DOĞAYLA BULUŞMA OTELLERİ – TÜRKİYE

TÜRKİYE’DE DOĞADA BÜYÜLENME OTELLERİ 

Sizler için Türkiye’nin farklı coğrafyalarında muhteşem doğa ile buluşma deneyimleri sunan, içinde bulunduğu muhteşem doğası, mimarisi ve servis anlayışı ile ruhunuzu dinlendirecek, zevkli ve keyifli otelleri seçtik.

Yazımızın:

  • 1.bölümünde Türkiye’nin farklı bölgelerindeki favori konaklama adreslerimizi,
  • 2.bölümünde İstanbul’a sürüş mesafesindeki favori konaklama adreslerimizi,
  • 3.bölümünde de Bozburun yarımadasında sadece denizden ulaşılabilen deniz & doğayla bütünleşme ve inziva için favori konaklama adreslerimizi bulabilirsiniz.

Türkiye’denin Farklı Bölgelerinde Doğada Büyülenme Otel Önerilerimiz: 

  • Golden Key Bördübet, Marmaris: Çam ormanları içinde yer alan Golden Key Bördübet, nehir kıyısında yemyeşil bir bahçenin içinde sakin, huzurlu bir doğa mabedi adeta. Nehrin hemen kenarında yer alan iki katlı evler doğa renklerinde, ideal huzuru sağlayacak şekilde sade ve ferah bir dekorasyona sahip. Her odadaki özel balkondan bahçenin, nehrin ve dağların manzarası nefis. Güne yakındaki köylerden gelen taze ürünlerin sunulduğu zengin bir kahvaltı ile başlayıp, doğal çevrenin panoramik manzarasını sunan terasta kahvesini yudumlayabilir, nehirdeki kuğuları izleyerek romantik bir akşam yemeğinin keyfine varabiliyorsunuz. Otelin tekneler ile ulaşılan özel bir plaj alanı da var.
  • Dionysos Village Hotel, Kumlubük, Marmaris: Yemyeşil bir doğanın içinde muhteşem manzaraların tadına varmak ve doğanın büyüsüne kapılmak için Dionysos Village Hotel gerçekten eşsiz bir adres.
  • Simurg Inn, Ahmetçe, Kaz Dağları: Yemyeşil cömert doğanın içinde, masmavi deniz ve gökyüzüne uzanan nefis bir manzara eşliğinde, huzurla iç sesinizi dinleyebileceğiniz masal gibi bir inziva noktası Simurg Inn. Ruhunu dinlendirmek, iç sesini duymak, doğanın arındırıcı enerjisini yaşamak, kuş sesleri ile güneşe uyanmak, köpekkerin koşulsuz sevgisi ile güneşi batırmak, her lokmasının tadı damağında kalan lezzetlerin keyfine varmak, her köşesi zarif ve ince düşünülmüş bir evde misafir gibi hissetmek, sana kucak açan sımsıcak bir yuvaya dönmek, ve kendine dönmek gibi bir duygu Simurg Inn. İşte bu satırlar döküldü içimden Simurg Inn’i deneyimledikten sonra. Konaklamak demiyorum, çünkü gerçekten bir yandan sanki bir eve dönüş bir yandan da her anı tüm duyularınıza hitap eden bir deneyim burada olmak. Bazı büyülü yerler vardır hani, sizi daha kapısından girer girmez içinizi bir huşu ve yaşam sevinci kaplar işte öyle bir duygu burada olmak.
  • Olympos Lodge, Çıralı, Antalya: Deniz ile dağların buluşma noktasında Antik Likya’nın merkezinde yer alan Olympos Lodge Hotel, inanılmaz güzel limon bahçeleri içinde bembeyaza boyalı şirin odalarında doğayı ve huzuru sunuyor.  Özellikle sabahın erken saatlerinde denizin ve manzaraların tadına doyum olmuyor.
  • Ortunç Otel, Cunda, Ayvalık: Cunda adasının Midilli’ye bakan ucunda muhteşem çamlar ile çevrelenmiş yemyeşil bir doğanın içinde tenha bir koyda yer alan Ortunç, mavi ve yeşilin huzurlu bir buluşması. Kendi özel plajında sessizliğin, terasında inzivanın, restoranında harika lezzetlerin tadını çıkartabilirsiniz.
  • Oliviera Resort, Kalem Adası, Bademli: Kalem Adası’nda güzel bir bölgede yer alan Oliviera Resort, ağaçlarla dolu yeşil bir bahçe ile çevrilidir. Ege Denizi’ne bakan ve turkuaz suların muhteşem manzarasını sunan tesisin özel kum plajı var.
  • Villa MahalKalkan: Kalkan’da denize nazır taraça taraça inen Villa Mahal, ruhunuzu okşayan manzaraları ile zamanı durduran bir otel.  Denizden esen meltemi içine alan odalarında sabah uyandığınızda ilerideki yunusların oyunlarını izleyebilir, gün boyu hem deniz hem de deniz manzaralı havuzda yüzebilir, sessizliğin tadına vararak kitap okuyabilir, gün batımında restoran ve barında gökyüzünün aldığı turuncu, pembe, mor renklerin denize yansıması ile oluşan sürreal tabloyu izleyebilirsiniz. Sade ve zevkli bir tasarıma sahip otel, ruhunuza kesinlikle huzur getiriyor.
  • Nautical Revive, Faralya, Fethiye: Şehrin koşuşturmasından, gürültü patırtısından, stresinden ve sorumluluklarından uzaklaşıp, deniz kenarında enfes bir inziva noktasında başbaşa vakit geçirmek, zihin, beden ve ruh dengesini sağlamak, yenilenmek, canlanmak, iç benliğinize doğru huzurlu bir yolculuğa adım atmak için ilham verici bir adres. Dilerseniz sadece eşiniz/sevgiliniz ile romantik bir haftasonu veya hafta geçirmek için başbaşa gidebilirsiniz. Ayrıca özel programları takip ederek haftalık yenilenme workshoplarına birlikte katılabilirsiniz. 
  • Beyaz Yunus, Ölüdeniz, Fethiye: ‘Denizden yüksek, kayaların tepesinde, tarihi zeytin ağaçlarının arasında bir taş ev, yamaçlarda Akdeniz’i seyreden meyve bahçeleri…’  7 odalı muhteşem manzaralara nazır bu şirin ve sıcacık otel sessiz, dingin ve huzurlu bir tatil arayanlar için ideal bir otel. Beyaz Yunus’un doğaya saygı prensibi ve muhteşem konumu sayesinde  doğayı ve denizi en yalın haliyle yaşamak, kendinizle başbaşa kalıp ruhunuzu dinlendirmek için ideal.
  • Argos, Uçhisar, Kapadokya:  Uçhisar yamaçlarında terk edilmiş bir yerleşkenin, Kapadokya’nın büyüleyici doğasına, yüzbinlerce yıllık tarihine, yerel kültürüne ve mimari dokusuna saygı duruşu sergilenerek, yeniden doğuşuna tanıklık ettiğiniz bir sanat enstelasyonu adeta bu otel. Her köşesi özenle, aslına sadık kalınarak restore edilmiş ve yaratıcı tasarım ile harmanlanarak yeniden hayat bulmuş. İşte bu yüzden Argos geçmişin günümüzle masalsı ve mistik bir buluşması.
  • Baksı Müzesi Konukevi, Baksı, Bayburt: Sanatı ve doğayı birlikte yaşamak için Türkiye’nin ilk sosyal sorummluluk oteli olan Baksı Müzesi Konukevi’nde konaklamanızı tavsiye ederiz. Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kurulmuş Baksı Müzesi’si Türkiye’de doğanın ortasında beliriveren ilk müze örneği. 40 dönümlük bir arazide çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yanyana sunan sergi alanlarının yanı sıra, atölyeler, kütüphane ve konukevi yer alıyor. Bayburt Konuk Evi, etnografik eşyaları ve özgün yerel mimari unsurlarıyla 17 odalı bir konuk evi. Baksı Müzesi, bulunduğu bölgede kadınların, gençlerin ve çocukların gelişimine destek olmayı, eğitime, meslek edindirmeye ve istihdama katkı sağlamayı hedefleyen Sosyal Yaşama Katkı projeleri de gerçekleştiriyor.
  • Yediburunlar Light HouseGe Köyü, Seydikemer: Denizden 600 metre yükseklikte Yediburunbaşı tepesinden hem Ege’nin hem de Akdeniz’in eşşiz koylarını seyrederek doğa ile birlikte doğal yaşam konseptinde konaklamak ve de Likya Yolu yürüyüşleri yapmak için ideal. Yediburunlar Lighthouse Hotel, her sabah uyandığınızda şükrettiğiniz ve gün boyu bakmaya doyamadığınız nefes kesen eşsiz manzaraları, her köşesinden buram buram fışkıran doğası, meyve ağaçları, zeytinleri, çiçekleri, güleryüzlü ve samimi aile ortamı, dünya tatlısı köpeği Asude’si ve bilge kedileri ile hem Likya Yolu yürüyüşü için suite odaları ile konforlu ve lüks bir alternatif, hem de doğanın kucağında inziva tatili yapmak, biraz durmak, dinlenmek ve romantik vakit geçirmek için king ve queen suitleriyle güzel bir durak.
  • Saklı Göl Evleri, Karacaören Antalya: Yeşillkiler ile çevrili muhteşem bir gölün etrafında bambaşka bir dünyada hissedeceğiniz, doğanın, huzurun ve sessizliğin tadına varabileceğiniz, zamanın yavaşladığına şahit olacağınız bir cennet Saklı Göl Evleri. Manzaranın keyfini çıkartabildiğiniz, doğadaki ahengini yansıtan ve evde hissettiren göl evlerinde konaklarken, balıkçılık, kano gezisi, doğa yürüyüşü, tekne gezintisi, bisiklet turu gibi aktivitelerin yanı sıra Sagalassos, Kremna, Milyos (Milias) Antik Kentlerini ve Kral Yolu Yazılı Kanyonunu ziyaret edebiliyorsunuz.
  • Moyy Mini Otel, Çamlıhemşin, Rize: Doğu Karadeniz’in bozulmamış doğasında kısa bir kaçamak yapmak için harika bir adres. Çamlıhemşin kasabasında taş ve kestane ağacından inşaa edilmiş tarihi bir binın restorasyonu ile misafirleri ile buluşan Moyy otel & kafe, Kaçkarlar’a giriş yapmak için ideal bir konumda. 6 odalı basit bir ekolojik bir lodge gibi düşünebileceğiniz otel, tüm sadeliğine rağmen masalsı bir atmosfere sahip. Fırtına deresine bakan 3 odadan birisinde konakladığınızda derenin dinlenidirci sesi, yağmur sonrası buram buram kokan toprak ve çimen kokusu, heybetli tepelerden aşağılara kadar uzanan yemyeşil ağaçları tüm duyularınızı canlandırıyor. Tabii ki Kaçkar yaylalarında yürüyüşler, çay toplama ve bal sağımı gezileri, Ağustos’ta yabanmersini, frambuaz ve böğürtlen tarlaları gezileri gibi etkinlikler ile doğada bolca vakit geçirdikten sonra acıkmamak mümkün değil. Yöreye özgü lezzetler, ev yapımı reçeller, Çamlıhemşin balları, mevsim meyvaları ile hazırlanmış likörler ve içeceklerin tadına doyum olmuyor.
  • Teomida Hotel, Burhaniye: Kuzey Ege’de, Edremit Körfezi’nin güneyinde, muhteşem Kaz dağları ve Edremit Körfezi manzarasına hakim bir konumda dünya tatlısı insanlar tarafından işletilen bir cennet köşesi Teomida.   Doğa’ya saygı anlayışı ile inşa edilmiş olan Teomida, bir Akdeniz bahçesine dönüştürülmüş olan rüya gibi bir 1,5 hektarlık zeytinliğin ortasında yer alıyor. Tepelerde ve ağaçların arasında sudan uzak olduğunuzu sanmayın, bahçe içinde ısıtılmış bir yüzme havuzu, içeride de bir serinleme havuzlu ve bir Türk Hamamı var.
  • Manici Kasrı, Yeşilyurt Köy, Kaz Dağları: Manici Kasrı, Kazdağı eteklerinde, uçsuz bucaksız zeytinlikler, badem ve incir ağaçları arasında şehirden uzak doğada bir kaç gün geçirmek isteyenler için ideal bir butik otel. Otantik taş mimari üslupla, yıkılmış eski bir zeytinyağı fabrikasının taşları, ahşap kolon ve kirişleri kullanılarak inşa edilmiştir. Duvarları yüz yıllık ateş tuğlaları ile örülmüş kemerli koridorlarında yürürken tarihi bir şatodaymışsınız hissi yaratıyor. Menüsünde brokoli, ısırgan otu, hindiba ve semiz otu içeren yöre yemekleri; çeşit çeşit zeytinyağlılar ve deniz mahsulleri yer alıyor ve yemeklerde kullanılan süt, peynir, bal ve zeytin Yeşilyurt ve çevre köylerden elde ediliyor. Yazları ise köyden sahile inince Manici Kasrı’nın özel plajına ulaşıyorsunuz Yazları sadece otel misafirlerine ait bu özel plajda zeytin ağaçları arasında, çimlerin üzerinde güneşlenebilir, deniz keyfi yapabiliyorsunuz.
  •  Ormana Düğmeli Evler, Ormana Köyü, Antalya: Sedir ağacından inşaa edilmiş 700 yıllık Ormana Düğmeli Evlerinde doğanın ve tarihin içinde yolculuk yapmak gerçekten eşsiz bir doğa ve kültür deneyimi.

 

İstanbul’a Sürüş mesafesinde Doğa İle Buluşma Otel Önerilerimiz

  • Narköy, İzmit: Doğanın kalbinde doğal ve sade bir öze dönüş tatili geçirmek isterseniz eğer adresiniz Narköy…  Narköy doğaya ve toprağa dokunmayı hatırlatan orman içinde bir köy. Organik tarım yöneticisi ve NLP uzmanı ‘Nar Anne’, yani Nardane Kuşçu’nun uzun yıllardır eğitim çiftliği hayali ile oğlu Ozan Kuşçu’nun eğitim oteli fikrinin buluşmasından doğmuş. İnsanın doğaya bağlı kalmasını amaç edinen Narköy, ormana, ağaçlara, toprağa, gökyüzüne farkındalık yaratacak perspektiflerden oluşan, sürdürülebilir yaşam modellerinin geliştirildiği, ekolojik yaşamı yakından tanımayı ve deneyimlemeyi isteyen herkesin faydalanabileceği bir ‘eko-otel’, bir organik tarım çiftliği ve eğitim yerleşkesi… Sürdürülebilir enerji kullanımının esas olduğu Narköy’e ait yapılar, düşük karbon ayak izine sahip hafif çelik sistemi ile inşa edilerek, her ölçekte geri dönüşümlü ve doğal içerikli malzemelerle oluşturulmuş. Narköy’de neler mi yapabilirsiniz? En doğalından en tazesinden lezzetler ile donanmış mükellef bir sofrada kahvaltı ile gün başlayacağınız kesin. İsterseniz kahvaltı öncesi orman ve çiftlik yürüyüşü yapabilir, hayvan bakımı ve süt sağmaya dahil olabilirsiniz. İsterneniz tölyelere katılabilir, ekim dikim ve hasatın bir parçası olabilir, at veya bisiklet ile çevreyi keşfedebilir, çilek veya domates toplamaya gidebilir, akşamları da ateş başı sohbetleri ile kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Atölye ve etkinlikler: balkon gibi kısıtlı alanlarda pratik bahçe yönetemleri öğreten ‘Kendi bahçeni yap’ ve ‘Doğada hayatta kalmayı öğreten ‘Doğada Olmak’ eğitimleri, Permakültür, kompost, peynir ekmek yapımı atölyeleri, holistik sağlıklı beslenme programları, çocuklar için doğa içinde kişisel gelişim kamplarını kapsıyor.
  • Longosphere GlampingDemirköy, İğneada: Longoz Ormanları’nı keşfetmek ve doğayla buluşmak için Longosphere Glamping gerçekten biçilmiş kaftan.
  • Nefes MekanKışlacık Köyü, Vize, Kırklareli: Istranca Ormanları, Cehennem Şelâleleri, Longoz Ormanları, Dupnisa Mağarası gibi doğa harikalarını, Aya Nikola Manastırı ve Panayır İskelesi gibi tarihi yerleri keşfetmek için Nefes Mekan ideal bir adres.
  • Casa Lavanda, Şile: Doğayla baş başa, sakin, huzurlu, kaliteli ve yalın bir dinlence… İstanbul’dan yalnızca 45 dakikada ulaşılabilen, Şile’ye bağlı Ulupelit Köyü’ndeki Casa Lavanda Boutique Hotel, 17 bin metrekare yeşil alanı, en ince detayları düşünülmüş 13 odası ve uzman SPA’sı, gurme lezzetleri ile misafirlerini özenle ağırlıyor. Şehir insanının doğayla doyasıya yaşam özlemini karşılayan, sakin, huzurlu ve yalın bir cennet köşesi burası. İnşaatında doğal yapıya ve ekosisteme uyumlu olmasına, özgün mimari ve iç dekorasyon öğeleri kullanmaya özen göstermişler. Gerek iç, gerekse de dış mekânlarda konfordan ödün vermezken, doğal ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilen taş ve ahşap gibi malzemelere ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına öncelik vermişler. Eşsiz bir peyzajda yer alan bu harika otelde, aile işletmesi titizliği ve özeni her ayrıntıya yansıyor. 
  • The Lake House İznikKeramet, İznik Orhangazi Yolu: İznik Gölü kıyısında doğa ile iç içe keyifli ve kaliteli bir konaklama için The Lake House İznik ideal bir adres. 
  • Yeşil Masal Ev, Abant Yolu, Bolu: Yemyeşil bi doğa masalının içinde oksijen dolu tertemiz havanın, kuş sesleri ile uzun yürüyüşlerin ve doğal köy kahvaltılarının tadına varmak için Yeşil Masal Ev çok güzel bir adres.
  • Šuma SanjatiŞile, Yeniköy: İstanbul’un en sevimli Boşnak köyünde, ormanın içine kurulmuş Türkiye’nin en büyük ağaç oteli olan Šuma Sanjati, doğayla buluşmak ve ağaç ev deneyimi yaşamak için en orjinal konaklama adresi.
  • Hotel Caeli, Eceabat, Trakya: Bağların arasında konaklamak, otele ve bahçelerine serpiştirilmiş sanat eserlerinin, nefis şarapların ve doğal lezzetlerin tadına varmak için Hotel Caeli çok güzel bir adres.
  • Palivor Çiftliği, Demirköy Kırklareli: İstanbul’dan 3.5 saat uzaklıkta, Demirköyde, İğneada Ormanlarının tam ortasında 140 dönüme yayılmış Palivor çiftliği hiç eldeğmemiş bir doğa ile buluşmak isteyenler için ideal. Emre Oral ailesi ile birlikte temiz havaya ulaşmak ve organik tarım yapmak için kurduğu çiftlikte yer alan evlerden birisi olan 5 odalı Taş Evi misafirlere de açmış.  Ekolojik gıda meraklıları 110’dan fazla tarım ve süt ürünü sunan Palivor markasını bilir,  işte bu ürünler bu çiftlikten geliyor. Yani Taş Ev sadece çiftlik ve doğal bir hayatı deneyimleme şansı değil, en taze organik mahsüller ile yerinde buluşma ve gastronomik deneyimler yaşama şansı da sunuyor. Çiftlikte kuzu, koyun, keçi, tavuk, at, ve eşekler rahatça dolaşıyor 11 kilometrelik yürüyüş ve bisiklet parkuru yer alıyor. Dünyanın sınırlı sayıdaki Longoz Ormanlarına da yarım saatte ulaşabiliyorsunuz.
  • Barbaros Bağ Evi, Trakya: Fransa’da uzun yıllar gastronomi üzerine eğitim alan ve çalışan Can Topsakal’ın Türkiye’ye dönünce, Çatalca’da 230 dönüm tarım arazisi üzerine kurduğu Barbare Bağları içinde yer alan Barbaros Bağ Evi, Trakya’ya Provence esintileri taşımış. Yemyeşil üzümler ile kaplı bağların arasında uyanmak, şaraplarını çok sevdiğimiz Barbare markasını yerinde deneyimlemek, üzümün dalından bardağa yolcuğunu dinlemek, bağlar arasında yürümek, hatta bağbozumuna katılmak, pekmez soslu bonfile, üzüm sarma, oğlak etli menü gibi muhteşem lezzetlerin tadına bakmak, yemek atölyelerine katılmak Barbaros Bağ Evindeyken yapabileceğiniz harika aktiviteler.
  • Villa Fe, Çatalca: Ferhan Kolverdi, şehrin stresinden uzaklaşarak ve doğanın dinginliği ile buluşmak için Çataşca’da bir çiftlik evi inşaa etmiş. Çiftliğin enerjisi kendisine o kadar iyi gelmiş ki 2010 yılında evi meraklıları ile paylaştığı bir butik otele dönüştürmüş.  Heryerinden yeşil fışkran bu 15 dönümlük çiftlik, doğayla buluşmanın yanı sıra yoga, meditasyon, nefes, şaman ve kızılderi ritüellerine katılarak huzur ve şifa bulmak için de ideal. 18 odalı çiftlik evinde, tarla ve seralarda yetişmiş taze köy mahsülleri ile hazırlanmış harika vejeteryan lezzetler sunuluyor.

 

Sadece Denizden Ulaşılabilen Bozburun Yarımadası İnziva Otelleri

Bazen tamamen dış dünya ile ilişkimizi kesmek, deniz ve doğa ve ile harmanlanmak isteriz. İşte böyle bir tatil arzu ediyorsanız size harika birkaç inziva oteli önerimiz var!

1)Bozburun’dan Söğüt’e doğru ilerleyip Adatepe’ye ulaştığınızda sadece denizden ulaşabileceğiniz, Adaboğazı’daki adacıklara, antik kalıntılara ve enfes gün batımlarına nazır, birbirinden güzel oteller yer alıyor. Huzurla denize doyabileceğiniz konaklama önerilerimiz:

  • Karia Bel: Suyun kıyısında denizin ve doğanın ortasında hissettiğiniz, her tarafı çiçekler ile çevrili zarif bir taş binada konakladığınız, iskele üzerinde fenerler ile aydınlatılmış bembeyaz örtülü masalarında harika lezzetler yediğiniz, sabah uyanır uyanmaz kendinizi tertemiz denizin sularına bıraktığınız, karşınızda esrarengiz kalıntıların yer aldığı adacıklara yüzdüğünüz, taraça taraça inen ağaç altı gölgelikler, teraslar, mini bahçelerde dinlendiğiniz, tüm yüklerinizden arındığınız bir konaklama adresi.
  • Bozburun Yat Kulübü: Adatepe denince ilk akla gelen yer şüphesiz Bozburun Yat Kulübü. Pırıl pırıl deniz kıyısında yemyeşil doğası ile adeta bir cennet bahçesi burası. Badem, incir ve muz ağaçları, arıları coşturan çiçekler, pembe kırmızı begonviller, mis gibi kokan karabaş otları, kekikler, tertemiz masmavi denizin kıyıda turkuaza çalan cezbedici çağrısı, denizde milim milim ilerleyen balıkçıların ufacık yelkenlileri ile yaşadığınız her ana şükrettiğiniz bir yer. Sahibesi Zeynep Hanım ve oğlu Edhem Dirvana’nın el emeği göz nuru olan bu özel mekan, tazecik yerel mahsüller ile hazırlanan nefis kahvaltıları, öğle ve akşam yemekleri ile ve sıcacık misafirperverliğin hüküm sürdüğü oteli ile Adatepe’nin ilk konaklama adresi.
  • Miamai Butik Otel: Bozburun’un yeni gizli cevheri Mia Mai. Denize uyanmak, Bozburun Koyu’nun berrak sularında yüzmek ve de doğa ile içiçe sakin, huzurlu ve dinlendirici bir tatil yapmak için muhteşem bir alternatif. Mimar Berke de Bensason’un imzasını taşıyan sade ve şık mimarideki otelin odaları doğaya saygılı, her biri ayrı girişli, tek katlı, bağımsız yapılar olarak tasarlanmış. Odalar, deniz manzarasından ve ağaçların gölgesinden maksimum ölçüde yararlanılacak şekilde konumlandırılırken, inşaat sürecinde tek bir ağaç dahi kesilmemiş. Esti Haviyo’nun odaları ve ortak alanları dekore ederken seçtiği rafine ve şık tasarımlı objeler, aydınlatmalar, mobilyalar, Emre Rende imzalı seyahat fotoğrafları, 3rd Culture Tasarım Mağazası’nın renkli kırlentler, yalın mimari ile bütünleşerek gösterişten uzak zevkli bir atmosfer yaratmış. Rahat bir uyku sunmak için odalarda, son derece rahat yataklar ve kişiye özel yastık menüleri yer alıyor.
  • Sabrina’s Haus: Bozburun’da sadece tekne ile ulaşılan Sabrina’s Haus’a portakal ve limon ağaçlarıyla sarılmış odalarında huzuru, deniz ile iç içe konumunda güneşin, denizin ve doğanın keyfini yaşatıyor. En keyifli aktivite kano ile etraftaki ıssız adacıkları keşfederek güneşi denizde batırmak.

2)Kuzbükü Koyu: Bozburun´dan yaklaşık 2 km lik mesafede yer alan Germe Koyu´na aracınızı park ettikten sonra işletmelerin kendi tekneleri ile yapacağınız 10 dakikalık deniz yolculuğu ile Kuzbükü koyuna ulaştığınızda nefis birkaç adres size karşılayacak:

  • Kuzbükü Neighbours Restaurant & Plaj: Palmiyeleri, zeytin ve incir ağaçları arasında doga ile iç içe bir cennet bahçesi olan Neighbours’da denize girebilir, şezlonglarında güneşlenebilir, duşunuzu alabilir, sahibi Menderes Bey’in ve ekibinin özenle hazırladığı taze salata, mücver, sübye, bıyıklı karides,kalamar ve ahtopot gibi nefis deniz ürünleri ile iskelede güneşi batırıp, ay ışında romantik bir yemek yiyebilirsiniz. Bazı yerlerin yolu olmaması ve doğa ile baş başa bakir kalması gerek, Neighbour da böyle bir yer.
  • Villa Kuzbuk: Ailecek veya eş dost ile kendi başınıza kalmak, denize doymak, yıldızların altında uyumak, dünyadan kopmak ve tamamen sıfırlanmak isterseniz bu villaları kiralayabilirsiniz. Villa Kuzbük’ün denize sıfır iki ayrı binası var. Ana binasında tam donanımlı bir açık mutfak, modern ve rahat bir oturma grubunun yer aldığı salonu, salonun sağ ve sol yanında iki ayrı çift kişilik yatak odası yer alıyor. Diğer binada ise bir adet çift kişilik oda ve küçük bir mutfak var. Bahçesinde ise taştan bir barbekü, şezlonglar, jakuzi, yemek masası, bahçe oturma grubu yer alıyor. Doğanın içindeki bu cennet köşesinde elektrik yok, güneş panelleri ile üretiliyor ancak korkmayın, yetmediği yerde jeneratör devreye giriyor. Kendisine ait özel plajı veya iskelesinden denize girebilir, isterseniz teknesi ile dilediğiniz koyda yüzmeye gidebilirsiniz. Canınız isterse 8 dakika yürüyüş mesafesinde Neighbour’s restorana yürüyüp yemek yiyebilirsiniz.

3)Kocabahçe Koyu: Bozburun´dan yaklaşık 2 km lik mesafede yer alan Germe Koyu´na aracınızı park ettikten sonra tekne ile yarım saatlik bir deniz yolculuğu sonrası bir cennete ulaşacaksınız:

  • Kocabahçe Glamping: Nefis narenciye bahçelerinin, muz ve limon ağaçlarının, günebakan çiçekleri, cırcır böcekleri arasında yer alan Kocabahçe Glamping, bedeninizi, damaklarınızı ve ruhunuzu beslemek, göz kamaştıran doğanın güzelliklerini doya doya yaşamak ve doğa ana ile bütünleşmek için nefis bir ekolojik kamp. Havanın, suyun, yeşilin, keçinin, balığın, balın, sakızın, zeytinin ve daha nice doğa nimetinin bolca bulunduğu bir yer. Doğa ile bütünleşmiş ahşap bungolovlarda konaklayabiliyor, isterseniz kendi çadırınızı kurup bu harika bahçelerden ve denizinden faydalanabiliyorsunuz. Bostanlar ve bahçelerinde yetişen tüm doğal sebze ve meyveler, Sabahat Hanımın elinden çıkan yemekler, denizden Erol beyin oltasından taptaze mahsüller sofralarınızı renklendirip midenizi şenlendirecek. Sade ve doğal lokantasında mücverler, biber dolmaları, çerkez mezeleri, odun fırınında pizzalar ve balıkların tadına vardığınız çevre dostu kamp ve restoranda sadece güneş enerjisi kullanılıyor. Size de sadece, sabah uyanır uyanmaz kendinizi denize atmak, bahçede şezlonglarda güneşlenmek, hamaklarda kitabınızı okuyup uykuya dalmak, gün batımlarını izlemek, yunusları beklemek, ailenin sevgi dolu köpek ve kedilerini sevmek düşüyor. Doğanın koynuna sığınmak, tüm dertlerinizi unutmak için birebir bir yeryüzü cenneti Kocabahçe.

 

Zeynep Atılgan Boneval / www.yolculukterapisi.com