YEMEN İZLENİMLERİ


Yemen’de olmak bir uçak yolculuğu ile Ortaçağa gitmek demek. El değmemiş, bozulmamış, alışılmadık bir yer. 3000 yıllık tarihi ile Yemen en eski medeniyetlerden birisi, hala modernleşme’nin uğramadığı, giyim ve yaşam kültürünün değişmeden sürdüğü bir yer. Çölleri, volkan kayalıkları, heybetli dağları, kanyonları ve vadileri ile muhteşem coğrafyası ile ülkeyi gezerken gözünüze çarpan kum beji rengi alışılmadık bir uyum yaratıyor. Sanki bir zaman tünelinden geçip başka bir gezegene iniyorsunuz.

 

Dünyanın ilk gökdelen şehri Shibam

Güney Yemen ağarlıklı olarak çöl ile kaplı, bu bölgede tek inşaat malzemesi çölden çıkardıkları toprak. Bütün binalar kerpiç. Özellikle Shibam’da gördüğünüz görüntüye şaşırıp kalıyorsunuz, çölde sel baskınlarından korunmak için bir vadinin içinde 380 metreye-250 metre boyutlarında bir kayanın üzerine kurulmuş Shibam’da zamanının statü sembolü olarak 8-9 katlı yükselmiş kerpiç binalar 500 yıldır ayakta. Çölün ortasında yükselen ilk gökdelen şehrinin eşi benzeri olmayan bir mimarisi var. Shibam çok daha eskiden inşaa edilmiş olmasına rağmen çölün Manhattan’ı olarak anılıyor.

 

Büyülü mimarisi ile Sanaa

Adeta bir açık hava müzesi olan başkent Sanaa’nın kendine özgü mimarisi insanı şaşkına çeviriyor. Yüzyıllar önce inşaa edilmiş yuvarlak kıvrımlı kızıl toprak ve tuğla binalar, binaların üzerindeki beyaz boyalı pencere ve niş süslemeleri, ince ince detaylarla bezenmiş ahşap kapı ve pencere pervaz işçiliği, yeşil, sarı, mavi vitray camların ışık vurunca yarattığı renk oyunları ile şekerden evler görünümü yaratıyor. İşin en etkileyici tarafı bu binalar el değmemişliği ve bozulmamışlığı. UNESCO tarafından da koruma altına alınan mimari yapılar yüzyıllardır dimdik ayakta durmakta ve hâlâ yaşam alanı olarak kullanılmakta.

 

Ulusal Bağımlılık: GAT

Yemen’de genç, yaşlı, çocuk, erkek, kadın, asker, şöför, polis, devlet görevlileri, herkes Gat çiğniyor. Gat bir tür bitki, yaprakları çiğnenip, ağızda yanağın içinde 3-6 saat bekletildiğinde içindeki uyarıcı madde deriye nüfus ediyor ve saatlerce süren uyuşturucu etkisi yaratıyor. Günlük alınıp taze tüketilmesi gereken bir bitki. Yemenliler her gün öğle vakti pazardan Gat alışverişini yapıyor ve saat 13.00’dan başlayarak akşam saatlerine kadar geçen süre Gat yapraklarını ağızlarında saatlerce çiğniyorlar. Bu yüzden öğleden sonra sokakta gördüğünüz herkesin bir yanağı şiş ve bu süre zarfında yaşam adeta duruyor. Bugün ülkenin ekili arazisinin büyük bir kısmını gat bahçeleri oluşturuyor. Günlük tüketildiği için tarım alanlarının büyük bir kısmına gat ekiliyor ve diğer ürünlere yer kalmıyor. Öyleki artık meşhur Yemen Kahvesinden iz yok. Gat bugün Yemen toplumunun kalkınması önünde en büyük engel. Yemenliler aylık ortalama 130 USD’lik gelirlerinin yarısını günlük Gat alışverişine harcıyor. Gat, halkın üretkenliğini azaltıyor, sağlığını olumsuz yönde etkiliyor, hem de insanları sadece günlük olarak uyuşmuş bir şekilde yaşamaya itiyor. 600 yıllık gat çiğneme geleneği Yemen’in acı gerçeği. Yasaklandığının 2. Günü çıkan isyanlar sebebi ile devlet herhangi bir önlem alamıyor.

 

 

Yemen’de bireysel özgürlük beklemeyin. Düğün kutlamaları 4 gün 4 gece sürüyor, sokaklara yerleştirilen hoparlörlerden mikrofon eşliğinde söylenen şarkılara, davul ve zurna seslerine hazırlıklı olmalısınız. Sokakta eğlence sadece erkeklere özgü. Halkın tek eğlencesi düğünler olduğu için sürekli bir düğün var. Ayrıca sabah namazı ezanından önceki vakitte bütün minarelerden hoparlörlerle saatlerce süren farklı Kur-an dinletileri okunuyor. Yani geceleri uykusuzluğa razı olmamak için mutlaka kulak tıkacı gerekli.

 

Şeriat ile yönetilen Yemen’de ezan bizdeki gibi makamlı okunmadığı için algılamanız ve alışmanız zaman alıyor. Kadın ve erkekleri bir arada görmeniz mümkün değil, zaten sene boyunca kadın ve erkek sadece kurban bayramının ilk 2 günü ancak aileler arasında bir araya geliyor. Sokaklarda yüzde 90 erkek görüyorsunuz. Rastladığınız kadınlar ise tamamen kara çarşaflara bürünmüş. Sadece Taiz’de kadınların yüzleri açık. Karşısında fotoğraf makinasını gören kadınlar yolunu değiştiriyor ya da yüzlerini kapıyor. Tüm erkekler belinde erkeklik sembolü olan cenbiye denilen hançerler ile dolaşıyor. Çocuk, yetişkin, yaşlı herkesin belinde kabzası işlemelerle kaplı cenbiyeler gözünüze çarpıyor. Ayrıca sokaklarda erkekler rahatlıkla silahları ile dolaşabiliyor, silah pazarında rahatlıkla silah satın alınabiliyor. 17 milyon nüfusun yaşadığı ülkede 80 milyona yakın silah olduğu tahmin ediliyor.

 

Yemen’de Osmanlı etkisi

Osmanlılar ilk defa Yavuz Sultan Selim döneminde gelmiş Yemen’e. Dönem dönem 200 yüzyıl Yemen idaresini ellerinde tutmuşlar ve 1918 yılına kadar varlıkları devam etmiş. Yemen’e giden 400 bin asker dönmemiş, bir kısmı ölmüş, bir kısmı geriye dönememiş. Hatta bundan dolayı da ‘Giden dönmüyor’ denilmiş Yemen için. Osmanlının etkisi kendini dil’de de gösteriyor. Türkçe’den geçmiş gibi birçok kelimeyi özellikle ‘Tamam’ sözünü duymaya hazırlıklı olun.

 

Siyasi ve ekonomik açıdan Yemen

Bir kabile toplumu olan Yemen’de gelenekler herşeyin üstünde. Ülke bir taraftan 1990 yılında sağlanan kuzey- güney birleşmesini oturtmaya çalışıyor, diğer taraftan da kabileciliğin üstünde modern devlet sürecine geçmeye çalışıyor. Yemen’de üç büyük kabile ve 30 kadar siyasi parti var. Yemen dünyanın en fakir ülkelerinden sayılıyor bunda tarım ürünlerinin yetiştirilmesine mani olan gat tüketiminin etkisi büyük. Ayrıca ülkenin modern dönemde yaşadığı iç savaşlar, askeri alana yapılan yatırımlar ve Körfez krizi esnasında Suudi Arabistan’da çalışan yaklaşık 500 bin kadar Yemenli işçinin Yemen’e geri gönderilmesi. Bütün bunlar ülkede fakirliği artırmış bulunuyor. Bütün bunlara ek olarak son yıllarda artan turist kaçırma olayları da turizme büyük bir balta vurarak döviz girdisini gözlegörülü şekilde azalttı.

 

Zamanın akışı…

Antik çağlarda güney Arabistandan Akdeniz’e uzanan efsanevi Baharat Yolu’nda yılda 3000 ton baharat, yağ, tütsü ve parfüm taşınırmış, ve bu yolculuk eskiden develer ile 62 gün sürermiş. Baharat Yolunun önemli bir durağı olan Yemen hala neredeyse aynı ritmde.

 

 

 

 

 

 

 

Yazının başına dönmek için tıklayınız

Zeynep Atılgan Boneval

2 comments

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

  2. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir