KARPATHOS ADASI

 

Ege’nin en güney doğu ucunda yer alan Karpathos, diğer adalara öyle uzak ve öyle büyük bir ada ki, kendinizi çoğu zaman bir adada değil de, sanki denizin sonsuzluğu içinde, yüksek dağlara sırtını yaslamış ana karada gibi hissediyorsunuz.

Normalde büyük adaları sevmiyoruz. Hele uçakla gidilebilen büyük adalar, çok turistik ve kalabalık geliyor bize.

Ancak Karpathos hiç kesilmeyen rüzgarı ve koylarında sunduğu sörf keyfi, ve de denizinin güzelliğiyle yıllardır gitmek istediğimiz bir adaydı.

Ve 2025 yazında yeni 12 adalar keşiflerimize kendisini ekleyerek 9 gün geçirdik Karpathos’ta.

Büyük olduğu için 9 gün ayırdık.

Başta da belirttiğim gibi turistik ve kalabalık olacağına dair çekincelerimiz vardı.

Ancak Ege ile Akdeniz kesişiminde saklanmış Karpathos sanki unutulmuş bir ada sanki.

Ağustos ve Panagia zamanı olmasına rağmen, o kadar az turist ile karşılaştık ki.

 

Mavinin her tonunu görebileceğiniz muhteşem sayısız koyları, sahildeki minik balıkçı köyleri, kimliklerini kaybetmemiş geleneksel tepe köylerinde karşılaştığımız az sayıda insanın yarısı yerel halk ve ailelerini ziyarete gelmiş Yunanlılar, yarısı da bizim gibi turistlerdi. Liman kasabası olan Pigadia’da neredeyse hiç zaman geçirmediğimiz için de, kalabalığa dair en ufak bir deneyimimiz olmadı. 

Güneşin hiç eksik olmadığı, ancak esintinin hep serinlettiği, dolayısıyla hiç sıcaktan bunalmadığınız havasıyla, saatlerce yüzmenize imkan tanıyacağı ılıklıkta ve yüzmeye doyamadığınız güzellikte ve berraklıkta deniziyle, geleneksel köylerinde özgün kutlamaları ve hikayeleriyle, her köşesinde sunduğu minik sürprizlerle, Karpathos, kendine özgü bir karaktere ve ritme sahip bir ada olarak kalbimizde güzel bir yer kapladı.

 

Biraz zaman geçirince, hele bu zamanı Panagia’lara denk getirip, tepe köylerinde lokaller ile tanışıp, sohbet, edip birlikte kutlamalara katılmaya ayırırsanız, insan bir anda kendisini hem adalı gibi hissediyor.

Evet büyük ve dağlık bir ada Karpathos. Ve de yükselip alçalan tepelerde epey virajlı, zorlu yolları var. Ancak ne yolları tehlikeli ve kalabalık, ne de büyüklüğü ezici bir büyüklük.

En uzak köşeye 2 saatte ulaşabiliyorsunuz, ve yolda izlediğiniz manzaralar da şahane.

Karpathos’un tüm plajları, tepe köyleri ve keşfe değer duraklarını anlattığım fotoğraf ve videolar ile instagram hikayelerime Stories • Instagram linkinden ulaşabilirsiniz.

Karpathos’ta bizi etkilyenler neler mi ?

Her sabah sayısız tepesinde rüzgarla akan, nereden geldiği ve nereye gittiği belli olmayan, beyaz bulutlarının gizemi…

Olympos, Meso Chorio, Menentes, Pyles, Vroukounda köylerinde sabahlara kadar süren Panagia kutlamalarında oynanan folklorik sousta ve pano horos danslarının bulaşıcı mutluluğu…

Apella’da , Afiartis, Lefkos derken adanın sayısız plajında turkuazdan, su yeşiline, cam göbeğinden azura, zümrütten lacivertte mavinin tonlarının yarattığı hayranlık…

Doğadaki vahşi kekik kokularının köylerde yerini bıraktığı taze pişmiş soğanlı ekmek kokusunun lezzeti…

Geleneksel tepe köy meydanlarında ve kahvelerinde yaşlı teyzelerin, sahil köylerinde balıkçıların hikayelerinin naifliği…

Ağustos ayında, Amerika’dan, Avusturalya’dan, Yunan ana karasından, adadaki ailelerini ziyarete gelenlerin ailelerine kavuşma sahnelerinin neşesi…

Ana-erkil yapısı, renkli folklorik kıyafetlerle sokaklarda dolaşan kadınları, geleneksel ritüelleriyle, 1984’e kadar yolu ve elektriği olmayan Olympos köyünde duran zaman …

 

KARAPTHOS KEŞİFLERİ

Deniz Kenarı Yerleşimleri & Plajları

100’den fazla koyu ve plajı olan Karpathos’ta kötü bir denize rastlamanız mümkün değil.

  • Amoopi: Adanın doğusunda, kayalıklar arasında yan yana dizilmiş Votsalakia, Megali Amoopi, Mikri Amoopi, Ardani koyların birlikte anıldığı bölge olan Amoopi, turistik bir yerleşim bölgesi. Ancak hem deniz kıyısında konaklama seçenekleri hem de adanın her yerine ulaşım kolaylığıyla kendinize üs olarak seçebileceğiniz bir bölge. Votsalakia çakıl taşlı, Megali Amoopi, Mikri Amoopi’nin kumsalı, Ardani’nin kayalık denizi gerçekten pırıl pırıl turkuaz ve lacivert karışımı nefis denizlere ev sahipliği yapıyor.
  • Amoopi’den güneye inince Paralia Fokia sırtını kayalıklara yaslamış, çakıl taşlı ufacık bir koy, ancak mağaraları ve deniz altı yaşamı ile nefis şnorkel için ideal. Şezlong ve şemsiye de mevcut.

  • Biraz daha güneyde yer alan, bir kısmını toprak yoldan ulaştığınız Damatria, altın sarısı kumsalı, kristal gibi parlayan tertemiz denizi ile favori kumsallarımızdan birisi oldu. Şezlong ve şemsiyenin yanı sıra istediğiniz şeyleri sizin için satın alıp şezlongunuza getiren bir aplikasyon servisi bile var. Plaja inerken önünden geçtiğiniz Poseidon Blue, şef Angela Papavasileiou’nun yaratıcı Yunan lezzetlerini sunan nefis bir restoran ve de rustik Yunan adası evlerine modern yorumlar getiren güzel bir otel.
  • Biraz daha güneyde yer alan Christou Pigadi de kayalıkların altında bakir tertemiz bir koy. Şezlong ve şemsiyeler koyun iki ucunda tepede yer alan Christou Pigadi ve Almyra Tavernalar tarafından sağlanıyor.
  • Adanın en güney ucunda yer alan, 15 dakikalık bir toprak yol sürüşü gerektiren Diakoftis, bembeyaz kumları ile turkuaz renkli bir lagün gibi. Ancak burası da çok popüler ve kalabalık. Şezlong, şemsiye ve kafe hizmeti de Yunanistan standartlarına göre absürt pahalı. Kendinizi egzotik bir adada gibi hissettiğiniz bu koyda, tesisleri kullanmak yerine kayalıkların arasındaki minik koylarda konumlanıp, şnorkel ile saatlerce pırıl pırıl denizin içinde denizaltı yaşantısını gözlemleyebilirsiniz.

 

  • Adanın batısına döndükten sonra kuzeye doğru çıkarken deniz altı severler için bembeyaz Kipos Michaliou kumsalı, kayalık oluşumlar ve duvarları deniz kabukları kaplı mağaralar keşfe değer.
  • Biraz daha kuzeyde ise kısa bir toprak yolu izleyerek ulaşılan Araki plajına ulaşacaksınız. Küçük bir koyda denizin içinde bir heykel gibi yükselen kayalık ile manzarası nefis, yüzme keyfi de bol bir deniz karşınızda. Şezlong ve şemsiye mevcut.
  • Daha kuzeyde ise kayalıklardan aşağı inerek ulaştığınız, kumsal, çakıl taşlar ve kil kaya katmanları arasındaki doğal güzellik Agios Theodoros plajı geliyor. Koy ile aynı ismi taşıyan Agios Theodoros Taverna, rüzgar enerjisiyle elektrik üreten bu aile işletmesi, kuzu güveç, dolma ve ev yapımı makarnalarıyla geleneksel ada lezzetleri için harika bir adres.

 

  • Biraz daha kuzeyde yer alan Arkasa köyü, deniz kenarından başlayıp tepelere uzanan tarihi bir yerleşim. Palaiokastro Tepesinde Arkesia antik kenti kalıntılarına, 5. yüzyıldan kalma Aya Sofya kilisesine, Ecclesiastical Arkeoloji Müzesine ev sahipliği yapıyor. Aya Sofya kilisesinde krokalya mozaik süslemeleri, bugün vaftiz törenleri için kullanılan altar ve 10 dakika yürüme mesafesinde antik Arkasa kenti kalıntıları arasındaki klasik ve Helen döneminden kalan sütun ve duvarlar görülmeye değer. Arkasa’da yer alan Aghios Nikolaos plajı, sığ deniziyle egzotik bir atmosfer ve Kasos üzerinden muhteşem gün batımları ile çok keyifli uzun bir plaj günü sunuyor. KarPassion güzel müzik yapan bir gün batımı adresi.
  • Kuzeye doğru ilerlediğinizde adanın en güzel balıkçı köyü Finiki karşınıza çıkacak. Kikladik mimarideki beyaz mavi evleri, minik kumsal plajı kıyısındaki güzel tavernaları ile zamanda asılı kalmış bir köy burası. Kendi tekneleriyle tuttuğu günlük deniz mahsullerini servis ettiği deniz kıyısındaki Delfini Taverna, ve de içerilerde yer alan Kapetan Giannis ouzeria’nın mezeleri balıkçı köyü hissini lezzetlendirecek. Finiki’de kaleye çıkmak ve de kumsaldaki şezlong & şemsiyelerden kiralayıp pırıl pırıl denize girmek, öğlen nefis lezzetlerin tadına bakmak tüm günlük bir aktivite olabilir.
  • Arzu ederseniz Finiki’den az daha kuzeyde tek başına bir yamaçta yer alan Kedros Taverna’da güneşi batırıp akşam yemeği yiyebilirsiniz. Kedros, sebze meyve bostanı ile çevrili avlu bahçesinde, denize nazır bir manzarada nefis gün batımları yaşatmanın yanı sıra, adada yazın çok az bulunan taze keçi peyniri manouli, kızarmış kabak, güveçte sebze yemeği ladera ve de domuz suvlaki gibi Karpathos’a özgü nefis geleneksel lezzetler sunuyor.
  • Gün batımı için biraz daha kuzeyde nefis bir başka adres daha var. Pyles köyünün batısında denize nazır bir tepede, ağaçların altında yer alan Under The Trees. Kendi yetiştirdikleri sebze, meyve ve kendi hayvanlarından elde ettikleri et, süt ve peynirlerle hazırladıkları, odun ateşinde kuzu ve Yunan ratatouille’si olan briam gibi geleneksel lezzetler.

  • Bir başak gün batımı adresi de Adeia (Iliontas) Plajında yer alan Evdoxia’s Taverna. Sote soğan, keçi tereyağı ile servis edilen makarounes isimli yerel ev yapımı Karpathos’a özgü makarnanın en güzelini burada yedik.
  • Biraz daha kuzeyde deniz kenarında Lefkos kasabası yer alıyor. Üzerinde Roma dönemi sus sarnıcı ve antik Pelekito kalıntılarının yer aldığı kayalık sayesinde müthiş korunaklı bir limana dönüşmüş Lefkos, bugün Karpathos’ta rüzgar ne yönden eserse essin en korunaklı ve düz denizde plaj keyfine ev sahipliği yapan, oteller ve tavernalar ile renklenmiş turist beldesi. Muffinman Bakery & Cafe taze fırın lezzetleri ve koyu tepeden izleyerek kahve keyfi için, deniz kıyısındaki Le Grand Bleu hem Yunan lezzetleri tatmak hem de konaklamak için, Lyra & Friends et lezzetleri , Cpaptain’s Home taze günlük deniz mahsülleri için Lefkos’ta sevdiğimiz adresler oldu.
  • Lefkos’un hemen arkasında yer alan Frangolimnioras plajı ise daha sakin bir plaj. Bu iki plajın arasındaki kayalıklar ise nefis manzaralar ve bakir minicik koylar sunuyor. Frangolimnioras plajında Mr & Mrs Van Twest konaklamak için tatlı bir adres.

  • Adanın doğusunda Pigadia’dan yukarı kuzeye doğru çıkarken sıralana plajlara gelince:
  • Achata ve Kyra Panaghia, çok güzel kumsallar olmalarına rağmen, en kolay ulaşılabilir plajlar oldukları için biraz kalabalık geldi bize. Tepede kırmızı kubbeli bir kilise ile taçlandırılmış Kyra Panaghia’da, adalıların sevdiği cool ve trendy restoranlar mevcut. Meraklıları için öğle yemeği ve akşamüzeri içkileri için duyurulur.
  • Kyra Panaghia’nın biraz daha kuzeyindeki Apella, zümrüt renkli denizi, bembeyaz kumsalı ve sırtını yasladığı çamların manzarası ile bizim favorimiz plajımız oldu.
  • Biraz daha kuzeyde yer alan Agios Nikolaos, aslında yukarıdaki Spoa köyünün limanı olan balıkçı köyü. Kayıklar, kayalıklar ve kumsalın denizi bezediği bu minicik tatlı koyda, aile işletmesi olan Votsalo Taverna’da deniz mahsullerinin tadına varıp, koyun en sonundaki merdivenlerden inince ulaşılan gençlerin favorisi Xopetro beach barda frape içip, Pegasus’un tekneleri ile civarda sadece denizden ulaşılabilen Has, Staka, Manari ve Ai Giannis gibi koylara günü birlik tur yapabilirsiniz.

  

  • Daha kuzeyde yer alan Agios Minas ve Forokli plajları çok övülüyor, ancak virajlı ve toprak yolu sebebiyle araç kiraladığımız şirket oralara gitmemizi yasakladı. Aklımız kaldı tabi ama adada denize girdiğimiz tüm koylar ve plajlar öyle güzeldi ki, 2 koyu da görmesek olur dedik.
  • Diafani: Adanın epey kuzeyinde deniz kıyısında yer alan Diafani’ye sadece feribot ile gelirken uğradık ve feribotun balkonundan yarım saat kadar seyrettik. Diafani, adanın geriye kalanından kopuk olduğu için oraya vakit ayıramadık. Adanın o bölümünü de görmek isteyenler Diafani’de 2-3 gece konaklayabilir. Olympos’a çok yakın olduğu için oradan köye hem gündüz hem de akşam gitmek daha mümkün olur. Ayrıca Diafani’den deniz açılan tekneler ile Vroukounta ve Tristomo koyu ve de Saria adasına günü birlik geziler yapmak mümkün. Karpathos’un yerlilerine sorduğumda Diafani’de Deniz mahsülleri için Delfinia, geleneksel taverna için Anoixi, kafeneio Aktaio, içki için Anemoessa, fırın için Eirini Hatzipapa’s önerildi. Ayrıca Diafani yakınlarda 300 çiftlik evinden oluşan Avlona köyünde, Avlona Taverna, zamanda geriye yolculuk yapmak için çok güzel bir deneyim diye önerildi.
  • Pigadia: Adanın limanı ve merkezi – Biz kalabalıkları sevmediğimiz için Rodos’tan gelip giderken ve Kasos’a gidip dönerken feribot ve teknemize binmeden önce gezdiğimiz kadarı ile biliyoruz. Art-deco stildeki binada yer alan arkeoloji müzesi güzelmiş.

Tarihi Tepe Köyleri

Karpathos epey dağlık bir ada. Alçalıp yükselen engebeli tepelerin üzerinde kurulmuş birçok tepe köyü yerleşimi var. İnsan bu diklikte o evlerin nasıl inşa edildiğine şaşırıyor birçok köyde.

Tepe köylerini ziyaret etmek için en güzel saatler ya köylülerin kahvesini içtiği sabahın erken saatleri, ya da akşamüzeri frape keyfinden, akşam yemekleri için tavernaların dolduğu akşam ve gece saatleri.

 

  • Olympos: Karpathos’un kuzeyinde dağlık bölgenin ortasında saklanmış bir tarihi dağ köyü Olympos. 1950’ye kadar elektiriği, 1984’e kadar da yolu olmayan Olympos köyü, yıllarca sadece 80 yel değirmenin sağladığı elektirikle yaşamış, ve dış dünya ile bağlantısı sadece eşek ve at üzerinde aşağıda deniz kıyısındaki Diafani limanına gidip gelenler ile olmuş. Uzun yıllar adanın güneyindeki tüm yerleşimlerden izole kalmış olduğu için sanki Olympos Karpathos’tan bambaşka bir diyar. Gerçekten şahsına münhasır bir köy. Uzunca bir süre hiçliğin ortasında ilerledikten sonra bir virajı döndüğünüzde, dimdik bir tepenin üzerine tünemiş Olympos karşınıza çıkıyor. Pastel renklere boyanmış, basamak basamak yükselen evleri uzaktan görmek bile, Yunanistan’daki en güzel köylerden birisine geldiğinizi hissettiriyor size.

  • Epey büyük bir köy olan Olympos’ta evlerin alınlarında süslemelerin hepsi birer hikaye anlatıyor. Köyün uzunca süre tek elektrik kaynağı olan tarihi taş yel değirmenleri, enfes fresko ve ikonaları ile 15. Yüzyıldan kalma Meryem Ana kilisesi, başka kiliseler ve sayısız şapele ev sahipliği yapan köyün halkı geleneklerine hala sıkı sıkıya bağlı yaşıyor. Ana-erkil yapısını hala devam ettiren köyde, kadınlar renkli folklorik kıyafetleriyle dolaşıyor ve doğumlar, evliliklerdeki geleneksel ritüeller aynen devam ediyor. Festivalleri bile farklı Olympos’un. Mesela Panagiri’de önce oturan şarkıcılar ve çalgıcılar yavaş şarkılar çalıp söylüyor, ardından ağırbaşlı danslar başlıyor, ve tempo yavaş yavaş hızlanıyor, en sonunda coşkulu danslarla herkes ayağa kalkıyor. Ayrıca festival zamanı sokaklarda patinades isimli fener alayları gerçekleşiyor.

  • Hem Olympos’u gezerken, hem de Panagiri’ye katıldığınızda gerçekten başak bir zamanda gibi hissediyorsunuz kendinizi. Çünkü sadece birkaç kişi değil herkes geleneksel kıyafetleri içinde, hiçbir şey hızlı yaşanmıyor, adım adım, yavaş yavaş (Yunanlıların deyimi ile ‘siga siga’), hakkını vererek, adabına göre yaşanıyor. İçinde yaşadığımız dünyanın aceleciliği, sabırsızlığı, toleranssızlığı sanki Olympos’a nüfus etmemiş.
  • İnsan sadece turistlere çekici gözükmek için folklorik kıyafet giymişler sanabilir. Ancak kıyafetleri haricinde konuşmalar, tavırlar, evlerin içi, dükkanlar, fırıncı, rahip, kunduracı, çoban, aşçı hepsi o kadar naif ki, insan çocukluğuna dönüyor bu köyde.

 

  • Bizim için köyü özel kılan bir başka deneyim 83 yaşındaki Arhodula ve 85 yalındaki Filipaki’nin köy kahvesi Kafeneios Filipakis Parthenon’da onlarla birlikte kahve içip sohbet etmek oldu. Kahvenin içi antika objeler ve fotoğraflar ile Olympos tarihine tanıklık ettiğiniz bir müze gibi adeta. Arhodula kendi okul fotoğraflarını, köyde farklı zamanlarda farklı kutlamalardaki fotoğrafları tek tek gösteriyor. Ve kahvede ikisinden başka çalışan yok. Bizim frapemizi Filipaki hazırladı, yanında suyuyla Arhodula servis etti. Köyün tarihini ve hikayelerini Arhodula ve Filipaki’den dinlemek eşsiz bir deneyim oldu. Tabi ki İngilizce bilmedikleri için, bizim gibi kahve içmeye gelen Yunanlılar tercümanlık yaptı.
  • Olympos’ta birkaç lezzet durağından bahsedelim: Phillipidis (Kriti), mezeleri ile ünlü, yerellerin favorisi, köyün tarihi bir ouzeria’sı. Olympos Lentakis ise Lentakis ailesinin odun ateşinde pişirdiği keçi güveç, sebze güveç ve musakka gibi geleneksel lezzetlerini sunan başka bir lokal favorisi. 300 yıllık tarihi bir rüzgar değirmeninde yer alan, muhteşem manzaralara nazır balkonu ve terasıyla Milos Taverna, otlu börek, makarounes, musakka, domatesli oğlak gibi geleneksel Karpathos lezzetleri sunana başka bir lezzet durağı.
  • Olympos’ta hala el ustalığı sergileyen zanaatkarlar da var. Geleneksel Stivania ayakkabıları, kemerler ve çantalar yapan deri ustası Yiannis Prearis’in atölyesi, Örgü ve dikim çanta, eşarp yapan Evangekia Hapsi’nin Agios Ioannis kilisesinin meydanında yer alan dükkanı hem özgün el işleri almak, hem de geleneksel Olympos evi dekorasyonunu görmek için güzel adresler. Art from Karpathos’ta sanat Kalliopi Pavlidou modern ahşap, kanvas ve taş işler, ND Creations’da Nikos Dais’in ahşap işlerini, Kypseli’de arıcı  Giorgos Halkias’ın muhteşem kekik balı, Elaia’da ise lokal zeytinyağı bulabilirsiniz. 

   

  • Menetes: Kayaların üzerine tünemiş bir kartal gibi Pigadia limanını izleyen Menetes, tarihi ortaçağ’a dayanan ancak binaları neo-klasik dönemin izlerini taşıyan bir köy. Menetes’te önce 1865’e tarihli Panagia Kilisesini ziyaret edip arkasında köyün renkli evlerini, önünde de denizi izleyin. Sonra köyün daracık kıvrıla kıvrıla yükselen sokaklarında dolaşın, 200 yıllık bir binada yer alan Folk Müzesini ziyaret edin, sonra en tepede yer aşan Aghios Spyridonas Kilisesinden panoramik köy ve koy manzaralarını izleyin. Perdika taverna’da bir kahve molası verin veya lokal lezzetlerin tadına bakın. Ya da az ileride Ilias Leivadiotis’in geleneksel ‘kafenio’ mezecisinde de yiyebilirsiniz. Adanın son sepet örücülerinden Varvara Sevdali’nin ana cadde üzerindeki dükkanını ve de ressam Popi Hatzidaki ve heykeltraş Panagiotis Aneziris’in işlerini sergileyen Bonendis Art Center’ı ziyaret edin. Biz Menetes’te Panagia şenliklerine denk geldik ve yerel halkla birlikte gecenin ilerleyen saatlerine kadar dans ettiğimiz nefis bir gece geçirdik.

   

  • Mesochori: Adanın batısında gün batımına nazır bir yamaçta at nalı şeklinde yamaca tünemiş evlerden oluşan Mesochori, yolda ilerlerken gördüğünüzde nefesinizi kesen bir köy. 1553 yılından kalan Panagia Vrysiani kilisesi ve altından geçen kaynak suyu ile Yunanlılar için adanın en kutsal noktalarından birisi. Adanın en güzel geleneksel lezzet duraklarından birisi olan Steki bu köyde. Anne kız mutfakta harikalar yaratıyor. Labirent gibi sokaklarında bir aşağı bir yukarı yürüdükten sonra Skopi meydanındaki minik kiliselere ve gün batımı manzarasına nazır Skopi Cafe’ye ulaşacaksınız. Biz kilise meydanındaki panagia şenliğine denk geldiğimiz için şanslıydık.

 

  • Spoa: Mesochori’den adanın doğusuna doğru içeri girdiğinizde bıçak sırtı gibi bir tepede yer alan dolayısı ile hem batı hem de doğuyu gören Spoa, taraça taraça aşağı doğru inen bağları, bahçeleri ile yemyeşil bir tepe köyü. Folia Taverna’da tavernanın sahibinin her sabah aşağıdaki Agios Geargios koyundan kendi balıkçı kayığı ile denize açılarak tuttuğu deniz mahsullerini, özellikle de taze thrapsala (uçan kalamar), Karpathos karidesi ve fırında papağan balığını nefis deniz manzaralarına nazır tadabilirsiniz.
  • Aperi: 1700-1892’ye kadar adanın merkezi olan Aperi, aşağıda Pigadia limana nazır, büyük bir dağ kasabası. Taş köprüsü, malikane gibi evleri ile doğudaki plajlara giderken içinden geçmeye değer bir kasaba.
  • Aperi’nin yukarısında yer alan Volada, muhteşem manzarası, bembeyaz evler, 14.yydan kalma kale kalıntıları ile resimlik bir dağ köyü köy. Antonis kafeneio’da bir kahve içip ardından çiftliklerin arasından yükselen yoldan, Dodocanese adalarının en yüksek noktası (1215 metre) olan Kali Limni’deki Kali Kardia tavernaya çıkıp enfes ada ve Ege & Akdeniz manzaralarının tadına varabilirsiniz. Kısık ateşte ağır ağır pişen keçi ve taze manouli peynirinin tadına bakın. Bahar aylarında zirve tırmanışçıların sevdiği bir rota.

 

  • Volada’dan doğuya doğru ilerlediğinizde 510 metre rakımıyla, Karpathos’un en yüksek köyü Othos karşınıza çıkıyor. Folklör müzesi, müzisyen ve marangoz Giorgos Kostetsos’un atölyesini ziyaret edebilirsiniz.
  • Biraz kuzeyde yer alan bağlarla çevrili Stets, adanın üzüm ve şarap üretim köyü.
  • Daha batıdaki Pyles köyü ise adanın en sevimli tepe köylerinden birisi. Duvarlarındaki şiirler, resimler, süslemeler, nefis avlulu evler ile şiir gibi ufacık bir köy. Parthenon kafeneio’da bir frape için, ve tarihi bir yel değirmenli çiftlik evini kendine mesken alan, tarım müzesinde odun ateş fırını, üzüm sıkacağı ve çırçır zemini görün.

Karpathos’ta iken:

  • Tatmak için: Yerel keçi peyniri olan Manouli peynirinin 3 türü var. Her şef kendi peynirini yapmakla övünüyor. Kremamsı taze peyniri yazın bulmak çok zor ama iyi geleneksel tavernalarda yakalayabilirsiniz, sert manouli ve kurutulmuş zeytinyapında tuzlu manouli.
  • Tarih severler için: Adanın batısında yer alan Arkasa’da 5.yydan kalma Aya Sofya kilisesinde krokalya mozaik süslemeleri, bugün vaftiz törenleri için kullanılan altar ve 10 dakika yürüme mesafesinde antik Arkasa kenti kalıntıları arasındaki klasik ve Helen döneminden kalan sütun ve duvarlar görülmeye değer. Pyles’te tarım müzesi, Othos’ta ve Menetes’teki Folklor Müzeleri, adadaki tarıma dayalı eski yaşantının izlerini sergiliyor. Pigadia’da limanın güney ucundaki tepede Poseidro antik kentinin akropol kalıntıları, 6.yydan kalma Agia Fotini kilisesi de adanın tarihi hazineleri diye geçiyor. Karpathos’un kuzeyinde yer alan ve sadece tekneyle ziyaret edilebilen Saria adasında 21 kilometrekareye yayılmış Nisyros antik kenti yer alıyor.
  • Sporseverler için:
    • Sörf: Adanın milli sporu sörf. Bazı koylarında hiç kesilmeyen termik rüzgarı sayesinde dünyaca ünlü bir sörf merkezi haline gelen Karpathos’ta rüzgar, uçurtma ve kanat sörfü epey popüler. Afiartis’in 3 koyunda her seviyeye ve sörf tipine uygun farklı sörf istasyonları yer alıyor. Başlangıç seviyesi için Chicken Bay, orta seviye için Gun’s Bay, ustalar için ise Devil’s Bay. Mayıs-Ekim arası sörf için en güzel zamanlar. Ayrıca adanın batısında Paralia Pounta (Agrilaopotamos) da kite, sörf ve wing sörfçüler için rüzgarı biraz daha az ancak keyifli bir alternatif.
    • Doğa Sporları: Kaya tırmanışı, doğa yürüyüşleri ve dalış adanın sunduğu doğa sporları alternatifleri.

 

Ulaşım: Karpathos’a, Marmaris’ten Rodos’a feribotla geçip, Rodos’tan feribotla ulaşabilirsiniz. Ya da Rodos veya Atina’ya uçup, oradan Karpathos’a uçabilirsiniz.

 

Zeynep Atılgan Boneval 

YUNAN ADALARI YAZI VE REHBERLERİMİZ:

12 Adalar (Dodocanese Adaları)

Kiklad Adaları  (Cyclades Adaları)

İyon Adaları (İonian Adaları)

Sizin Gözünüzden Yunan Adaları

Kendim çizdiğim bir el yapımı bir harita üzerinde adaların konumlarına yer vermeye çalıştım:

Zeynep Atılgan Boneval