Biz Selanik’i çok, hem de çok sevdik.
İlk defa 2025 Eylül ortasında ziyaret etme şansım oldu Selanik’i. Oysa babaannem ve dedem mübadele zamanı Selanik’ten Ayvalık’a göçtükleri için çocukluğumdan beri merak ederim. Herkes de ‘İzmir’e çok benziyor, çok keyifli bir şehir’ diye över.

Gerçekten de tam bir Ege şehri Selanik.
Günün her saati cıvıl cıvıl, enerji dolu, insana dinamizm ve pozitif neşe aşılayan bir şehir.
Küçük, kompakt, nispeten düz ayak, kolayca keşfedilebilir, yani ziyaretçisine kucak açan, onu yormayan, keşfedenin de kendisini 1-2 günde şehre hakim hissedebildiği bir şehir.
Bir yandan denizle iç içe, bir yandan iç kesimlerinde harika kahve evleri, fırınlar, pastaneler, kafeler ve başka sürprizlerle çekici.

Apartmanlarla dolu bir şehir olmasına rağmen, tüm sokaklarındaki dev ağaçları ve mahallelere nefes olan parklarıyla yemyeşil bir şehir. ‘Binalar üstüme üstüme geldi’ diye bir duygu yaşatmıyor hiç.
Doğal ve samimi. Parlatılmış, manikürlü, yapmacık mekanlar veya insanlar yok Selanik’te. Lüks, havalı veya ‘trendy’ olma peşinde olmayan, gerçek bir şehir.

Hani bazı şehirlerde kendinizi oralı gibi hissedersiniz, ve de herşey tam kıvamındadır. İşte Selanik te öyle bir yer oldu bizim için.
Selanik’in apartman veya bahçe duvarlarında nefis sokak resimleri göreceksiniz. (Resimler instagram hesabımda paylaştığım Selanik sokak sanatı videosunda yer alıyor)

Sizi yutmayacak, kaybolmayacağınız kadar küçük, ancak yeni keşifler yapabileceğiniz kadar yeterli.
Şehir genç ve dinamik enerjisini biraz da ev sahipliği yaptığı 300 bin üniversite öğrencisinden alıyor.

Sonuçta bizim için ‘cıvıl cıvıl bir gençlik iksiri’ oldu Selanik.
Selanik ve İzmir
Denizin iki yakasında yer alan Selanik ve İzmir, Ege’li iki kardeş gibi adeta.

Selanik sahili boyunca uzanan Nikis caddesi üzerindeki apartmanlar, giriş katlarındaki restoran ve barlar, İzmir Konak sahilini çağrıştırıyor. İçerilerdeki sokaklarda, apartman altlarındaki kafe ve restoranlar da Alsancak mahallelerini andırıyor.
Ne büyük tarihi binaları, ne saray ve görkemli anıtları, ne de gökdelenleri var Selanik’in.

Sadece 4-8 katlı apartmanları, aralarda da şehrin dört bir köşesinde karşınıza çıkan ufak anıtları var.
İşte bu yüzden insan ne binalar tarafından ezilmiyor, ne de ‘görülmesi gerekenler listesinde kaçırdığım yerler var’ diye eksik hissetmiyor.

Tarihin Katman Katman Yüzleriyle Yaşayan Selanik
Aslında tarihin her döneminin, şehrin ve günlük hayatın içine katman katman yayılmış olması çok daha doğal ve güzel bir his.
Sokakta yürürken, bir anda karşınıza, yerin altındaki kazılarda çıkartılan antik kent kalıntıları çıkıyor.
Elinizde kahvenizle ilerlerken az ileride 500 yıl sonrasına ait başka bir mimariye rastlıyorsunuz.

Antik Akropol kalıntıları, kocaman bir kemer, Yunan manastırı, Roma dönemi forum alanı, kırmızı kahve tuğladan küçük Bizans kiliseleri, Rotonda silindiri, Alaca İmaret Camisi, Bizans kale surları, Atatürk’ün evi derken, bir bakmışsınız gün içerisinde yürüyüş rotanızın içinde binlerce yıllık tarihin farklı katmanlarına şahit olmuşsunuz. Ve özellikle çaba sarf etmeniz gerekmemiş bunun için.

İnsanları da çok sıcak, içten ve pozitif Selanik’in. Üniversitelerden dolayı genç ve dinamik bir atmosfer var. Yani şehrin yaydığı titreşim ve ritmi insana iyi geliyor. Daha ilk dakikadan Selanik’in doğallığı, rahatlığı ve insanlarının sıcaklığı yayılıveriyor içinize.

Tarihte Selanik
Bizim için Selanik’in en büyük önemi, Ata’mız Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu kent olması.
Nüfusuyla Yunanistan’ın ikinci büyük şehri Selanik, kuzeyde Makedonya bölgesinin merkezi. Bizans İmparatorluğu döneminde, İstanbul’dan sonra en önemli 2. Kent olduğu için, büyük olmasalar da döneme ait tarihi eserler çok. Kent uzun bir süre Büyük Makedonya İmparatorluğu başkentliği de yapmış. Ancak 1917’de geçirdiği büyük yangında, II. Dünya savaşı sırasında bombalandığında, ve de 1978 yılında geçirdiği depremde kentin kültür varlıklarından çoğu tahrip olmuş.

Çok badireler atlatmış bir şehir olduğu için binalar nispeten yeni. 1930-1970’ler arası inşa edilen binaların istisnasız her birinin güneşten korunmak için tenteleri var. Binalara bakarken tam çok sert ve köşeli bir mimari diyecekken, sokak kesişimlerdeki apartmanların kavisli yuvarlak dönüşleri yumuşak geçişli bir mimariye dönüşüyor. Binalar biraz eski, köhne ve bakımsız evet. Ama olsun varsın.

Sanat ve Festival Üssü Selanik
Selanik şaşırtıcı bir şekilde Yunanistan’ın kültür başkenti sayılabilecek kadar çok müze, eser ve sanat galerisine sahip. Arkeolojiden, Rus Avangard Sanatına uzanan 29 müzesi, Unesco Dünya Mirası kapsamında 17 tarihi alanı olan Selanik, ayrıca 2 senede bir 3 ay sanatla nefes alıp veriyor. Bizans döneminin geleneksel festivali olan Dimitria, 1966’da yeniden hayata geçirildi. 1997 yılında Avrupa kültür sanat başkenti seçilen Selanik, sanatsal bir dönüşüm yaşamış. Ardından 2007’den itibaren 2 senede bir Haziran-Eylül ayları arasında gerçekleşen bienal ile adeta rönesans geçirmiş.
Restore edilen tarihi hapishane, mezbaha, Rotonda binası, Aristo üniversitesindeki Güzel Sanatlar Vakfı gibi orijinal mekanlar, sanatı kendine mesken edinip, özgün sergiler ve deneyimler yaşatıyor Selanik.

Selanik ayrıca son 15 senedir de açılan yeni şef restoranları, gastro barlar, sokak lezzetleri, kahve evleri, fırınlar, artizan şarap ve bira barları ile hem gastronomik, sanat ve seramik atölyeleri, tasarım butikleri, konsept mağazaları ile tasarım devrimine uğradı.
SELANİK ROTALARI: GÖRÜLECEK TARİHİ YERLER, GASTRONOMİ DURAKLARI

Tarihi Selanik Rotası
Bu rota, taş bezemeleriyle etkileyici Galerius kemerinden başlayıp, önce Zeus adına yapılmış bir tapınak, sonradan kiliseye ve de camiye çevrilen silindir Rotanda müzesi ile devam edip, ardından Atatürk müzesi ve de surlarla çevrili eski şehir Ano Poli’deki tarihi eserleri kapsıyor.

Aya Dimitra mahallesinde, Türk konsolosluğu binasının hemen yanında yer alan Atatürk Müzesi her Türk vatandaşının mutlaka ziyaret etmesi gereken bir yer. Atatürk’ün doğduğu ve çocukluk yıllarını geçirdiği bu ev, 1870’den önce inşa edilmiş. Dönemin Osmanlı mimarisini yansıtan bu eve, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın anne ve babası evlendiklerinde kiracı olarak yerleşmişler ve 1888 yılında Ali Rıza Bey’in ölümüne kadar oturmuşlar. Atatürk, Harp Okulundan mezun olduğunda görevli olarak Selanik’e gitmiş ve o zaman müze olan bu evi satın almış ancak sonra başkaları evi satın almış. 1933’te, Cumhuriyet’in onuncu yılında, Selanik Belediyesi evin kapısına bir Atatürk’ün doğduğu ev olarak plaket yerleştirmiş.

Ardından evi içinde oturan aileden satın alıp, Türk konsolosluğu denetimine vermiş. 1950 yılında onarılıp restore edilen evin içi Topkapı ve Dolmabahçe saraylarından götürülen eşyalar ile dekore edilmiş. 1953 yılında Atatürk Müzesi olarak ziyarete açılmış. Bina 1981 yılında Atatürk’ün doğumunun 100. Yılında yeniden restore edilmiş. Ancak ne yazık ki daha sonraki renovasyonlarda içindeki eşyalar çıkartılıp b,raz kuru kuruya bırakılmış ev. Bizim ziyaret ettiğimiz 2025 Eylül’ünde yeniden restore ediliyordu.
Bu rotada yer alan Illiopetra tavernayı öğle yemeği için mutlaka tavsiye ediyorum. Selanik’in tartışmasız en iyi tavernası Illiopetra. Kahve için ise Yaya Kalithea’yı öneririm.
Yine bu rotada yer alan Tabya gençlerle dolup taşan canlı ve lezzetli bir bir kafe & bistro.

Paşa Bahçeleri’ni gezdikten sonra, şehrin tarihi bölgesi olan, Bizans dönemi yapıların izlerini taşıyan Ano Poli’ye girebilirsiniz. Bizans sur kalıntılarının yanı başında 15. yydan kalma Trigonio Kulesi. Bizans döneminde beri hizmet veren Moni Vlatadon ve Latomos Manastırlarını gezdikten sonra eski şehrin daracık labirent gibi sokaklarında dolaşıp, şehrin üzerinden muhteşem deniz manzaralarını izleyin. Ardından II. Murat Çeşmesin bulunduğu meydana çıkın. Dilerseniz bu meydanda bir yorgunluk kahvesi için.

Selanik Vazgeçilmez & Yükselen Gözde Semtleri ve Gastronomi Sahnesi
Selanik Sahil Rotası
Momus Selanik Fotoğraf Müzesi, Momus Deneysel Sanat Merkezi ve Selanik Denizcilik Müzesi ile başlıyor rotamız. Selanik’in en sevdiğimiz kafelerinden birisi olan Limani kafede ister sabah ister de gün batımı vakti bir kahve molası verebilirsiniz. Limani’den sonraki ilk meydanda, caddenin karşı kaldırımında Yahudi soykırımını anmak için dikilmiş muhteşem bir sanat eseri göreceksiniz. II. Dünya Savaşı öncesinde Selanik’in nüfusunun %85i Yahudiymiş ve savaş sırasında nüfusun çoğunluğu Nazi katliamına kurban gitmiş ne yazık ki.

Sahilde sırası ile:
- Kritikos Taverna, ON Residence Otel ve tepesindeki teras barı, Mazu Bistro, Aimanaki Taverna hem yeme içme hem de konaklama için güzel adresler. Şimdi sıra bir kenarı denizin kıyısına bakan, diğer tarafı şehrin içine açılan, Yunan filozof ve mantıkçı Aristo’nun heykeli ile taçlanan Aristo Meydanı. Bu geniş ve ferah meydan, gün boyu şehrin nefes alma, akşamüzeri de buluşma mekanı.

Şimdi sahilden bir paralel içeride yer alan Proxenou Koromila sokağına giriyoruz:
- Mon Frere bistrosu, Cong Vietnam Sokak Lezzetleri, Apallou , Flappers 1920s ve Vogatsikou 3 kokteyl barları, Albeta bistrosu, Teight Hotel, Parthenis, 2nd Floor ve Tom Dixon tasarım mağazaları, Studio 83 konsept mağazası rotamızda. Ardından sahile çıkıp Daios Luxury Living Hotel’in önünden beyaz kuleye doğru devam ediyoruz.

Selanik’in sahilinde yer alan Beyaz Kule artık beyaz olmasa da hala şehrin sembolü. Persler’le uzun süren savaşlardan zaferle çıkan Selanik’liler 296-297 yılları arasında körfezin en güzel noktasına inşa etmişler. Görkemli zaferi anlatan nefis taş işçiliği kabartmalar da hala yerinde. Kent hafızasını taşıyan Beyaz Kule, Selanik’in simgesi haline gelmiş durumda.
Beyaz kuleden biraz ileride sahilde Megalau Alexandrou caddesi kenarında yer alan Şemsiyeler eseri ise sanatçı Zongolopoulos’a ait muhteşem bir kent enstelasyonu. Özellike akşamüzeri saatlerinde sahilde yürüyüp gün batımı yaparken, biri tarihi diğeri de çağdaş olan bu eserleri izlemek çok keyifli.

Eğer yürümeyi çok seviyorsanız Selanik Konser Salonuna kadar sahilden nefis bir gün batımı yürüyüşü yapabilirsiniz.

Selanik’te gün batımları gerçekten muhteşem bir görsel şölen. Deniz kıyısında herhangi bir noktadan güneşi batırabiliyorsunuz. Mutlaka öneririm.

Ladadika, Kapani ve Chalkeon Rotası
Selanik’in Beyoğlu, Asmalı Mescit ve Karaköy’ü neresi diye sorarsanız Ladadika ve Kapani Kapalı Çarşı ve Panagia Chalkeon kilisesi arasında kalan tarihi bölge.
Bu bölgedeki sokaklarda dolaşırken karşınıza çıkacak güzel adresleri sıraladım:
- Ladadika bölgesinin sahilden başlayarak Aristo meydanına doğru uzanan kısmında güzel adresler şöyle: Mamalouka Yunan mutfağını yenileyen menüsüyle bir Selanik vazgeçilmezi. Keza Charoupi de Yunan lezzetlerini modernize eden başka başarılı bir bistro. Full tou Meze eski nesil nefis bir taverna, Mezen Salonica ve Voukakrato ise daha yeni nesil güzel tavernalar. 7 Thalasses nefis bir deniz mahsülleri restoranı. Grada Nuevo yeni nesil bir Yunan restoranı. Clochard Türk asıllı bir beyefendinin yarattığı şık bir restoran. ARC espresso bar mutlaka bir kokteyl içmek için uğranacak bir adres. Mangiare Gastro pizza ve pasta bar Yunan mutfağı harici bir şeyler yemek isteyenler için güzel bir adres.

- Ladadika’nın Tsimiski Caddesinin üst tarafında yer alan ve Kapani Kapalı Çarşıya uzanan kısmında ise Ypsilon tüm gün ve gece çekim merkezi olan harika bir kafe & bistro & müzik performans adresi. Poster Selanik’in yeni nesil gözde bir restoranı. Beetroot üst katı keyifli bir kafe, alt katı dijital sergi alanı. Agora Ouzeri, Cafe Bazaar, ΤΖΕΛΑ ΔΕΛΤΑ, Δια ταύτα güzel Yunan tavernaları. Roots Vejeteryan restoranı. Slow Kaffe and Wine, Gorilas Bar, Kaldi Espresso Bar, Super Ioulios Wine Bar, Purovoku Project, Flappers 1920s hem gündüz kahvesi hem de akşam içkileri için güzel adresler. Enola Bar Club ise güzel bir gece kulübü.
- Bu bölgede konaklama için güzel adresler ise: Porto Seaview Apartments, Bahar Boutique Hotel, S Boutique Hotel, The Excelsior, Elizabeth Boutique Hotel, MonAstry Boutique Hotel

Aya Sofya, Mela, Tsimiski ve Mitropoleos üçgeni rotası
Selanik’in vazgeçilmez gözdesi ve şık mahallesi Aya Sofya Camisi, Mela caddesi, Navarinou Meydanı ve Galerius Sarayı kalıntıları, Tsimiski ve Mitropoleos caddeleri arasındaki bölge.
Bu bölgedeki sokaklarda dolaşırken karşınıza çıkacak güzel adresleri sıraladım:
- Estrella bistro, Hatzifotiou tatlıcısı, Ergon Agora kafe, restoran ve mutfağa dair rafine lezzetler ve ürünler konsept mağazası, Hive2OX kafesi, Galerie Des Morons fine dining lokantası, Diavasi dönercisi , Mia Feta peynirli lezzetler dükkanı, Canteen bistrosu, The Greek tavernası, Naked kafesi Mela caddesinde konuşlanan güzel mekanlar. Bir aparmanın 2. Katında yer alan French Fries and French Kisses ise çok hoş bir sanat galerisi.
- 17 Dekaepta kahvecisi, Hemingway Barı, Aya Sofya’ya çıkan Svolou caddesi üzerinde güzel adresler.
- Selanik’in alışveriş caddesi olan Tsimiski caddesi üzerinde bildiğiniz çoğu markanın mağazaları yer alıyor.
- Navarinou Meydanı çevresinde Philia Kafe& Brunch, Mpakalikon Taverna, Fluffy Brunch kafe güzel adresler.
- Tiffany’s & 1905 fine dining lokantası, Coffee Berry Tsimiski kahvecisi, 72H Artisanal Bakery fırını, Little Italy bistro ve şarapevi, MLRT Sourdough Microbakery ekşi maya sandöviççisi, Piece of Cake pastanesi, Danfelion bistrosu Ayasofya, Tsimiski ve Mitropoleos caddeleri arasında kalan bölgedeki uğramaya ve tatmaya değer adresler.

Acheiropoietos Rotası
Acheiropoietos mahallesi, Selanik’in hem katman katman tarihi dokusunu çok güzel yansıtan hem de yükselen mahallesi. Unesco dünya mirasları arasında yer alan, hem mimarisi hem de mozaik, kabartma ve heykelleriyle, Doğu Akdeniz’in en güzel korunmuş ve en görkemli örneklerinden birisi olan 5.yy’dan kalma Panagia Acheiropoietos kilisesini kendine merkez alan mahallede, arkeolojik kazı alanı olan Makedonomachon Meydanı ile yan yana yeni nesil kafe, restoran, atölye ve yaratıcı alanları görmek Selanik’e özgü bir hoşluk.
- 2013’te hiçliğin ortasında diye nitelendirilecek bu bölgede açılan Mourga’nın tarzı ve lokasyonu, hem mahallenin kaderini belirleyen hem de tüm Yunan gastronomi sahnesine farklı bir ilham aşılayan yenilik olmuş. Yunanlıların geleneksel ‘kafeneio’, yani meze ve atıştırmalıklar sunan günlük kahvehane + esnaf lokantasını, yeni nesil bir gastro bar konsepti ile açan şef organik içeriklerle deniz mahsüllerini birleştirmiş.
- Hem de şehirde ayakta kalmayı başaran geleneksel Ouzeria (uzo ve meze lokantası) Kosmas’tan sadece birkaç blok ötede açmış bu yeni dükkanı.
Böylece mahalle eskiyi, yeniyi birleştiren ilk adımı atmış:
- Sonra adım adım arkası gelmiş. The Old Cookie gibi harika bir pastane, İskandinav tarzı Shed, Berlin stiliyle ‘kafeneio’ kültürünü buluşturan Naked, Frida’dan ilham alan La Nina Frida gibi kahve, kahvaltı ve gün boyu lezzetler sunan kafe ve bistrolar açılmış.

Holy Apostoli, Mavili, Roma Forum rotası
Selanik’in 2022-2025 yılları arasında yükselen gözdesi ise Holy Apostoli Kilisesi ve yanında Bizans surları, Mavili caddesi ve meydanı, Roma Forum kalıntıları arasındaki bölge.
Bu bölgedeki sokaklarda dolaşırken karşınıza çıkacak güzel adresleri sıraladım:
- Zeme modern taverna, Volume R sanat galerisi ve butiği, ΦΟΙΝΙΞ ΚΑΦΕΝΕΙΟ modern tavernası, Little Cup kafesi, Weirdo hamburgercisi, MicroBar kokteyl adresi, Uluru Sanat Galerisi, Paşa Hamamı, Zefiron 20 kafesi, Salt Moon Jewels tasarım dükkanı, Yugen Living dekorasyon mağazası, Utopia Tap Room tapas restoranı, Mavili Meydanı, Magma Lab çağdaş seramik atölyesi, Flantza ve Yaya Mavili kafeleri, The Mavili Urban Stay oteli, Law to Impact sanat galerisi, Moses Coffee kahve eci, Fantazio Kitchen İtalyan restoranı, Holy Apostoli Kilisesi, Mavili meydanı ve caddesi civarındaki yeni açılan güzel adresler.
- Roma Forum kalıntılarına doğru Olympou caddesi üzerinde yürüdüğünüzde ise karşınıza çıkan Salento Wood Fired Street Food’un odun fırınında pişen muhteşem pizza ve sıcak ekşi maya sandöviçleri, Fagaki taverna, Nago kokteyl barı, Modi Füzyon restoranı, Estet kafesi, Tsarouchas modern esnaf lokantası, Salumeria del Greco mini tavernası radara alınası adresler. Plateia Bit Pazarı’da bu civarda uğramaya değer bir yer.
Selanik’te takı ve mücevher tasarımcıları, seramikçiler, tasarım ve konsept dükkanlar, sanat galerileri de farklı mahalleleri kendine mesken tutarak çoğalıyor:
- Pico, Ma Design, Exercitatio Fenae gibi takı tasarım butikleri,
- Studio Hervik yaratıcı alan ve atölyesi,
- Artpeckers tasarım çantalar ve konsept mağaza,
- Kota The Studio ve Serene Home seramik stüdyoları,
- 111Elies Nature’s Spot artizan kozmetikçi,
- NR40 endüstriyel stilde sanat galerisi,
- Alte Fablon mixed media sanat alanı,
- Pelazi rafine bir kırtasiye ve kaligrafi atölyesi
gibi mekanlar arttıkça Selanik’in tasarım ve bağımsız sanat ruhu gittikçe kuvvetleniyor. En güzeli de tüm bu mekanlar size sadece alışveriş yapan bir izleyici olarak kalmak yerine katılımcı olmaya davet ediyor. Yeni el sanatları öğrenerek, veya deneyimlerle etkileşime girerek atölyelerin kurucu tasarımcı ve sanatçıları ile birlikte vakit geçiriyorsunuz.

Rafine sokak lezzetlerine de ciddi bir yöneliş var Selanik’te:
- deniz mahsulü sokak lezzeti Delifish by Trizoni (Next Door by L’albero imzalı),
- zeytinyağı tadım atölyesi ve deli Olicatessen,
- et uzmanı Kyrios Babatsikos,
- orta doğu lezzetleriyle Feyrouz,
- hamburger ve barbekü lezzetleriyle Po’ Boys,
- pizza ve kokteyl kombinasyonu sunan Dos Margaritas,
- geleneksel Elassona tartlarıyla Kouzina tis Yayas Sofias,
- suvlakileriyle Kyr Giorgis,
- Yunan lezzetlerini modernize eden yıldız gastro-bistro Poster,
- 72H Artisanal Bakehouse, MLRT Sourdough Microbakery gibi artizan fırınlar,
- Valenio Coffee Roastery artisan kahve evi
gibi örnekler arttıkça kaliteli mahsullerle hazırlanmış, güzel lezzetleri, erişilebilir ve ekonomik bir şekilde, çok hoş tasarım mekanlarda sunan öyle çok adres var ki Selanik’te.
İşte tüm bu deneyimler Selanik’in insancıl, demokratik, sıcak ve doğal ruhunu size her adımda hissettiriyor.

Çatı katında kokteyl ve gurme lezzet deneyimi de çoğalıyor Selanik’te:
- beyaz kuleden limana uzanan nefis bir deniz manzarasına nazır On Residence’ın çatı terasında yer alan Okto Rooftop Bar kokteyl ve bistro lezzetleri deneyimi sunuyor.
- Ano Poli tepesindeki surlardan denize uzanan 360 derece panaromik şehir manzarasına nazır MonAsty Hotel’in çatı terasında yer alan Ennea Rooftop Bar kokteyl ve bistro lezzetleri sunuyor.,
- şehrin en şık ikon oteli Electra Palace’ın çatısında yer alan Orizontes hem nefis manzaraları hem de yaratıcı bir Yunan gastronomi deneyimi sunuyor.
- Onoma Hotel’in tepesinde yer alan Cloud Bar harika bir kokteyl deneyimi ve zaman zaman pop up restorana dönüşerek Yunanlı şeflerin yaratıcı füzyon lezzetlerine ev sahipliği yapıyor.
- Manhattan Sky Terrace ve Hype Limani’de eski şehir ve liman bölgesindeki gençlerin gözdesi teras barlar.

Selanik’te Diğer Ziyaret Noktaları
Çağdaş Sanat Müzesi, Modern Sanat Müzesi, Arkeoloji Müzesi ve Bizans Kültür Müzesi Selanik’te gezilebilecek müzeler. OTE kulesi de enteresan bir yapı. Eğer merakınız varsa Selanik’te eskiden sayfiye villaları diye bilinen, Vasilissis Olgas Bulvarı üzerinde Yunan, Türk ve Musevi tüccarlara ait harika konaklar ve tarihi villalar geziye açık: Villa Bianca, Villa Mehmet Kapancı, Villa Ahmet & Yusuf Kapancı.
Selanik dışı gastronomi durakları ise sahilde Trizoni ve Ergon Agora East, iç kesimlerde ise Bizans kültür müzesi içindeki fine dining restoranı B. Restaurant, Trygetes ve Glykanissos modern tavernaları. Kritikos Gallery & Restaurant ise Selanik merkeze 10 dakika araba yolculuğu uzaklığına, şık bir mahallede şık bir balıkçı. Bir öğlen beyaz şarap eşliğinde deniz ürünleri yemek için şahane bir adres ( Venizelou 5v 55236 Panorama)

Zeynep Atılgan Boneval
