DÜNYADA SAĞLIKLI YAŞAM VE SEYAHAT TRENDİ

Sağlıklı yaşam mottosunu benimseyenlerin artışta olduğu bir dönemdeyiz. Artık ‘beden,ruh ve zihin’ sağlığı ve dengemize, ne yediğimiz, nasıl nefes aldığımız ve nasıl hareket ettiğimize çok daha fazla önem veriyoruz.  Gittikçe artan bilincimiz ve de ‘zinde’ hissetme ihtiyacımız, bu sektördeki birçok farklı oyuncunun yaratıcı ve devrimci hizmetler gelişmesine yol açıyor!

 

 

1)    FARKINDA YAŞAM – ZİNDE ZİHİN, BEDEN VE RUH

Çağımızın mega trendi ‘farkında yaşam’. Dalai Lama’dan twitter’ın kurucusu Jack Dorsey’e, köşedeki yoga stüdyosundan, egzersiz ve beslenme aplikasyonuna herkes ve her uygulama ‘sağlıklı zihne’ yöneliyor. Sadece bedene özen göstermek yetmiyor, zihnin ve ruhun temizlenmesi için de enerji harcamak gerekiyor. Zihni temizlemek, odaklamak, uyanık ve farkında kılmak, yani ‘zımba’ gibi bir beden ve zihne erişmek, yeni nesil hipilerden silikon milyarderlerine herkese cazip geliyor.

 

Artık şirketler bile çalışanlarını ‘şimdi ve burada’ olmaya, meditasyona yönlendiriyor, Google’ın zen yaklaşımı taşıyan yeni şirket programı ‘içinizdeki arayış’, çalışanların zihinlerinin daha sağlıklı, zinde ve konsantre olmasını sağlıyor.  İşyerlerinde öğle saatlerinde günde bir saat yapılan yoganın, çalışanların stresini üçte bir düşürdüğü, uyku kalitesini, duygusal dengeyi, kavrama kabiliyetini ve üretkenliği arttırdığı araştırmalarla ispatlanıyor.

 

Spa ve wellness aktivitelerinin stresi düşürdüğü, bedenlerimizi rahatlattığı zaten biliniyordu, bunlara ek olarak ‘zinde zihin’ üzerine yoğunlaşan birçok yeni teknik ve program, yepyeni dinginlik ve berraklık boyutlarına ulaşmamızı sağlıyor.

 

 

‘Dünya’nın En İyi Spa ve Wellness Otelleri’ için: http://www.yolculukterapisi.com/spa-saglik-otelleri/

 

spa_romantic

2)    ŞEHİR OTELLERİNİN ‘SAĞLIK’ DÖNÜŞÜMÜ

Tüm dünyada sağlık seyahatleri kategorisi, %10 büyüme ile en hızlı yükselen seyahat kategorisi. Dünya çapında tahmini sağlık turizmi harcaması 1,9 triyon dolar’a ulaştı. Yapılan araştırmalar,  seyahat edenlerin % 87sinin daha sağlıklı yemekler, %82sinin spa tesisleri ve masaj seçenekleri, %73ünün çevre bilinçli binalar, %70inin kardiyo aletleri ve ağırlık barındıran spor salonları, %54ünün sağlıklı uyku programları ve %47sinin meditasyon ve yoga programları istediğini otaya koyuyor. Tüketici beklentilerini karşılamak üzere şehir otelleri de kendilerini sağlık ve zindelik konseptine uyumluyor. Tanıdığımız birçok otel zinciri, marka algısını ‘sağlıklı yaşam’ çerçevesine yeniden yapılandırıyor.

 

Starwood zincirinin ‘100% Doğal’ sloganı ile Miami, Manhattan  ve Brooklyn’de açtığı 1Hotel & Home oteller, eko-lüks kategorisinde yepyeni bir boyut getirdi. Trump otelleri; organik, vegan, glutensiz menüleri, odaların içinde egzersiz aletleri, kıyafet ve aksesuarları, koşucular için rota haritaları ve hazır playlistsler içeren ‘Trump Wellness’ programını başlattı.  Days Inn otelleri spor salonların renove ederek, ücretsiz sağlıklı kahvaltılar içeren ‘Dayfit’ programını uygulamaya koydu. Wyndham Tryp otelleri misafirleri için ücretsiz elliptik aleti, egzersiz ayakkabı ve kıyafetleri, Kimpton otelleri misafirlerinin çevreyi rahatça keşfedebilmesi ve form tutabilmesi için ücretsiz bisiklet sunuyor.

 

Fours Seasons otelleri spor salonlarını, Oberoi’lar spalarını 24 saat açık tutuyor. Sheraton’un “Sheraton Fitness”, Swissotel’in “Vitality”, Omni otellerin ‘Get Fit’ programları diğer sağlıklı program örnekleri.

 

Fairmont Orchid Hawai, Wilshire otel Los Angeles, James otel New York, Thompson otel Toronto, Mandarin Oriental otel Bangkok gibi birçok otelde yoga dersleri çok daha yaygın hale geliyor.

 

 

3)    OTELLERDE ‘TATLI RÜYALAR’ – KALİTELİ UYKU PROGRAMLARI

Oteller sürekli seyahat eden misafirlerinin uyku kalitesini arttırmak için de programlar başlattılar. Bali ve Mykonos’da yer alan Karma otelleri ‘Bu Gece Uyuyoruz’ deneyimi kapsamında, misafirlerine yoga seansları, Doğal Taş Masajı ve Refleksoloji masajları sunuyor. Tayland’da yer alan Six Senses, konuklarını sıcak bir banyo ritüeli ile rahatlattıktan sonra bebekler gibi deliksiz bir uyku için ‘Derin Rüya Masajı’ uyguluyor. Manhattan’da yer alan Benjamin Otel, uyku uzmanı Rebecca Robbins ile geliştirdiği ‘Dinlen ve Yenilen’ programı kapsamında, konukların yatış açılarına uygun özel yastıklar, uyku öncesi aromaterapi masajları,  ve uykuyu kolaylaştırıcı lezzetler sunuyor.  Hyatt Regency ve Adoba Eco otelleri gibi birçok otel ‘%100 saf’ sloganı ile virüs ve bakterilerden arınmış hipoalerjenik odalar yaratırken, Six Senses gibi oteller de uyku kalitesini arttırıcı aydınlatmalar uyguluyor.

 

 

4)    HAVALİMANINDA SPOR & SPA

Yolculuğun her aşamasında zindeliğin önemini kavrayan sadece oteller değil, artık havalimanları da bu ihtiyaca yönelik hizmetler sunmaya başladı. Havalimanlarındaki sıkışmışlık, havasızlık, karanlık duygularını, keyifli, renkli ve oyuncu deneyimlere dönüştürmek adına mekan tasarımları dünyaca ünlü mimar ve tasarımcılara emanet edildi. Yolcunun tüm konforu düşünülerek tasarlanan havayolu loungelarının yanı sıra, artık birçok büyük havalimanında spor salonu da yer alıyor. Dallas, San Francisco ve Chicago havalimanlarında yoga stüdyoları, Singapur havalimanının terasında yüzme havuzu, Hong Kong havalimanında golf sahası sadece birkaç örnek.

 

 yoga

5)    YERÇEKİMİNE KARŞI GELMEK

Yerçekiminin karşı konulmaz gücünü yenmek hem fiziksel hem de psikolojik bir ihtiyaç haline geldi. Yerçekimsiz ortamlarda ağırlıksızlık ve boşluk hissinin insan psikolojisine çok iyi geldiği araştırmalar tarafından kanıtlanmış durumda. Ağırlıksızlık yogası, ağırlıksız yürüş bantları, tuz oranı yoğunlaştırılmış ‘floatation tank’ ları ve havuzları sayesinde vücudu rahatlatmak ve dinlendirmek en büyük trendler arasında. Barcelona’da yapılması planlanan Uzay Resort’unda konuklar ‘sıfır yerçekimi’ deneyimleri yaşayabilecek.

 

 

6)    TEKNOLOJİ DETOXU

Artık yeni teknoloji ve internet sayesinde gündüz-gece haftaiçi-haftasonu erişilebilir olduğumuz için, işten bağlantısız olduğumuz ‘özel’ anlarımız neredeyse kalmadı. Sürekli tetikte olmak sadece stres seviyemiz artmıyor, bizi sürmenajın eşiğine getiriyor. Bu teknolojik zehirlenmenin panzehiri olarak, şehrin koşuşturmalı ve dar zamanlı yaşam tarzına ait her türlü stimuli ve tekonolojiden, yoğun sosyal yaşamımızın her türlü statü sembollerinden arınmış seyahatler arayışı yükselişte.

 

Bilgisayar, cep telefonu, tablet ekranlarından bir süreliğine de olsa uzaklaşarak ‘fişi çekmek’, teknoloji ve sosyal medyadan koptuğumuz bir haftayı yaşayabilmek en büyük lüks haline geldi. Önce bir dejarj olup yeniden şarj olabilmek için ‘zihinsel, fiziksel, duygusal ve ruhsal dinlenme ve dengelenme’ yi sağlayan bütünsel seyahat deneyimleri yükselişte. Yoga, detox, spa seyahatleri sunduğu ortamlar, terapiler ve ritüeller sayesinde, fişi çekmek, yavaşlamak, dinlenmek, arınmayı mümkün kılıyor.

 

 

7)    SANAL SAĞLIK

Teknoloji detox’unun aksine, sağlıklı yaşam cihaz ve aplikasyonları sayesinde teknolojik sağlığı günlük hayatın içine entegre etmek de yükselen bir başka trend. Bugün dijital dünyada, kaliteli ve sağlıklı yaşam, egzersiz ve beslenme programları sunan 100.000’den fazla mobil sağlık aplikasyonu yer alıyor.

 

Liftsessions.com uzman eğitmenlerin yoga derslerini sanal ortamda canlı olarak yayınlıyor. Youtube’da fitnes uzmanınlarının binlerce kısa egzersiz programını izleyerek uygulamak mümkün. Dijital ortamda sanal kulüpler kurarak ‘sosyal spor’ kavramını geliştiren aplikasyonlar da yükselişte. Strava’nın Strava Run ve Strava Bike appleri arkadaşlar arası rekabeti yüreklendirerek, spor yapmaya teşvik etmek için farklı bir yaklaşım getiriyor.

 jawbone

Jawbone, Nike FuelBand ve FitBit gibi markaların adımlarımızı sayan, koştuğumuz kilometreyi ve uyku kalitemizi ölçen bileklikleri hayatımıza girdi bile. Benzer ürünlerin 2017’de 252 milyon insanın bileğinde olacağı tahmin ediliyor. Ancak bu bileklikler gelişen buzdağının sadece görünen tepesi. Taşıdığımız cep telefonlarının GPS teknoloji ve alıcılarını kullanarak, adımlarımızı sayan ve de aktivitelerimizin izini süren ProtoGeo Moves aplikasyonu, 3 dolarlık fiyatı ile büyük kitlelere ulaşmaya başladı.

 

Sadece niceliği değil niteliği de önemseyen sofistike tekstil teknolojileri de gelişiyor. SmartSock çorapları ve aplikasyonu, sadece ne kadar uzun koştuğunuzu değil, nasıl koştuğunuzu da ölçüyor. Çorabın içindeki alıcıları sayesinde, ayağınızdaki baskı ve ağırlık noktalarını belirleyerek, koşu stilinizi geliştirmenize yardımcı oluyor. FitnessSHIRT ise giyilebilir ilk iz sürücü.

Ufacık elektrotlar ile donanmış tişörtler, nefes ve nabız değişimlerini radyo dalgaları vasıtası ile cep telefonu veya bilgisayarlara otomatik olarak transfer ederek, aplikasyon tarafından analiz edilmesini sağlıyor.

 

 

8)    SAĞLIK TAKİPÇİSİ

Sağlıklı yaşam trendini ‘bilim kurgu’ boyutuna taşıyan son teknoloji ise yutulup sindirilebilen e-haplar.  Yutulan ilaçların, vücudun farklı bölgelerinde nasıl etkileşime geçtiğini takip edebilen ve dataları analiz etmek üzere bilgisayara gönderen bu uygulama, ilaç firmalarının klinik deneylerine yepyeni bir boyut getiriyor. Etkileri izlenilebilir e-haplar, sağlık ve ilaç geliştirme alanlarında bir devrim yaratacağa benziyor.

 

Zeynep Atılgan Boneval