SANTORİNİ İZLENİMLERİ


KESKİN TEZATLARIN GÖRSEL ŞÖLENİ

 

Adalar her zaman insana kendini iyi hissettirir. Etrafında çevrili denizlere veya okyanuslara karşı özgürlüklerini ve bağımsızlıklarını ilan edercesine dimdik ayakta kalmayı başaran bu kara parçaları, insanı kıta hayatının koşuşturmasından, günlük kaygılardan koparır, ‘ada’ zamanına, rahatlığına ve düzenine girmenizi sağlar. Ancak denize 300mt yukarıdan bakan Santorini, bugüne kadar gördüğüm adaların içindeki en heykelsi ve yüce olanı. Santorini sanki denize hükmeder gibi, denizin ortasında, ancak denizden bir o kadar uzakta ve yüksekte. Santorini’de iken gökyüzünün lekesiz, kusursuz, parlak maviliği gözünüzü alırken, kızıl kahve sarp kayalık ve uçurumların keskinliği sizi korkutur.

IMG_4681

Dimdik yükselen kayaların yarattığı keskin ve vahşi görünümü ile kayaların içine oyulmuş yumuşak hatlı bembeyaz evler, yuvarlak çivit mavisi kubbeleri ile uysal ve narin görünümü birbirine karışınca, adeta peri masallarındaki ‘uzaklarda ve ulaşılamaz’ krallıkları andırıyor Santorini.

IMG_4721

Tepelerdeki köyler arasında yürürken kıvrımlı yumuşacık bembeyaz Cycladic mimarisine hayran kalıyorusnuz. Çeşit çeşit kaktüsler, begonviller ve sardunyalar ile renklendirilmiş teraslar, kapı önleri, pencere nişleri, sokaklarda yeni yıkanmış çamaşırların mis gibi sabun kokuları, ara ara burnunuza çalınan kekik kokularına karışıyor. Taraça taraça inen bembeyaz evlerin teraslarında masmavi parlayan ufacık banma (dipping) havuzları ve sağlı sollu kaldera manzaraları önünüzdeki volkan ve ufuktaki uçsuz bucaksız manzaralara karışıyor. Köyler arası yürüyüşler gerçekten büyüleyici bir masal yolunda ilerliyormuşsunuz hissi yaratıyor.

IMG_4795

Gün içerisinde çehresi sürekli değişen Santorini’de deniz sabah opalden safire, öğleyin altından gümüşe ve gün batımında ise kırmızıya dönüşür. Güneşin şiddetli ve güçlü ışıkları öğle vakti dip köşeyi aydınlatır, tüm detayları ortaya çıkartır, öğleden sonra ise beyaza boyalı evlerin üzerindeki keskin ve sert gölgeler belirmeye başlar, ve simsiyah gölgeler uzadıkça uzar. Bu adada şahit olduğunuz ışık ve gölgenin hiç bitmeyen dramatik oyunu, zamanında Antik Yunan ve Helen heykeltraş ustalarının başyapıtlarının ilhamı olmuş.

IMG_4775

Şüphesiz Santorinin en muhteşem anı gün batımları. Yavaş yavaş denize doğru inen güneş bir yandan denizin uzayıp giden düzlüğünün üzerinde göz alıcı parıltılar bırakırken, bir yandan da gittiçe büyüyüp kızarmaya başlıyor. En nihayet tüyler ürperten bir büyüklük alan güneş o kadar baskın bir hal alıyor ki, adeta suyun içine alçalma sesini duyar gibi oluyorsunuz. Tüm ada sakinleri ve turistler için o kadar kutsal bir seramoni haline gelmiş ki gün batımları, herkesi sessizliğe davet ediyor, ve o büyülü ana kilitliyor.

IMG_4543

Adanın oluşumu da kendisi kadar dramatik. 3600 yıl önce tek bir volkanik ada olan Santorini, korkunç bir patlama sonucu denizin içine çökmüş ve tüm yaşamı yok etmiş. Volkanik patlamaların yarattığı Tsunami dalgaları Girit ve Türkiye’ye sahillerine kadar ulaşmış. Bu şiddetli volkanik aktivite sonucu ayakta kalmayı başaran kayalık parçalar bugünkü Santorini’yi oluşturmuş. Tekrar 1925 ile 1950 yılları arasında sıvılaşmış kayaları gökyüzüne fırlatan volkanik patlamalar yaşanmış. Şu anda volkan uyuyor, herhangi bir aktivite habercisi olarak toprak ve deniz sürekli olarak denetim ve gözetim altında tutuluyor. Krater ise ziyarete açık, ancak keskin sülfür kokusuna hazırlıklı olmak lazım. Santorini enfes ve eşsiz görünümünü bu volkanik oluşuma borçlu. Santori’ye ait diğer bir mit ise kayıp şehir Atlantis’in burada olması.

 

 

 IMG_4781

 

ADADA YAŞAM 

Ana adanın 76km2’lik yüzölçümünde yer alan 12 köyüde 1300 yerli yaşıyor. Ancak yaz aylarında bu sayı turistlerin akını ile 600.000’lere ulaşıyor, ve daracık sokaklarında resmen insan trafiği oluşuyor.

Santori’de iki zıt kutup bulmak mümkün. Fira‘nın sırtçantalı gençleri ve Oia‘nın ağırbaşlı zarif yetişkinleri.

IMG_4631

Gündüzleri Perissa ve Kamari plajlarında eğlenmek üzere gelen gençler, geceleri Fira’nın barlarını mesken tutuyor. Bu sebeple Fira ucuz ve eğlence odaklı kalmış, geceleri uyumak pek mümkün değil.  Oia ise daha sessiz, seçkin ve zarif. Oia belediyesi mimariyi ve lokal yaşamı korumaya özen göstermiş, bar sayısını mimimumda tutarak, yüksek sesli müziği yasaklamış. Dünyanın en muhteşem manzaralı, en romantik ve şık otelleri Oia’da yer alıyor. Beyaz mermer taşları ile ana caddesi Marmara ve ona açılan daracık sokaklarındaki rafine restoran ve kafeleri, ufacık seramik atölyeleri, takı, kıyafet butikleri ve kitapçıları ile Oia hala otantik havasını koruyor.

 

Yani Fira ne kadar sosyalleşme ve eğlence odaklı ise, Oia da bunun tam zıttı olarak zarif ve kaliteli.

IMG_4562

Oia ve Fira arasında dik tepelerin yamacında yer alan Imerovigli ve Firostefani köyleri ve de Fira’nın güneyinde tepede yer alan Megalochori çok daha sessiz, sakin birer inziva noktaları. Bu köylerde yeni açılan sofistike oteller, sadece 20-30 dakika uzaklıkta muhteşem manzaralara nazır konaklama alternatifleri sunuyor.

 

Nerede kalırsanız kalın, Santorini saatlerinizi valize kaldırıp, pilleriniz şarj etmek üzere tüm yaşamınızı güneşe göre ayarlayacağınız, gün boyu şahit olduğunuz muhteşem manzaraların tadına vararak, ruhunuzu dinlendireceğiniz eşsiz bir ada olarak hafızanıza kazınacak, emin olabilirsiniz.

 

 

 

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ SANTORİNİ YAZILARI

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1 comment

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir