KAZ DAĞLARI DOĞA VE EKOLOJİ AKTİVİTELERİ

 

Kaz Dağlarının 21.452 hektarlık alanı, 1993’den beri milli park. İnsan eli değmeden doğanın kendi kendini yeşertmesi ve yenilemesi sonucu, 31’i sadece Kazdağı’na özgü 800 bitki çeşidine, çiçeklere, ağaçlara ve vaşak, karaca, geyik, kartal, domuz, ayı gibi hayvan topluluklarına ev sahipliği yapan bu yemyeşil bölge, dünyada en çok endemik bitki barındıran ve oksijen bakımından en zengin ikinci bölge.

  

Peki neden Kaz Dağları oksijen yoğunluğu açısından dünyada 2. bölge?

Sadece Kazdağı’na özgü Kazdağı Göknarı, Meşe, Gürgen, Kestane, Kızılçam, Palamut Meşesi, Karaçam, Dişbudak ağaçlarının ve zeytinliklerin oluşturduğu ormanların ve bitki örtüsünün genç olması ve güneşi daha yoğun alan güney yönüne bakması, fotosentezi arttırarak çok yoğun oksijen üretilmesini sağlıyormuş. 

 

Benim gibi bitki, meyve ve aromaterapi meraklısı iseniz yabani sarmısak, sarıkız çayı, civan perçemi, sumak, tespih ağacı, kuşburnu, güvem (yaban mersini) böğürtlen, adaçayı, salep, dağ çileği, nane, oğul otu, siklamen, Japon elması (yabani kızılcık), yaban armudu, yabani kavak, gümüş yaprak gibi çok az yerde rastlayabileceğiniz bitkiler Kaz Dağlarında karşınıza çıkıyor.

 

Biz Dereçatı mevkiinde 10 kilometrelik nefis bir yürüyüş yaptık. Rotamızda Ağlayan Çam, Şahinderesi Kanyonu Seyir Noktası, Dereçatı, Cennet Göleti vardı. Ağlayan Çam 1945 lerde etrafındaki tüm orman yanıyor ve bir tek bu çam ağacı ayakta kalıyor, giden kardeşleri için ağladığı düşünülerek ismini Ağlayan Çam koymuş köylüler. Şimdi etrafı daha genç çamlar ile çevrili. Bu heybetli ağacın 350 yıllık olduğuna inanılıyor ve gerçekten bu dev ağaç ‘yaşam ağacı’ gibi hissettiriyor.

Şahinderesi Kanyonu Seyir Noktasında enfes manzaralar bizi karşıladı. Ayaklarımızın altında sağlı sollu derinliklere inerek uzanan kanyonun nefes kesen manzarasına nazır bir piknik yaptık, ve de kartalların çiflteşme uçuşunu izledik.

Yürüyüşümüzün kanyona girdikten sonraki bölümünde sıkça karşımıza çıkan meşe ağaçlarının kuzeye bakan gövdeleri ve dalları yeşil yosunlar ile kaplanmıştı. Sanki sakallı bilge ağaçlarla çevrili büyülü bir ormana girmişiz gibi hissettik. Yosunlar havanın temizliği ve oksijenin bolluğunun göstergesi.

Ve yürüyüşümüzün sonunda ulaştığımız Cennet göleti gerçekten isminin hakkını veren bir gölet. Dere boyunca biraz yürüyüp, üç koldan akan alçak bir şelalenin önünde oluşmuş gölet, güneş ışığı ile suda ağaçların, bitkilerin yansıması ile efsunlu bir atmosfer sundu bize. 

Ne şanslı ki, Milli Parklar Genel Müdürlüğü onaylı rehberleri eşliğinde kontrollü bir şekilde ziyaret edilen Kazdağları Milli Parkı, tepeleri, flora ve faunası sıkı koruma altında.  İzinsiz girmek, yürümek, piknik yapmak, avlanmak yasak, bitki türlerini toplamak yasak ve doğanın kendi haline bırakılması çok mutluluk verici.

OKSİJEN DEPOSU KAZ DAĞLARINDA DOĞA AKTİVİTELERİ

Farklı iklimlerin bir arada etkisi altında olduğu için çok zengin ve narin bir flora ve faunaya sahip Kazdağları, Avrupa’nın Alp dağlarından sonra dünyanın oksijen oranı en yüksek 2. önemli bölgesi. Denizden yükselen ve dağlarda biriken oksijenin tadına en çok varabileceğiniz bölge ise Kazdağı Milli Parkı.

Kazdağları Milli Parkında Doğa Keşifleri Yürüyüş, Jip Safari, Bisiklet, Yüzme ve Kamp: Milli Park’ta zaman zaman ayağınız yerden kesecek körfezi ayaklarınızın altına alan manzaralar eşliğinde, birçok farklı yürüyüş rotası yer alıyor. Pandemi sebebi ile dilerseniz rehberli dilerseniz de kendi başınıza yürüyüşler yapabiliyorsunuz. Zeytinli Köyü’ndeki Milli Park ofisinden rotalar hakkında bilgi alıp, rehber temin edebiliyorsunuz. 32’si endemik olmak üzere 800 farklı bitki türünün yer aldığı Milli Park’ın biyoçeşitliliği ve ekolojik sistemini öğrenmek isteyenler için rehber eşliğinde yürüyüş, jip safari ve bisiklet gibi aktivitelerini önceden randevulaşarak  gerçekleştirmenizi tavsiye ederiz. Biz Kazdağı Tur şirketi ile yürüyüşümüzü gerçekleştirdik ve hem rotamızdan hem de doğa aşığı rehberimiz Mustafa Bey’in bize aktardığı bilgiler, bulduğu çeşit çeşit bitkiler ve de gösterdiği ilgiden çok memnun kaldık. (Kazdağı Tur iletişim Eğer Fatih Bey – Tel: 05052295330)

 

    • ŞAHİNDERE KANYONU YÜRÜYÜŞÜ: 250 milyon yılında olduğu tahmin edilen mermer bazlı Kaz Dağları kayaları arasındaki Şahin deresi kanyonun 3 milyon yıl önce oluştuğuna inanılıyor. Kanyonun seyir noktasında nefes kesici manzaralar var. 10 kilometrelik bir doğa yürüyüşüyle, tam günlük bir serüven yaşayabilirsiniz. Rehber eşliğinde çam ağaçlarının adeta doğal bir şemsiye oluşturduğu yolda Kışla Dağı, Dereçatı, Düden bölgelerinde rehber eşliğinde yürüyebiliyorsunuz. Şahindere Kanyonu’nun dünyada oksijenin en fazla olduğu bölgelerden birisi olmasının sebebi, kanyonun denizdeki iyotlu hava ile oksijeni karıştırıp, dağdaki havayla birlikte vakumlayarak pompalaması imiş
  •  
    • TOZLU YÜRÜYÜŞÜ: Tozlu mevkiinde ve gidiş geliş 6 km yürüyüş yapabiliyor ve sonunda bu bölgeye özgü Kaz Dağı Göknarını görebiliyoruz.
    • AYIDERESİ YÜRÜYÜŞÜ: Ayıderesi mevkiinde 11 km civarında kızıl karaçam çam orman yürüyüşü yapabiliyorsunuz.
    • SARI KIZ ZİRVESİ JİP İLE SAFARİ TURU: Zeytinli Beldesi, Mehmetalan Köyü, Kaz Dağı Milli Parkı, Yayla Çeşme, Kapı Mevkii, Orman Yangın Gözetleme Noktası, Tozlu Yayla, Sarıkız Zirve (1784 m.),
    • KİRSE ALANI TREKKİNG TURU: Zeytinli Beldesi, Mehmet Alan Köyü, Deliktaş, Orman gözetleme Kulesi, Kirse Alanı.
    • KIZILKEÇİLİ KÖYÜ BİSİKLET TURU: 5 kilometre uzaklıkta Beyoba Köyü, ardından 4 kilometre uzaklıkta Zeytinli köyü, ve de 2 kilometre sonra Kızılkeçili Köyü ile 11 kilometrelik bir bisiklet rotası.
    • MIHLI KARABÜVET ŞELALESİNDE YÜZME: 18 mt. derinliğe sahip şelalede yüzebilirsiniz.

  • KAZ DAĞLARINDA KAMP: Kamp yapmak isteyenler için ise Hızır, Yayla, Endes, Akeleos, Kuzgun Kamp Alanlarını tavsiye ederiz. Bölgenin değişken hava koşulları ve sıcaklık farkları sebebi ile, yürüyüş ve kamp yapacaklara önerimiz, soğuğa ve yağışa hazırlıklı olmaları.

 

  • Kaz Dağları Milli Parkı hakkında detaylıı bilgiler http://www.kazdagimilliparki.com/websitesinde yer alıyor. Ayrıca ‘sürdürülebilir ve ekolojik’ turizm çalışmaları kapsamında geliştirilen www.kazdagiekoturizm.com websitesinde, bölgenin doğa yürüyüş, bisiklet ve kamp rotaları, doğa, manzara, kültür ve ekolojik nokta ve aktiviteleri sunulmuş. 

 

  • KAZ DAĞLARININ ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİ: 2019’da öğrendiğimiz bir haber bizi ve tüm ülkemizdeki doğa dostlarını kedere boğmuştu. Kaz Dağları derinliklerinde dünyanın sayılı altın madenlerinden birisi bulunduğu için, maden uğruna ormaların kesildiğini ve kesilmeye devam edeceği ortaya çıkmıştı. Bu doğal güzellikleri kaybetmek istemeyen birçok doğa aşığı, ‘Kaz Dağlarının üstü altından değerlidir’ diyerek tepki gösterdik ve şimdilik Kirazlı mevkiinde ihale durduruldu. Ancak Havran mevkiindeki altın madeni aramaları devam ediyormuş. Altın arayışı sırasında hem ormanlar kesiliyor, hem de kullanılan siyanür toprağı zehirliyor ve suya karışarak su kaynaklarını ve doğal yaşamı zehirliyor. İnsan eliyle yerine yenisinin konamayacağı bu doğa harikasının zarar görmemesi için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. 

 

 

KAZ DAĞLARINDA EKOLOJİ AKTİVİTELERİ

  • KAZ DAĞLARI EKOLOJİK DURAKLARINDA LEZZET ALIŞVERİŞLERİ:

  • SÜLEYMAN KÖY TAŞ DEĞİRMEN ZİYARETİ: Ekolojik yaşama ve doğal tarıma meraklıysanız Süleymanköy’de yer alan TaşDeğirmen’i (önceden arayarak) ziyaret edebilirsiniz. Siyez, Karakılçık gibi birçok çeşitlerde doğal buğdaydan, su değirmeni mantığında çalışan elektirkli taş değirmende un öğüten Tuba ve Mustafa Ülgen çifti gerçek birer doğa ve doğal mahsül gönüllüsü. Ayvacıklı Tuba hanım ve Bayramiçli Mustafa Bey, Bayramiç’teki tarım alanlarında yetiştirdikleri buğdaylardan un yaparken, ayrıca mor, kırmızı ve parmak patates te yetiştiriyor, ev yapımı erişteler hazırlıyor ve sipariş ile Türkiye’nin her yerine gönderiyor. Sevdiğiniz ekmekleri yapan fırınların çoğu unlarını Taş Fırından alıyor. Çiftin Assos’a doğru Balabanlı köyünde Evenni isimli bir oteli ve harika bir restoranı da var. Eğer Taş Değirmen’i ziyaret etmek isterseniz mutlaka önceden haber verin, Süleymanköy’de telefon çekmediği için whatsup üzerinden mesaj atmanızı tavsiye ediyoruz. Mustafa Bey: 0 530 4801723

  • HACI ASLANLAR KÖYÜNDE EKOLOJİK ÇİFTLİK ZİYARETİ: Kaz Dağlarından Edremit’e doğru Hacı Aslanlar Köyü’nde yer alan İdameraçiftliği, mera hayvancılığı yapan, koyun ve ineklerini kendi yetiştirdiği yonca ve arpa ile besleyen ve sütünden nefis peynirler ve yoğurtlar üreten bir ekolojik. Ayrıca atalık tohumlarla, tamamen doğal yöntemlerle mevsimlik ilaçsız sebze, meyve ve şifalı bitki ekim dikimi tarımı yapılıyor, sadece kendi zeytin ağaçlarından zeytin ve zeytinyağı üretiyor. Unlarını Taş Değirmen’de öğüttürüyorlar, kendi eriştelerini yapıyorlar. Kendi zeytinlerinden zeytinyağı üretiyorlar. Ayrıca baharat karışımlarından turşuya kadar birçok farklı doğal ekolojik ürüne ulaşmak mümkün. Biz ziyaret ettiğimizde Ferit Uzunoğlu ve Avusturyalı eşi Gudrun Wagner, minik bebekleri Lara ve de Ferit Bey’in ortağı Şakir Kapankaya ile tanışma fırsatı bulduk. Hepsinin gözlerinden fışkıran doğa aşkını ve tutkusunu hissetmemenize imkan yok. Büyük bir heyecan ve heves ile felsefelerini anlatıyor, tek tek peynir yapımı süreçlerini gösteriyor, çeşit çeşit mahsüller ile dolu bostanı gezdiriyorlar. Edremitte büyümüş ve kuşaklardır ailesi tarımla uğraşan Ferit, 20 sene önce bu tarlaları almış, ardından Viyana’da ziraat mühendisi okumuş. Daha sonra aynı köyden yine çiftçi olan Şakir ile ortaklık kurmuşlar. Mevsimine göre koyun (Mart-Ağustos) ve inek (Eylül – Şubat) sütünden peynir üreten peynirhanelerindeki kazanı kendileri tasarlamış. Kazan farklı reçetelere uygun şekilde sütü önce pastörize edip, sonra soğutup, bakteri ekleyip, fermente edip, maya ekleyip tam kıvamında hazır hale getirmelerine yardımcı oluyor.
    Mevsimine göre 3 ila 5 çeşit peynir üretiyorlar. Bizim tadına baktığımız Camamber tarzı olan Tamamber (ismin güzelliği), Zeytinyağlı ve Taze peynir gerçekten enfesti. Ayrıca mahzende olgunlaşan peynirler de üretiyorlar.
    Ferit’in Avusturalyalı eşi Gudrun 7 sene önce buraya yerleşmiş ve biz ziyaret ettiğimizde (2020) bebekleri Lara 11 aylık idi. İneklerin, koyunların, tavukların, zeytinlerin, sebzelerin, şifalı otların arasında tam bir doğa çocuğu olarak yetişiyor. Tamamen doğal ve döngüsel tarım prensipleri uygulayan İda Mera, zeytin hasadı toplarken yemelik ve yağlık zeytinlerin dışında kalanları koyun ve ineklere veriyor, hayvanların gübresi de Zeytincilik ve ekim dikim yapılan toprağa geri veriliyor. Böylece doğal döngü tamamlanıyor.  Tüm mahsülleri fide ve tohumdan, hiç bir başka yapay veya kimyasal müdahale yapmıyorlar. Zeyinliklerinden çıkan sihay ve yeşil zeytinin ve kendi doğal zeytinyağları gerçekten çok lezzetli. Bostanlarında ise ‘Bio intensive’ tarım uygulanıyor. Sadece 2 dönümlük arazide yetişen turp, reyhan, roka, biber, kavun, patlıcan, domtes, nar, domates patlıcan arası tomatillo’ların arasından yürüken çeşitliliğe ve verimliliğe hayran kaldık. Adım adım dolaşırken pizza otu, oğul otu, after eight biberiye, limon otu, limon melisa gibi çok değişik otlara raslatık. Bahçede yetişen mahsüllerden çan ve acı biber turşusu, kereviz yaprağı, kekik, adaçay, biberiye, tılsım ve svetia gibi baharat harmanları, tomatillo chutney yapıyorlar. İdamera kendi ayrıca buğday ve çavdarından un yapıyor. Sipariş ile yukarıda saydığımız herşeyi Türkiye’nin dört bir yanına gönderiyorlar. Salı günleri sipariş günü. Dilerseniz önceden arayarak çiftliği ziyaret edebilir ve ürüleri alabilirsiniz. (Ferit Bey: 0 530 920 86 76)
  • Kazdağları Agrida Çiftliği Ziyareti: Bahadır Yasa’nın, Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi’ne bağlı bir dağ köyü olan Cazgirler Köyünde kurduğu Agrida Çiftliği, permakültür ilkelerine tamamen sadık Türkiye’nin az sayıda çiftliklerden. AB fonlarıyla Avrupa’da permakültür okumuş genç çiftçi adaylarının ağırlandığı ve aromatik spiral, Japon bahçesi gibi çalışmalar yaptığı, 350 dönüm civarında ekili, dikili arazide  değişik meyveler, ceviz, yerel buğday cinsleri, sebze türleri, aromatik bitkiler yetiştirildiği,  Agrida Dağ Evi’nde ekolojik turizm çerçevesinde trekking, aqua trekking, foto-safari, kuş gözlemi, yabani hayat gözlemi, doğa turları ve yerel mutfak üzerine grupların ağırlandığı Agrida’da çiftikte, toprak ve doğa ile içiçe mütevazı bir çiftlik hayatı deneyimlemek  mümkün. http://www.agrida.org.tr/

 

  • KAZ DAĞLARI EKOLOJİK ÇİFTLİKLERİNDE GÖNÜLLÜLÜK: Kazdağlarında, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneğinin ekolojik tarım, sürdürülebilir ekonomik kalkınma ve kendi kendine yeten permakültürü desteklemek için geliştirdiği, “Ekolojik Çiftliklerde Tarım Turizmi ve Gönüllü Bilgi, Tecrübe Takası”, kısa adıyla TaTuTa projesine dahil olan birçok ekolojik çiftlik yer alıyor. Çamtepe Ekolojik Yaşam ve Kültür Merkezi, Bayramiç Ekolojik Yaşam Çiftliği, Sevinç Abla Çiftliği, Ormanya Gıda Ormanı gibi çiftliklerde yemek ve yatak karşılığında gönüllü olarak çalışabiliyorsunuz. http://www.tatuta.org/?lang=tr&

 

 

KAZ DAĞLARINDA ETKİNLİK VE FESTİVALLER: (Pandemi sebebi ile belirttiğimiz etkinlikler 2020 yılında gerçekleşemiyor!) Ağustos ayında bölgenin doğal içme suyunu HES Projelerine karşı koruma altına almak amacı ile Darıdere Tabiat Parkında başlatılan Ekofest, zamanla ekolojik değerleri koruma ve sahip çıkma adına sohbetler, paneller, konserler, ahşap, çamur, sermik ve geri dönüşüm atölyeleri, doğa yürüyüşleri, dans, yoga, nefes, meditasyon etkinlikleri içeren bir festivale dönüşmüş. Kazdağlarında yer alan 10 Türkmen ve 14 Yörük köyünde yaşayan halkın, yok olmaya yüz tutmuş geleneklerini yaşatmak ve yeni nesillere aktarmak için 700 yıldan beri gerçekleştirdikleri Sarıkız Türkmen Şenlikleri, Ağustos ayında Kartal Çimeni Yaylası’ndan başlayıp, 10 gün sürdükten sonra Sarıkız Türbesi’nde adaklar ile tamamlanıyor. Eylül ayında Narlı Köyünde yoga, nefes, ruhsal arınma ve iyileşme temalı etkinlik, sohbet ve atölyelerin yer aldığı Sonsuz Olasılıklar Festivali gerçekleşiyor.

 

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ KAZ DAĞLARI YAZILARI

 

Zeynep Atılgan Boneval