksel restoranları ile son yıllarda Türkiye’nin önde gelen bir gastronomi üssü oldu. İşte bu kıymetli restoranlar, ülkemizin en iyi gastronomi destinasyonu olmayı hedefleyerek, Odurla’nın kurucusu Osman Sezener’in başkanlık yaptığı ’Urla Gastronomi Rotası’ adı altında bir birlik oluşturdu. Aralarında Beğendik Abi, Lief Urla, Yengeç Restoran, Seyhan Et, Od Urla, Teruar Urla, Vino Locale gibi lezzet duraklarının yer aldığı Urla Gastronomi Rotası, Urla’nın coğrafyasını, kendilerine özgü atmosferleri ve menüleriyle, rotanın tüm kaşiflerine sunmak üzere yola çıkmış.  http://urlagastronomyroute.com/

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ ALAÇATI, ÇEŞME YARIMADASI, URLA VE CİVARI, KARABURUN, SEFERİHİSAR, FOÇA, İZMİR YAZILARI