TRAKYA BAĞ GEZİSİ İZLENİM & HİKAYELERİ & TADIM NOTLARI

 

28-29-30 Ekimde 3 gün boyunca ‘Trakya Bağ Rotası’nı izleyerek yepyeni insanlar, şaraplar ve coğrafyalar keşfetme şansımız oldu.

 

Daha önce münferit seyahatler ile Tekirdağ’daki Gülor ve Melen, Avşa Adasındaki Büyülübağ Şarapevlerini ziyaret etmiş, Saroz’da bağ evi olan bir arkadaşlarımızın bağlarında yağmur altında sırılsıklam ancak keyiften mest olmuş halde üzümleri sıkarak üzüm suyu aktarımı gerçekleştirmiştik. Ancak bunlar günübirlik veya bir gecelik kısa ziyaretlerdi.

 

Bu sefer ‘Şarap Dostları Derneği’ üyesi arkadaşlarımız Merter çiftinin önayak olduğu harika bir 3 günlük organizasyon ile Trakya’daydık. Türkiye’nin en iyi butik şarap üreticileri arasında sayılan şarapevlerinden, umut vaad eden yeni üreticilerin bağlarına 9 farklı şarapevinin bağlarını gezip şarap tadımları gerçekleştirdik.

 

bag

fotoğraflar: Zeynep & Alp Boneval

 

TRAKYA’DA ÇOCUKLUĞUNUZA DÖNMEK

Gerçekten Trakya, her tarafını çeviren denizi, yemyeşil doğası, bağları, tarlaları, rüzgarı ve insanları ile müstesna bir bölge… Doğa ile birlikte uyanmanıza, hasret kaldığınız uçsuz bucaksız topraklara basmanıza, alçalıp yükselen inci gibi dizilmiş bağlar ve bahçeler arasında kangallar ile koşup oynamanıza, tepelerinden doyamadığınız deniz ve ova manzaralarını hayranlık ile seyretmenize, bol oksijenli tertemiz deniz ve kır havasını içinize çekmenize, ocaktan yeni çıkan enfes yemeklerin burnunuza çalınan mis kokuları ile acıktığınızı farketmenize, bulabileceğiniz en doğal ve taze malzemeler ile hazırlanmış lezzetleri doya doya yemenize, yani aslında çocukluğunuza dönmenize imkan tanıyor…

 

Tabii bir de müthiş lezzetli şaraplar tatmanıza ve de bağcılık ve şarapçılığa gönül vermiş cesur, azimli, orjinal insanları tanımanıza…

 

barbarezeynep

TRAKYA’NIN ÇILGINLARI

Şarabın bağlardan şişeye ardından tüketiciye uzanan hikayesinin ne kadar meşakkatli olduğunu – hele Türkiye’de- az çok biliyorum. Tadı damağımda kalan son derece keyifli üç günün yeni şaraplar ve yöreler tanımanın haricinde bana kazandırdığı en büyük armağan, şarap üretim yolculuğuna baştan sonra çıkma yürekliliği ve sabrını göstermiş, tüm zorluklara karşı direnerek gerçekten kaliteli şaraplar üretmek için azmetmiş farklı ‘çılgın deli’ler ile tanışmak oldu. Çünkü bu bir nevi delilik…

barbarealp (3)

Düşünsenize önce doğru coğrafyada, doğru iklimde, doğru toprağı bulacaksın, en kaliteli fidanları yurtdışından getirteceksin, kökleri derinlere uzanacak ve rahatça üzüm verecek aralıklar ile ekeceksin, her birine gözün gibi bakacaksın, sürekli hava koşullarını takip edip gerekli budama ve seyreltmeleri yapacaksın, iyi beslensin diye gübreleyeceksin, hastalık veya böceklenme olmasın diye ilaçlayacaksın, ancak üzümler katkı maddesi ve doğal olsun diye bunların en doğal, kalitelisini seçip azar azar atacaksın, olgunlaşan üzümü tam zamanında toplayacaksın, önceden üzümler yolda bozulmasın diye bağın içine ya da yakınlara şaraphaneni zaten özenle inşaa etmişsin, taşıdığın üzümleri ayıklayacaksın, fermentasyon süreci için büyük tanklara aktaracaksın, mayasını, besinlerini ekleyecek ve üzüm kabuklarının  lezzetini alması için sürekli karıştıracaksın. Hergün alkol ve sıcaklık ayarlarını ölçüp biçeceksin ki çok alkole kaçmasın veya şekerlenmesin. Doğru oranlar ve tat için çabalayacaksın, ancak minimum müdahale ve katkısız olmasına özen göstereceksin. Fermente karışımı preslere alıp nazikçe üzerine titreye titreye sıkacaksın, tanklara veya meşe fıçılara aktaracaksın. Her gün dereceleri, Sürekli kontrol, takip ve tadımlara devam edeceksin. İstediğin gibi sonuçlara ulaştığında hangileri ile karışım yani ‘blend’ şaraplar yapacağına, hangilerini tek üzümden ‘mono-sepaj’ olarak sunacağına karar vereceksin. Tabii bir de karışımların üzüm yüzdeleri için ayrı ayrı deneysel tadımlarda, hem bugün arzu ettiğin aromatik yapıyı, asit dengesi ve tadı yakalamaya uğraşacaksın hem de gelecekteki yolculuğunu öngörerek, gövde ve lezzet potansiyelini hesaba katacaksın. Şişeleyip, Portekizden getirttiğin mantarlar ile kapatıp, önceden seni yansıtacağı için özene bezene hazırlattığın logo, amblem, görsel ve mesajları taşıyan etiketler ile etiketleyip, tüketime veya yıllandırmaya hazır hale getireceksin.

galizeynep

Iş bitti mi? Tabii ki hayır… Daha duyuracaksın, tanıtacaksın, tattıracaksın, bir yandan restoranlar, kavlar, şarap butikleri ve marketleri ikna edeceksin, bir yandan seni beğenen müdavim tüketicinin ayağına nasıl götürüp satacacağını bulacaksın. Ve tüm bunların hepsi yasak güzel ülkemde! Üretim tesisi yapmaktan, tadım etkinlik ve butiklerine, reklamdan dergi yazısına, websitesinden satışa hepsi kanunlar ile yasaklanmış, kısıtlanmış ve vergilendirilmiş. Yani binbir güçlükle ürettiğin, dünyanın farklı ülkelerinden ödüller ve övgüler alan bu hazine şarapları, satmak için yel değirmenlerine karşı savaşır gibi uğraşarak tanıtıp satacaksın. Hem de butik üretici, sürümden kazanma şansı olan endüstriyel üreticinin finansman, ekipman ve eleman şansına sahip olmadığınız için, az sayıda şişe için tüm bu süreci kendi birikimlerinizi harcayarak finanse edeceksiniz. Afedersiniz bu delilik değil de nedir?

 

İşte bu yüzden birçok ‘çılgın deli’ ile tanıştım diyorum. Her biri farklı mizaç ve karakterde olsa da, çiftçinin toprağı, rüzgarı, güneşi, yağmuru okuyan tecrübesi ve sabrından, mühendisin titizliği ve disiplininden, işçinin sonsuz emeğinden, kimyagerin bilgisinden, anne babanın sevgi ve şefkatinden, orkestra şefinin ruhu, sanatçının tutkusundan birer parçaya sahip, kendini  bağlarına ve şaraplarına adamış çılgınlar.

 

chateaukalpak (11)

BUTİK ŞARAP ÜRETİCİLERİNE SAYGI…

‘Şarap alkol değildir, şişenin içinde hergün gelişen, olgunlaşan yaşayan bir cevherdir’ demişti daha gencecikken ailem bana! ‘Şarap’ o gün bugündür hayatımda vazgeçilmez bir yere ve değere sahip. Bugüne kadar, Avrupa olsun, Yeni Dünya olsun birçok farklı bağ ve şarapevi ziyaret etme ve şaraplarını tatma şansım oldu. Ancak insanı en çok gururlandıran, kendi ülkesinden yurt dışı ile yarışır kalitede şaraplar çıkması. Bağcılık ve şarapçılığın en eski vatanı olan Türkiye’de, üretim ve tanıtım potansiyelini engelleyen tüm zorluklara rağmen dimdik ayakta duran ve enfes şaraplar üreten tüm butik şarap üreticisi ‘deli’lerin önünde saygıyla eğiliyorum.

 

 

Ve Trakya’da bu delilerin arasından beni en çok etkileyenlerin hikayelerini paylaşmak istiyorum:

(Günübirlik, 1,2, 3 ve 4er günlük şarap üretici ziyaretleri ve rotaları tavsiyelerimiz için: www.yolculukterapisi.com/trakya-saraprotalari)

 

 

 

 gali (10)

Nilgün ve Hakan Kavur & Gali Şarapları

Toprağın, manzaranın, lezzetlerin, şarabın keyfine varmanın, şarap, yemek, ağırlama, her ne olursa olsun hakkını vererek, en rafine şekilde yapmanın, en önemlisi tevazü sahibi, sade ve doğal insanlar olmanın çok özel birer örneği Nilgün Hanım ve Hakan Bey.  Gali Bağlarının, şaraplarının ve Kavur ailesinin hikayesi için: www.yolculukterapisi.com/trakya-gali

 

 chateaukalpak (4)

Bülent Kalpak ve Chateau Kalpak:

Şarköy’den tepelere tırmanarak ufukta enfes deniz, orman, dağ manzaraları ve önümüzde yemyeşil bağların uzandığı, kaptan köşkü gibi modern ve görkemli bir bina olan Chateau Kalpak’a ulaşıyoruz. Chateau Kalpak’ın yaratıcısı Bülent Kalpaklıoğlu, kesinlikle bugüne kadar tanıdığım en titiz, özenli, disiplinli ve profesyönel butik şarap üreticisi. Chateau Kalpak Bağlarının, şaraplarının ve Bülent Bey’in hikayesi için: www.yolculukterapisi.com/trakya-chateaukalpak

chamlija (1)

Mustafa Çamlıca ve Chamlija Şarapları

2015 baharında Karaköy Gümrük’te yemekte iken, sommelier’in önerisi ile Çamlıja kırmızı kupaj şarabı ile tanıştık. Hem muhteşem aroması, hem de İrem Çamlıca’nın muzip ve orjinal tasarımlı etiketi ile kalbimizi çalmıştı bu şarap. O zamandan beri diğer Chamlija şarapları ile tanışmak istiyordum.  Tadım için bağların yakınında yer alan Çamlık restorana gidiyoruz. Cin gibi bakan gözleri ve zıpkın gibi enerjisi ile karşılıyor bizi Mustafa Bey ve bizi masaya buyur ettikten sonra, ayakta anlatıyor bize hikayelerini. Chamlija Bağlarının, şaraplarının ve Çamlıca ailesinin hikayesi için: www.yolculukterapisi.com/trakya-chamlija

 

umurbey (3)

Umur Arıner ve Umurbey Şarapevi

Yazır köyündeki Umurbey Şarapçılıkta Umur Bey karşılıyor bizi.  Kuşaklar boyudur bu yörede tarımla uğraşan çiftçi bir aileden gelen Umur Bey, aslında ilk etapta aile mesleğini devam ettirmeyi düşünmüyormuş. 1980-1987 arasında eğitim için Amerika’dayken babası ‘ben artık emekli olmak istiyorum oğlum, ya artık gel ya da ben bırakacağım’ dediğinde dedelerinden gelen toprak geleneği ağır basmış ve dönmeye karar vermiş. Umurbey Bağlarının, şaraplarının ve Arıner ailesinin hikayesi için: www.yolculukterapisi.com/trakya-umurbey

 

 barbarealp (8)

Can Topsakal ve Barbare Şarapçılık & Barbaros Bağevi

Barbare şaraplarının yaratıcısı Can Topsakal da başka bir çılgın şarap gönüllüsü. 2000 yılında Tekirdağ’ın Barbaros kasabası ve Yazır köyü civarında bağa uygun araziler toplamaya başlamış. 2002 yılında ise 230 dönümlük araziyi, Fransız danışman önderliğinde bağlara dönüştürmüş. Ardından da, muhteşem bağ, ova ve deniz manzaralarına nazır bağların tepe noktasında, Barbaros Bağevi’ni bir butik olarak hayata geçirmiş. Barbare Bağlarının ve şaraplarının, Barbaros Bağevinin ve Can Bey’in hikayesi için: www.yolculukterapisi.com/trakya-barbare

 

 

 

DİĞER ŞARAP EVLERİ:

arcadia (8)

Arcadia Bağları ve Bakucha Oteli

Arcadia bağları, şaraphanesi ve Bakucha Oteli, Hamitabat ve Çeşmekolu Köyleri arasında yer alıyor. Arcadia son yıllarda özellikle beyaz şarapta iddialı bir üretici konumuna geldi. Uzun uğraşlar ve araştırmalar sonucu seçilmiş 2500 dönümlük arazinin, 450 dönümü bağ olarak ekili. Istanca dağlarına yakın konumda, gece gündüz sıcaklık farkı sayesinde, üzümler yüksek asitli, yoğun tanenli ve dengeli beyaz şaraplara elveriyor. Arcadia Bağlarının, şaraplarının ve otelin bilgileri ve tadım notları için: www.yolculukterapisi.com/trakya-arcadia

 

barel (2)

Barel Bağları

Barel raflarda çok uygun fiyatlı ‘Ne’Ala’ isimli şarapları ile kalbimizi kazanmıştı. Şişesi, ismi ve etiketindeki samimiyet, farklılık ve yakınlık ile ısınıvermiştik kendisine. Raflarda rakı ve biranın yanında şarabın snob duruşunu hafifletip, ‘bizden biri’ gibi doğal bir kimlik kazandırıp, insana yaklaştırmasını takdir etmiştik. Sonra daha farklı şarapları olduğunu öğrendik ve bağları ve şaraphanelerini ziyarete gittik.  Barel Bağlarının, şaraplarının ve bağevinin bilgileri ve tadım notları için: www.yolculukterapisi.com/trakya-barel

 

 

 

 suvla (2)

Suvla Bağları

Selim ve Pınar Ellialtı 2003 yılında iş yaşamlarında radikal değişiklik yaparak, toprağa yönelip, Gelibolu Yarımadası’nın ucunda Kabatepe bölgesindeki Bozokbağ’da araziler alıp ilk bağcılık adımını atmışlar. Bağlara Rousanne, Marsanne, Cabernet Frank, Petit Verdot gibi yabancı kökenli üzümlerin yanı sıra yerli Kınalı Yapıncak ve Karasakız üzümleri ekmişler. Ardından bağlarda yetişen üzümlerden Suvla Şaraplarını üretmeye başlamışlar. Arazilerinin kalan bölümlerinde doğal yöntemlerle tarım ve zeytincilik de yapıyorlar ve Kilye markası altında satışa sunuyorlar. Suvla Bağlarının, şaraplarının ve konsept mağazanın bilgileri ve tadım notları için: www.yolculukterapisi.com/trakya-suvla

 

 chateaunuzun (7)

Chateau Nuzun Bağları

Necdet Uzun ve Nazan Uzun çifti uzun yıllar Amerika’da yaşamış ve Elektronik Mühendisi olarak çalışmış, 2005 yılında Türkiye’ye dönerek Tekirdağ bölgesinden 146 dönüm arazi alıp bağlara dönüştürerek hem ülkeleri hem de toprak ile buluştukları yepyeni bir maceraya adım atmışlar. Organik yetişen üzümlerinden ilk şaraplarını 2008 yılında üretmişler.  Chateau Nuzun Bağlarının, şaraplarının bilgileri ve tadım notları için: www.yolculukterapisi.com/trakya-satonuzun

 

 

 

ESKİ TRAKYA ZİYARETLERİNDEN NOTLAR

 BUYULUBAG

Büyülübağ Bağları

Adakarası üzümünün vatanı olan Avşa, küçücük, dört bir yanında deniz kenarından tepelere uzanan Adakarası bağları ile kaplanmış, birçok doğa harikası koya ev sahipliği yapan harika bir ada. Kendi başına ayakta durabilen bir asma türü olduğu için Adakarası üzümü buraların çiftçisinin favorisi. Büyülübağ’ın bağları 2003 yılında kurulmaya başlanmış. Günümüzde 200 dönüme ulaşan bağlarda, Cabernet Sauvignon, Syrah, Merlot, Chardonnay ve Adakarası üzümleri ekili.  Adanın farklı noktalarına yayılmış bağlar, her yönden rüzgarı alan asmalar ile çok verimli, epey güzel ürünler veriyor.

2009 yılında, Büyülübağ Türkiye’nin ilk yer çekimine uygun şarap üretim tesisini Avşa adasında kurmuş. Nasıl mı? Şaraphane üstte üzüm kabul, sap ayırma ve çatlatma; ortada tanklar ve altta da fıçı mahzeni, depo, şişeleme ve etiketleme bölümü yer alacak şekilde yamaca 3 kademeli şekilde tasarlanmış ve inşa edilmiş. Anlayacağınız Büyülübağ’da epey merdiven inip çıkmak gerekiyor!  Yamaca kurulmuş, bağlar, yeşillikler ve deniz manzarasına nazır şaraphane, gerçekten kaptan köşkü gibi bir konumda.

Tadımımızda bizi en tatmin eden Büyülübağ şarapları 2011 Büyülübağ Cabernet Sauvignon Reserve ve  2011 Büyülübağ Vedat Milor Syrah&Tempranillo&Grenache olmuştu.

  • 16 ay meşe fıçıda olgunlaşmış 2011 Büyülübağ Cabernet Sauvignon Reserve, mürdüm eriği, baharat, çikolata, siyah kiraz, vanilya ve yeşil biber aromaları, orta düzeyde tanen, asidite ve gövdesi ile yumuşak içimli bir şarap.
  • 2011 Büyülübağ Vedat Milor Syrah&Tempranillo&Grenache ise böğürten, kiraz, biraz tarçın ve baharat aroma ve kokularına sahip, damak burun uyumu yerinde, canlı, yumuşak içimli, orta uzunlukta bitişe sahip bir şarap. Yeni dünyaya tarzı şarap severler için çekici bir alternatif.
  • Avşa’nın yerel üzümü olan Adakarası asmaları Büyülübağ’da mevcut. Hatta 25 yaşındaki bu geleneksel üzümden uluslararası platformda bizi temsil edecek kalitede şaraplar çıkar mı diye merkala bekliyoruz.

Değirmenyolu Mevkii, No: 11/416, Yiğitler Köyü, Avşa / Telefon: (+90 216) 340 88 42 (Ziyaret öncesi mutlaka randevu almakta fayda var)

 

 

 

Gülor Bağları

Gülor’un bağları ve şarap üretim tesisi, Şarköy – Mürefte yolu üzerinde Eriklice Köyü’nde. Gülor, aslında Türkiye’nin en eski butik şarap üreticisi. Güler Sabancı ve dayısı Turhan Türker, kaliteli şarap yapabilmek hedefi ile1993 yılında, Fransız uzman Nicolas Vivas’ın danışmanlığında, Cabernet Sauvignon, Merlot, Sauvignon Blanc gibi Fransız üzümleri ile Sangiovese ve Montepulciano gibi İtalyan üzüm cinsleriyle Türkiye’de ilk bağları kuranlar. 2003’te ise Syrah ve 2004’te de Petit Verdot ve Malbec üzümleri de eklenmiş.  2013’yılında Doluca’nın eski genel müdürü Adnan Erem Bey’in Gülor’un başına getirilmesiyle, Gülor yeni atılımlara imza attı. Gülor’un klasik G serisi devam ederken, yeni bir seri olarak yerli ve yabancı üzüm kupajlarından oluşan Silver serisi eklendi, Cot serisindeki şaraplara yeni blendler katıldı, ve Şayeste’deki imaj değişiklikleri yapıldı.

Tattığımız Gülor şarapları ve damakta bıraktığı izler ise:

  • 2010 Silver Öküzgözü – Malbec: %65 Öküzgözü, %35 Malbec karışımı olan böğürtlen, ahududu ve menekşe gibi meyve ve çiçeksi aromalar ve baharat kokuları sunan şarap, orta gövde ve orta asiditeli, yumuşak tanenli, kolay içimli canlı bir şarap.
  • 2010 Silver Öküzgözü -Cabernet Sauvignon: orman meyveleri, baharat aromalı, orta gövdeli ve tanenli, yumuşak içimli keyifli bir şarap.
  • 2009 G Cabernet Sauvingon – Petit Verdot: Meşe fıçılarda bekletilmiş şarap, siyah orman meyveleri, mürdüm aromalarına sahip, orta derecede asiditeli ve tanenli, yumuşak, rahat içimli canlı bir lezzete sahip.
  • 2005 G Cabernet Sauvignon – Merlot: 14 ay meşe fıçılarda dinlendirilmiş şarap, mürdüm eriği, çikolata, orman meyveleri, meyan kökü, vanilya ve beyaz karabiber aromalarına sahip, uzun bitişli kadife gibi zarif bir şarap olarak favorimiz.

Zeytindere Mevkii Eriklice Köyü Şarköy / Tekirdağ / 0282 522 42 93 (Bağları ve şaraphaneyi ancak önceden randevu ile gezebiliyorsunuz.)

 

 

 

Melen Şarapçılık

Hoşköy’de köyün hemen merkezinde yer alan Melen şaraphanesi ve Melen Kafe, deniz kenarındaki konumu ile şaşırtıyor insanı.  Üç kuşaktır şarap üretimi yapılan bu şaraphane zamanında karadan yol olmaması sebebi ile fıçıların gemilerle taşınabilmesi için deniz kenarına inşaa edilmiş. Matyoz Ahmet ve Rum arkadaşı Şimo’nun 100 yıl önce başlayan şarap serüveni bugün üçüncü kuşak Cem Çetintaş ile yoluna devam ediyor. Trakya Üniversitesi Ziraat ve Gıda Mühendisliği mezunu Çetintaş şaraplarını kendi yapıyor. Üretim tesisinin önündeki Melen Cafe’de önceden rezervasyonla kapasitesi sınırlı olsa da konaklama ve yemek imkanı var.

Biz Melen’in 4 adet şarabını tattık:

  • Orpheus Miracula: Mucize anlamına gelen Cabarnet Sauvignon ve Tempranillo kupajı Melen Miracula, tanenli, asitli, gövdeli, yüksek alkollü canlandırıcı bir şarap
  • Orpheus Papazkarası Reserve: Büyülübağ’ın “Trakya’nın unutulmuş prensi” olarak nitelendirdiği şarap 85 yıllık bir Papazkarası bağının üzümlerinden yapılmış. Değerlerimize sahip çıkmak adına harika bir girişim. Ancak çilek ve tarçın aromaları sunan Papazkarası, tanen, gövde, asidite ve damak olarak biraz zayıf bir şarap.
  • 2009 Orpheus Fatum: Kader anlamına gelen Factum Cabarnet Sauvignon, Merlot, Şiraz ve Öküzgözü karışımı, tarçın, biber, kırmızı orman meyveleri, baharat aromaları ile orta yoğunlukta tanenli ve gövdeli, baharatlı et yemeklerinin yanında ideal bir şarap.
  • 2010 Melen Shiraz Reserve: Bitter çikolata, siyah meyve, biber, tütün aroma ve kokularına sahip, dengeli, yoğun gövdeli ve uzun bitişli harika bir şarap.

Sahil Yolu No:6 Hoşköy-Şarköy / Tekirdağ / (0282) 5386005

 

 

 

 

 

BİR SONRAKİ ZİYARETE SAKLADIĞIMIZ BAĞLAR

  • Vino Dessera: Trakya’nın en kuzeyinde Kırklareli’nin üzerinde Ahmetçe’de yer alan sektörün yenilerinden Vino Dessera, üzüm bağları ve ceviz ormanları arasında gizli bir aile hikayesi. Trakya Şarap Yolu’nun Kırklareli- Istranca ayağının, Arcadia ve Chamlija’dan sonra son durağı. Dönmez Çiftliği’nde meyve ağaçları ve bağlar arasında yer alan bağ evi ve yürüme mesafesindeki şaraphane & mahzeni ziyaret etmeyi arzu ediyorum.
  • Uluca bağları: Cabernet Sauvignon ve Merlot kupajı olan 2011 Uluca Broyka şarabını tanenli güçlü karakteri ile epey beğenmiştik. Bağları merak ediyoruz.
  • Ganos bağları: Sevgili dostum Yapıncak’ın ailesinin bağları ve şarap evi olan Ganos’u ziyaret etmek istiyorum. Şarap Gürkan ailesinin hayatının ve sofralarının bir parçası olmuş hep. Tekirdağ Mürefte doğumlu Tezcan Gürkan öyle bir bağ tutkunu ki, kızının ismini üzüm cinsi olan Yapıncak koymuş.
  • Kayra: Endüstriyel bir üretici görme arzusu ile Şarköy’deki Kayra üretim tesislerini ve Versus bağlarını ziyaret etmek istiyorum.

 

 

 –

Trakya’da bağcılık ve şarapçılık yapan butik üreticilerin şaraplarını İstanbul’da bulabileceğiniz adresler ise:

İncirli Şaraphane (Kuruçeşme), Sensus Şarap & Peynir Butiği (Galata),  La Cave (Cihangir), Solera (Beyoğlu), Hazzo Pula (Beyoğlu), Comedus Şarküteri (Beyoğlu), Corvus Wine & Bite (Akaretler), Misket Şarap Evi (Beşiktaş), Dekante Butik (İstinye Park), Rind Pipo (Moda), Viktor Levi (Moda) gibi şarap butikleri ve şarküteriler, Gourmet Garage ve MacroCenter gibi gıda marketleri.

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ TRAKYA YAZILARIMIZ

Trakya bağ gezisi izlenim ve hikayeleri: www.yolculukterapisi.com/trakya-hikayeleri

Traka Şarap Tadım Rota Önerilerimiz: www.yolculukterapisi.com/trakya-saraprotalari

Yıllandıkça güzelleşen Trakya hakkında bilgiler ve diğer aktivite bilgileri: www.yolculukterapisi.com/trakya

Gali (Kavur) Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-gali

Chateau Kalpak Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-chateaukalpak

Chamlija Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-chamlija

Umurbey Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-umurbey

Barbare Bağları ve şaraplarının hikayesi ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-barbare

Arcadia Bağları, şarapları, Bakucha oteli bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-arcadia

Barel Bağları, şarapları ve bağevi bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-barel

Suvla Bağları, şarapları konsept mağaza bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-suvla

Chateau Nuzun Bağları ve şarapları bilgileri ve şarap tadım notları: www.yolculukterapisi.com/trakya-satonuzun

 

 

 

 

 

 

 

 

.

 

 

 

 Zeynep Atılgan Boneval