CUMALIKIZIK KÖYÜ – BURSA CİVAR KEŞİFLERİ

OSMANLI MİMARİSİNİN GÖRKEMLİ AÇIK HAVA MÜZESİ: CUMALIKIZIK KÖYÜ

Zeynep Atılgan Boneval

Uludağ eteklerindeki dimdik yamaçlara ve karlar altında çamlara sırtını yaslamış, daracık sokakları, orjinal evleri ile buram buram tarih kokan bir Osmanlı köyü Cumalıkızık.

Gerçekten arnavut kaldırımlı labirent gibi daracık sokaklarda yürürken, zamanda geriye yolculuk yaptığınızı hissediyorsunuz. Gerçekten Cumalıkızık Sokakları, tarihi ve mimari bir açık hava müzesi gibi.

 

Cumalıkızık Yolculuğumuz

Subaru Forester E-boxer ile Misi Köyünden öğlen gibi yola çıkıp, 27 kilometre uzaklıktaki Cumalıkızık Köyüne 35 dakikada ulaştık. 3 gündür güneş ile havadan yana şansımız yaver giderken, Cumalıkızık bizi yoğun bulutlar ile karşıladı, ancak şansımıza sokaklarda yürüdüğümüz 2 saat boyunca bir damla yağmur yemeden ihtişamlı tarihi evlerin keyfine varabildik.

   

Tarihi Cumalıkızık Köyü

Osmanlı’nın ilk başkenti Bursa, Osmanlı sivil mimarisinin görkemli örneklerinin inşaa ettiği köyleri de sınırları içinde barındırmış.

Bursa yakınlarında kurulan Osmanlı Beyliği, kısa zaman sonra bölgeye hakim olup 1326’da yılında Bursa’yı, 1331 yılında da İznik’i fethederek yörede varlığını kabul ettirmiş.

Daha önce Bizanslıların yerleşimi olduğu, yakınlarındaki kilise kalıntısı ile tespit edilen Cumalıkızık’ın bugünkü halinin adımları, 14. Yüzyılda Osmanlı’nın yörede güç kazandığı dönemde Oğuz Türkleri için vakıf köyü olarak kurulması ile başlamış.

Bir rivayete göre ismini, konar göçer Oğuz Türkleri‘ne verilen Kızık isiminden alıyor. 13. yüzyılın başlarında Moğol saldırılarından kaçarak Orta Asya’dan Anadolu, İran ve Suriye’ye göçen Oğuz Türkleri, 1306 yılı civarında Bursa‘ya yerleşmişler.

Diğer bir rivayete göre de, 1300’lü yıllarda, Uludağ’ın kuzeyindeki dik etekleri ile Bursa vadileri arasında adeta ‘kısılıp’ kalmış yöre köylerine, bu konumlarından dolayı ”kızık” adı verilmiş.

Kökeni ne olursa olsun Kızık ismini almış köylerin özel adları da, kendi özelliklerine göre verilmiş: dereye yakın olan Derekızık, fidye verilen Fidyekızık, değirmeni olan Değirmenlikızık, hamamı olan Hamamlıkızık, ve de kızık köylerinden topluca cuma namazı kılmak için gidilen köye de Cumalıkızık adı verilmiş.

İşte Cumalıkızık bu şekilde almış ismini.

Kızık köylerinden I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşını atlatarak günümüze kadar ayakta kalan bir tek Cumalıkızık var, hem de neredeyse hiç bozulmadan.

Cumalıkızık Efsanesi ve Dünyanın En Dar Sokağı

Cumalıkızık’ın ve Cin Aralığı olarak anılan dünyanın en dar sokağının bir de efsanesi var.  Efsaneye göre Tokat civarında yaşamakta olan Oğuz boyularından Kızıklar, ‘Karakeçili Aşireti’nin bulunduğu bölgelere göç ederek Ertuğrul Gazi’den yerleşmek için yurt istemiş. Ancak Karakeçili Aşireti, Kızıklar’ın bu isteğine karşı çıkmış. Bunun üzerine Ertuğrul Gazi, düşmanlıklar doğmaması için Kızıklar’a Uludağ’ın o zamanki adıyla ‘Keşiş Dağı’nın kuzey eteklerinden yer göstermiş. İki Oğuz boyu arasındaki dostluğu sağlamak için de Kızık boyu beyinin yedi oğlunu Karakeçili Aşireti’nden yedi güzel kızla evlendirmiş. Böylece yedi Kızık köyünde de barış sağlanmış.

Başka bir Cumalıkızık efsanesine göre de, Kurtuluş Savaşı zamanında Cumalıkızık köyünü basan Yunan askerleri tüm köylüleri camiye toplar ve camiyi yakmaya karar verirler. Köylülerde bir fırsat yakalayıp camiden kaçarlar köylülerin girdiği sokakta iki evin bittiği noktada ufak bir aralık vardır ancak bir insanın yan yan geçebileceği kadar büyüklükte olan aralık sokak girişinden bakıldığında çıkmaz yol olarak görünmektedir. Köylüler bu aralıktan geçerek Türk askerlerinin konuşlandığı tepeye ulaşırlar. Yunan askerleri sokağın girişine geldiğinde kimsenin bu daracık aralıktan kaçtığına inanamaz ve ‘olsa olsa cinlerin işidir’ der. İşte o günden bugüne ismi ‘Cin Aralığı’ olarak kalmış.

Cumalıkızık Tarihi Sokakları, Evleri ve Keşif Rotası

1981 yılında Kentsel ve Doğal Sit Alanı ilan edilen Cumalıkızık, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Bugün 180’i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 evi, Osmanlı Dönemi Mimarisi statüsünde koruma altında.

Uludağ’dan aşağıya inen kaynak ve kar sularının oluşturduğu dere köyün içinden akıyor.

Arnavut kaldırımı taş döşeli daracık labirent gibi sokaklarda yürürken, mor, mavi, kırmızı, turuncu, pembe, yeşil renk renk boyanmış, kimisi kerpiçten, kimisi yığma taştan irili ufaklı evler, kimisi de 2-3 kattan fazla olmayan ahşaptan yapılmış ihtişamlı konaklar görüyorsunuz.

Tarihi cumbaları ve pencereleri, dövme demirden kapı tokmakları ve kulpları, taş süslemeli iç avluları ve sokak çeşmeleri, sokaklarında park etmiş traktörleri ile Cumalıkızık, sizi adeta bir zaman tüneline sokuyor.

Cumalıkızık’ın özellikle üst mahallelerindeki bakir ve boş sokakları gezip, tarihi dokuyu ve gizemli atmosferi hissetmenizi öneririz.

Ardından biraz daha kalabalıklar ile karşılaşacağınız 350 yıllık tarihi bir ev müzeye dönüştürülmüş Küpeli Ev, yukarıda bahsettiğim Cin Aralığı, Cumalıkızık Cami ve Hamamı, Etnografya Müzesi, Kınalı Kar Konağı’nı ve Kınalı Kar Köy Evini, ve de Yerel Pazarı ziyaret edebilirsiniz.

UNESCO projesinin yürütüldüğü 350 yaşındaki Küpeli Ev, bahçesine ekilmiş küpe çiçeklerinden ismini alıyor. Müze ev olarak gezilebilen evde sergilenen tüm eşyalar Bursa ve çevresindeki köylerden gelen, Osmanlı dönemi yaşam kültürünü yansıtan orjinal mobilya ve eşyalar.

Küpeli Ev’in bulunduğu sokağın bitiminden sola döndüğünüzde yukarıda efsanesini anlattığım Cin Aralığı’nı göreceksiniz.

Yaklaşık 300 yıllık bir tarihe sahip Cumalıkızık Cami, Selçuklu dönemi mimari özelliklerini taşıyan küçük ama güzel bir cami. Osmanlı döneminde bir tarafı mescit bir tarafı medrese olarak kullanılmış, kubbesi olmayan küçük ve mütevazi bir köy camisi.

Caminin doğu cephesindeki çift merdivenin altındaki tonozlu nişin içinde de Zekiye Hatun Çeşmesi var.

Cumalıkızık Camii’nin hemen yanında moloz taşla örülmüş Cumalıkızık Hamamı, Osmanlı dönemi hamam mimarisini yansıtıyor.

Caminin bulunduğu meydanda yer alan kocaman gövdeli iki adet tarihi ve tescilli ulu çınar ağacı yer alıyor.

Cumalıkızık Etnografya Müzesi ise köy halkı tarafından bağışlanmış mobilya ve eşyalar ile köyün gerçek folkorik yapısını ve yaşam kültürünü yansıtıyor.

Cumalıkızık’a otobüsler ile gelenlerin indiği meydan insanlar, tezgâhlar, dükkanlar, kafeler ile epey kalabalık ve klostrofobik bir ortam olsa da Cumalıkızık’ın yerel pazar yeri. Köyün yerlilerinin ev yapımı reçelleri, salça, turşu, erişte, tarhana ve köy ekmeklerini, köyün etrafındaki meyve bahçelerinden mevsiminde taze toplanan hormonsuz ahududu, böğürtlen, kiraz, çilek ve kestaneleri buradan satın alabilirsiniz.

Cumalıkızık’taki birçok hanenin ana geçim kaynağı turizme dönüşse de, aslında köyün çoğu hala tarım ile geçiniyor. Bunu sokaklarda adım başı karşınıza çıkan tarlalardan dönmüş traktörleri görünce anlıyorsunuz. Arabanın değil insanların bile zar sor sığdığı sokaklarda traktöreleri manevra yaptırmak da ayrı bir ustalık.

 

Köyün simgesi haline gelmiş ahududu, Cumalıkızık’ın meşhur mahsüllerinden birisi. 2001 yılından beri her sene Haziran ayında düzenlenen Ahududu Şenliği, 2016’dan beri Uluslarası Cumalıkızık Şenliği olarak anılıyor. Şenlik boyunca köyde konserler, dans gösterileri düzenleniyor ve yerel pazarlar kuruluyor.

Cumalıkızık’ın biraz dışında Uludağ’ın eteklerinde yürüyüş yapabildiğiniz bir doğa yürüyüş parkuru bulunuyor.

Not: 2000’li yıllara kadar uyuyan bir güzel olarak saklı kalmış Cumalıkızlık’ın kaderi köyde çekilen film ve diziler ile değişmiş. Şimdi akın akın insan geliyor. Tarihi konakların üzerine yapıştırılan afişlerden ve konan tabelalardan hangi konağın hangi diziye veya filme ev sahipliği yaptığını anlamamanız mümkün değil. Keşke bu tabelalar ve afişlere, hatta turistlerin -özellikle Arap- fotoğraf çektirmesi için sokaklara taşarak konan şadırvan, tahtlara belediye tarafından izin verilmese ve bu mimari hazinenin görsel bütünlüğü korunsa.

Cumalıkızık Lezzet Durakları

Yukarıda bahsettiğim gibi Cumalıkızık, köy evlerinin içinde ya da avlusunda servis edilen kahvaltıları ve gözlemeleri ile özellikle Bursalılar ve Arap turistler arasında meşhur. Doğal köy kahvaltısı olduğu iddia edilen bu kahvaltılar için çok kötü yorumlar okuduk ne yazık ki. O yüzden biz Mavi Boncuk Restoran tarafındaki az bilinen otoparka aracınızı park edip, Cumalıkızık’ı sadece mimari bir açık hava müzesi gibi gezmenizi tavsiye ediyoruz.

Eğer illa kahvaltı etmek istiyoruz derseniz, sabah 10’u kesinlikle geçirmeden gidin,  ve de güvendiğimiz kaynaklardan aldığımız önerileri size sunuyoruz:

  • Kahvaltı: Taş Ev, Diriliş Konağı, Kınalıkar Bulanlar Konağı, Narlıbahçeve Mavi Boncuk Konuk Evi, Hacı Ari Osmanlı Sofrası, Narlıbahçe

  • Gözleme: Baba Ocağı Gözleme Evi

Yazın ahududu, böğürtlen, kiraz, çilek, sonbahar -kışın da kestanesi ile meşhur olan Cumalıkızık’ta, kahvaltılarda ahududu suyu ve reçeli tatmak, el açması gözleme, tarhana çorbası, mantı, cevizli eriştesi ve ev baklavası yemek makbulmüş.

CUMALIKIZIK KONAKLAMA

Cumalıkızık ve Misi köyleri beraber bir gün içerisinde rahatlikla gezilebilecek duraklar. Bursa ve civar keşiflere devam edeceğimiz için Misi Köyü’ne 15 kilometre uzaklıkta Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Bademli’ye yakın Bamboo Park içinde 7 Rooms Otel‘de konakladık. Ve gerçekten inanılmaz memnun kaldık. Hem konaklama hem de lezzet deneyimlerimizi https://www.yolculukterapisi.com/7-rooms-otel-bursa-ve-civar-kesifleri/ yazımızdan okuyabilirsiniz.

Cumalıkızık Ulaşım

Bursa’nın güneydoğusunda Uludağ eteklerindeki Ihlamurcu mevkiinde, merkeze sadece 20 dakika uzağındaki köye rahatça ulaşılan bir yolu var. Ancak tavsiyemiz köyün girişindeki meydan alanı tarafı yerine köyün üst mahallerinde yer alan otoparklara aracınızı koymanız.

Zeynep Atılgan Boneval