Gezgin dostlarımız Revan ve Engin İpek çifti 2015’de Oslo & Lapland gezilerine ait fotoğraf ve izlenimleri yolculukterapisi.com ile paylaştı.
Gezinin videosunu izlemek için: youtu.be/QL-XhTgrNuY . (Oslo fotoğraf ve izlenimleri için: www.yolculukterapisi.com/oslo-revan-engin-ipek/ Paylaşımları için kendilerine çok teşekkür ederiz.)
Karlar Ülkesi Norveç-Lapland
Norveç, bir İskandinav ülkesi. 5 milyon nüfuslu, oldukça dağlık, kıyıları ılıman fakat iç kısımlarının oldukça soğuk olduğu ve dünya gelişmişlik endeksinde (HDI) birinci sırada yer alan bir ülke.
Buraya gidip bu özellikleri tecrübe etmek mutlaka çok heyecan verici.
Kuzey kutubunun biraz ötesindeki Alta şehrine Oslo ve ardından Tromsö üzerinden uçtuk. Oldukça korkutucu bir uçak yolculuğunun ardından geriye kalan 4 gün kutuptaydık.
Yarım gün gecikmeli olarak vardık ve ilk aktivitemiz olan kar ayakkabılarıyla doğada yürüyüş ve kamp ateşinde sosisli sandviç yemek için yola çıktık.
Donmuş bir nehirin kenarında yaptığımız yürüyüş sonunda ateşimizi yaktık.
Alta Müzesi (Alta World Heritage Rock Art Centre), bölgede yaşamış ilk insanların mağara ve taşlara yaptığı çizimler ve Sami’ler hakkında bilgi veren güzel bir müzeydi. Kaya çizimlerinın, bu insanların alışkanlıklarını, sosyal ilişkilerini veya ruh hallerini anlattığını da öğrendik.
Ertesi gün 1 saatlik otobüs yolculuğu ile daha kuzeydeki Storekorsnes adlı 22 haneli bir kasabaya gittik.
Yerel bir çift bizleri evinde ağırladı, çevreyi gezdirdi ve dalgalarla boğuşarak (kısa da olsa) 20 dakikalık çok eğelenceli bir tekne turu yaptırdılar. Balinaların uğrak yeri olduğu söylense de malesef göremedik.
Alta’ya geri dönüp Holmen Husky kampına doğru yol aldık. Bir haski köpeği kampı olan bu tesiste aynı zamanda oldukça güzel yapılmış Sami çadırları ve restoran da mevcut. Köpeklerin koşmak, yani kızakları çekmek için nasıl heyecanlanıp sevindiğini görünce çok şaşırdık.
İyi eğitimli ve sevgi dolu bu köpeklere kızak turundan sonra teşekkür ettik ve istediğimiz gibi sevdik. Biz kızak turunu karanlıkta yaptık fakat aydınlık olması, çevrenin görülmesi açısından daha iyi olurdu.
Bu kamptaki köpekler gerçekten mutluydu ve her birine bir insanmış gibi davranılıyordu. Bunu görünce içimiz rahat etti.
Güzel bir akşam yemeğinden sonra, ıssız, sessiz bir doğa içinde ustaca tasarlanmış çadırlar içinde yattık. Isıtma için bir soba ve elektirikli battaniye kullanılıyor ve fazlasıyla sıcak oluyor.
Ertesi gün Sorrisniva Buz Otel’e doğru yola çıktık.
Öncelikle kar araçlarıyla 3 saat süren bir orman turu yaptık.
Akşam yemeği sonrasında kuzey ışıklarını nihayet gördük. Heyecandan bütün ekip, elimizde makinelerimizle boynumuz tutulana kadar gökyüzüne baktık. Ama değdi!
Buz otelde uyku vakti geldiğinde -7 ile -5 derece arasında değişen odalarımıza uyku tulumlarımızla beraber girdik.
Neyse ki öbür gün Alta’daki sıcak otelimize döndük. Gökyüzünde dans eden kuzey ışıklarından esinlenilenerek yapılmış Northern Lights Kilisesi’nde biraz zaman geçirdikten sonra serbest vaktimizde Alta’yı dolaşma fırsatımız oldu.
Son günümüzde sabah erkenden Alta’dan Oslo’ya ve ardından ülkemize uçtuk.
Norveç in doğasına ve kültürüne doyamadan geri geldik ve ilk fırsatta tekrar gidebilmek için kendimize söz verdik.
Revan & Engin İpek / Şubat 2015
Not: Tüm yapılan aktivitelerde hem kısa bir eğitim hem de uygun kıyafeter veriliyor. Kutuba gidiyoruz ne giyeceğiz diye düşünmenize gerek yok. Aktiviteler dışında İstanbul’da karda giydiğiniz kıyfetler yeterli oluyor.























