ŞARAP ROTALARI – TOSKANA, RİOJA, DOURO, PROVENCE, GÜNEY AFRİKA

TOSKANA  – İTALYA

Güneş doğuşunda sislerin arasından yükselen sıra sıra yeşil tepelerin mistik görüntüsü sizi karşılıyor… Yavaş yavaş kaybolan sis çekildikçe adete büyülü bir alemi sessiz sessiz sahneliyor… Kırmızı çatılı tarihi evleri ile ufacık köyleri, adeta bir patchwork oluşturan selvi ağaçları, dizi dizi şarap bağları ve zeytinlikleri, bir biri ardına akan yeşil tepeler ve vadileri ile birçok İtalyan sanatçı tarafından yüzlerce yıldır ölümsüzeştirilmiş muhteşem manzaraları ile Toskana hala değişmemiş durumda…

 

 

1)VAL D’ORCIA

Sienna’nın güneyinde yer alan Val D’orcia şarap bölgesi ünlü Vino Nobile de Montepulciano ve Brunello di Montalcino şaraplarına, Monte Oliveto Maggiore manastırı, Franco Zeffirelli’nin Rome ve Juliet filmine set oluşturan küçük şirin Pienza kasabası ve büyüleyici Montepulciano dağ kasabasına ev sahipliği yapıyor. Montepulciano’dan başlayıp, Torrita di Sienna ve Montefollonico köylerini takip ederek, Montalcino’ya ulaştığınız yol muhteşem manzaraların tadına varabileceğiniz keyifli bir rota.

 

MONTEPULCIANO

Montepulciano Siena’nın bir saat güneyinde bulunan bir tepenin zirvesine kurulmuş bir köy.Rönesans stilinde binalarla süslenmiş kartpostal güzelliğindeki Montepulciano köyü, İtalya’nın en önemli gastronomi merkezlerinden biri de sayılıyor. Yüzyıllar önce Montepulciano’nun soylu aileleri çok beğendikleri Montepulciano şarabını, asil şarap anlamına gelen “Vino Nobile”diye adlandırmışlar. Dar sokakları ve güzelim meydanlarına yayılmış Rönesans Sarayları, 13.yy’dan bu yana yaşayan şarap mahzenleri, gastronomi mağazaları, kafeleri ve şarap dükkanlarnda hem ünlü peynirlerinin ve domuz salamlarının, mercimeği ve “pici pasta”sının, hem Vino Nobile di Montepulciano şarabının tadına varabilirsiniz. Eğer bir restoranın vadiye bakan terasına oturursanız şarap bağları, zeytin ağaçları ve yemyeşil çayırlarını harmanlayan muhteşem manzalarada, altın, kahverengi ve yeşilin, en güzel tonlarını izleyebilirsiniz.

 

Montepulciano Adresleri

Şaraphaneler:
• I Poderi Boscarelli
• Tenuta Valdipiatta

Otel: Villa Poggiano

Öğle Yemeği: Enoteca Osteria Osticcio

Akşam Yemeği: Le Logge Del Vignola

 

 

MONTALCINO

Montalcino şarapları ile bölgenin en meşhur kasabası olan Montalcino’nun tarihi kalesini ve eski şehir merkezi görülmeye değer. Ancak asıl kaçırılmaması gereken yüzyıllardır şarapçılık ile uğraşan ailelerin bağları ve şaraphanelerindeki bir degüstasyonlar;

 

Montalcino Adresleri

Şaraphaneler:

• Azienda Agricola Case Basse
• Tenuta Ciacci Piccolomini d’Aragona
• Poggio Antico

Otel: Vecchia Oliviera

 Öğle Yemeği:  Ristorante di Poggio Antico

Akşam Yemeği: Vineria le Potazzine 

 

 

PİENZA

Küçük bir tepenin üstüne kurulu, minik surlar, zeytin ağaçları ve Monte Amiata’ya kadar uzanan harika çiftliklerle çevrili bu şirin kasaba, Franco Zeffirelli’nin Rome ve Juliet filmine set olmuştur. Unesco tarafından Dünya Mirası listesine alınmış PİENZA Papa II Pius’un doğum yeridir. Bu nedenle model bir şehir olarak yeniden inşa ettirildiği için, Rönesans’ın en iyi planlanmış şehirlerin biri olarak kabul edilir. Pienza’da surların üzerinde yürüyerek manzaraları seyredebilir ya da Pienza’ya özgü lezzetleri tadabilirsiniz: özellikle taze ve yaşlandırılmış Pecorino peyniri, acı biberleri, külde veya asma yaprağında terbiye edilmiş yer mantarı ile ün kazanmış durumda.

 

Pienza Adresleri

Oteller:

• L’Olmo
• La Bandita
Öğle Yemekleri:

• La Taverna Di Moranda

• Latte Di Luna

 

 

2)MAREMMA – BOLGHERİ

“Super Tuscan” denilen kült şaraplarının en iyi üreticileri ile şarap mimarisi açısından oldukça enteresan şaraphanelere ev sahipliği yapan Bolgheri – Maremma bölgesi gastronomik açıdan son 20 yılda Toskana’nın en gelişmiş bölgesi.

 

Daha 30 yıl öncesine kadar Maremma bölgesi, denizden esen rüzgarın taşıdığı tuzdan dolayı şarapçılık açısından kötü kabul edlmekteydi. DOC kuralları da yaratıcılığı ve terroir’ın kalite açısından bölgenin potansiyelini kısıtlamaktaydı. Maremma’nın kaderi, aileden at yetiştiriciliği yapan Marki Mario Incisa della Rochetta ile değişti. Marki, Bolgheri’de at yetiştirmek üzere satın aldığı San Guido çiftliğinin Bordeaux Graves’daki gibi iri taşlarla kaplı olduğunu fark etti. 1944 yılında konsültan önolog Tancredi Biondi Santi’nin yardımıyla Château Lafite-Rothschild’den aldığı Cabernet Sauvignon ve Cabernet Franc çubuklarını dikti ve 25 yıl boyunca yaptığı denemeler sonucunda, 1968 yılında Toskana lehçesinde Taşlı Tarla anlamına gelen Sassicaia’yı çıkardı. Bugün Sassicaia efsanevi bir üne sahip.  Ludovico Antinori’nin Ornellaia’sı ise Sassicaia’nın tahtına göz dikenlerden.

 

Bolgheri’nin en ilginç şarapları ise tek bir üzümü yüzde yüz saf haliyle yorumlayanlar. Ornellaia’nın İtalyan Petrus’u olarak tanınan Masseto’su dünyanın en meşhur Merlot şaraplarından . En yakın rakibi Le Macchiole’nin Messorio’su da yine olağanüstü bir Merlot . Le Macchiole’den Paleo ise Cheval Blanc ayarında eşi bulunmaz bir Cabernet Franc, saf Syrah olan Scrio da tek üzümle sivrilen Bolgheri yıldızları arasında .

 

Bolgheri/ Maremma Adresleri:

Şaraphaneler:

• Tenuta dell’ Ornellaia

• Tenuta San Guido
• Azienda Agricola Petra

Otel: L’Andana & Castello di Vicarello

Öğle Yemeği: Tenuta dell’ Ornellaia

Akşam Yemeği: La Trattoria Toskana Tenuta La Badiola

 

 

Toskana şarap bölgeleri hakkında detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/toskana-sarap-rotalari/

 

 

 

 

RİOJA – İSPANYA

Kökleri Mö II. yüzyılda Romalılar dönemine kadar uzanan zengin bir şarap kültürü, Ortaçağ’dan kalma  taş binalar, kuleler ve kiliseleri ile tarihi tepe köyleri ile rustik ve zamansız bir atmosferi var Rioja’nın. Ancak Rioja’yı benzer Avrupa şarap bölgerinden ayıran çok önemli bir özellik var; muhteşem doğa manzarlarının arasından birden bire karşınıza çıkan çağdaş mimari harikaları.

 

Frank Gehry’nin titanyum şaheseri Guggenheim Müzesi ile Bilbao’da yarattığı ‘Bilbao Effect’ – bir bölgenin kaderini  değiştirme etkisi –  Rioja’da da yansımalarını bulmuş.  Yüzlerce yıllık köklü şarap üreticileri, bağlarında yer alan oteller, şarap evleri ve tadım odaları için dünyaca ünlü Zaha Hadid, Frank Gehry, Santiago Calatrava gibi mimar ve tasarımcılar ile anlaşmış. Marques de Riscal otelin içiçe geçmiş parlak ve renkli titanyumlar ile akan bir şarabı andıran oteli, Contabrian dağlarına sırtını veren Bodega Ysios’un alçalıp yükselen dalgaları andıran çatısı, López de Heredia’nın şarap karafını andıran tadım odası, Bodegas Vina Real’in dev bir ahşap şarap fıçısını andıran şarap evi… hepsi büyüleyici. İşin enteresan, yanı tüm bu çağdaş dokunuşlar bölgenin ruhunu hiç bozmadan doğanın içine harmanlanmış bir şekilde karşınıza çıkıyor. Geleneksel ile çağdaşın mükemmel hayranlık veren bu uyumu, Rioja’ya kesinlikle eşssiz ve yaratıcı bir karakter katıyor.

 

Zengin ve verimli delta toprağı ve güneşli iklimi mükemmel üzümlerin yetiştirilmesine olanak sağlıyor. Özellikle aromalı ve kadifemsi tattaki Tempranillo karışımları dünya çapında saygınlık kazanmaya başlamış. Bölgede sadece yerel üzümlerin yetiştirilmesine izin veriliyor. Tempranillo en önemli ve ünlü çeşit ve bölgedeki üzüm bağlarının % 40’ını kapsıyor. Oksitlenmeye karşı etkileyici bir direnci olan Tempranillo üzümü, genelde kadifemsi ve meyvemsi tatlarda zengin bir şarap ortaya çıkartıyor. Daha sıcak bir iklime sahip Rioja Baja bölgesinde yetişen Garnacha Tinta üzümü ise bölgenin ikinci önemli üzümü. Yoğun şeker içeriği sebebi ile daha kuvvetli bir çeşit, bu sebeple mutlaka başka bir üzüm ile karıştılıyor.

 

Yemek ile şarabın eşleştirilmesi konusunda ise mükemmelliyetçi bir yaklaşım var Rioja’da. Bölgeyi köklü ve geleneksel Bask mutfağı domine ediyor. Sofitike lezzetler adeta bir performans sanatını andıran sunumlar ile karşınıza geliyor.

 

RİOJA SÜRÜŞ ROTASI

Rioja manzaralarını seyredebilmek için otobandan ayrılıp, tepelere tırmanan küçük yollara girmek en iyi alternatif. Yolu uzatsanız da, Ortaçağdan kalma kiliseleri veya kuleleri ile ufacık kasabalar, dizi dizi bağlar ve aralarındaki taş bağ evleri, tepelerin ardından karşınıza çıkan vadi manzaraları ile bölgenin ruhunu içinizde hissedebiliyorsunuz. En keyifli rota ise Haro’dan A124’ü alarak, San Vincente de la Sonsierra, Abalos ve Samaniego köyleri üzerinden Laguardia’ya ulaşmak, Laguarda’yı ve civardaki şarap evlerini izyaret ettikten sonra, A3210’u alarak Elciego’ya ardından da A3212 ve A3214’ü alarak yine bağların arasındaki küçük köyleri keşfettiğiniz rota.

 

 

ŞARAP EVLERİ

  • Bodegas R. López de Heredia, Haro / 1877’den beri bir aile şirketi olarak 170 hektar bağlarından elde ettiği üzümlerle şarap üretmekte olan Bodega, Rioja’nın en eski şaraphanelerinden. Sadece en iyi hasat yıllarında üretilen, %75 Tempranillo ve %15 Garnacha Tinto içeren Grand Reserva’lar, yeraltı mahzenlerinde 8 yıl boyunca yeni ve eski meşe fıçılarda dinlendirilip, tadımlar ile belirlenen en optimum zamanda şişeleniyor. 1877’den bu yana sadece 24 yıl Grand Reserva üretilmiş. Hem topraksı, ahşapsı tonları hem de kırmızı meyve notları ile Grand Reserva’lar Rioja’nın en iyileri arasında. Binadan ayrı duran tadım odası ünlü İngiliz mimar Zaha Hadid tarafından tasarlanmış. Muhteşem bir oyma işçiliğine sahip ahşap bir tadım kioskunu, modern bir dekanteri andırır formda altın renkli çelik ile sarmalayan Hadid, yine kendi tasarım olan beyaz şarap renkli Corian’dan yapılma sıralar ile dekore etmiş.
  • Herederos Marqués del RiscalElciego / 500 hektarı kendisine ait, toplam 1500 hektarlık arazide yetiştirilen sadece elle toplanılan bölgeye has üzümlerden senede 5 milyon şişe şarap üreten Herederos Marqués del Riscal, Rioja’nın en köklü ve ünlü şarapevleri arasında yer alıyor. 1858 yılından beri şarap üreten şarapevi, şimdi son teknolojinin kullanıldığı ultramodern üretim tesislerinde  üzümleri işlerken, binaların altında yer alan yüzlerce metre uzunluğundaki taş mahsenlerdeki meşe fıçılarda yıllandırıyor. Tüneller ile birbirine bağlı bu taş mahsenler, şarapların saklanması için en doğru ısı ve ışık koşullarını sağlıyor. En orjinal bölüm ise adeta bir mabed gibi korunan, en eski ve değerli şarapların şişlerinde korunduğu mahsen. Aralarında 150 yıllık şaraplarında bulunduğu bu bölüm yaklaşık 40 milyon Euro’luk bir servete ev sahipliği yapıyor. Üzümler bağların yaşlarına göre farklı şarapların yapımında kullanılıyor: 5-20 yıllık bağlardan crianza’lar, 20-40 yıllık bağlardan reserva’lar, 40 ve üzeri yaştaki bağlardan ise grand reserva’lar üretiliyor. Gehry Selection 2001, Barón de Chirel 2005, Finca Torrea 2007, Marqués de Riscal 150 Aniversario, Marqués de Riscal Gran Reserva 2004, Marqués de Riscal Reserva 2007, kadifemsi ve dolgun tatları ile şarapevinin en güzel şarapları. 
  • Bodegas Ysios, Laguardia / Ünlü mimar Santiago Calatrava tarafından tasarlanan, ismini Mısır Tanrıları Isis ve Osiris’ten alan Bodegas Ysios, nispeten yeni bir şarapevi olsa da (2001 yılında faaliyete başlamış, Reserva’ları en iyi Rioja şarapları arasına girmeyi başarmış. Doğal aliminyum ile kaplı, dalgalar gibi alçalıp yükselen çatısı, sıra sıra dizilmiş meşe fıçı kıvrımlarını anımsatan olağanüstü bir mimariye sahip. Sedir ve bakır kaplı ön cephesi ve çevresinde yer alan, İspanya’nın efsanevi mimari Gaudí’nin buluşu olan modern bir mozaik kaplama tekniği ile dizilmiş krem renkli porselen parçacıklar, çatının metalik görüntüsünü yumuşatarak binayı toprak ile buluşturuyor. Arkasında yer alan Sierra de Cantabria dağları ve çevrelendiği bağlar ile mükemmel bir uyum yaratan bu futuristik bina, yukarıdan bakıldığında bir şarap kadehi görünümünü alıyor. 8,000 metrekarelik kapalı alanında şarap üretim ve saklama tesislerinin yanı sıra sergi alanı ve restoran da yer alıyor. Ysios bu güne kadar birçok ünlü sanatçı, modacı ve şef ile ülke çapında birçok etkinliğe ev sahipliği yapmış.  Şarapları, burundaki tatlı meyve kokularını, fıçıdan gelen tonlar ile dengeleyen, yuvarlak, kadifemsi ve yumuşak şaraplar. Fermantasyon işlemini çelik tanklarda tamamlandıktan sonra, 14-20 ay meşe fıçılarda, en az bir yıl da şişe mahzeninde dinlendirilen şaraplarının en iyileri 2005 Reserva ve 2004 “Limited Edition” Reserva. 

 

OTELLER 

Marques de Riscal Otel, Elciego

Viura Hotel, Villabuena de Alva.

Antigua Bodega de Don Cosme Palacio, Ctra. Elciego Laguardia

 

 

RESTORANLAR

Gastronomic Restaurant Marques de Riscal, Elciego

Posada Mayor de Migueloa,Laguardia

Casa Terete, Haro

El Portal del Echaurren, Ezcaray

Héctor Oribe, Páganos

Asador Alameda, Fuenmayor

La Chatilla de San Agustin, Logroño

  

Rioja hakkında daha detaylı bilgi için: www.yolculukterapisi.com/rioja/

 

 

 

 

DOURO VADİSİ – PORTEKİZ 

Üzüm bağları ile kaplı tepelerin arasından kıvrıla kıvrıla akan Douro nehri, tüm imkansızlıklara rağmen sakin sakin akıyor. Taraça taraça inen bağlar ile kaplı yamaçlar o kadar dikki, toprak kaymasın diye taş duvarlar ile geometrik desenlere bürünmüş… Bağlardaki yapraklar ise güneşte fıstık yeşili, sarı, turuncu, kızıl, mor renkleri ile parlıyor… Gökyüzü masmavi, bulutlar sanki havda asılı kalmış duruyor. Nehrin oluşturduğu kıpırtısız gölet, ayna görevi yaparak gökyüzündeki bulutları ve suya eğilmiş söğütlerin sapsarı yaprakları aynen yansıtıyor.

 

Portekizin ünlü Douro bölgesi ise, nehrin Barca d’Alva ve Barqueiros arasında kalan 100 kilometrelik bölümünü çevreleyen 250 000 hektarlık alandan oluşuyor. Bu alanın beşte biri taraça taraça nehre kadar inen şarap bağları ile kaplı. Sıra sıra dizilmiş üzüm bağlarının öyle nefes kesici bir görüntüsü var ki, üzüm bağlarının dimdik yamaçlarda yerçekimine karşı gelir gibi nasıl tutunabildiğine şaşırıp kalıyorsunuz.

 

Rustik ve nostaljik bir görünüme sahip Douro,  şiir gibi güzelliği ve otantik atmosferi turizm akınları ile bozulmamış, Avrupa’daki nadir şarap bölgelerinden birisi.

PORT ŞARAPLARI İLE ÜNLÜ DOURO’NUN DAMARLARINDA ŞARAP AKIYOR

Douro aslında dünyanın en eski resmi şarap bölgelerinden birisi. Bölgede Romalılar döneminden beri bağcılık ile uğraşıldığı biliniyor. Ancak 1143’de Portekiz Hristiyan Kilisesinin teşviki ile üzüm bağları genişleyerek tüm bölgeye yayılmış, ve Oporto’daki tüccarlar ile Douro’lu çiftçiler arasında bir şarap ticareti başlamış. Ancak olgun üzümlerin maserasyonunun uzatılarak elde edildiği kaliteli tatlı şaraplara 16.yy’ın ortalarında erişilmiş.  Bölgeye has Port Wine ünvanı ise, 17. Yüzyılda şarabın mayalanması sırasında konyak eklenmesi sonucu oluşan eşsiz tat ile birlikte gelmiş. Sadece Doruo’ya has bu teknik, toprağın, iklimin ve üzümlerin  simyası ile birleşince, Port Wine dünya çapında ünlenmiş, ve de isim ve mülkiyet hakkını bölgeye kazandırmış. Noval Nacional Vintage, bölgenin en efsanevi Port şarabı.  Taylor’s, Dow’s, Fonseca ve Graham’s ise dünya çapında ünlenmiş diğer markalar.

 

DEĞİŞİM RÜZGARLARI

Douro’da son 20 yılda adeta bir devrim yaşanıyor. Şarap konusunda uzman genç kuşak, üzüm yetiştirme ve şarap üretimi süreçlerine yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımlar getirerek bir dönüşüm başlatmışlar. Şimdi yatırım ve emeklerinin meyvelerini topluyorlar, çünkü Douro artık dünyaca tanınan harika kırmızı ve beyaz şaraplar üretmeye başladı.

 

“Duas Quintas”’ın yaratıcısı João Nicolau de Almeida, Batuta, Redoma ve Charme’nin yaratıcısı Dirk Niepoort, ve “Pintas” ın yaratıcısı Sandra Tavares da Silva, bölgedeki değişimin öncüleri. Ancak Douro’nun uluslararası üne kavuşmasındaki öncü birlik Douro Boys.  Quinta do Crasto, Quinta do Vallado, Quinta do Vale Dona Maria, Quinta do Vale Meão ve Niepoort şarapevlerinin işbirliği ile yaratılan “Douro Boys” bölgenin modern imajını temsil ediyor. Symingtons ve Robertsons gibi eski üreticiler de ünlü onologlar ve şarap üreticileri ile işbirliği yaparak yeni akıma ayak uydurmaya başlamışlar. Artık Douro bölgesi ‘Eski dünyanın Yeni dünyası’ ünvanı ile anılıyor.

 

DOURO SÜRÜŞ ROTALARI

Porto’dan kiraladığınız araba ile A4 otobanına çıkarak 45 dakika ilerledikten sonra Douro’nun manzaralarının tadına varmak için Amarante çıkışında otobandan ayrılamakta fayda var. Dağlardan kıvrıla kıvırıla aşağıya inen dar yollarda dikkatli olmakta fayda var, çünkü lokaller gerçekten çok hızlı araba kullanıyor. Mesão Frio çıkışını alarak N101’e çıktıktan sonra bitki örtüsünün çamlardan okaliptüs ağaçlarına doğru değiştiğini fark edeceksiniz, artık Douro nehrindesiniz. Port şarabının tarihi ticaret limanı olan Peso da Régua’da bir mola verip Douro Müzesini ziyaret edebilir, ya da Quinto do Vallado şarap evine giderek keyifli bir öğlen yemeği yiyip, ardından São Leonardo da Galafura’ya çıkıp , dik yamaçlarda 300 yıl önce el emeği ile şekilldendirilmiş  taraça taraça uzanan bağların muhteşem manzaralarını seyredebilirsiniz. Ardından nehir kıyısından ilerleyen yola inerek Folgosa’yı geçip Pinhão kasabsına ulaşabilirsiniz. Vintage Otel’de bir şarap tadımı yaptıktan sonra Tren istasyonundaki mavi ve beyaz renkli muhteşem azulejo’ların (Portekiz binalarında kullanılan camla kaplanmış parlak seramikler) orjinal kompozisyonlarına göz atabilirsiniz. Ardından tarihi bir şarap evi olan Quinta da Romaneira’ya çıkıp yine manzaraların keyfine varabilirsiniz. Ardından Douro’nun en şirin köyü olan Foz da Tua’ya ulaşıp keyifli bir kahve molası verebilirsiniz. Akşam yemeği için adresiniz ise Folgrosa’nın ünlü gurme restoranı D.O.C.

 

Ertesi gün Lamego’dan Coa Vadisine uzanan bir yolculuk yaparak Douro’nun muhteşem manzalarını tekrar sindire sindire keyifle izleyebilirsiniz. Regua’nın 12km güneyinde yer alan Lamego, Nossa Senhora dos Remédios, Dom Afonso Henriques ve S. Pedro de Balsemão Kiliseleri ile bölgenin tarihi merkezi olarak kabul ediliyor. İspanya sınırına yakın bir bölgede yer alan Côa Vadisi arkeoloji parkı ise kaya resimleri ie ünlü.

  

ŞARAP EVLERİ

Quinta da Manuela, Pinhao

Quinta do Vallado, Peso da Regua

Quinta do Panascal, Pinhão

Quinta do Seixo, Pinhão

Quinta do Vale Dona Maria, Pinhao

Quinta do Crasto, Sabrosa

Quinta do Portal, Sabrosa

Quinta do Côtto, Sedeilos, Rede, Cidadelhe

 

OTELLER 

Aquapura Douro Valley, Lamego

Quinta do Vallado, Peso da Régua

Quinta da Romaneira dos Sonhos, Alijó

Hotel Rural Quinta Nova De Nossa Senhora Do Carmo, Covas do Douro

Casa de Casal de Loivos, Pinhão

Vintage House Hotel, Lugar da Ponte, Pinhão

Quinta do Portal, Sabrosa

 

RESTORANLAR

D.O.C. RESTAURANTE Folgosa

Douro In, Peso da Régua

LBV 79, Pinhão
Castas & Pratos, Peso de Régua

O Rabelo, Hotel Vintage, Pinhão

Quinta Nova de Nossa Senhora do Carmo, Covas do Douro 

Almapura, Aquapura Otel, Lamego

Largo do Paço, Amarante

Casa de Mateus, Vila Real 

 

Douro Vadisi hakkında daha detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/douro/

 

 

 

 

PROVENCE – FRANSA

Görkemli lavanta tarlaları ve vadi manzaları, tepelerde yer alan küçük küçük köylerdeki zamanın durduğu sakin yaşam, muhteşem yemekler Provence’ı özetlemeye yeter.

 

Sonsuz bir lezzet zenginliği ve yürekleri okşayan soylu bir miras sunan Provence günümüzün sıkışık, koşuşturmalı, dikey gerçekliğinden çok uzak. Masalsı bir ruhu var bu toprakların.   Sanki zamanda asılı kalmış bozulmamış epik bir güzelliğe yolculuk yapar gibi hissediyorsunuz Provence yollarında, köylerinde, kasabalarında, pazarlarında, kafelerinde, restoranlarında…

 

Aslında Provence’ı gezerken önceden çok plan yapmadan, zamanın akışına ve manzaralara kendinizi bırakarak yolculuğun tadını çıkarmak en güzeli.

Araba ile kasabaları acele etmeden tek tek dolaşarak, kokularını içinize çekerek, ufacık yol tabelalarını selamlayarak, yönlendirdikleri küçük köylere şans vererek, karşınıza çıkan sürprizleri ve güzellikler kucaklayarak gerçek bir kırsal deneyim yaşabiliyorsunuz.

 

Hangi köyde kalıyorsanız pazarın ne zaman kurulduğunu öğrenin ve mutlaka pazarı ziyaret edin, provence halkını gözlemleyin, zanaatkar atölyelerini, seramik ve antika dükkanlarını gezin.

 

Provence köy yaşamı ve manzaraları Cezanne, Picasso ve Philippe Starck gibi sanatçı ve tasarımcılara ilham vermiş, bırakın kendi gizemini size açsın.

 

PROVENCE ROTALARI

Arles’dan araba kiralayarak başlayın , kuzey doğuda Les Baux-de-Provence’a ilerleyin. Ardından St. Remy de Provence’a geçin. İsterseniz buradan Avignon’a geçebilir, Avignon’da bir gün geçirdikten sonra ardından L’Isle-sur-la-Sorgue’a yol alabilirsiniz. Sırası ile Fountaine de Vaucluse, Abbaye de Senanque, Gordes, Goult köylerini rota üzerinde ziyaret edin. Temmuz Ağustos aylarında muhteşem lavanta tarlaları manzaralarından geçeceksiniz. Daha sonra dağ köyü Roussillon’a ilerleyin, kırmızı sarp kayaların görüntüsü muhteşem. Ardından Apt, Bonnieux, Lourmarine ve Manosque rotasını izleyin. Ardından dar virajlı dağ yollarından ve vadilerden ilerleyin, Moustiers-Ste-Marie’e varın. Adeta kayaların tepesine tünemiş köy neredeyse yuvarlanacakmış gibi duruyor. Son olarak Aix-en- Provence’a doğru yol alın.

 

PROVENCE İPUÇLARI

• 17. ve 18. yy karakteri taşıyan Aix-en Provence’da görülmeye değer yerler: St. Sauveur Katedrali, Nine Cannons Çeşmesi ve Atelier Cézanne müzesi
• Alp’lerde tipik bir Provensal kasaba olan Apt’te Church of St. Anne ziyaret edilebilir.
• Arles’da Çarşamba veya Cumartesi sabahları kurulan pazarı ziyaret edin. Zamanın Roma başşehri ve ortaçağ dini merkezi, görülmeye değer yerler: Cloister St. Trophime kapısı, Montmajour Abbey, Réattu Müzesi, Constantin Saray, Antik tiyatro, Pagan Sanat Müzesi
• Tarihi bir şehir olan Avignon’da Palais Du Pape Katedrali görülmeye değer.

• Ufak, cıvıl cıvıl yaşam dolu bir köy olan Bonnieux’de sakin köy yaşantısının tadını çıkartın.
• Lourmarin köyüne yaklaşırken, kalesinin yol üzerinden uzaktan görüntüsünü seyredin. Köyün ana girişindeki büyük meydanda oturup bir kahve için
• Roussillon köyünde kırmızı topraklı park içinde yürüyüş yapın.
• L’isla sur la Sorgue’da Cumartesi antika pazarını gezin
• Eski terk edilmiş Opede de Vieux köyünün kalıntıları arasında dolaşıp, manzaranın tadını çıkartmak
• Muhteşem bir kırmızı şarap olan Dominique Hauvette’ti tatmak için La Haute Galine bağlarını ziyaret edin.
• Nobel ödüllü Frédéric Mistral’in Maillane’de bulunan ev-müzesini gezin.
• Vaucluse platosu üzerinde tepebaşına kurulmuş Gordes köyünün şatosunu gezin.
• Senaque Abbey’de göz kamaştıran lavanta tarlalarını seyredin.

 

Provence hakkında daha detaylı bilgi için: www.yolculukterapisi.com/provence/

Vaucluse, Var ve Bouches du Rhone hakkında detaylı bilgi içinhttp://www.yolculukterapisi.com/provencelezzetduraklari1/

Alpes Maritimes & Alpes De Haute Provence hakkında detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/provencelezzetduraklari2/

 

 

 

 

GÜNEY AFRİKA ŞARAP VADİLERİ

Şarap üretiminde dünya klasikleriyle yarışabilecek düzeye gelen enfes yeni dünya şarapları arasında Güney Afrika şarapları da yer alıyor. Cape Town’a çok yakın Constantia, Franschhoek, Stellenbosch ve Paarl şarap vadilerinden mutlaka bir tanesi ziyareti hak ediyor. Bu ziyaretlerde hem bağlarda yer alan şarapevlerinde muhteşem şarap tadımları hem de gurme restoranlarında gastronomik deneyimi bir arada yaşamak mümkün. 

 

Constantia

CapeTown’a 15 dakika mesafede yer alan Constantia beyaz şarapları ile ünlü; Constantia adresleri:

• Otel: Alphen Hotel, Alphen Drive, Constantia 7806

• En iyi şarap üreticileri ise; Groot Constantia, Klein Constantia, Buitenverwachting, ve Constantia Uitsig.

• Brunch: Tribeca Bakery, Shop 9 Forest Glade House, Tokai
• Öğle yemeği: La Belle @ Alphen HotelLa Colombe @ Constantia Uitsig, Simon’s at  Groot Constantia ve de Byob
• Casual akşam yemeği: Societi Bistro, Shop 1, Forest Glade House, Tokai Road
• Şık akşam yemeği: Five Rooms Restaurant, Alphen Hotel

 

Franschhoek

CapeTown’a 1 saat uzaklıkta yer alan Franschhoek şarap vadisi ve köyü 1 gece konaklamalı bir ziyareti hak ediyor. Yemyeşil bir doğanın ortasında yer alan Franschhoek köyü, harika mimarili 2 katlı evleri, çok şık galerileri, restoran ve butikleri ile en estetik şarap köyü. Le Petit Ferme ya da Haute Cabriere’de vadi manzaralarına karşı keyifli bir öğle yemeği yiyip, The Tasting Room at Le Quartier Français ya da Reubens’de gurme bir akşam yemeği deneyimi yaşayıp, Babylonstoren ya da La Residence’da konaklamak Franschhoek’in tadına varmak için en güzel seçenekler. Diğer güzel oteller ise The Villas at Le FranschhoekLe Quartier FrancaisMont Rochelle HotelLe Franschhoek HotelThe Last Word Franschhoek. Franschhoek’de şarap tadımları yapılabilecek butik şarapevleri ise Boekenhoutskloof, Mont Rochelle Vineyards, Klein Genot, Bo La Motte ve Allée Bleue.

 

Stellenbosch

CapeTown’a 45 dakika uzaklıkta yer alan Stellenbosch ise Güney Afirka’nın en ünlü şarap üreticilerinin bağları ve fabirkalarına ev sahipliği yapıyor. Franschoek kadar şirin bir kasabası olmadığı için burada konaklamak yerine, yarım saat uzaklıkta Franschoek’te konaklayıp, AsaraVergelegen ve Lanzerac şarap evlerinde tadım yapılabilir. Üzüm bağları arasındaki gurme restoranlar ise: 96 Winery Road ve Wheatfields. Eğer Stellenbosch’da konaklamak istenirse de, Stellenbosch yakınlarında Garden Route üzerinde Hawksmoor House çok güzel bir butik otel.

 

Paarl

CapeTown’a 40 dakika uzaklıkta yer alan Paarl’da Seidelberg Wine Estate’de şarap tadımı yapılabilir. 

 

Cape Town hakkında daha detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/capetown/

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval