ST. PETERSBURG İZLENİM&ROTALAR

YAŞAYAN SANAT ESERİ

 

Dünyanın en büyük hazinelerine ev sahipliği yapan Hermitage Müzesi, Rus ustaların sanat eserlerini barındıran Rus Müzesi, sayısız saraylar, kiliseler ve köprüleri ile barındırdığı kültürel mirasları ile adeta yaşayan bir sanat eseri St Peterburg. Altın kubbelerinin arasındaki sokaklarda, hala Dostoyevsky, Gogol, Tolstoy’un karaketerleri, Pushkin, Blok ve Brodsky’nin dizeleri, Rahmaninov, Tschaikovsky, Prokofyev ve Şostakoviç’in tınıları dolaşıyor.

 

St Petersburg sanki sürekli değişen bir yağlıboya tablo; masmavi gökyüzüne katman katman yayılmış beyaz ve gri pamuk gibi bulutların arkasından gelen güneş ışıkları, binbir çeşit renk oyunu oynuyor, ve aşağıda yer alan kubbelerin, binaların ve nehirlerin üzerine düşen yansımalar ile sürekli şehrin çehresi değişiyor.

 

Masal gibi bir mimarinin arasında yer alan tüm nehirleri ve kanallarında, her sokağının her köşesinde, tüm damarlarında tarih akıyor adeta St Petersburg’un. 300 yıldır Avrupa’nın en estetik, zarif ve görkemli şehirlerinden birisi olan şehri izlemenin en güzel zamanı, her detayın gözle görülür hale geldiği, her silüetin ve rengin netleştiği, günün erken saatleri ya da akşamüstü zamanı. Kanallarındaki huzur ve sükunet, yemyeşil bahçelerindeki tazelik, pastel renklerin yumuşaklığı, şehirdeki telaşsız sessizlik ile içiniz hayranlıkla doluyor, ve St. Petersburg’un eşsiz ruhu içinize işliyor.

 

Rusya’nın en Avrupai şehir olan St. Petersburg, 1703’te Ünlü Rus Çarı I. Petro – diğer adı ile Büyük Petro tarafından, batıdan gelen İsveç saldırılarına karşı ülkeyi savunmak adına kurulmuş. Büyük Petro şehirin ismini, ‘cennete açılan kapının anahtarını saklayan havari’ Aziz Peter’den esinlenerek St Petersburg ilan etmiş ve çarlık merkezini Moskova’dan buraya taşımış. Rus Şair Aleksandr Puşkin’in deyimiyle “Avrupa’ya bir pencere açan” I. Petro, bu yeni şehrin Amsterdam ve Venedik’ benzer inşaa edilmesine karar vermiş. Yüzlerce kanal açılarak, şehrin dört bir yanında dallanıp budaklanan nehirlerin yarattığı 42 adacık oluşturulmuş. Mimar Trezzini, Rossi, Rastrelli gibi ustaların imzasını taşıyan şehir ve mimari planlaması sonucu, St. Petersburg, 18. yy estetiğin yansıtan klasik ve barok stillerinin olağanüstü birleşimi ile, emsalsiz bir görünüm kazanmış. Ve 200 yıldan biraz daha uzun bir süre, Çarlık Başkenti olarak saltanat dönemi yaşamış şehirde, 150’ye yakın saray, yemyeşil kraliyet bahçeleri ve 350’ye yakın köprü inşaa edilmiş.

 

1917’de gerçekleşen Rus İhtilalinin ardından, komunist lider Lenin, başkenti yabancı ülkelerin istilasına karşı ülkeyi koruyabilmek için Moskova’ya taşımış. Şehir 1924’den 1991’e kadar “Leningrad” adıyla Komünist Lider Lenin’in ismini taşımış. Lenin’in ardından başa gelen Stalin’in döneminde tüm ülkede hüküm süren acımasız tutum, kültürü ve tarihi yıpratma çabalarından Leningrad da payını almış. Şehir en zor gününlerini İkinci Dünya Savaşı sırasında kuşatma altına alındığı 1941–1942 arasında geçirmiş. Kışın dondurucu soğukları, savaşın getirdiği açlık ve de düşman bombardımanları sonucu 640.000 şehirli hayatını kaybetmiş. Tüm bu yıpranmışlıklara rağmen, St. Petersburg’un epik ruhu örselenmeden ayakta kalmayı başarmış.

 

Edebiyat, müzik ve sinemada klasiklere imza atmış ustalara ilham vermiş St. Petersburg, şimdi sanattan, mimariye, modadan gastronomiye, yaratıcılığın çağdaş örneklerine sahne oluyor.

 

St. Petersburg’un başka bir çehresini görmek için ise doğru zaman ünlü ‘Beyaz Geceler’. Mayıs sonu ve Haziran ortası arasında şehre neredeyse aralıksız düşen 24 saat güneş ışığı sayesinde, akşam kızıllığı ile sabah kızıllığı kesişiyor, ve şehir hiç karanlığa gömülmüyor.

 

Ve bu dönemde St Petersburg en ateşli ve canlı haline bürünüyor. Herkes sokaklara dökülüyor ve şehir neredeyse hiç uyumuyor. Öyleki, sıcak yaz günlerinde Chumnoy’da, Fort Alexander’da ya da ormanlık alanlarda soğuk savaştan kalma antrepolarda, dillere destan partiler gerçekleşiyor. Ve tabi ki votka tüketimi maksimum noktaya ulaşıyor.

 

 

 

 

 

ST PETERSBURG ROTALARI
I. Petro ve Pavel Kalesi: St. Petersburgun ilk yapısı kalenin temelinin atıldığı 16 Mayıs 1703 yılı, St. Petersburg’un doğum günü olarak kutlanmaktadır. İç avlusunda, şehrin en yüksek mimari yapısı olan ve altın kulesinin üzerinde uçan bir melek figürü bulunan Çan Kulesi ve Petro & Pavel Katedrali yer alıyor. Vasilyevski Adası’nında eski Yunan ve Roma tapınaklarını andıran mimarisi ve heykelleri ile Denizcilik Müzesi görülmeye değer başka bir tarihi yapı.

 

Dünyanın en güzel meydanlarından birisi olan Saray Meydanı, St. Petersburg’un merkezi meydanı. Meydanda Kışlık Saray, Genel Kurmay Binası, Gvardeyski Binası, Bakır Atlı heykeli ve Aleksandr Sütunu yer alıyor. St Petersburg’un kurucusu I. Petro’nun tasvir edildiği Bakır Atlı heykeli şehrin tarihi simgesi haline gelimiş durumda. Aleksandr Sütunu ise 1812 yılındaki Vatan Savaşı’nda kazanılan zaferin anısına dikilen bir anıttır. koyu kırmızı granitten yapılmış 47 metrelik sütunun üzerinde yerleştirilmiş ‘iyiliğin kötülüğü yendiğini’ sembolize eden bronz melek figürü ile dünyanın en uzun zafer sütunu. Rus Çarlarına ev sahipliği yapmış Kışlık Saray ise barok mimarinin en güzel örneklerinden birisi. 1000’den fazla salon, 2000 kadar pencere ve kapısı bulunan, kabartmalar, yaldızlar, oymalarla süslenmiş saray 1922 yılında Hermitaj Müzesi’ne devredilmiş. Hermitaj Müzesi ise dünyanın en büyük müzelerinden birisi. Hermitaj’ın koleksiyonunda, Rus sanat ve kültürünü tasvir eden 3 milyona yakın eser, antik çağlardan Batı Avrupa Modern dönemine kadar, Raffaello, Leonardo da Vinci, Michelangelo, El Greco, Velazquez, Matisse, Roden, Van Gogh ve Picasso gibi ünlü ustaların eserleri ve görkemli bir mücevher koleksiyonu yer alıyor. Koleksiyonunda 400 bin eserin yer aldığı Rus Müzesi ise hem Rus plastik sanatlarının en güzel örneklerine hem de çağdaş Rus fotoğraf ve video sanat örneklerine ev sahipliği yapıyor.

 

Şehrin dini simgesi ise İsak Katedrali. Neo klasik stildeki bu dev katedralin süslemelerinde değerli taşlar, çeşit çeşit mermerler ve de 400 kg. altın kullanılmış.

 

Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki ilk tersanesi olan Donanma Binası ise Rus deniz gücünün simgesi. Donanmanın şanını konu alan çok sayıdaki heykel ve altın kulesinin üzerinde yer alan küçük gemi şeklindeki rüzgârgülü ile süslenmiş.

 

Şehirdeki Kazan Katedrali, Yazlık Saray, Yeni Hollanda adası, Marinski Opera, Bale ve Tiyatro binası, Aleksandr Nevski Katedrali, Aurora kruvazör gemisi müzesi, ve şehir yakınlarındaki Peterhof Sarayı, Tsarskoye Köyü, Pavlovsk Büyük Sarayı, Gatçina saray ve parkları, Oranienbaum Saray’ı St. Petersburg’un diğer hazineleri.

 

 

Semt Semt St Petersburg

Neva Nehrinin ortasında yer alan Vasilyevski Adası Denizcilik Müzesi gibi şehrin en eski binalarının yanı sıra, Erarta ve ‘Yeni Müze’ gibi modern ve çağdaş sanat müzelerine ev sahipliği yapıyor. Petrogradskaya Storona bölgesi ise şehrin ilk binası olan Peter and Paul Fortress’e ve Botanik Bahçeleri, Aleksandrovskiy Park’a ev sahipliği yapıyor. Sennaya Ploshchad bölgesi ise şık mağaza ve restoranları, nehir üzerinde Naberezhnaya Reki semti boyunca uzanan lüks apartman ve evleri ile St Petersburg’un en zengin mahallesi.

 

Gostiny Dvor şehirdeki alışverişin kalbi, kanallar ile çevrelenmiş üçgen şeklindeki eski donanma bina ve depolarının yer aldığı New Holland bölgesi ise şimdi modern sanata, müze ve galerilere, kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor. 1903 yılında şehrin 200. yılını kutlamak üzere inşaa edilmiş gösterişli ve elegan Troitskiy Köprüsü, adeta şehrin modern sembolü haline gelmiş durumda. Neva nehri üzerinde 5 kemerden oluşan bu dev metal yapının tam ortasında durduğunuzda, hem şehrin nehir boyunca uzanan tarihi binalarını hem de Neva nehri üzerindeki diğer 7 köprüyü görebiliyorsunuz.

 

Nehrin kenarında yer alan İmparatorluk Yaz Bahçeleri sık ağaçları ile yemyeşil bir görüntü ile şehrin akciğeri. Marsovo Pole ise daha önce imaparatorluk askerlerinin ayak sesleri ile çınlarken şimdi ‘ebedi devrim ateşi’ne ev sahipliği yapıyor. 32 farklı mermerin kullanıldığı Marble Palace ise Rus Müzesinin yan koleksiyonlarına ev sahipliği yapıyor. Palace rıhtımı ve Kruzenstern rıhtımları yürüyüş için en güzel rotalar.

 

Lieutenant Schmidt rıhtımının arkasında ise şehrin enterasan binalarını görme şansınız var. Büyük Peter zamanında yapılmış binaların geometrisi her evin yanına bir tekne girebilecek şekilde hesaplanmış.

 

Tarihi, kültürel ve sanatsal hazineleri bir ziyarete sığmayacak St Petersburg bir kerede keşfedilebilecek bir şehir değil.

 

Sadece bir ziyareti Dostoyevski’nin Yerlatı Dünyasından Notlar’ın peşinden gitmeye ayırmak bile mümkün. Neva nehrinin kıyılarında ve kanallarında, kentin sokaklarında dolaşan, hantal binalar, taş ve mermer heykeller ve sütunlar arasında birbirleriyle karşılaşıp harmanlananan Dostoyevski karakterlerin izinden giderek, St. Petersburg’un insanları hayalet figüranlara dönüştüren, büyülü ancak şeytansı büyüklüğü, eziciliği ve aldatıcı ışık-gölge oyunlarını hissetmek mümkün.

 

 

MÜZELER, GALERİLER, KİLİSELER, MİMARİ
Hermitage, 2 Dvortsovaya Ploshchad
Russian Museum, 4 Inzhenernaya Ulitsa
Erarta Contemporary Art Museum, Vasilyevsky Island
Museum of History of Religion, 14 Pochtamtskaya Street
Russian Ethnography Museum, 4a Inzhenernaya Street
Vladimir Palace (DOM UCHENIKH), 26 Dvortsovaya Naberezhnaya
Marble Palace, 5/1 Milionnaya Street
St Isaac’s Cathedral, Isaakievskaya Ploshchad
Sanat Galerisi & Kitapçı: Loft Project Etagi, 74 Ligovsky Prospekt
Çağdaş Rus Müzesi: Erarta, 2, 29th Line 7
Sovyet Pop Art Müzesi: Novy Museum, 6, 29th Line, Vasilyevsky Island
Sanat Galerisi: Rosphoto, 35 Bolshaya Morskaya Ul
Sanat Galerisi: 100 Svoih, 39 Ligovsky Prospekt
Sanat Galerisi: Pushkinskaya 10 Culture Centre, 10 Pushkinskaya, 53 Ligovsky Prospekt
Sanat Galerisi: Marina Gisich Gallery, 121 Naberezhnaya Reki Fontanki
Nevskiy Palace of Culture,32 Obukhovskoy Oborony Prospekt
Academy of Arts, 17 Universitetskaya Naberezhnaja
Bolshoi Drama Theatre, 65 Fontanka
Lensovet Theatre, 12 Vladimirsky Prospekt
Mariinsky Theatre, 1 Teatralnaya Ploshchad
Manezh Central Exhibition Hall, 1 Isaakiyevskaya Ploshchad
Finland Station, 6 Lenina Ploshchad
Sea Passenger Terminal, 1 Morskoy Slavy Ploshchad
Peter and Paul Fortress,Petropavlovskaya Krepost
Adrian Zakharov Amirallik Binası, 1 Admiralteykly Prospekt
Shoi Obukhovsky Bridge, Oktyabrskaya Nabereshnaya
Church on Spilled Blood, 2 Naberezhnaya Kanala Griboedova
Church of St John at Chesme Palace, Kamenniy Ostrov

 

Şehir Dışı Rotalar
Onega Gölü/ Kizhi Adasında yer alan Trsansfiguration Kilisesi Unesco kültür mirasları arasında yer alıyor.
Peterhof,2 Razvodyana Ulitsa / Büyük Peter’in Sarayının bahçesinde 176 çeşme bulunuyor.

 

 

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir