TRAKYA ŞARAP TADIM ROTA VE OTEL ÖNERİLERİ

Trakya Bağ Rotası kaç gün yolculuk yapmak istediğinize ve motivasonunuza göre çok farklı seçenekler sunuyor. Bu sebeple size bölgelere ayırarak birkaç farklı rota,  ardından da kendi tecrübe ettiğimiz bağ evlerinin şarap özelliklerini seyahat süresi ile birleştiren farklı rotalar hazırladım.

Türkiye’nin ilk bağ rotası olarak 2013 yılında yolculuğuna başlayan, 2023’te 18 butik şarap üreticisinin dâhil olduğu Trakya Bağ Rotası, her gün gelişerek ve büyüyerek hem bağ evlerine, hem şarapseverlere hem de yöre halkına değer katmaya ve güç vermeye devam ediyor. Trakya’nın dört bir köşesindeki şarap üreticilerini kapsayan Trakya Bağ Rotası www.trakyabagrotasi.com aynı zamanda, Trakya’nın kültürel, mimari, tarihi ve gastronomi hazinelerini de kapsayarak ve keşfe teşvik ederek, bölgenin bütüncül değerlerine sahip çıkan nefis bir ‘sürdürülebilir turizm’ ve ‘iyi yaşam’ rotası. 

Özetle Trakya Bağ Rotası, dünyanın en eski şarap üretim bölgelerinden birisi olan Trakya’nın özüne sahip çıkarken, diğer yandan modern teknikler ile bağcılık ve şarapçılık yapan bağ evlerinin gelişimini destekleyen ve tüm bu değerleri meraklıları ile buluşturan bir oluşum.

Keşke Tekirdağ, Kumbağ ve Şarköy’den feribot ve vapur seferleri olan Avşa Adasındaki Büyülübağ, Şarköy rotasında Hoşköy’de yer alan Melen, Mürefte’deki Uluca ve Ganos’ta bu insiyatifte yer alsa diyor insan.

 

 

Önce coğrafi bölgeye göre alternatif rotalar ile başlayalım.

Bölgeye ve İstanbul’a uzaklık mesafesine göre rotanızı belirlerken seçebileceğiniz bağ evi alternatifleri aşağıda sıraladım. (Trakya Bağ Rotası projesinin içinde yer almayan bağ evlerini de ekledim)

 

Tekirdağ & Şarköy Rotası

Tekirdağ Bağları(yaklaşık 150 km)

  • Barel Bağları
  • Umurbey Bağları
  • Barbare Bağları
  • Chateau Nuzun

Şarköy Bağları (yaklaşık 230km)

  • Melen
  • Gülor
  • Chateaux Kalpak
  • Büyülübağ
  • Uluca
  • Ganos

Gelibolu & Eceabat Rotası

Gelibolu Bağları (yaklaşık 260km)

  • Gali
  • Yükseltan

Eceabat Bağları (yaklaşık 310km)

  • Porta Caeli
  • Suvla
  • Asmadan

 

Kırklareli & Edirne Rotası

Kırklareli Bağları (yaklaşık 240 km)

  • Chamlıja
  • Gürbüz
  • Arcadia
  • Vino Dessera
  • Saranta

 

Edirne Bağları (yaklaşık 280 km)

  • Edrine
  • Arda

 

TRAKYA’DA KONAKLAMA ÖNERİLERİ

Rotanızı belirlerken ziyaret edeceğiniz bölge ve seyahat sürenize göre seçeeğiniz konaklama alternatiflerini ise aşağıda yazdım:

  • Tekirdağ / Barbaros Bağ Evi: Fransa’da uzun yıllar gastronomi üzerine eğitim alan ve çalışan Can Topsakal’ın Türkiye’ye dönünce, Çatalca’da 230 dönüm tarım arazisi üzerine kurduğu Barbare Bağları içinde yer alan Barbaros Bağ Evi,  Trakya’ya Provence esintileri taşımış. Yemyeşil üzümler ile kaplı bağların arasında uyanmak, şaraplarını çok sevdiğimiz Barbare markasını yerinde deneyimlemek, üzümün dalından bardağa yolcuğunu dinlemek, bağlar arasında yürümek, hatta bağbozumuna katılmak, pekmez soslu bonfile, üzüm sarma, oğlak etli menü gibi muhteşem lezzetlerin tadına bakmak, yemek atölyelerine katılmak Barbaros Bağ Evindeyken yapabileceğiniz harika aktiviteler. www.yolculukterapisi.com/trakya-barbare

  • Eceabat/ Hotel Caeli:Bağların arasında konaklamak, otele ve bahçelerine serpiştirilmiş sanat eserlerinin, nefis şarapların ve doğal lezzetlerin tadına varmak için Hotel Caeli çok güzel bir adres. Gelibolu yarımadası Eceabat’ta Conkbayırı üzerinde Vinero bağcılık bünyesinde Porta Caeli bağları arasında yer alan Hotel Caeli‘de 170 hektarlık bağların ortasında doğaya serpiştirilmiş sanat eserleri çevrilmiş zevkli ve lüks bir gurme kaçamak adresi. Bağ, orman ve göl manzaralarına nazır 21 odası rustik dokuyu modern dokunuşlar ile buluşturuyor.  Konaklama deneyimi yaşama bulduğum otel hakkındaki izlenimim şu şekilde: Hotel Caeli, bahçesinde ve otelin duvarlarında yer alan 50’den fazla sanat eseri ile bir yandan adeta bir çağdaş sanat müzesi, Ekolojik Bahçesi’nde yetişen meyve ve sebzelerin yanı sıra Caeli Çiftliği’nden gelen et ve süt ürünlerinin kullanıldığı gurme restoranı, her biri farklı bir üzüm cinsi ile adlandırılmış kendine özgü dekore edilmiş konforlu ve şık 21 odası, üzüm çekirdeği ve asma yaprağından elde edilen doğal antioksidan bakım, masaj ve kürler ile muhteşem bir arınma ve dinlenme deneyimi sunan Caudalie Vinotheraphie SPA’sı, 12.500 m² büyüklüğünde Türkiye’nin en modern şaraphanelerinden birisi olan Caeli Şaraphanesi, kusursuz hizmet anlayışına sahip donanımlı ve profesyönel ekibi ile, gerçekten birçok farklı deneyimi rafine ve zevkli şekilde sunan lüks bir bağ ve sanat oteli. Cennete açılan kapı anlamına gelen Porta Caeli’nin girişinde gün boyu güneşin açısına göre toprağa şarap kadehi gölgeleri yansıtan 100 katmanlı Seçkin Prim imzalı kırmızı bir çağdaş enstelasyon sizi karşılıyor. Dünyada şarapçılık ile ilgili sıkça söylenen bir söz var: ‘aslında şarap yapmak kolaydır, tabi ilk zorlu 100 yılı atlatabilirseniz’. İşte bu eser de iki yüzündeki 50 şer katman ile şarapçılığın zorlu geçen ilk yüz yılını temsil ediyor. Caeli hakkında tek olumsuz yorumum, otelin aşırı geometrik dış mimarisi. Bağcılık ve şarap doğası itibarıyla kıvrımlı bir olgu. Yuvarlak üzümler, kıvrımlı hatlı şişeler ve bardakların yumuşak akışkanlığını otelin mimarisinde görebilmeyi isterdim. Data detaylı bilgi için: www.yolculukterapisi.com/trakya-caeli
  • Kırklareli / Bakucha Oteli: Arcadia Bağları arasında yer alan 18 odalı Bakucha Oteli, harika manzaralara nazır bir butik otel.  Açık yüzme havuzu, manzaralı saunası, masaj ve terapiler uygulayan spası, tavandan yerlere camla kaplı manzaralı restoranı, yine harika manzaralı geniş odaları ile yöreye kazandırılmış bir değer. Ancak sıcak, doğal ve sevimli bir bağ oteli yerine, biraz daha profesyönel, soğuk ve mesafeli bir duruşu var. Belki yaşanmışlık belki spontanlık eksikliği yüzünden, ancak biraz ruhsuz bulduk oteli. Aslında hiçbir eksiği olmayan tesisleri ve toplantı odaları ile, şirketlerin şehirden uzak, kırların arasında motivasyon ve vizyon toplantıları için ideal bir otel. Daha detaylı bilgi için: www.yolculukterapisi.com/trakya-arcadia
  • Kırklareli /Dessera Bağ Evi: Trakya’nın en kuzeyinde Kırklareli’nin üzerinde Ahmetçe’de Vino Dessera Bağları ve Dönmez Çiftliği’nde yer alan bağ evi, üzüm bağları, ceviz ormanları ve meyve ağaçları arasında nefis bir konuk evi. Tarım ile uğraşan Dönmez ailesinin Ahmetçe Köyü’nde ceviz ağaçlarıyla başlayan hikayesi, bölgenin uygun yapısını gördükten sonra bağcılıkla devam etmiş.  2004 yılında ilk üzümlerini diktikten sonra bugün 200 dönümlük bağları ile üretime devam ediyor. Konaklamanız sırasında çiftliğin mahsulleri ile hazırlanan kahvaltı, öğle, akşam yemeği yiyebiliyor, yürüme mesafesindeki şaraphane & mahzeni ziyaret edip şarap tadımları yapabiliyorsunuz. Trakya’nın en kuzeyinde Kırklareli’nin üzerinde Ahmetçe’de yer alan Vino Dessera, üzüm bağları ve ceviz ormanları arasında gizli bir aile hikayesi. Trakya Şarap Yolu’nun Kırklareli- Istranca ayağının, Arcadia ve Chamlija’dan sonra son durağı. Tarım ile uğraşan Dönmez ailesinin Ahmetçe Köyü’nde ceviz ağaçlarıyla başlayan hikayesi, bölgenin uygun yapısını gördükten sonra bağcılıkla devam etmiş.  Bir sonraki Trakya gezimde ziyaret etmeyi arzu ediyorum.   
  • Eceabat / Bengodi Hotel: Eceabat’ta yer alan gastronomi, konaklama ve bağcılık noktası Bengodi, çok yönlü bir adres: Hem kendi bağları Asmadan’ın mahsüllerinin yapılışını görebileceğiniz ve tadabileceğiniz Asmadan bağ ve şarap evine, hem güzel lezzetlerle yerli şarabı buluşturan rafine Potina Restaurant & Bar’a, Casari Artisan Cheese ve Kirmasti gibi kendi ürünleri olan gurme ürünler sunan Asmadan Dükkan’a, rustik bir şale stili tasarlanmış rafine ve sofistike bir atmosfer sunan oda ve otele  ve de bağcılık tarihine ve yöntemlerine dair Asmadan Bağcılık Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Asmadan şarap evinin Duman isimli kırmızı şarabını tatma şansım oldu ve yüksek alkollü, gövdeli bir şarap olmasına rağmen ferah, yumuşacık ve dengeli bir kupaj olarak damağıma tadı kazındı. 

 

 

TATTIĞIMIZ ŞARAPLAR VE SEYAHAT SÜRESİNE GÖRE ROTA ÖNERİLERİMİZ

Eylül 2023’te rotamız Caeli idi.  28-29-30 Ekim 2015 gezimizdeki 3. günlük rotamız, ilk gün Lüleburgaz Kırklareli tarafında Arcadia, Chamlıja, Barbare, 2.gün Gelibolu tarafında Suvla, Gali ve Şato Kalpak, 3.Gün de Tekirdağ tarafında Umurbey, Barel  ve Şato Nuzun bağlarını izlemişti. Daha önce münferit geziler ile diğer bağları ziyaret etme şansımız olmuştu.

 

Aşağıdaki rotaları tüm bu ziyaretlerden aldığımız tat, keyif ve tecrübelere dayanarak düzenledim;

GÜNÜBİRLİK GİDENLER İÇİN:

  • ‘Şaraptan iyi anlarım, en kaliteli kırmızıları tatmak ve almak istiyorum’ diyenler için:
  • Sabah 7 gibi yola çıkıp Tekirdağ Rotasındaki Barbare bağları içindeki Barbaros Bağevi’nde bir kahvaltı, ardından bağ ve mahzen gezisi ve tadım odasında Barbare şarapları tadım, ardından Evreşe yakınlarındaki Gali Bağevi’nde enfes deniz, ve vadi manzaralarına nazır öğle yemeği ve Gali şarapları tadım. Ardından Bordeaux blendleri ile Trakya kırmızılarının kralı sayılan Chateau Kalpak’ta tadım ve İstanbul’a dönüş.

 

  • ‘Ben beyaz şarap severim, hem kaliteli hem de farklı ve orjinal blendler tatmak ve almak istiyorum’ diyenler için:
  • Sabah 7 gibi yola çıkıp Kırklareli Rotasındaki Arcadia bağlarında yer alan Bakucha Otel’de kahvaltı, ardından Arcadia şarapları tadım ve şarap üretim tesisi gezisi, ardından Büyükkarıştıran Köyü yakınlarındaki Çamlık Restoran’da Chamlija şarapları tadımı ve öğle yemeği. Ardından Yazır köyünde Türkiye’nin en iyi beyaz şaraplarına imza atan Umurbey’de şarap tadım ve İstanbul’a dönüş. (Çamlık restoran çocukluğumuzdaki mesire yerlerindeki et mangal lokantaları tarzında salaş ancak çok lezzetli yemekler sunan bir restoran)

 

  • ‘Şarap benim için yeni bir alan, uygun fiyatlı ancak güzel kırmızı şaraplar ile tanışmak istiyorum’ diyenler için:
  • Barel bağları içinde, söğütler, çamlar, incirler arasındaki Derince Çiftliği’nde kahvaltı ardından bağ gezisi ve Barel şarap üretim tesisinde şarap tadımı. Ardından Şarköy rotasında Hoşköy’de bulunan Melen Kafe’de Melen şarapları tadım ve öğle yemeği. Ardından Yeniköy’de Barbare’de bağ gezisi, tadım ve İstanbul’a dönüş.

 

  • ‘Şarap benim için yeni bir alan, uygun fiyatlı ancak güzel beyaz şaraplar ile tanışmak istiyorum’ diyenler için:
  • Barel bağları içinde, söğütler, çamlar, incirler arasındaki Derince Çiftliği’nde kahvaltı ardından bağ gezisi ve Barel şarap üretim tesisinde şarap tadımı. Ardından Büyükkarıştıran Köyü yakınlarındaki Çamlık Restoran’da Chamlija şarapları tadımı ve öğle yemeği. Ardından Yazır köyünde Türkiye’nin en iyi beyaz şaraplarına imza atan Umurbey’de şarap tadımı ve İstanbul’a dönüş. (Çamlık restoran çocukluğumuzdaki mesire yerlerindeki et mangal lokantaları tarzında salaş ancak çok lezzetli yemekler sunan bir restoran)

bag

 

1 GECE KONAKLAYACAKLAR İÇİN (zevkinize göre seçebileceğiniz diğer konaklama önerileri yazının üst bölümünde yer alıyor)

  • ‘Şaraptan iyi anlarım, en kaliteli beyaz ve kırmızıları tatmak ve almak istiyorum’ diyenler için
  • Sabah yola çıkıp Gelibolu Rotasında Evreşe yakınlarındaki Gali Bağevi’nde enfes deniz, ve vadi manzaralarına nazır öğle yemeği ve Gali şarapları tadım. Ardından Bordeaux blendleri ile Trakya kırmızılarının kralı sayılan Chateau Kalpak’ta bağ ve şarap üretim tesisi gezisi ve tadım. Ardından Barbare bağları içindeki Barbaros Bağevi’ndeki odanıza yerleşme, bağ ve mahzen gezisi, Barbaros Bağevi’ndeki akşam yemeğinizde Barbare şarapları tadımı. Sabah Barbaros Bağ evinde kahvaltı sonrası Şarköy’ün Eriklice Köyü’ndeki Gülor şarapevinde tadım. Ardından Tekiradağ’da yer alan Umurbey Winehouse’da peynir, tapas gibi hafifi atıştırmalıklar eşliğinde Umurbey şarapları tadımı. Ardından Büyükkarıştıran Köyü yakınlarındaki Çamlık Restoran’da Chamlija şarapları tadımı ve geç öğle yemeği ve İstanbul’a dönüş.

 

 

 barbarealp (4)

2 GECE KONAKLAYACAKLAR İÇİN (zevkinize göre seçebileceğiniz diğer konaklama önerileri yazının üst bölümünde yer alıyor)

  • ‘Uzun haftasonu şansını değerlendirip birçok farklı bağı görmek ve şarabı tatmak isterim’ diyenler için:
  • Sabah yola çıkıp Gelibolu Rotasında Evreşe yakınlarındaki Gali Bağevi’nde enfes deniz, ve vadi manzaralarına nazır öğle yemeği ve Gali şarapları tadım. Bordeaux blendleri ile Trakya kırmızılarının kralı sayılan Chateau Kalpak’ta bağ ve şarap üretim tesisi gezisi ve tadım. Ardından Barbare bağları içindeki Barbaros Bağevi’ndeki odanıza yerleşme, bağ ve mahzen gezisi, Barbaros Bağevi’ndeki akşam yemeğinizde Barbare şarapları tadımı.
  • Sabah Sabah Barbaros Bağ evinde kahvaltı sonrası Şarköy’ün Eriklice Köyü’ndeki Gülor şarapevinde tadım. Ardından Tekiradağ’da yer alan Umurbey Winehouse’da peynir, tapas gibi hafifi atıştırmalıklar eşliğinde Umurbey şarapları tadımı. Ardından Kırklareli Rotasındaki Arcadia bağlarında yer alan Bakucha Otel’de akşam yemeği ve konaklama.
  • Sabah Bakucha otelde kahvaltı, ardından Arcadia şarapları tadım ve şarap üretim tesisi gezisi. Ardından Büyükkarıştıran Köyü yakınlarındaki Çamlık Restoran’da Chamlija şarapları tadımı ve öğle yemeği. Ardından Barel bağları içinde, söğütler, çamlar, incirler arasındaki Barel Bağevi’nde atıştırmalıklar eşliğinde Barel şarapları tadımı, bağ gezisi ve İstanbul’a dönüş.

 

 

 barbarealp (7)

3 GECE KONAKLAYACAKLAR İÇİN (zevkinize göre seçebileceğiniz diğer konaklama önerileri yazının üst bölümünde yer alıyor)

  • ‘Buralara kadar gelmişken, elimden geldiği kadar çok bağ ziyaret etmek ve şarap tatmak istiyorum’ diyenler için:
  • Sabah erkenden yola çıkıp Gelibolu Rotasının ucunda Eceabat’ta yer alan Suvla lokantasında kahvaltı ve şarapevinde şarap tadım. Ardından Evreşe yakınlarındaki Gali Bağevi’nde enfes deniz, ve vadi manzaralarına nazır öğle yemeği ve Gali şarapları tadım. Bordeaux blendleri ile Trakya kırmızılarının kralı sayılan Chateau Kalpak’ta bağ ve şarap üretim tesisi gezisi ve tadım. Ardından dilerseniz Eceabat’ta Conkbayırı üzerinde Porta Caeli bağları arasında yer alan Hotel Caeli‘de konaklayıp akşam yemeği yiyebilirsiniz, ya da Şarköy rotasında Hoşköy’de denize nazır Melen Kafe’nin ev/otel bölümündeki odalarında konaklayıp yemek yiyebilirsiniz.
  • Sabah Melen Kafe’de kahvaltı ardından Melen şarapları tadımı. Ardından Şarköy’ün Eriklice Köyü’ndeki Gülor şarapevinde tadım. Ardından Şarköy’den fetibot/vapur ile Avşa adasına geçerek Büyülübağ bağlarında şarap tadımı. Ardından Barbare bağları içindeki Barbaros Bağevi’ndeki odanıza yerleşme, bağ ve mahzen gezisi, Barbaros Bağevi’ndeki akşam yemeğinizde Barbare şarapları tadımı.
  • Sabah Barbaros Bağ evinde kahvaltı sonrası Yazır köyünde Türkiye’nin en iyi beyaz şaraplarına imza atan Umurbey’de şarap tadımı. Ardından Büyükkarıştıran Köyü yakınlarındaki Çamlık Restoran’da Chamlija şarapları tadımı ve öğle yemeği. Ardından Kırklareli Rotasındaki Arcadia bağlarında şarap üretim tesisi gezisi ve şarap tadımı ve bağlarda yer alan Bakucha Otel’de akşam yemeği ve konaklama.
  • Sabah Bakucha otelde kahvaltı, ardından Ahmetçe Köyü yakınlarındaki Vino Dessera’da bağ ve mahzen gezisi ve şarap tadımı. Ardından Barel bağları içinde, söğütler, çamlar, incirler arasındaki Barel Bağevi’nde atıştırmalıklar eşliğinde Barel şarapları tadımı ve bağ gezisi. Ardından Çeşmeli köyü yakınlarında Şato Nuzun’da şarap tadımı ve İstanbul’a dönüş.

 

TRAKYA’YA NE ZAMAN GİDİLİR?

Ziyaret için en güzel aylar doğanın uyandığı bağların yemyeşil kırların da çiçekler ile bezendiği bahar ayları, üzümlerin olgunlaşıp kendini gösterdiği yaz ayları, bağbozumu deneyimi ve yaprak dönümün renk senfonisini yaşatan sonbahar ayları.

barbarealp (6)

 

TRAKYA BAĞ ROTASINDA ŞARAP TADIM SEYAHATİNE NASIL GİDERİM?

Trakya’yı ziyaret ederken amacınız günde 2-3 şarap tadımları yapmak ise o zaman mutlaka bir tur operatöründen destek alın. Çünkü tadımlar sonrasında alkollü araba kullanmak, hem de köy yollarında tehlikeli. Hem kendinizi bir bilene emanet edip, manzaraları seyrede seyrede keyfini çıkarmak çok daha iyi geliyor insana. Biz 12 kişilik bir ekip olarak, Merter ailesinin çalışmaları ve yönlendirmesi sonucu, Oba Tur ile İstanbul’da Ulus ve Zekeriyaköy’den başlayıp, 3 gün süren ve tekrar İstanbul’da biten bir organizayon ile gittik. 3 gün boyunca Trakya Bağ Rotasının tüm etaplarını kapsayacak şekilde Oba Tur minibüsü ile yolculuk yaptık.  Oba Tur programızdaki 9 farklı bağdaki tadım ve öğle yemeği randevularımızı ayarladı, akşam yemeklerimizi de Barbare Bağları içindeki Barbaros Bağ Evinde konaklamamız ile birlikte aldık. Oba Tur’dan Selen Hanım tüm yolculuğumuzda bize eşlik etti, ve keyif almamız için elinden gelen herşeyi yaptı. Ve bize kendimizi Selen Hanım’a ve şöförümüze teslim ederek, sadece Trakya’nın keyfini çıkarmak kaldı.

Bizim rotamız ilk gün Lüleburgaz Kırklareli tarafında Arcadia, Chamlıja, Barbare, 2.gün Gelibolu tarafında Suvla, Gali ve Şato Kalpak, 3.Gün de Tekirdağ tarafında Umurbey, Barel  ve Şato Nuzun bağlarını ve tadımları şeklindeydi.

Oba Tur Trakya Rotasının Kırklareli, Tekirdağ, Şarköy, Gelibolu Bölgelerinin hepsine hakim. Bu rotalarda organize ettiği günübirlik, veya 1-2 gecelik hazır turlarına da katılabiliyorsunuz. www.obatur.com.tr/

Eğer sadece Kırklareli Bölgesi’ne gidecekseniz Corvus Travel ve Fez Travel’da buralara organizasyon yapıyormuş.

 

 

barbarealp (10)

TRAKYA’DA İKEN REHBERİNİZ…

Şarap, doğa, tarih, kültür hepsinin buluştuğu bu müstesna topraklarda siz hangisini yaşamak isterseniz isteyin, işinizi çok kolaylaştıracak müthiş bir rehberiniz var: Trakya Bağ Rotası. Bölgesel tarihi ve kültürel hazinelerin yerleri, bağevi ve şarap tadım adresleri, yerel lezzetleri sunan restoran ve bağevleri, doğa içinde konaklama seçenekleri hakkında bilgi edinebileceğiniz ve de harita üzerinden takip edebileceğiniz www.trakyabagrotasi.com, gezginler için mükemmel bir armağan.

Trakya’da bağ içinde konaklama imkanı tanıyan bağevi otellerin sayısı çok az, ancak kır hayatını deneyimleyerek yerel lezzetleri tadabileceğiniz birçok lokal restoran mevcut.

 

YOL ÜZERİ LEZZET DURAKLARI  (Yazımın üst bölümünde bölgelere göre rota önerileri kısmındaki fotoğraflarda ve www.trakyabagrotasi.com websitesinde daha detaylı öneriler yer alıyor)

• Barbaros köyündeki Küçük Ev Balık Lokantası‘nda harika deniz mahsüllerinin tadına bakın. Sıcacık bir ev ortamında, muhteşem bir manzaraları ve de lokantanın aşçı sahibi Erdoğdu Bey’in misafirperverliği eşliğinde, kalamar tava, güveçte karides, mısır ununda hamsi, limon zeytinyağı sarımsak ve dereotu soslu palamut ızgara gibi lezzetler gerçekten çok övgü alıyor.  

• Tekirdağ denince  akla ilk gelen Tekirdağ köftesi. Bu köfteyi iyi yapanlar ise: Özcanlar Köfte ve Köfteci Abdi Özcan

• Şarköy Marinada deniz manzarası eşliğinde lezzetli mezeleri ve balıkları ile Balıkname öğle yemeği için çok keyifli bir durak.

• 90 yıldan uzun bir süredir müdavimlerinin vazgeçemediği Şarköy’ün tarihi dondurmacısı Veis Dondurma‘nın tahinli, Antep fıstıklı ve cevizli dondurmasının tadına bakın.

• Trakya’nın meşhur bir tatlısı var: peynir helvası. Gelibolu’da Zafer Çiftlik Süt Ürünleri’nde tadıp alabilirsiniz.
• Gastronomi haritasında Kırklareli’ne tescilli olan ‘hardaliye’ denemeye değer. Ezilen üzümlere siyah hardal tohumu ve vişne yaprağı eklenerek hazırlanan, Atatürk’ün gözdelerinden, alkolsüz bu harika bir içeceği Karlıbağ Hardaliye’di tadıp alabilirsiniz. 
• Pancar pekmezi için Kırklareli’nin Poyralı Köyü’ne uğrayıp, şeker pancarından yapılan ve bu köy ile özdeşleşen taze pekmezi yerel üreticiden alabilirsiniz

• Peynirciliği de meşhur olan Trakya bölgesi’nin beyaz peyniri ve özellikle Kırklareli’nin kaşar peyniri lezzetleri ile meşhur.

SARAP

 


YOLCULUK TERAPİSİ TRAKYA YAZILARIMIZ

Trakya bağ gezisi izlenim ve hikayeleri: www.yolculukterapisi.com/trakya-hikayeleri

Traka Şarap Tadım Rota Önerilerimiz: www.yolculukterapisi.com/trakya-saraprotalari

Yıllandıkça güzelleşen Trakya hakkında bilgiler ve diğer aktivite bilgileri: www.yolculukterapisi.com/trakya

Gali (Kavur) Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-gali

Chateau Kalpak Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-chateaukalpak

Chamlija Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-chamlija

Umurbey Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-umurbey

Barbare Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-barbare

Porta Caeli bağları, şarapları ve Hotel Caeli bilgileri ve şarap tadım notları: https://www.yolculukterapisi.com/trakya-caeli

Arcadia Bağları, şarapları, Bakucha oteli bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-arcadia

Barel Bağları, şarapları ve bağevi bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-barel

Suvla Bağları, şarapları konsept mağaza bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-suvla

Chateau Nuzun Bağları ve şarapları bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-satonuzun

 

Zeynep Atılgan Boneval

 

 

 

 

 

 

‘TRAKYA BAĞ ROTASI PROJESİ’ NEDİR?

Trakya’nın farklı bölgelerinde 19 butik şarap üreticisi ve Trakya Turizm İşletmecileri Derneği işbirliği ile 2013 yılında hazırlanmaya başlanmış ‘Trakya Bağ Rotası’, bugüne kadar Türkiye’de yöre tanıtımına dair şahit olduğum en organize ve profesyönel girişim. Trakya bağ rotalarını bölgelere ayıran el yapımı harita, borşür, websitesi, ve telefon aplikasyonu, her bölgede yer alan şarap üreticileri, tarihi ve doğal hazineleri, konaklama, yeme-içme adreslerini şaraba dair hikâyeler ve yöreye ait gastronomik hazineleri de içine katarak, çok pratik, rafine ve estetik bir şekilde sunuyor. Öyle ki, Ayşe Çelem Design imzası taşıyan Trakya Bağ Rotası hem logosu hem de suluboya illüstrasyon haritası ile 2015’de Graphis tarafından uluslararası tasarım ödüllerine layık görülmüş.  Türkiye’de şarap üretimi, pazarlama ve satışına getirilen yasakları düşünürseniz, Trakya Bağ Rotası ülkemizde şarapçılığın yaşayabilemesi için gerçekten öncü ve yaratıcı bir eno-turizm hareketi.

Şarabın dünyadaki en eski üretim bölgelerinden birisi olan Trakya bölgesinin, uluslararası düzeyde bir bağ rotası olarak markalaşması adına çok başarılı bir projeye imza atan Trakya Şarap Platformu’nu tebrik ediyoruz.  Her bir köşesinde ayrı bir cevher gizli olan ülkemizin farklı bölgelerinin de sahip oldukları turizm potansiyelini ortaya çıkartmak adına böyle işbirlikleri gerçekleştirmesini diliyoruz.

Keşke Tekirdağ, Kumbağ ve Şarköy’den feribot ve vapur seferleri olan Avşa Adasındaki Büyülübağ, Şarköy rotasında Mürefte’deki Uluca ve Ganos’ta bu insiyatifte yer alsa diyor insan.

Trakya Şarap Platformu ve Trakya Bağ Rotası projesinde şarap üreticileri  (websitesinden akınmı ve alfabetik olarak sıralanmıştır)

 

 

Arcadia Bağları

İsmini Lüleburgaz’ın eski adı Arcadiapolis’ten alan Arcadia bağları, Kırklareli bölgesinde Cumhuriyet döneminde yapılan ilk büyük modern bağ yatırımı olarak 2000’li yıllarda kuruldu.

Lüleburgaz ve Istranca Dağları arasında, Tarihi Şarap Yolu’nun geçtiği bağlarda bulunan Sauvignon Blanc, Narince, Cabernet Sauvignon, Cabernet Franc, Merlot ve Öküzgözü ve Papaskaraı cinsi üzümler yetiştiriliyor. En eski üzüm çeşitleri arasında sayılan Sauvignon Gris ve Pinot Gris cinsi üzümlerini ise Türkiye’de yetiştiren tek bağ.

 

Kuzeyde Bulgaristan, kuzey doğuda Istranca Dağları ile çevrili bölgede, bağlara genel olarak karasal iklim hakim. Özellikle yazın sıcak gündüzlere karşı serin geçen geceler üzümlerin dengeli olgunlaşması ve teruarın eşsiz lezzetinin oluşmasında büyük rol oynuyor. Bağlara hakim rüzgar kuzey doğudan dağlardan doğru eserek, yaz ayları boyunca üzümler için sağlıklı bir ortam sunuyor. Sürdürülebilir bağcılık ve minimal müdahale felsefesini benimseyen Arcadia Bağları’nda doğada ve üzümde kalıntı bırakan kimyasallar kullanılmıyor.

Toprağın jeolojik yapısı eski deniz dibi olması sebebiyle büyük ölçüde alüvyon özellikli siltli kil, kum ve granit substratı içeren tortudan oluşuyor. Doğal dengeyi koruyarak teruarın lezzetlerini öne çıkarmayı hedefleyen Arcadia’da, dikimden önce ilk iki yıl organik hayatı canlandırmak için toprak ıslahı yapıldı.

Bağ arazisi rakımı 100 ila 150 m arasında değişen birçok minik tepe ve vadiler ve vadi içlerindeki meşe koruları ile hem farklı parsellerde oluşan farklı mikro klimalar yaratarak derinlikli lezzetler, hem de ziyaretçilere keyifli bir doğa tecrübesi sunuyor.

Hamitabat ve Çeşmekolu köyleri arasında konumlu Arcadia, kuşların göç yolu üzerinde olduğundan, mevsimine göre birçok farklı kuşa rastlamak da mümkün.

Arcadia Bağ Gezileri

Arcadia Bağları, 200 hektarlık bir arazi içine kurulu bağları, şato tipi üretimhanesi, meyve bahçeleri, bostanları, meşe koruları ve irili ufaklı çiftlikleri ile doğa içinde bir gastronomi merkezi olarak tasarlandı. Günübirlik rehberli gezilerde bağcılık ve üretim teknikleri hakkında bilgi alabilir, bağların ve koruların arasındaki patikalarda yürüyüş yapabilir, dilerseniz mevsimine göre üzüm, kiraz, armut, yaban kekiği, kuşburnu, kuzukulağı, mantar toplayabilir, tepedeki Kamelya’da manzaranın ve lezzetli mönülerin tadını çıkarabilirsiniz. Özel davet organizasyonları için grup rezervasyonu da alınıyor. Geziyi biraz daha uzatmak ve çevreyi ziyaret etmek isteyenler için, Arcadia Bağları butik oteli Istranca dağları manzaralı 21 odası, gurme restaurantı ve SPA’sı ile Ağustos 2014’te açıldı.

Tel: +90 533 514 14 90

 

 

Barel Bağları

Bugünkü Tekirdağ Karaevli Köyü’nün, Eski Bağlar Mevkisi’nin deniz kıyısına kurulu olan Hera’nın Surları (HeraionTeichos) , o günlerde bir liman kentiydi. Bu limandan gemilerle Avrupa’ya gönderilen ürünlerin başında da bölgenin leziz şarabı gelirdi. O günden bugüne her dönem Karaevli’de bağcılık yapıldı. Çünkü bölgenin verimli topraklarını çevreleyen Ganos dağlarının kazandırdığı ılıman iklim, bölge kıyılarına vuran Marmara’nın sert rüzgarlarıyla birleştiğinde tadına doyulmaz üzümler yetişmesini sağlıyordu.

Bu bereketli topraklarda geçmişten beri yetişen CabernetSauvignon, Merlot, Chardonnay, Shiraz cinsi üzümler, Barel Bağlarında sabahın ilk ışıklarında elle salkım salkım hasat ediliyor ve hiç beklemeden bağların içinde bulunan işlemeye alınıyor. Şato tipi üretim denilen bu yöntemle bölgenin leziz üzümleri yüksek kaliteli ürünlere dönüşüyor.

1997 yılında kurulduğundan bu yana 150 dönüme ulaşan bir alanda, modern bağcılık ve tekniklerin uygulandığı Barel Bağları, Trakya’nın mucizevî teruarında yetişen üzümlerin en doğru şartlarda işlenmesi amacı ile kaliteye odaklı bağcılık teknikleriyle geliştiriliyor.

İlhamını keyifli ve samimi dost sohbetlerine tanıklık eden sofralardan, lezzetini ise Trakya’nın bereketli topraklarından alan Barel, 1997 yılında Akın ailesi tarafından hayata biraz daha tat katmak amacı ile kurulmuş. Barel ismi ailenin iki çocuğu Elif ve Barkın Akın kardeşlerin isimlerinden geliyor.

Günden güne lezzetlenen bu tadı başka damaklara da ulaştırmak ve paylaşmak isteyen Akın ailesinin en genç ferdi Barkın Akın, tutkusunu gençliği ve profesyonelliği ile birleştirerek, bugün 150 dönüme ulaşan bağların ürünlerini yepyeni dostlara ulaştırıyor.

Barel Bağ Gezileri

Barel Bağları ziyaretçilerini rezervasyonla 11.00 – 18.00 saatleri arasında kabul ediyor. Tesisin içinde yer alan BarelRestaurant aynı saatler arasında açık ve kişiye/gruplara özel menülerle hizmet veriyor. Nisan ayından itibaren bağların içindeki Barel Bağ evinde misafirlerini ağırlayan firma önümüzdeki yıllarda 12 odalı bir butik otel açmayı planlıyor.

Tel: +90 543 322 18 04

 

 

 

Barbare Bağları

Asmadan kadehe uzanan eşsiz bir yolculuk.Ve bu yolculuğun en güzel anlarını simgeleyen eşsiz bir lezzet. En kaliteli üzümleri farklı hikayelerle buluşturan Barbare, yıllar geçtikçe daha da değer kazanan hikayelerle aranızda bağ kurmaya devam ediyor.

Can Topsakal’ın, 2000 yılında tutkusu olan işine girmek istemesi ile bağcılığa uygun toprağı ve konumuyla 230 dönümlük bağlarda Barbare hikayesi başlar. Fransa’da önemli şatoların da danışmanı olan XavierVignon ile yola çıkar.

Tekirdağ’ın Barbaros kasabası ile Yazır köyü arasında yer alan, Marmara denizi kıyılarında, küçük bir tepenin üzerine kurulan bağlarda, güneşin ısısı ve denizin serinletici özelliğinin ideal kombinasyonu ile dünya standartlarında üzümler yetiştirmeye imkan vermektedir. Bölgede bağcılık ve şarapcılık yapımı binlerce yıllık bir gelenektir ve günümüzde kurulan modern bağlar sayesinde bölge tekrar bu alanda söz sahibi olmaya başlamıştır.

Cabernet Sauvignon, Merlot, Syrah, Grenache ve Mourvedre üzümlerinin dikildiği bağlarda organik, biyodinamik ve sürdürülebilir bağcılık yapılmaktadır. Kaliteli ürün yapımı bağda başlar felsefesini benimseyerek, düşük verim uygulaması ile yetiştirilen bu üzümlerden muhteşem renkli, kompleks aromalı ve yumuşak tanenli, görkemli ürünler elde edilebilmektedir.

Üzümler hasadın ardından hiç bekletilmeden bağın içinde bulunan üretimhanenin kapısına ulaşır. Bu sayede taşıma sırasında üzümün zarar görmesi ve en iyi şırasını yolda kaybetmesi engellenir. Bu şekilde “şato tarzı” üretim yapılması kaliteyi arttıran en önemli etkenlerden biridir. Barbare’de ilk üretim 2007 yılında gerçekleşmiş ve Nisan 2011 tarihinden itibaren de Barbareler tüketici ile buluşmuştur.

Barbare Bağ Gezileri

Barbare Bağları içinde yer alan üretimhane ve mahzenin yanı sıra bir de 6 odalı Barbaros Bağ Evi butik oteli ve restoranı gurme gezginlerini ağırlamaktadır. İstanbul’a 1,5 saat mesafede bulunan bağ evi 12 ay boyunca ziyaretçilere açıktır. Bahar aylarında bağların uyanışına şahit olup, yaz aylarında güneşle lezzetlenen üzümleri tadabilir ve 15 Ağustos sonrasında yeterli olgunluğa erişen CabernetSauvignon, Merlot, Syrah, Grenache ve Mourvedre üzümlerinin sabahın erken saatlerinde toplanarak “şato tarzı” üretimle işlenmesine eşlik edebilirsiniz. Ve gün batımı yaklaşırken barbekü eşliğinde bir önceki hasadın ürünlerini yudumlayabilirsiniz.Toprakla aranızdaki bağa hoş geldiniz! Geziyi biraz daha uzatmak ve çevreyi ziyaret etmek isteyenler için, Barbare Bağları butik oteli Barbaros Bağevi 18 odası gurme restaurantı ile hizmetinizde.

Tel: +90 212 257 07 00

 

 

Chamlija Bağları

Merkezi Büyükkarıştıran’da olan Chamlija’nınbağları , her farklı üzüm çeşidi için en doğru toprak yapısını ve iklim özelliklerini yansıtabilmek amacıyla Küçükkarıştıran, Akçaköy, Sütlüce, Tozaklı, Poyralı, Soğucak, İslambeyli ve Akören’e kadar uzanan oldukça geniş bir alana yayılmış durumda. Chamlija İstranca zirvesi ile kucak kucağa bağları ile sezon içindeki 17 derecelik ortalama ısıya sahip serin iklim bağcılığını Türkiye’ye taşıyor.

Chamlija markasının yaratıcısı olan Çamlıca ailesi, Lüleburgaz’ın Büyükkarıştıran kasabasında 1936 yılından beri çiftçilik ile uğraşan bir aile. Ailenin ilk nesli 1936 yılında, filoksera hastalığı sonrası Bulgaristan’da dikilen ilk Amerikan anacı asmaların anısına adı, ‘Bağlık Yer’ anlamına gelen Loznitsa olarak değiştirilen Kubadın’dan göç etmiş Türkiye’ye. Üçüncü kuşaktan Mustafa Çamlıca bir ‘finewine’ şarap yatırımcısı ve bu girişimin arkasındaki isim. Şirket ismi, Mustafa Çamlıca’nın kızı ve aynı zamanda şirketin ürettiği ürünlerin etiketlerinin yaratıcısı İrem Çamlıca’dan geliyor.

Chamlija Bağları, 15 Ağustos-15 Ekim arası hariç olmak üzere haftanın her günü 09:00 – 17:00 saatleri arasında gezilebilir. Büyükkarıştıran bağlarının hemen yanındaki Çamlık Restoran da yıl boyu 12:00-24:00 saatleri arasında ziyaretçilerin hizmetinde.

Chamlija Bağları, Trakya’nın kuzeyinde yer alan ve Istranca Dağları’nın güney eteklerinde 300-400 rakımda konuşlanmıştır.Istranca masifi olarak adlandırılan metamorfik ve magmatik kayaların ve bunlar üzerindeki meta volkanitlerin yüz milyonlarca yıllık birikimi ve hemen önünde yer alan 60 milyon yaşındaki bol deniz kökenli fosiller içeren resif kökenli kireç taşları,Chamlija’nın nihaî tüketicinin beğenisine sunduğu Merlot, CabernetSauvignon, CabernetFranc, PetitVerdot, Malbec, Alvarinho, Papaskarası, Chardonnay,Viognier,Savignon Blanc ,Narince,PinotNoir ve Reisling üzümlerinden üretilen ürünlere karakteristik yapısını kazandıran başlıca etmen. Hektar başına ortalama sayısı 5 bin ilâ 6 bin, hatta kimi bağlarda 10 bine kadar ulaşan yoğunluktaki asmaların kökleri, bu yoğun yerleşim nedeniyle toprağın derinlerine yönelerek, Istranca masifinin ve hemen önünde yer alan 60 milyon yaşındaki bol deniz kökenli fosiller içeren resif kökenli kireç taşının özelliklerini tüketicinin damağına daha keyifli bir şekilde yansıtıyor.

Chamlija Bağ Gezileri

Chamlija Bağları, 15 Ağustos – 15 Ekim arası hariç olmak üzere haftanın her günü 09.00-17.00 saatleri arasında gezilebilir. Büyükkarıştıran bağlarının hemen yanındaki Çamlık Restoran da yıl boyu 12.00-24.00 saatleri arasında ziyaretçilerin hizmetinde.

Tel: +90 288 436 13 49

 

 

Chateau Kalpak Bağları

Uzun seneler Amerika ve Paris’te yaşadıktan sonra, ‘tek bağ tek şato” düşüncesiyle toprağa yönelen ve kapsamlı bir toprak araştırmasından sonra Şarköy civarında karar kılan Bülent Kalpaklıoğlu, Chateau Kalpak serüvenini 1993’te başlatır.

İstediği arazileri toplamak için geçirdiği 12 sene boyunca, deneme bağlarında çeşitli anaçlar, üzüm klonları, dikim teknikleri ve tel/budama sistemleri araştırıp uygular.Bağların hazırlanmasına 2004 yılında başlasa da, tesisin kurulması ve ilk üretimin yapılması için 6 yıl daha geçmesi gerekir; 3 senelik olgunlaşma sürecinin ardından, ilk ürünler nihai tüketiciyle ancak 2013 yılında buluşur.Bu kısa hikaye, şato tipi üretimin olmazsa olmazlarının da özeti adeta bilgi, emek, sabır ve sevgi.

Hedefe ulaşmak için de Cabernet Sauvignon, Merlot, Cabernet Franc ve Petit Verdot üzümlerinde karar kılıp, en uygun anaç ve klonlarını dikip üst seviye bilimsel bir bağcılık uygular.Fransa’dan getirtilen anaçlar, denizden 300-320 m yükseklikte güney-güneybatı bakışlı, çakıllı, kireçli, bir araziye ve sadece yamaç bağcılığı yaklaşımı gözetilerek dikilmiş.Hem Marmara, hem de Ege Denizi’nin -Saros Körfezi’nin- esintilerini direkt alan bağlar için, rüzgarın taşıdığı deniz tuzunun olumsuz etkilerinden korunsun diye, en yakın kıyıdan 5 km uzakta bir arazi seçilmiş.Bu özel klima ve teruarın sağladığı avantajlar ve uygulanan bağcılık teknikleri sayesinde, üzümlerin olgunlaşma dönemini Ekim ayına kadar uzatabildiklerini, böylelikle de ürünlerin kalitesini yükselttiklerini söylüyor Bülent Kalpaklıoğlu.

Chateau Kalpak Bağ Gezileri

Ziyaretçi odaklı tasarlanmış modern Chateau Kalpak tesisi ve bağları rezervasyonla gezilebilir. Tesiste bulunan Kafe Kalpak’ta da Yunan Semadirek Adası’ndan, Marmara Adası’na kadar “deniz-orman-bağ” manzaralı terasta özel aperatifl er eşliğinde tadım yapabilirsiniz.

Tel: +90 532 277 11 37

 

 

 

Gali Bağları

Lozan’da mühendislik eğitimi alan Hakan Kavur, komşu Fransa’nın kadim bağcılık geleneği ile tanışınca, dededen gelen ‘toprak adamlığı genleri’ devreye girmiş olmalı ki, ülkeye döndüğünde ilk işi Gelibolu Yarımadası’nda yer alan Doğan Arslan bölgesinde 48 hektar toprak alıp bağ kurmak olmuş.

Arazi seçiminde, Saros Körfezi’nden Ege Adaları’na, tüm Gelibolu Yarımadası’ndan Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi’ne uzanan panoramik manzaranın yanı sıra, Marmara ve Ege’den esen hakim rüzgarlar, toprağın tınlı-killi, magnezyumlu ve demirli yapısı da önemli rol oynamış.

Yaklaşık 240 dönümlük bir bölümde kurulan bağlar, arazinin yamaçlarını düzlüklere bağlayan kısımlarına yerleştirilmiş; bu da doğal bir drenaj oluşturarak, bağların sulamaya gerek kalmadan ürün vermesini sağlamış. Dışarıdan müdahale olmayınca da, her sene değişen iklim koşulları, ortaya çıokan ürünlerde özgün farklılıklar yaratmış.

Bağların en önemli özelliklerinden birisi iki denizi de aynı anda görmesidir Bağlar sol tarafta Marmara Denizi ve Çanakkale Boğazına bakmaktadır.Bu yamaçlara tepeden aşağıya doğru Merlot ların değişik klonları ekilmiştir. Arazi içindeki değişik yapıdaki parsellerde ,değişik klonların dikilmesi sebebiyle,tat katmanları oluşmaktadır.

Bağlar Doğan Arslan tepesinde,Lysimacia ve Kardia antik kentinin kurulmuş olduğu bölgededir.Bağ arazisi içinde eşi görülmemişbir komuta Mevzii yer almaktadır.2.Dünya Savaşı döneminden kalmış olan dağların içine oyulmuş tüneller ve 16 odadan oluşan komuta mevziileri görülmeye değerdir.

Gali markası, adını Rumca “güzel şehir” anlamına gelen Kallipolis’ten almış. Zamanla Gelibolu ‘ya dönüşen isim, Osmanlıcada da ‘pahalı, kıymetli, haddini aşan’ anlamına gelen Gali kelimesine kaynaklık etmiş; “hem toprağın tarihi ile bağlantılı hem de ürünleri tanımlayacak daha şık bir isim olamadı herhalde “ diyen Hakan Kavur, markasının amblemini de yine yörenin tarihinde bulmuş. Büyük İskender’in ölümüyle dört dev parçaya ayrılan imparatorluğun Anadolu- Trakya bölümünü yönetmeye başlayan Lysimakos, Gali Bağlarının hemen yakınlarına düşen bölgede kendi adıyla Lysimakia kentini kurup, yine kendi adına sikke basmış – sene MÖ 305. Bugün bu kentten geriye hemen hiçbir şey kalmamış olsa da , generalin ‘Aslan Avcısı’ İskender’in anısına bir yüzüne aslan figürü diğerine de İskender’in portresini bastırdığı sikkeler, bugün Gali’nin etiketleri üzerinde sonsuz hayatına devam ediyor.

Gali Bağ Gezileri

Gali bağları önceden randevu alarak gezilebilir. Ziyaret saatini de yine karşılıklı görüşmeyle belirlemekte yarar var. Çanakkale Boğazı ve Saros körfezi manzaralı bağların içinde bulunan bağ evlerindeki odalarda konaklama imkanı mevcut olup, gruplara randevulu olarak sunulabilecek leziz Trakya kuzusu ve mevsiminde tabii ki sardalye ve taze istiridye spesiyaliteleri vardır.

 

Tel: +90 212 671 19 91

 

 

Gülor Bağları

Gülor, Fransız ve İtalyan araştırmacıların yaptığı iklim ve toprak araştırmaları sonucu Tekirdağ ili Şarköy ilçesinin Eriklice köyünde 1993 yılında kurulmuştur. O yıllarda ülkemizde bağ sistemlerinin neredeyse tamamı goble sistemiydi. Ülkemizdeki üretim kalitesini uluslararası standartlara yükseltmeyi amaçlayan Türkiye’nin ilk butik üreticilerinden Gülor, kendi bağ alanlarını geliştirip kaliteli üzüm yetiştirip kaliteli ürünler çıkmasını sağladı.

Şato tipi üretim yapan Gülor bağlarında, üzümlerden Fransız orijinli Cabernet Sauvignon, Merlot ve Sauvignon Blanc üzümlerini, İtalyan ve Fransız araştırmacıların belirlediği uygun teruara sahip bölgelere dikimini gerçekleştirmiştir. Daha sonrasında İtalyan orijinli Sangiovese, Montepulciano ve Fransız orijinli Shiraz ile ilklere devam edilmiş, son olarak da Fransız orijinli Malbec ve Petit Verdot üzümleri ile aile tamamlanmıştır.

Gülor Bağları Trakya Yarımadası’nın Şarköy Eriklice köyünde konumlanmış olup, denize 1 km uzaklıkta, 47 m rakımda ve 40° 37’ enlemi ile 27° 09’ boylamlarına arasında yer almaktadır.

Gülor Bağ Gezileri

Gülor bağları önceden randevu alarak gezilebilir.

Tel: +90 282 522 45 71 / +90 530 290 53 28

 

 

 

Suvla Bağları

Toprak, asma, insan… En iyiyi üretebilmek idealinde yorulmak bilmez bir adanmışlık ve birliktelik. Bağcılık için çok elverişli bir coğrafyanın güçlü teruar desteği, yüksek teknolojik altyapı ve insan gücünün dengeli birleşimi ile tutkuyla üretilen Suvla, Kabatepe bölgesinde deniz manzaralı çam ormanları ile çevrelenmiş, yoğun iyot ve reçine kokuları içindeki 11 yaşındaki aile bağları Bozokbağ’da yetişen üzümlerden üretiliyor. Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki aile bağları ile ait oldukları muhteşem coğrafyayı ve tarihle dolu bir geçmişi geleceğe taşımayı hayal ediyor.

Tarihi yarımadanın Kuzey Ege ve Marmara denizleri arasında yer alan, güçlü karayel ile şekillenen, killi toprak yapısı ile güçlü teruar özellikleri taşıyan 640 dönümlük organik bağlarda yetişen varyeteler; Cabernet Sauvignon, Merlot, Shiraz, Cabernet Franc, Grenache Noir, Petit Verdot, Chardonnay, Sauvignon Blanc, Roussanne, Marsanne; yerliler ise tarihi yarımadaya özgü Kınalı Yapıncak ve Karasakız’dan oluşuyor. Pınar ve Selim Zafer Ellialtı tarafından 2003’te kurulan Bozokbağ, yaz kış demeden bağlarda çalışan onlarca kadının, hiç ara vermeksizin büyük sadakatle yöre köylerden gelerek, büyük emekler verdiği onbir yaşındaki çocuğu gibi. Her bir bağbozumu ve kış budaması onlar için ayrı bir heves, ayrı bir heyecan.

Yüksek kalitede şato tipi üretim yapabilmek için üzümlerin en doğru şartlarda işlenmesi amacıyla kaliteye odaklı bağcılık teknikleri ile ve en yakın mesafe prensibine göre Eceabat’ta konumlandırılan Suvla tesisi, yerçekimi sistemi, özel soğuk hava odaları ve özel iklimlendirilmiş kavı ile, gelişmiş teknoloji ve doğal yöntemlerin kullanıldığı çağdaş bir üretim merkezi.

Suvla, dünya çapındaki önologların danışmanlığı ve yine alanında uzman bir ekibin titiz çalışmasıyla, 2010’dan günümüze, bağ verimine bağlı olarak ortalama 650 tonluk üretimi ile, sektör için çok kısa sayılabilecek bir zaman dilimi içerisinde kalitesini ulusal ve uluslararası ödüllerle taçlandırmış, aranılan ve beğenilen markalardan biri olmayı şimdiden başarmış durumda.

Suvla Bağ Gezileri

Suvla, doğal tarım ürünleri markası Kilye ile birlikte düzenlediği ‘Suvla Bağ Gezileri’nde lezzet severlere unutamayacakları bir serüven sunuyor. Yöresel lezzetlerle bezeli eşleşmeli öğle ve akşam mönüsüyle birlikte seyahatlerinin arka planını renkli bağ hikayeleriyle süslemek ve bağda akıp giden hayatın bir parçası olmak isteyen konuklar, Suvla Bağları’nı haftanın her günü 09.00-22.00 saatleri arasında ziyaret edebilirler. Suvla, Eceabat’taki konsept mağazası ve lokantasındaki gustosu ve enerjisiyle çok farklı ve keyifli bir lezzet durağı niteliğinde. Suvla ürünlerinin yanısıra, sadece yörede yetişen sebze, meyve ve zeytinlerin fabrikada doğal şartlarla işlenmesi ile elde edilen Kilye Doğal Ürünler de bulunmaktadır. Büyük gruplar için rezervasyonun rica ediliyor.

Tel: +90 286 814 10 00

Çanakkale: 20 dk. (Feribot ile)

Gelibolu

 

 

 

 

Şato Nuzun

ŞatoNuzun’un kurucuları Nazan ve Necdet Uzun, Kaliforniya’da geçen yılları esnasında, Trakya Bölgesi’nin de bağcılık konusunda en az Napa Vadisi kadar uygun olduğunu görüp, Türkiye’ye dönüp 2005 yılında Marmara Ereğlisi yakınlarındaki Çeşmeli Köyü’nde 146 dönüm bir arazinin yaklaşık yarısında bağlarını kurmaya başlamışlar. Üç yıl sonra da, butik üretime yönelik olarak tasarladıkları tesislerinde ilk üretimlerini gerçekleştirmişler. Şu andaki yıllık üretim 25-30 bin litre kadardır ve arazinin kalanı da bağ yapıldığında yıllık üretim yaklaşık 60 bin litreyi bulacaktır.

Tüm bağları için geçerli olan organik tarım sertifikasının öngördüğü yöntemlerle, Cabernet Sauvignon, Merlot, Pinot Noir, Syrah, Zinfandel ve Öküzgözü üzümlerinden yaptıkları kupaj ve monosepaj ürünlerini, nihaî tüketiciye, aylarca Fransız meşe fıçılar ve daha sonra da şişelerde dinlendirdikten sonra sunuyorlar.

İyi ürünün ancak iyi üzümden yapılabileceği bilinciyle üretimini, sadece kendi yetiştirdikleri ve böylece kalitesini kontrol edebildikleri üzümlerden yapmayı seçen ŞatoNuzun, gereksiz müdahalelerden kaçınan minimalist bir anlayışla, üzümün kendi potansiyelini ortaya çıkartan bir yaklaşımı benimsemiş gerçek bir butik üretici.

ŞatoNuzun Çeşmeli bağları 41:03:90 N ve 27:81:16 E de 130 m rakımda bir tepeye kurulmuştur. Arazinin topoğrafik yapısı eğimli olup bir kısmı zirveden doğuya %11, bir kısmı zirveden güneye %18 ve bir diğer kısmı da zirveden kuzeye doğru %8 eğimlidir. Bu nedenle çok değişik mikro klimalar oluşmakta ve değişik üzüm çeşitlerinin kendine uygun klimayı sağlayan parselde yetiştirilmesi mümkün olmaktadır. Teruarın toprak yapısı çakıl formasyonudur (çakıl taşı, kum taşı ve kil taşından oluşmaktadır).

ŞatoNuzun Bağ Gezileri

Tesisini kurarken daha baştan turizme yönelik planlarını yapan ŞatoNuzun, 1-2 yıl içinde 4 odalı bir butik otel ve restaurantı bağlarında hizmete açmaya hazırlanıyor. Bağlar ve üretim tesisi, Cumartesi ve Pazar günleri 14.00 ve 16.00 olmak üzere iki seans halinde gezilebiliyor. Diğer zamanlarda rezervasyon gerekiyor. Havuz başında barbekü partisi, küçük bir şirket toplantısı veya liseden sınıf arkadaşlarınızla yapacağınız bir buluşma gibi özel etkinlikler de bağlarda gerçekleştirilebiliyor. ŞatoNuzun Bağları’nı yılın her mevsiminde gezebilirsiniz ancak Ağustos ve Eylül ayları en popüler aylardır. Bu turlarda bağlarda dolaşılıp üzüm salkımları tanıtılıyor, tatlarına bakılabiliyor, teruar hakkında bilgi veriliyor.

Tel: +90 530 871 42 50

 

 

Umurbey Bağları

Umurbey Bağları, 1993 yılında Trakya’da, Tekirdağ’a 12 km uzaklıkta bulunan Yazır bölgesinde Umur Arıner tarafından kurulmuştur. Bölgenin tarihsel geçmişine bakıldığında, ilk olarak Traklar’a rastlanır. Milattan önce yaşamış olan Traklar, yaşadıkları bölgede iklim yapısı ve toprak nedeniyle tarım ile uğraşır, bağcılık yaparlar.

Umurbey’in bağlarının bulunduğu topraklarda milattan önceki yıllarda da bağcılık yapılıyor olması, firmanın şato tarzındaki üretim özelliği ile bütünleşir. Üzümün verim-kalite dengesinin korunması, kullanılan tarım ilaçları ve zamanında ilaçlama ve hasat zamanı konularında titiz davranıyor olmak, Umurbey’in sağlıklı ve lezzetinin doruğunda ürün elde etme amacına hizmet ediyor. Bu amaca da ancak üreticinin kendi kontrolündeki bir bağda yapılacak üretimle ulaşılabileceği inancıyla, şato tipi üretim tesisi bağların 500 m kadar yakınına kurulmuş.

Umurbey, Türkiye’de üretiminin tamamını kendi üzümleriyle gerçekleştiren ilk üretici olmakla da gurur duyuyor. Üzümlerde zarif kokular ve tanenler oluşturmaya uygun bir iklime sahip bölgenin sunduğu bütün bu avantajlardan yararlanarak yetiştirdikleri Sauvignon Blanc, Chardonnay, Merlot, Syrah ve Cabernet Sauvignon cinsi üzümlerle, butik üretimin bütün gereklerini yerine getirmeye çalışan Umurbey, sahip olduğu ISO 9001 ve ISO 22000 belgeleri, kaliteli üretim çabalarının karşılık gördüğünün nişanesi. Kumun toprakta drenaj vazifesi gördüğü, kilin ise gereken su ve mineralleri tuttuğu Trakya’nın killi ve kumlu toprağında Kuzey-Güney ve Doğu-Batı eğimli 200 m rakımlı bağlarda yetişen üzümlerin yetiştiği bağlarda gezmek, keyifli vakit geçirmek için Tekirdağ’ı 12 km geçtikten sonra solunuzda kalacak olan Yazır tabelasına sapmak yeterli.

Umurbey Bağ Gezileri

Umurbey Bağları konuklarını 08.00-18.00 saatleri arasında rezervasyonsuz kabul etmektedir.

Tel: +90 282 229 20 05