YUNAN ADALARI

2026 Temmuz Ağustos’unda feribotlarla ulaşım sağlayarak kendi arabamızla 7 Yunan adası gezdik. 5’i ilk defa gördüğümüz adalardı: Syros, İos, Sikinos, Andros, Tinos. 2025 yazında da Rodos, Simi, Halki, Tilos, Nisiros, Karpathos ve Kasos adalarını gezmiştik. Bugüne kadar toplam 47 Yunan adasını keşfetme şansımız, kimilerine birçok kez gidip – Sakız gibi – her seferinde yeni bir bölgesini keşfetme, kimilerine de birçok kez gidip aynı rutinleri yapmaktan keyif aldığımız oluyor. 
 
 ‘Neden Yunan adaları?’ sorusunu cevaplamak istiyorum. Öncelikle ucuz diye değil. Çok daha önemli ve kıymetli sebepleri var:
  • En önemlisi birlikte eğleniyorlar. Panagiriler genci, yaşlısı, kadını, erkeği, zengini, orta direği, herkesin bir olduğu, birlikte kol kola dans ettiği, şarkılar söylediği en demokratik eğlence. Her gittiğimiz adada bu medeni, enerji dolu deneyimi yaşamak için Panagirlere katılıp, birlikte neşeyle eğlenme özlemini gideriyoruz. En sevdiğim tarafı da, kimsenin kendini göstermeye çalışmaması, yan yana dans etmesi, birlikte aynı çemberin bir parçası olmayı olmayı kutlaması. Kimsenin kimseye yan gözle bakmadığı, kavga çıkarmadığı, saatlerce dans édebildiği bir ortamne kadar kıymetli. Once yavaş ritimle başlayıp, gittikçe hızlanıp, sonunda kreşendo yapan 10-15 dakikalık çember danslar bir tür zikir hissi veriyor bana. Bu çembere dahil olmak bir nevi mutluluk iksiri, sihirli bir enerji, zamanın (5.5-6 saat) nasıl geçtiğini anlamıyor insan. Gençleşiyorsun ve moral depolıyorsun. Bu sene @nornek ve @sinanhamamsarilar ın Tinos aşkına dahil olduk, iyi ki de olmuşuz bizi harika bir panagiri orkestrası ile tanıştırdılar. İyi ki buluştuk, iyi ki enerjimizi, neşemizi, coşkumuzı depoladık, ‘Keşke bizim ülkemizde de bunu yaşayabilseydik’ diye içimiz buruk olsa da bir yerlerde insanların birlik olabildiğini, sevgi çemberi paylaşabilmek şahane bir moral.
  • Denizle barışıklar, sabah 7’den gün batımı sonrasına kadar herkes denizde. Çoğu bakir plajlarda veya tesisler yerine şezlongu şemsiyesiyle takılıyor. Hem de nasıl keyifle: matkot, voleybol topu, şnorkel, SUP, börek, poğaça, buz kovasıyla çoluk çocuk takılıyorlar.
    Biz de bu geleneğe dahil olduk, sandalyelerimiz, buz kovamız, şnorkel paşet ve matkotlarımızla her türlü aktivitete hazırlıklıydık. Çocuklar özgür, plajda, denizde, kumsalda, kayalıklarda kendi başlarına takılıyor, kimse karışmıyor, birlikte oynuyorlar saatlerce. Acayip bir dalga fenomeni var: feribotlar geçince herkes hazırolda bekliyor, ve dalgalar kıyıya vururken çığlık çığlığa denize koşuyor, coşkuyla dalagalarla oynuyor, geçen feribotun ismini bağırıyor: ‘Seajets..Seajets’. Birçok halk plajında duş var, bence dev hizmet.
  • Mutlular: Yaşlısı genci çocuğu her yerde bir arada ve hayatın içindeler. Çok doğal ve rahatlar, insan yanlarında rahat hissediyor. Güleryüzlüler ve iletişim çok kolay, sıcak, samimi. Yeme içmeyi, konuşmayı çok seviyorlar. Gürültücüler belki ama şen şakrak neşeleri bulaşıcı. Tavernalar, oteller, kafeler hepsi aile işletmesi. Çocuğu, genci, amcaoğlu; teyze kızı ebeveynler birlikte çalışıyor. Güzel müzik dinliyorlar, çalıyorlar; süpermarkette bile güzel müzik çalıyor kardeşim.
  • Medeniler, temizler, zevklililer, görgülüler, estetikler… Sokaklarda, kumsalda kimse çöpünü atmıyor, herkes topluyor çöpe atıyor. Her yer temiz pak. Estetik duyguları gelişmiş, ufacık köylerde daracı sokaklarda bile evler ve teraslar damlar çiçekler, asmalarla donanmış, her köşe bir tablo gibi. Gösteriş yok, kör gözüme parmak marka giymiyorlar ama gayer zevkli ve düzgün giyiniyorlar, kendilerine yaşamlarına ve yaşam alanlarına özeniyorlar.
  • Yardımseverler: Karşılaştığımız her Yunanlı, ister ana limanda, en işlek meydanda, ister en ücra köyde veya unutulmuş patika yollarda, hepsi içtenlikle selam veren, soru sorduğunuzda elinden gelen yardımı yapmak için çaba sarf eden insanlar. Yunan adalarında Google Haritalara güvenince neler olduğunu bilirsiniz, sizi ancak yerlilerin 4X4 araçları ile geçebileceği daracık, dimdik, taşlıklı, off road denilen yollar sokar, çünkü o yolu daha kısa diye kestirme zanneder, ve siz arabanın altını çarpmadan veya yolda kalmadan ilerleyip ilerleyemeyeceğinizi kara kara düşünürsünüzdüşünür, genelde de ana yola geri çıkmaya karar verirsiniz. Rastladığınız tek tük insan veya arabaya sorduğunuzda İngilizce bilmese bile, işlerinden ve gidecekleri yerden bir süreliğine feragat edip, arabasından inip size yardım etmekten çekinmezler. Kendi memleketimde sabah yürüyüş yaparken gülümsediğimde bana uzaylı gibi bakan birçok insan yerine (onu da anlıyorum, çünkü mutsuzsuz, umutsuzus, ama kimimiz de yabancı kompleksi var ya da snob) , gülümsediğimde mutlaka sıcacık karşılık veren yüzler ve gözler görmek iyi geliyor. Hele yardım edeni bulmak büyük nimet.  
  • Becerikliler ve eşitler: kadınlar, gençler motorların üzerinde tepe, viraj dinlemeden vızır vızır gidiyor. Her işi hızlıca, becerikli bir şekilde hallediyorlar. Kadın erkek bir ayırım yok, birlikte çalışıyorlar, her işi kadınlar da yapıyor, köy kahvesinde kadınlar da birasını içiyor, yollarda kadınlar da kamyon, tır, taksi kullanıyor.
  • Feribotlar büyük bir fırtına anlmına gelen 8 bofora kadar çalışıyor, ustalıkla yanaşıyor yolcu ve arabaları indirip bindiriyor, ulaşım ancak 8 bofpr üstünde tayfun koparsa duruyor, boşuna Yunan iyi kaptan, iyi denizci, iyi tekneci yeri değil.
  • Evet, yeme içme, konaklama, plaj, market çok daha ucuz. Bu da mutlu olmak, enerji depolamak, denize doymak, medeni şekilde tatil yapmak isteyenler için sadece bir bonus.
  • Efsane gün batımları, kimi zaman denize batan güneş gibi daha birkaç şahane sebep sayabilirim.
Ayrıca ziyaret etme şansı bulduğum 47 farklı Yunan adasının her birinin, kendine özgü doğası, karakteri, insanları, hikayeleri, ruhu var:

Sakız, Iounussa (Koyun Adası), Midilli, Samos, Furni, Patmos, Leros,  Lipsi, Arki,  Marati, Agathonisi, İkaria, Kos, Kalimnos, Telendos Rodos, Simi, Nisyros, Tilos, Chalki, Astipalya, Meis, Karpathos, Kasos, Mykonos, Santorini, Paros, AntiParos, Naxos, Amorgos, Koufonissia, Folegandros, Sifnos, Milos, Kimolos, Ios, Tinos, Andros, Syros, Sikinos, Kefalonya, Korfu, İthaka, Paxos Anti Paxos, Zakintos, Girit…

 
Mesela Girit kendi içinde bir ülke gibi ama çok güzel yerleri var. Koufounissia, Skinosa, Anti Paxos, Arki’nin muhteşem denizi var ama ufacıklar. Midilli, Samos, Sakız 70lerde kalmış gibi nostaljik adalar, Patmos, Sifnos, Amprgos, Astipalya tarihi kasabaları muhteşem adalar. Folegandros, Santorini ve Kefalonya’nın manzaraları enfes. Korfu bugüne kadar gördüğüm en yeşil ada. Milos, İos ve Simi denizden harika keşifler sunuyor. Yani adalara denizden mi karadan mı gidildiği? tepe köyleri mi? bakir koylar mı?  sessizlik mi? yemek mi? eğlence mi?beklentinin ne olduğuna göre hepsinin ayrı özellikleri var.

En sevdiğimiz ilk 15 adayı sorarsanız:

  1. Astipalya  
  2. Amorgos
  3. Tinos 
  4. Sakız
  5. İthaka
  6. Folegandros
  7. Milos & Kimolos
  8. Patmos
  9. Sifnos
  10. Tilos
  11. Chalki
  12. Karpathos
  13. İos 
  14. Koufonisia
  15. Kasos

Peki adalar beni neden hep büyüler?

Tüm büyük kıtalara ve etrafını çevreleyen denizlere rağmen tek başına ayakta durmayı ve kendi yaşam tarzını yaratmayı başaran adaların oldum olası düşkünüyüm. 

Bu sendromun bir ismi bile varmış: ‘islomania’ : yani bir adada, denizle çevrili küçük bir dünyada olduğunu bilmek ve bundan zevk almak.

Adaların her birinin kendine ait doğası, karakteri, insanları, hikayeleri, ruhu vardır.

Zamanın neredeyse durduğu, binaların seni ezmediği, kalabalıklarda kaybolmadığın (çoğu ada diyelim) yerlerdir adalar. İşte bu yüzden o adanın zamanına geçip, onun ritmiyle hareket etmeye çalışırım.

Ve beraberce yaşayan ve neredeyse her gün yüz yüze bakan bir avuç insan olan adalılar, sularla çevrelenmiş ve dışarıya kapanmış yani sınırlılık bilinci ile, hem adanın sundukları hem de birbiriyle yetinmeyi, sahip çıkmayı, şükretmeyi bilirler. İşte bu yüzden her adada mutlaka gerçek adalılar ile tanışmaya, sohbet etmeye özen gösteririm.

Hiçbir zaman gün batışını kaçırmadığım adalarda ben kendimi güneşin doğuşu ve batışı gibi, en doğal halimde hissederim.

Bugüne kadar eşimle gitme şansını yakaladığımız tüm  Yunan Adalarının çoğu kendine özgü karakteri ve ruhuyla bizi büyüledi. Bir kısmı da bugüne kadar kendimi en doğal, en özgür, en mutlu hissettiğim adalar oldu. 

Aşağıda bugüne kadar gidip gezdiğimiz ve yazmaya değer bulduğum Yunan Adalarına dair izlenim, rota, rehberlerin yer aldığı linkleri paylaşıyorum. 

Bakalım hangileri sizin de ilginizi çekecek veya ziyaret edip çok sevdikleriniz?:

Zeynep Atılgan Boneval 

12 Adalar (Dodocanese Adaları)

Kiklad Adaları  (Cyclades Adaları)

İyon Adaları (İonian Adaları)

Sizin Gözünüzden Yunan Adaları

Kendim çizdiğim bir el yapımı bir harita üzerinde adaların konumlarına yer vermeye çalıştım:

Zeynep Atılgan Boneval