MYKONOS İZLENİMLERİ

Daracık sokaklarında bembeyaz badanalı, mavi pencereli evleri, sardunya ve zambaklar ile süslü taş terasları, begonvil dolanmış beyaz duvarları, yan yana sıralanmış yel değirmenleri ile göze şiir gibi gelen mimarisi ile Mykonos, beklentiniz ne olursa olsun her beğeniye farklı bir alternatif sunabilen bir ada.

 

 

Bir yandan pırıl pırıl bir deniz sunan sakin plajlarda gurme lezzetler sunan şık sahil restoranları, diğer yandan hiç eğlencenin hiç durmadığı beach kulüpleri. Bir yandan harika tasarım oteller diğer yandan karakterli küçük oteller, şık ve trendy restoranlar ya da çok rahat ortamda tadı damağımıza uygun lezzetler ile lokal tavernalar, çeşit çeşit orjinal aksesuarlar sunan minik butikler, sofistike galeriler…

IMG_5330 (2)

 

Bir yandan öğleden sonra başlayıp sabaha kadar kesintisiz süren çılgın eğlence, diğer yanda muhteşem denizin tadına varacağınız sakin ve huzurlu bir tatil.

 

IMG_5337 (2)

Adanın en özel anı gün batımları. Mykonos dünyada görebileceğiniz en nefis gün batımlarına sahne oluyor. Denize batan kıpkırmızı ve kocaman güneş, sanki ufuktaki suların içinde eriyip gidiyor ve ufalarak kaybolduğu ana kadar izleyebiliyorsunuz. En güzel gün batımı Little Venice’in sonundaki tarihi yel değirmenlerinin altında. İster sakin bir tatil arayışı içinde olun, ister eğlence, herkes gün batımlarında Little Venice bölgesinde güneş batırma seramonilerinde bir araya geliyor.

 

IMG_5326

Mykonos – Temmuz ve Ağustos ayları hariç – tek bir adada binbir çeşit karakterin kendi arayışlarının karşılığını rafine bir şekilde bulabileceği zengin bir yelpaze sunuyor, ve işin en güzeli kimsede karmaşa hissi bırakmıyor. Aksine elinizin altında bir sürü seçeneğin varlığı her ne arzu ederseniz edin gerçekleştirebileceğiniz duygusu sizde bir rahatlama yaratıyor.

 

IMG_5394 (2)

Ancak ada artık Temmuz ve Ağustos’ta inanılmaz kalabalık, Beyaza boyalı duvarları, gri taş zeminleri, begonvilleri, yaseminleri, sardunyaları ile şiir gibi olan daracık geçitler öyle üst üste oluyor ki artık, insan selinden trafik duruyor. Kalabalıkların olduğu yerde de mağazalar daha turistik versiyonlara dönüşüyor. Kalbalıktan kaçmak için biraz içlere girmek gerekiyor. Kaliteli ve güzel tasarım butiklarin yer aldığı Kalogera, Malamatenias, Panachrato, Agiou Gerasimou, Andronikou sokak ve geçitleri daha tenha ve nezih.

 

 IMG_5419

İnanlılır gibi değil ancak Mykonos’ta 30’dan fazla sanat galerisi yer alıyor. Yunanlıların sanata verdiği önem, tatil adasında bile sanatı görmek paylaşmak istemelerinden belli. Galerilerin hepsi de birbirinden güzel, çoğunda sanki bir çağdaş sanat müzesinde sergide dolaşıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz. Sadece Yunanlı değil, Türk, Lübnanlı, Koreli, Amerikalı sanatçıların orjinal eserleri, heykelleri ve enstelasyonlarını tanıma şansınız oluyor. Seçim yapmak çok zor, gerçekten hepsini çok beğendik, hatta genelde bir akşamı sadece sanat turu yaparak geçiriyoruz. Sanat Galerileri önerilerimizi www.yolculukterapisi.com/mykonossanatalisveris yazımızda bulabilirsiniz.

 IMG_5323

 

Yunan Mitolojisine göre Apollo’nun doğduğu yer olduğuna inanilan Mykonos hem antik çağlardan kalma tapınaklara ev sahipliği yapıyor hem de Hristiyanlar için özel bir yere sahip. Adada mozaikler ve freskler ile bezenmiş kemerli kubbeli 300’den fazla kilise yer alıyor. Hora’nın batısında bir tepede yer alan, beş ayrı küçük kilisenin asimetrik biçimde tek bina olarak birleştirilmesiyle ortaya çıkan Panagia Paraportiani Kilisesi adanın en orjinal yapısı.



Mykonos’a gitmişken 7 km uzaklıktaki Delos Adası’na tekne ile gitmek için bir gün ayırabilirsiniz, Antik Yunan mitolojisine göre, Tanrıça Artemis’in doğum yeri olan tarihi Delos Adası, pırıl pırıl suları ve doğal güzellikleri ile büyüleyici. Delos adasından getirilmiş Antik Yunan’dan kalma arkeolojik eserlerin yanı sıra; Herkül heykeli ile tarihi Truva Savaşı’ndan kalma bir sahnenin canlandırıldığı bir içki kabını görmek için Arekoloji Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

 

Ancak asıl Mykonos’a gitmişken tatilinizi biraz daha uzatıp çok daha karakterli bir Yunan adası olan Paros’a geçmenizi öneririz. Kalabalıklardan uzak, daha iyi korunmuş, daha nezih ve tatlı işletmelerin olduğu Paros’ta içiniz özgürlük hissi ile doluyor. Ve feribot ile sadece bir saat uzaklıkta.

 

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ MYKONOS YAZILARI

 

 

 

 

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

 

 

 

 

2 comments

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

  2. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir