REYKJAVIK

 

Dünyanın en kuzey başkenti Reykjavik, buzulların, volkanların, kanyonların, eteklerinde, okyanusun dibinde, sade ve mütevazi tavırlarına rağmen, parlak kırmızı, turuncu, mavi, yeşil renkli evleri, rengarenk ve yaratıcı grafiti ve duvar resimleri ile bir bonibon serüveni gibi canlı bir şehir.

 

Diğer Avrupa şehirlerine göre yeni doğmuş bir bebek yaşında olduğu için taptaze ve canlı bir enerjisi var. Hatta bu ufacık kente şehir bile demek biraz zor. Hemen yanı başındaki dağlar, volkanlar, buzullar, göller, jeotermal havuzlar ile ile kaplı bir doğada doğmuş, sürekli doğa afetleri ile büyümüş, uzun yıllar dünyadan izole kalmış, toy ve naif bir delikanlı.

Hem İzlanda’nın hem de Reykjavik’in ilk yerleşimcisi 9. Yüzyılda Ingolfur Arnarson olarak biliniyor. Efsaneye göre İzlanda’ya yola çıkan ilk Viking’lerin reisi olan kaptan, gemiden ışık hüzmelerini adaya doğru saçıyor, ve ışığın sahile vurduğu Reykjavik’i evi yapıyor.

Kökleri 9. Yüzyıla uzansa da, şehrin babası olarak anılan Sheriff Skuli Magnusson 18. Yüzyılda yün atölyesinin lokasyonu olarak şehri seçip, endüstrileşmeyi başlatana kadar kadar Reykjavik bir kasaba büyüklüğüne bile ulaşmıyor.

20.Yüzyılın başlarında ise sadece 6000 yerleşimcisi ile hala bir kasaba büyüklüğünde olan Reykjavik, 1944’de bağımsızlığını ilan eden İzlanda’nın başkenti ilan edilmiş. Şimdi ülkenin 350.000 kişilik nüfusunun, 2/3 ü yani 235.000 kişiye ev sahipliği yapan, sürekli filizlenen, gelişen, canlı ve dinamik bir şehir.

 

Biz şehrin bugün ana caddesi kabul edilen Laugavgur’un 1900 yılında çekilmiş bir fotoğrafını gördüğümüzde gözlerimize inanamadık. Gerçekten 100 yıl önce başşehirde neredeyse hiçbir şey yokmuş. New York, Paris, Londra gökdelenler, kuleler, binalar ile dolmaya başlarken, ülkede damı çimenle kaplı ağıl görünümlü kutu kutu tek katlı evler varmış.

Büyüklüğü ile olmasa da ruhu ile ülkesini en iyi şekilde temsil etmeye çalışan bir başkent olan Reykjavik’te, özellikle sahil kesiminde yükselen modern binalar, her yerde dev vinçler, eski şehir bölgesinde renove edilen evler, yeni açılan oteller, restoranlar, kafeler, dükkanlar ile ciddi bir  büyüme patlaması yaşanıyor.

 

Senede 2 milyon turisti ağırlayan şehrin mekanları, Avrupa baş şehirlerindeki gibi köhneleşmiş değil. İnsanları da turistten bıkmış veya tepeden bakan bir tavır sergilemiyor. Aksine hem insanlar hem de çeşit çeşit mekanlar, mütevazi, doğal, yalın, yapmacıksız ve kucak açan tavırlar içinde.

Belki şehir büyük Avrupa şehirlerinde yaşayan bizler için ufacık, ancak tüm İzlanda’da metrekare başına düşen insan sayısının ne kadar az olduğu düşünülürse. onlar için çok yoğun bir yerleşim alanı.

 

Fakat şehirdeki hızlı büyümeyi, dünyanın ve çağımızın sorunlarından haberdar, insanlığın düştüğü hatalara ve tuzaklardan ders alan, bilinçli ve akıllı bir tavır ile yönetiyorlar. İnsanlar, yollar, sokaklar öyle sakin, düzenli ve tıkır tıkır işliyor ki.

Yaşam kalitesi çok yüksek olan bu şehirde, mimari, gastronomi, sanat ve sosyal hayatta doğaya ve birbirine saygı ana tema ve prensip.

 

Şehrin tüketim ile ilişkisi büyük şehirlerdeki hızlı döngünün aksine, doğaya saygılı, sürdürülebilir, geri dönüştürülebilir, aldığının yerine yenisini koyma prensibi ile işliyor.

 

Sanki ilksel avcı toplayıcı toplulukların doğaya duyduğu minnet ve saygı ilişkisi burada hala devam ediyor.

 

 

 

Doğa ile İçiçe Bir Şehir

 

El değmemiş doğaya sadece birkaç dakika ötede olan Reykjavik’te doğanın varlığını hissetmek için şehirden uzaklaşmanız bile gerekmiyor. Şehrin neredeyse her yerinden görülen heybetli Ejna dağı bir yandan yönünüzü bulmanızda size rehberlik ederken, doğa harikası bir ülkede olduğunuzu size hep hatırlatıyor.

 

Yemyeşil parkları, içinden akan Ellidaar nehri ve okyanus kıyısındaki upuzun yürüyüş yolu ile hep doğanın içindesiniz Reykjavik’te.

 

Tabiatın kudretini her ana hissettirdiği bu şehirde, yapmacıksız, mütevazi, sade ve doğal bir estetik anlayışı var. En lüks yerlerde bile gösterişsiz, zorlamasız naif yorumlar karşınıza çıkıyor.

Soğuyan lavların oluşturduğu volkana benzeyen kilisesi, denizin hazinelerini toplayan Viking gemilerine fütüristik övgüler bezen çelik enstalasyonu, Kuzey Işıklarını yansıtan konser salonu ile gördüğünüz her modern yapı ilhamını doğadan alıyor.

Eski yerleşim bölgelerinde hala cam içleri çiçekler, kaktüsler, heykeller ve seramik objeler süslenmiş, tek ya da iki katlı, duvarları ve damları canlı ve parlak renklere boyanmış evler var. İzlanda’lıların evlerini böyle canlı renklere boyamalarının sebebi yılın 8 ayı karanlık geçen şehirde hayatlarına biraz ışık ve renk katmak istemeleriymiş.

 

 

 

Müzik Kültürü

 

Tarihi ve kökleri çok geçmişe uzanmadığı için İzlanda kendine özgü çok katmanlı bir kültür, mimari, sanat ve tasarım geleneği geliştirememiş olsa da, çok gelişmiş bir hayal gücü ürünü olan Saga destanları renkli bir folklorik öge olarak her yerde karşınıza çıkıyor.

Modern dönemde ise sinema, roman, heykel ve enstalasyon sanatlarında epey yaratıcı mahsüller veriyor şehir. Ancak İzlanda’lılar için en önemli yeri müzik kaplıyor. Sanki müzik hayatın ışığı ve sesi, birleştirici gücü, o yüzden her yerde müziğe rastlıyorsunuz.  İzlanda, Björk, Sugar Cubes, Sigur Ros, Of Monsters and Men gibi dünya çapındaki müzik yıldızları ile gurur duyuyor.

 

 

 

Demokratik, Çevre, Doğa ve Sosyal Sorumluluk Bilinci ile Gastronomi

 

Michelin yıldızlı restorandan, sokak yemekleri sunan ufacık köşelere, ufacık tabaklarda tadım menülerinden dev ekmeklerin içinde çorbalara, hamburgeciden sağlıklı beslenme trendini yakından takip eden vejeteryan ve vegan seçeneklere gerçekten inanılmaz çok seçenek var bu ufacık şehirde.

 

Nerede yerseniz yiyin, en uygun fiyatlı yemek kamyonundan en gurme tadım menüsüne kadar fiyat ancak iki katına çıkıyor. Ancak emsalsiz doğa koşullarının ve fenomenlerinin ülkesi olarak İzlanda yaşamın, konaklama ve yeme-içme gibi hizmetlerin epey pahalı olduğu bir ülke.

 

 

 

Reykjavik Rotaları

Lufthansa ile İstanbul’dan Frankfurt üzerinden ulaştığımız Reykjavik’te, İzlanda’nın geriye kalan keşiflerinden önce tam 2 gün geçirdik. İzlanda’ya en az aktarmalı ve zaman kaybetmeden aynı gün içerisinde ulaşabildiğiniz tek alternatif Lufthansa uçuşları. Reykjavik ise tamamı iki günde yürüyerek keşfedilebilecek büyüklükte , düz ayak bir şehir.

Genelde iki katlı renkli binalar arasında dolaştığınız ‘Midborg’ yani eski şehir bölgesinde, neredeyse her duvarda karşınıza çıkan yaratıcı, rengarenk ve orijinal grafiti ve sokak resimleri zengin bir hayal gücü sergilerken, zaman zaman karşınıza çıkan modern tasarımlı yapılar da içinize fütürizm duygusu yayıyor.

  • Şehir turunuza sahilde şehrin en çarpıcı binası olan Harpa konser salonundan başlayın. Zaten, ülkenin ekonomisinin çöktüğü 2008-2011 yıllarında, her şeye rağmen ileriye, ışığa ve umuda bakmak için tüm sıkıntılara göz yumarak tamamlanmış ve artık çağdaş bir ulusal anıt haline gelen mimari sanat eserini gözden kaçırmanıza imkan yok. Olafur Eliasson, Henning Larsen Architects ve Batteríið Architects’in ortak tasarımı ve eseri olan tamamı camdan prizmalarla kaplı ihtişamlı bina, güney sahillerinin altıgen bazalt kaya şekillerinden ilham alıyor. 28.000 metrekarelik kapalı alanı kaplayan 16.000 adet el yapımı cam plakadan oluşan dış cephesi gündüzleri sürekli değişen hava koşullarını bir ayna gibi yansıtırken ve geceleri de Kuzey Işıkları yani ‘Aurora Borealis’i yansıtan ışık oyunları camların üzerinde dans ediyor.

  • Mayıs 2011’de yapımı tamamlanmış, Harpa Mies van der Rohe ödülü, Dünya Mimari Ödülü, Arkitekturmassan ödülleri gibi birçok mimari ödül almış konser salonu, Berlin flarmoni orkestrası, San Francisco balesi, Shakespeare tiyatrosu, Dionne Warwick, Patti Smith, Cyndi Lauper, Björk gibi sanatçılara, Yoko Ono ve Maria Joao Pires gibi piyanistlere ve daha birçok birçok konser, müzikal, opera, dans gösterisi, festival ve konferansa ev sahipliği yapmış. İzlanda Senfoni Orkestrası ve İzlanda Operası’nın da merkezi olan dünyanın en güzel konser alanlarından birisi olan Harpa, duvarların heybetli bir enstrümana dönüştüğü bir sistemle donatılmış 4 konser salonuna sahip. Ayrıca iki çok şık restoran, plak dükkanı ve İzlanda’ya özgü hediyelikler sunan butik yer alıyor.

  • Ardından solunuza denizi ve heybetli Ejsa dağını, sağınıza da Reykjavik’in yeni modern binalarını alarak sahilden yürüyüp, Sun Voyager – Güneş Yolcusu anıtına ulaşın. Sanatçı Jón Gunnar Árnason’un tasarımı, Viking gemilerinden ilhamını alan, ancak geçmişe değil keşfe, maceraya, özgürlüğe, gelişime ve güneşe yolculuk yapan yeni bir ulusa övgü niteliğinde çağdaş bir tasarım. Bu modern metal konstrüksiyon gemi arka fonunda deniz ve Ejna dağı ile şehirlilere bir yandan kökenlerini hatırlatırken bir yandan da geleceğe umutla bakmaları için ilham veriyor.

  • Ardından Frakkastigur caddesinden eski şehrin içine girerek Hallgrímskirkja kilisesine ilerleyin. Şehrin neresinde olursanız olun görebileceğiniz bu kilise, 1937’de mimar Guðjón Samúelsson tarafından bir volkan patlaması sonrası akarken lavların bazalt kayalar üzerinde soğurken oluşturduğu altıgen şekillerden yükselen bir dağ gibi tasarlanmış. 1945’de başlayan kilise inşaatı 1986’da tamamlanabilmiş. Simetrik olarak kademeli kademeli yükselen etekler, 75 metrede ortada buluşuyor ve dinden çok doğaya övgü sunan dışavurumcu fütüristik bir ruh hali yaratıyor. Kilisenin içinde ise neredeyse uzaydan gelmiş hissi yaratan fütüristik borulu org kendi başına ayrı bir başyapıt. Bonn’lu org yapımcısı Johannes Klais tarafından yapılan 15 metre yüksekliğinde 25 ton ağırlığında 5275 borudan oluşan dev org 1992’de kiliseye yerleştirilmiş. Sanki uzay çağından ışınlanmış bu borulu org, farklı perdelere uzanan sesleri ile kilisenin her köşesinde çınlıyor.  Kilisenin 75 metre yüksekliğindeki gözlem kulesi ise şehrin panaromik manzaralarını ayaklar altına seriyor.  Kilisenin önünde yer alan Amerika’yı ilk keşfeden Avrupalı olarak Leifur Eiríksson’un anıtı yer alıyor. Kayıtlara göre Leifur Eiríksson 1.000 yılında – Columbus’dan 500 yıl önce – Amerika kıtasının kıyılarına ilk ayak basan kaşif. Sanatçı Alexander Stirling Calder tarafından yapılan Leifur heykeli, 1930 yılında İzlanda’nın ilk parlamentosunun Þingvellir’deki kuruluşunun 1000. Yılı kutlaması olan Alþingi Millennial Festival’i şerefine ABD tarafından İzlanda devletine hediye edilmiş.

  • Kilisenin karşı köşesinde yer alan Einar Jónsson Heykel Müzesinin bahçesinde yer alan modern heykelleri de görmenizi tavsiye ederiz. Aslında daha önceki çağlara ait birer heykelmiş gibi duran bronz, metal ve taş heykeller epey karanlık ve ürkütücü dışavurumlar içerse de gerçekten çok başarılılar.

  • Kilisenin tam karşısında yer alan Skolavördustig caddesi ve caddenin sonunda onu kesen Laugavegur ve devamındaki Bankastraeti caddeleri, duvarları ve damları canlı renklere boyanmış evleri, üzerlerinde yer alan cıvl cıvıl restoran, kafe, bar, mağaza ve butikleri ile şehrin çekim merkezleri. (Beğendiğimiz adresleri rehber bölümünde bulabilirsiniz.)
  • Laugavegur caddesinin denize doğru bir alt paraleli olan Hverfisgata sokağında yer alan 1906’da inşa edilmiş Ulusal Kütüphane ve Safnahúsið Kültür Evi, Ulusal Tiyatro ufak birer sarayı andırıyor. Şehrin önemli sanat galerileri olan Berg Contemporary ve Kling og Bang Gallery binaları’da bu sokak üzerinde.
  • Ingólfstorg Meydan’ı ise Reykjavik kurucusu Ingólfur Arnarson’a adanmış, Parlamento binası, Belediye Binası ve Stjórnarráðið Başbakanlık Binası gibi önemli birkaç binaya ev sahipliği yapıyor.

  • Şehrin içindeki gölet Tjörnin, genellikle ‘The Pond’ ismi ile anılıyor. Kuğu, kaz ve ördekler haricinde pufla kuşu, kuzey sumrusu, yaban ördeği gibi 50 farklı kuşa ev sahipliği yapan bu güzel gölet, hem ağaçlarla bezenmiş yemyeşil kıyı evleri, dinlenmek için gelen şehirlileri, kuşları besleyen turistleri, kuğu, kaz ve ördeklerin oyunlarını seyretmek için harika bir yer. Göletin kıyısından ilerleyen Lakjargata üzerinde 19 ve 19. Yüzyıla ait İzlanda görsel sanatlarının en güzel örneklerini sergileyen National Gallery of Art yer alıyor.

  • Göletin üzerindeki köprüden karşıya geçerseniz, Reykjavik’in en eski evlerinin yer aldığı Grjotaborg mahallesi olarak anılan Aðalstræti, Tungata sonra da onu kesen Gardastrati caddesinden yürüyün. Aðalstræti üzerinde 1762’de inşa edilmiş 10 numaralı ev, şehrin ayakta kalan en eski evi. Diğer caddelerde yer alan Galery Gamma ve Fisher Galery orijinal eserlere ev sahipliği yapan sanat galerileri. Bu sokaklardaki parlak ve canlı renkli duvarlı ve damlı evler, cam önlerindeki orijinal süsleri, sokak resimleri ve grafitileri, bahçelerdeki heykeller gerçekten görülmeye değer.
  • Ardınan Vesturgata ve Tryggvagata caddelerini yürüyün. Ülkenin sanat koleksiyonlarını sergileyen Reykjavik Art Museum Hafnarhaus Sanat Müzesi, Reykjavik Fotoğraf Müzesi, İ8 Gallery ve Kirsuberjatred Art Gallery binaları da burada. Ülkenin çağdaş sanat koleksiyonu, Reykjavik Art Museum’un üç farklı binasında sergileniyor. Birisi Hafnarhus, diğeri Kjarvalsstadir, 3.cüsü de Asmundur Sveinsson heykel müzesi. Hafnarhaus post modern sanatçı Erro’nun kalıcı sergisinin yanı sıra sürekli değişen çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor. Liman manzaralı restoranı, kafesi ve müze mağazası var. Kjarvalsstadir ise İzlanda’nın ve dünyanın kendini ispatlamış eski dönem eserlerini dönem ve temalara göre sergiliyor. Ayrıca İ8 Gallery ve Fotoğraf Müzesi’nin çağdaş koleksiyonları görülmeye değer.

  • Eski liman bölgesi balina izleme turları organize eden tekneleri, liman kıyısında Geirsgata ve Myrargata caddeleri üzerinde yer alan deniz mahsülleri ve balık restoranları ile başka bir çekim merkezi.

  • Sahilden biraz daha ilerlediğinizde ise irili ufaklı antrepo ve depo binalarının yeniden dönüştürülerek hayata kazandırıldığı eski liman bölgesi Grandagardur veya kısaltılmış adı ile Grandi’ye ulaşacaksınız. Kafeleri, restoranları, sanat galerileri, tasarım butikleri, artisan atölyeleri, müzeleri, sosyal sorumluluk projelerine ev sahipliği yapan oluşumları ile şu anda şehrin yükselen ve trendy bölgesi. Uzaktan depo alanı gibi duran bölgeye ilk ulaştığınızda endüstriyel bir alanmış gibi geliyor. Aurora Reykjavik – The Northern Lights Center, Saga Müzesi, İzlanda Balinaları Müzesi ve Denizcilik Müzesi’nin yanı sıra , Living Art Çağdaş Sanat Müzesi, Kling & Bang Sanat Galerisi ve yarı İzlanda’lı yarı Danimarka’lı ünlü sanatçı Olafur Eliasson atölyesine ev sahipliği yapan Marshall Binası gezilmeye değer.
  • Austurvöllur meydanı ise yaz aylarında çimenlerinde piknik yapanları, açık kafelerinde oturanları, canlı müzik performansları ile şehirlilerin cıvıl cıvıl bir buluşma alanı.

  • Şehir merkezine 15-20 dakika yürüme mesafesinde Laugardalur semtinde yer alan Asmundur Sveinsson Heykel Müzesi, orijinal mimarideki akromatik binası ve ağaçlarla çevrili yemyeşil bahçesinde minimalizm ve fütürizm kavramsal sanatlarının enteresan bir sentezi olan nefis heykellere ev sahipliği yapıyor.

  • Müzeye 5 dakika yürüyüş mesafesinde ise, Arktik floranın ve soğukta yaşayabilen 5000 bitki ve çiçek türünü barındıran Grasagardurinn Botanik Bahçesi, çok keyifli bir gezinti sunuyor.

  • Sahilde yer alan 1909’da inşa edilmiş Höfði House evi ise şehrin en güzel konağı ve tarihi öneme sahip köşkü. 1986’da Ronald Reagan ve Mikhail Gorbatsjov’un toplantısına ev sahipliği yapan konak Soğuk Savaş’ın bitişinin ilk adımının atıldığı yer.
  • Şehrin en yeni gözdesi ise şüphesiz 2018’de açılan Perlan İzlanda Doğa Harikaları Müzesi. Buzullar ve Buz sergisi, binanın içinde su tanklarının dondurulması ile gerçek bir buz mağarası ile başlıyor. Dünyada bir ilk olan buz mağarası serinliği, soğuğu, kül katmanları, çatlakları, renkleri ile doğal bir buzul mağarasında görüp, duyup, koklayıp hissedebileceğiniz her şeyi aynen tüm doğallığı ile yansıtıyor. İkinci bölümde İzlanda’ki buzulların geçmişi ve geleceği canlandırılıyor, ve hem ülkenin hem de Avrupa’nın en büyük buzulu olan Vatnajökull buzulu üzerinden 360° manzaralar sergiliyor. Ve en tepedeki gözlem alanından Reykjavík şehrini ve çevresindeki okyanus, dağlar, jeotermal havuzlar ve topraklar, buzul ve volkanları 360° seyredebiliyorsunuz. Perlan Müzesinin müthiş bir planetaryum’u da var.

 

 

 

 

REKJAVİK REHBERİ

OTELLER

  • Şehrin en şık, görkemli ve tarihi oteli: Hotel Borg, Pósthússtræti 11
  • Minimalist Tasarım ve Çağdaş Sanat Oteli: 101 Hotel, Hverfisgata 10
  • Şehrin Kalbinde Geleneksel Şıklık: Sandhotel, Laugavegur 34
  • Modern Lüks: Black Pearl, Tryggvagata 18
  • Şehrin Kalbinde Entellektüel & Bohem: Kvosin Downtown Hotel, Kirkjutorg 4
  • Şehrin en yenisi: Canopy Hotel by Hilton, Smiðjustígur 4
  • Modern & Endüstriyel Otel: Centerhotel Thingholt, Þingholtsstræti 5
  • Organik Butik Otel: Hotel Holt, Bergstaðastræti 37
  • Şehrin Kalbinde Uygun Fiyatlı Otel: Hotel Reykjavik Centrum, Adalstraeti 16
  • Uygun Fiyatlı Modern Tasarım Otel: Skuggi Hotel, Hverfisgata 103
  • Uygun Fiyatlı Cool Hostel: Kex Hostel, Skúlagata 28
  • Merkezi, Modern, Uygun Fiyatlı Otel: Center Hotel Arnarhvoll, Ingólfsstræti 1

 

 

YEME – İÇME – EĞLENCE

Fırın & Pastane & Dondurma & Çikolata

  • Pastane & Fırın: Braud & Co, Frakkastigur 16
  • Pastane & Fırın & Kahve : Sandholt Bakarí, Laugavegur 36
  • Dondurmacı: Valdis, Laugavegi 42 & Grandagarður 101
  • Dondurmacı: Skubb, Laugarásvegur 1
  • Çukulata Evi: Omnom, Hólmaslóð 4

 

 

Kahve Evleri

  • Reykjavik Roasters, Kárastígur 1
  • Kaffifélagið, Skólavörðustígur 10
  • Kaffitár, Bankastræti 8
  • Kaffi Brennslan, Laugarvegi 21
  • Café Haiti, Geirsgata 7B
  • Bismut, Hverfisgata 82
  • Kaffivagninn, Grandagarði 10
  • Kumiko çay evi, Grandagarður 101

 

Kafe & Öğle Yemeği Adresleri

  • Tarladan sofraya organik lezzetler: Bergsson Mathus, Templarasund 3
  • Çimen çatılı kulübede İzlanda klasikleri: Rok, Frakkastígur 26a
  • Ev yapımı sağlıklı lezzetler: Gott Reykjavik, Hafnarstraeti 17
  • Eklektik, egzantrik ve canlı kafe: Café Babalu, Skolavördustig 22
  • Lokallerin favorisi: Ostabúðin, Skólavörðustígur 8
  • Fish & Chips: Salka Valka Fish & More, Skólavörðustígur 23
  • Göl kıyısında ev sıcaklığında: Við Tjörnina, Tjarnargata 11
  • Ev sıcaklığında kahve ve lezzetler: C for Cookie, Tysgata 8
  • Ev sıcaklığında kahve ve lezzetler: Stofan, Agalstraeti
  • Organik Hamburger ve Lezzetler: Bio Borgari, Vesturgata 12
  • Kitapçı Kafe: IDA Zimsen, Vesturgata 2a
  • Hamburger: Le Kock, Tryggvagata 12
  • Kitapçi Kafe: Café Súfistinn, Laugavegur 18
  • Brunch & Bistro: Café Oliver, Laugavegur 20
  • Organik Kafe: Kaffi Hljómalind, Laugavegur 21
  • Art Deco Kafe: Te og Kaffi, Laugavegur 24
  • Vegan Kafe: Kaffi Vinyl, Hverfisgata 76
  • Vazgeçilmez bir klasik: Café Loki, Lokastígur 28
  • Gastrobar: The Laundromat Café, Austurstræti 9

 

Trendy ve Gurme Restoranlar

  • Şehrin Vazgeçilmez Trendy Restoranı: Snaps, Thorsgata 1
  • Şef Gunnar Karl Gislason’un tadım menüsü ile şehrin gurmesi: Dill, Sturlugata 5
  • Yenilebilir Sanat Eserleri ile Gurme Şıklık: Grillmarket: Laekjargata 2A
  • İzlanda’ya özgü gurme tadım menüleri: Mat Bar, Hverfisgata 26
  • İzlanda şef mutfağı gurme deneyimi: Nostra, Laugavegur 59
  • 11 kişilik şef masasında İzlanda tadım menüsü deneyimi: Ox, Laugavegur 28
  • Gözde İtalyan Restoranı: Marshall Restaurant + Bar, Marshallhusid
  • Gözde Deniz Kabukluları Restoranı: Skelfiskmarkaðurinn, Klapparstígur 28-30
  • İzlanda tadım menüsü sunan şık şehirli: Apotek, Austurstræti 16
  • En favori deniz mahsülleri ve sushi restoranı: Fiskmarkaðurinn (FishMRKT), Aðalstræti 12
  • Fine Dining İzlanda Mutfağı: Matur og Drykkur, Grandagarður 2
  • Michelin Yıldızlı Gurme: Aalto Bistro, Sæmundargata 11

 

Deniz Mahsülleri Restoranları

  • Fiskmarkaðurinn (FishMRKT), Aðalstræti 12
  • Bergsson Re, Grandagarður 16
  • Fish Company (Fiskfélagið), Vesturgata 2a
  • Skelfiskmarkaðurinn, Klapparstígur 28-30
  • Messinn, Lækjargata 6
  • Matarkjallarinn, Aðalstræti 2

 

Geleneksel İzlanda Restoranları

  • Old Iceland Restaurant, Laugavegur 72
  • Höfnin, Geirsgata 7
  • Röst, Geirsgata 5
  • Kopar, Geirsgata 3
  • Verbud 11, Geirsgata 3

 

 

Rahat ve Samimi Restoranlar

  • Salaş balıkçı kulübesinde efsanevi istiridye çorbası: Saegreifinn (Seabaron), Geirsgata 8
  • İzlanda Sokak Lezzetleri: Icelandic Street Food, Laekjargata 8
  • Antrepoda İskandinav Yemek Kamyonları: Grandi Mathöll, Grandagarður 16
  • Çorba: Súpa, Bergstaðastræti 4
  • Çorba: Svarta Kaffid, Laugavegur 54

Modern Bistrolar

  • Balık ve deniz mahsüller: Reykjavik Fish, Geirsgata 4a
  • Modern İzlanda: Matwerk Kitchen, Laugavegur 96
  • Modern İzlanda: Staff, Laugavegur 74
  • Modern İzlanda: Brass, Laugavegur 66
  • Gastro Pub: Sæmundur í Sparifötunum, KEX Hostel, Skúlagata 28
  • Sushi: Sushibarinn Laugavegur 2
  • Sushi: Sushi Social, Þingholtsstræti 5

 

Füzyon Restoranlar

  • İskandinav & Fransız füzyon mutfağı: Fjalakötturinn, Agalstraeti 16
  • Füzyon deniz mahsülleri: Sjávarkjallarin (Sea Food Cellar), Aðalstræti 2

 

Barlar

  • Kaffibarinn, Bergstadastraeti 1
  • Prikið, Bankastræti 12
  • Hverfisgata 12, Hverfisgata 12
  • Bakkus, Tryggvagata 22
  • Loftid, Austurstraeti 9
  • Kex Hostel Bar, Skúlagata 28
  • Mat Bar, Hverfisgata 26
  • Artson, Laugavegur 59
  • Húrra. Tryggvagata 22
  • Kaldi, Laugavegur 20b
  • Bar 11, Laugavegur 11
  • Dillon, Laugavegur 30
  • Barónspöbb, Laugavegur 72
  • Sky Bar, Ingolfsstraeti 1
  • Sand Bar, Laugavegi 36

 

Kulüpler

  • Kaffibarinn, Bergstadastraeti 1
  • B5, Bankastraeti 5
  • Kaffi 22, Laugavegur 22
  • Paloma, Nauistin 1-3
  • Gaukurinn, Tryggvagata 22

 

 

ALIŞVERİŞ ADRESLERİ

  • *Sanat Galerisi: Galleri Korka, Skolavörðustigur 4 a
  • *Konsept Mağaza: GK Reykjavík, Skólavörðustígur 6
  • *Seramik: Kaolin, Skólavörðustígur 5
  • *Plakçı: 12 Tonar, Skólavörðustígur 15
  • *Ev Tasarım: Geysir Heima, Skólavörðustígur 12
  • *Giyim: Geysir, Skólavörðustígur 16 & Skólavörðustígur 7
  • *Fotoğrafçı: Fótógrafí, Skólavörðustígur 22
  • Hediyelik Eşya: Tulipop, Skólavörðustígur 43
  • *Tasarım: N25 Design Store, Njálsgata 25
  • Tasarım: Mun, Barónsstígur 27
  • Spor Kıyafetler: Red Green, Laugavegur 1
  • İzlanda Tasarım Kıyafetleri: Elm Design Team, Laugavegur 1
  • Tarihi Bakkal: Verslunin Vísir, Laugavegur 1
  • Kozmetik & Bitkisel Ürünler: Jurtaapótek, Laugavegur 2
  • Konsept Mağaza: Kisan, Laugavegur 7
  • Giyim & Aksesuar: Trilogia, Laugavegur 7
  • Şapka: Hattabúð Reykjavíkur,  Laugavegur 8
  • Tasarım Dükkanı: Lakkrísbúðin, Laugavegur 12
  • Giyim Tasarım: Oni, Laugavegur 12
  • Hediyelik Eşya: Flying Tiger: Laugavegur 13
  • Oyuncak: Hjá Magna, Laugavegur 15
  • Vintage: Illgresi, Laugavegur 17
  • Konsept Mağaza: Kraum, Laugavegur 18b & Adalstraeti 10
  • Oyuncakçı: Liverpool, Laugavegur 25
  • Tshirt: Ósóma, Laugavegur 28
  • Müzik Dükkanı: Smekkleysa, Laugavegur 35
  • Sanat Galerisi: Safn, Laugavegur 37
  • Izlanda El Örgü Kazaklar: Farmers & Friends, Laugavegur 37
  • İzlanda Tasarımı Mücevher & Takı: Guðbrandur Jósef Jezorski, Laugavegur 48
  • *İzlanda Tasarımları: Icelandic Designs, Laugavegur 56
  • Konsept Mağaza: Ígulker and Sítt að aftan, Laugavegur 60
  • *İzlanda Tasarım & Hediyelik Eşyalar: Iceland Memories, Laugavegur 64
  • El Örgüsü: Handprjónasamband Íslands, Laugavegur 64
  • İzlanda Şapkaları: Húfur sem hlæja, Laugavegur 68
  • Alışveriş Merkezi: KronKron, Laugavegur 63b
  • *İzlanda Tasarımları: Epal, Laugavegur 70 & Austurbakki 2, Harpa
  • Giyim: Húrra Reykjavík, Hverfisgata 78 & 50 (Erkek)
  • *Tasarım Takı: Aurum by Guðbjörg, Bankastraeti 4
  • *Izlanda Tasarımları: Akkúrat, Aðalstræti 2
  • *Konsept Mağaza: A.M. Concept Store, Garðastræti 2

  • *Seramik: Kogga Keramik Galleri, Vesturgata 5
  • Kitapçı Kafe: IDA Zimsen, Vesturgata 2a
  • *Ev tasarım: Boho, Grandagarður 33
  • Gurme dükkan: Búrið, Grandagarður 35
  • Pazar Yeri: Kolaportid, Tryggvagata 19: Harpa’nın karşısında, Cumartesi ve Pazar günleri kapalı alanda kurulan antika ve bit pazarı, vintage kıyafetlerden posta kartlarına, kurutulmuş balıktan antikalara, lopapeysur el örgü kazaklardan kitaplara herşeyi sunuyor

 

 

 

NASIL GİDİLİR?

Türkiye’den İzlanda’ya en kısa sürede ve kolay yolculuğun Lufthansa ile olduğunu biliyor muydunuz? Yaptığımız araştırmalar sonucu aynı gün içerisinde Reykjavik’e varabildiğiniz en kolay, hızlı ve uygun fiyatlı Lufthansa ile İstanbul -Frankfurt aktarmalı uçuş olduğunu bulduk. Hele Lufthansa App’ini indirirseniz online check-in işleminizi kolayca yapıp, boarding kartınızı app’e indirip, barkod ile rahatça kapılardan geçebiliyorsunuz. Tüm uçuşların kapı numaralarını, boarding zamanını, varsa kapı değişikliklerini anında bildiriyor, ve boarding zamanını gelince hatırlatıyor, gecikme var ise hemen bildiriyor. Lufthansa App’i Check-in sırasında teslim ettiğiniz valizlerinizin uçağa yüklendiğine dair valiz etiket numaraları ile konfirmasyon gönderiyor. Havalimanı haritası sayesinde kapınıza giden en hızlı yolu göstererek yönlendiriyor. Böylece uçuşlarınızı doğru kapıdan, zaman kaybetmeden ve gönül rahatlığı ile gerçekleştirmenizi sağlıyor. Biz çok memnun kaldık, tavsiye ediyoruz.

Frankfurt üzerinden en kısa aktarma süreli ve en uygun fiyatlı Reykjavik uçak biletinizi www.lufthansa.com/tr/tr/Homepage ‘den ayırtabilirsiniz.

İZLANDA YAZILARIMIZ

Zeynep Atılgan Boneval