PUGLİA İZLENİMLERİ

 

SAF ve GERÇEK İTALYA

 

Puglia küçük köyleri ve kasabaları ile size sürpriz keşifler yaşatan, huzur dolu, sadece yolda olmanın başlı başına keyif verdiği nadir destinasyonlardan birisi.

 

Barok kiliseleri ile ünlü Lecce, Grek, Roman ve Arap izlerini bir arada taşıyan Monopoli, Galipolli, Otranto gibi şirin sahil kasabaları, Truli evleri ile ünlü Alberobello, bir tepenin üzerinde yükselen bembeyaz Ostuni evleri. Ve tabi küçük köyler arasındaki yollarda giderken izlemeye doyamadığınız muhteşem kırsal peyzaj.

 

Zeytin, zeytin, zeytin…Yol boyunca ilerlerken görüntüye sıra sıra dizilmiş yüzlerce yıllık zeytin ağaçları hakim. Onbinlerce zeytinin kimileri 500 yıllık. Aralarda sağlı sollu gelincik ve papatya tarlaları, narenciye ağaçları, üzüm bağları karşınıza çıkıyor…Rüzgarla birlikte içinize tertemiz deniz ya da taze kekik kokuları doluyor…

 

Ostuni, Monopoli, Gallipoli gibi kasabalarda ise labirent gibi içiçe geçmiş daracık sokaklar sizi bekliyor. Kafanızı kaldırdığınızda kemerlerle birbirine bağlanan binaları, evlerin teraslarında yetişmiş limon ağaçlarını, duvarları saran begonvilleri ve pencere içlerinden sarkan sardunyaları izleyerek, her adımda karşılaştığınız güzellikler ve inceliklere şaşırıyorsunuz. Hele bir de ufak meydanlarda günlük kurulan sebze meyve pazarlarına denk gelirseniz, gerçek lokal yaşantının tam içine düşme şansınız oluyor.

 

 

Puglia saf ve gerçek İtalya. Yaşam sade, basit ve öz. İtalya’nın merkezinden uzak olmanın getirdiği soyutlanmışlık ile ne modernliğin, sanayinin ne de turistlerin eli değmiş. Halkı verimli topraklarını özenle işleyerek kendi kendine yetmeyi bilmiş. Ne insanlarında, ne yemeklerinde, ne de yaşam stillerinde abartı veya fazlalıkdan eser yok. İnsanlar toprağın döngüsü ile yaşamaya alışık, doğayla ve kendileri ile barışık. Halkı neredeyse tek kelime İngilizce bilmiyor, ama öyle içten, güzleryüzlü ve sıcaklarki, anlaşmamanız mümkün değil.

 

Mutfağıda aynı basitlikte, yemekleri hiçbir içeriği fazla işlemeden gerçek tadını ortaya çıkarma prensibine dayalı. Genelde toprağa dayalı bir sofra hakim; sebze, baklagiller, buğday, patates, makarna, zeytin, zeytinyağ, üzüm. Tabi iki tarafı denizle çevrili olduğu için deniz mahsullerini de unutmamak lazım. Karışık ve komplike değil, her bir çeşidin kendi lezzetinin tadına varmanıza izin veriyor. Yerel günlük sebzeler ve taze balıklar ile hazırlanmış çeşit çeşit mezeler, el yapımı pastalar, leziz gambero karidesler, rafine zeytin yağları ve de yüksek alkollü, aromalı, gövdeli yerel şaraplar ile birleşince yemeklerin tadı damağınızda kalıyor,

 

Puglia’da zaman çok yavaş akıyor, zaten günün yarısı siesta zamanı (hergün istinasız 12:30-17:00 arası), siesta olmayan zamanda da herkes yavaş hareket ediyor, hiçbirşey aceleye gelmiyor. İşin en güzeli siz de kendinizi mecburen İtalyan zamanına bırakıyorsunuz…

 

Çok planlanması gerekmeyen bir seyahat Puglia, önceden konaklayacağınız şehir ve kasabaları belirledikten sonra kendinizi günün akışına bırakmak en iyisi. Siz en iyisi otobandan çıkıp, ara yollara dalın, saatleri ve kilometreleri unutun, kendinizi küçük küçük köylerin arasındaki yollarda zeytinlere, gelinciklere, bağlara bırakın. Kaybolursanız merak etmeyin, bütün yollar Roma’ya olmasa bile mutlaka tanıdık bir yere çıkıyor.

 

 

 

 

 

Puglia rotaları ve adresleri: http://www.yolculukterapisi.com/puglia-rehber-otelrestoranbaralisveris/

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

 

1 comment

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir