PUGLİA ROTALARI & REHBERİ

PUGLIA ROTALARI

Puglia mutlaka araba kiralanarak gezilmesi gereken bir yer. Araba kiralarken harita istemeyi unutmayın. Nasıl gidilir: Roma aktarmalı Bari’ye gidip, Brindisi-Roma aktarmalı dönmek en akıllıcası. Doğru zaman; kırsal yaşantıyı izlemek ve kasabaları dolaşmak istiyorsanız Mayıs-Haziran ve Eylül-Ekim ayları, eğer gitmişken deniz keyfi yapalım diyorsanız Temmuz ve Ağustos ayları. Puglia’nın 3 tarafı denizle çevrili olsa da, sahilleri ülkemizdeki gibi keyifli değil. Ancak İtalyan’ların haftasonu plaj eğlencesini ve bitmek tükenmek bilmeyen sohbetlerini izlemek için gidilebilir.

 

1.gün
Bari havalimanından direk EE 55 Brindisi otobanına bağlanarak sahil şeridi boyunca ilerleyin. Polignano a Mare’de kısa bir molası verebilirsiniz; denize dik kayaların tepesine kurulmuş bu küçücük sahil kasabasının dar sokaklarında yarım saatlik bir yürüyüş yapıp, sonra denizin kokusunu içinize çekerek bir kahve içebilir ya da ünlü dondurmacısı Il Mago del Gelato (Piazza Giuseppe Garibaldi)’de bir dondurma yiyebilirsiniz.

 

Ardından Monopoli’ye yol alarak eski şehir merkezine arabanızı park edip, önce Osteria Perricci (Via Orazio Comes,1) lezzetli bir öğle yemeği yiyip, ancak sizin geçebileceğiniz daracık sokaklarına kendinizi bırakabilirsiniz, Katedrali, San Domenico kilisesini, Settembre Meydanını ve Santa Maria kilisesini rotanıza alarak yürüdükten sonra, La Cremaria’da (Via Garibaldi,66) bir kahve içebilirsiniz.

 

Sadece lokallerin gittiği bir restoranda yerel bir akşam yemeği yemek istiyorsanız Trattoria Borgo Antico (Via Barbacana, 81)’yu seçebilirsiniz. Monopo’liden çıkıp deniz kenarına gitmek istiyorsanız, sahil kenarında mütevazi bir ortamda çok lezzetli deniz mahsülleri sunan La Torretta Del Pescatore (Via Procaccia, 91)’de yiyebilirsiniz, ya da Il Frantoio Masseria (SS. 16 km 874) ’da 10 farklı lezzet tabağından oluşan tadım menüsü ile tipik Puglia mutfağının tüm lezzetlerinin tadına varabilirsiniz.

 

Akşam Monopoli yakınlarında eski çiftlik evlerinden dönüştürülmüş ‘masseria : konuk evi)’lerinden birisinde konaklayabilirsiniz;
• Contrada Lamandia’da yer alan Masseria Fortificata Donnaloia (www.masseriadonnaloia.com)
• Monopoli’ye 3km uzaklıkta Relais & Chateaux Il Melograno (www.melograno.com/en)
• Savelletri di Fasano’da Masseria Torre Coccaro (www.masseriatorrecoccaro.com)
• Marina di Savelletri’de Masseria Alchimia (www.masseria-alchimia.it)
• Montalbano di Fasano’da Masseria Mozzone (www.charmingpuglia.com/en/masseria-mozzone)

 

2.gün

Sahilden içerilere doğru yol alarak masalsı Trullo evleri ile ünlü Alberobello’ya yol alın. Trullo’lar zamanında çatı başına yüklü vergi toplayan vali’den korunmak için yassı taşları sıva kullanmadan koni şeklinde üst üste koyarak çatılar yapmışlar. Vergi memurları geldiğinde kilit taşları çekerek çatıların düşmesini sağlayarak vergi ödemekten kurtulabiliyorlarmış. Puglia bölgesinin birçok yerine yayılmış Trullo evlerinin 1000’den fazlasının birarada bulunduğu bu kasabada evlerin bulunduğu ara sokaklarda dolaştıktan sonra, öğle yemeği için tam bir gastronomi deneyimi yaşamak için Trullo d’Oro (via Cavallotti 27)ya gidin. Eski bir Trullo’dan dönüştürülmüş bu Michelin yıldızlı restoran muhteşem gurme lezzetler sunuyor ve çok geniş bir şarap mahsenine sahip. Diğer Michelin yıldızlı gurme restoranlar  ise L’Aratro (via Monte San Michele 25/29) ve Il Poeta Contadino (via Indipendenza 21).

 

Yemekten sonra ara yollardan Ostuni’ye doğru ilerleyin. Yüksek bir tepenin üzerine kurulmuş Ostuni sizi uzaktan büyülemeye başlayacak. Eski şehre doğru ilerleyin ve arabanızı park ettikten sonra bembeyaz duvaların üzerine oturan içiçe geçmiş evlerin arasından köye tırmanın. S. Oronzo heykeli, Medioevale Meydanı, Katedrali, Palazzo Ghionda, Palazzo Trinchera’yı rotanıza alarak sarmal gibi döne döne çıkan daracık sokaklarda kaybolun.

 

Akşam yemeği için ya Osteria Del Tempo Perso (Via Tanzarella Vitale, 47) ya da Taverna della Gelosia (Via Andriola T., 26)’yı seçin. Yemekten sonra bir içki için Caffe Riccardo (Via Tanzarella Vitale, 61)’ya uğrayın.

 

Gece köyün tepesinde daracık sokakların arasında bir vaha olan La Sommita Otel (Via Scipione Petrarolo, 7 – www.lasommita.it)’de konaklayın. Eski bir evden renove edilerek 13 odalı zevkli bir butik otele dönüştürülmüş bu otelin terasından hem Ostuni’nin beyaz evleri ve teraslarını hem de Adriyatik denizi manzaralarını seyredebilirsiniz. Taş, cam ve ahşabı güzel bir tasarım ile buluşturan bu otelin, ufacık bahçesindeki yüzyıllık limon ve zeytin ağaçları arasında keyifle bir kadeh şarap içebilirsiniz. Otelin keyfine tam olarak varabilmek için manzaralı oda istemeyi unutmayın.

 

Eğer yine bir masseria deneyimi yaşamak isterseniz, Ostuni’nin kırsal kesiminde bulunan Masseria Il Frantoio (www.masseriailfrantoio.it) ya da Contrada Carperi’de yer alan Villa Cenci Relais Masseria (www.villacenci.it )’da konaklayabilirsiniz.

 

 

 

3.gün

Bugün ‘Melekler Şehri’ Lecce’ye yol alın. Floransa Rönesans için ne ise Lecce’de Barok için o kadar önemli bir şehir. Adım başı karşınıza çıkan kiliselerin fasadlarındaki süslemeler ve heykelcikler sizi ayrı bir dünyaya sürüklüyor. Özellikle Santa Croce bazilikası en muhteşem Barok mimari ve süsleme örneği; dans eden melekler, mitolojik hayvanlar, azizler, çiçekler, bukleler, kıvrımlar sizi adeta hipnotize ediyor. İnce ince işlenmiş süslü balkonlar, cam çerçeveler, heykeller ile bezenmiş sokaklarda dolaşırken, başka bir zamanda olduğunuzu hissediyorsunuz. Santa Croce, Piazza Del Duomo, Santa Irene, Santa Chiara, San Matteo, SS Nicolo and Cataldo, Roma Tiyatrosu ve Katedrali görülmesi gereken yerler arasında. Via Vitt. Emanuele, Via Augusto Imp, Via Basseo, Via Umberto I sokakları takip edeceğiniz rota.

 

Öğle ve Akşam Yemeği: Şehir duvarlarının hemen dışına çıkınca Via Costadura 19 numarada yer alan Cuccina Casaresccia’ya giderken uzaktan doğru yere mi gidiyorum diye şüpheye düşüyorsunuz, ancak kapsına geldiğinizde Michelin dahil birçok gurme otorite çıkartmalarını görünce emin oluyorsunuz. Zilini çalıp kapının açılmasını beklemeniz gerekiyor, çünkü restoranda anne-baba ve kızları hem aşçı hem de garsonlar. İçeri girince iki ufacık oda ve bir mutfaktan oluşuyor. Ne yiyeceğinizin tavsiyesini onlara bırakın, emin ellerdesiniz, restorandan fazlası ile tok ve kendi ev yapımı şarapları ile çakır keyif çıkacağınız kesin. İkinci bir öğün için vaktiniz varsa, şehrin en ünlü şef restoranı olan meşhur restoranı Picton (Via Idomoneo 14). Daha sade lokal deneyim için güzel bir alternatif ise Alle Du Corti (Cortei dei Giugni, No: 1).

OTELLER
Klasik Otel tercih edenler için:
1) Patria Palace Otel (www.patriapalacelecce.com) Eski şehrin tam merkezinde çok iyi bir lokasyonda yer alıyor.
2) Il Risorgimento Resort (www.risorgimentoresort.it) 17.yy’dan kalma bir binanın rafine bir şekilde hayata döndürülmesine ve modern tasarımlarla buluşmasına şahit olmak için ideal bir otel.

Küçük ve butik otel deneyimi sevenler için:

1) Palazzo Persone (www.palazzopersone.com) Santa Croce’ye yakın 4 odalı, ufacık ancak kişiliği ile sizi büyüleyen bir mekan burası, şehirle bütün olmak için en güzel deneyimi burada yaşayacağınız kesin.
2) Chiesa Greca (www.chiesagreca.it) yine Santa Croce’ye yakın 14yy’dan kalma bir binada yer alan 5 suitten oluşan bu işletmede hem uygun fiyatlar sunuyor, hem de şehrin duvarlarının içine ve ruhuna nüfus etmenizi sağlıyor.

Uygun fiyatlı bir alternatif ise yine Il Risorgimento Resort’un sahiplerinin daha modern, dinamik ve genç kitleye hitap eden oteli Eos (www.eoshotel.it)

 

 

4.gün

Lecce’den güneye Otranto’ya doğru yol alın, aşağılara indikçe sanki İtalya’yı geriye bırakıp Afrika’ye geçtiğinizi hissetmeye başlıyorsunuz. Devasa kaktüsler, lavantalar, ve tabi ki yine zeytin ağaçları manzaraya hakim. Otranto Fatih Sultan Mehmet zamanında bir dönem Osmanlı’ların fethettiği bir sahil limanı ve kasabası.

 

Kalesinden başlayarak, dar sokaklarında yürüyüp, el işinden tasarım kıyafetlere kadar farklı ürünler barındıran küçük butiklerden, gurme dükkanları olan enoteca’lardan alışveriş yapabilirsiniz. Öğle yemeğinizde balık restoranı olan Da Sergio (Corso Garibaldi, 9) leziz menüsüne bırakabilirsiniz.

 

Otranto’dan sonra Puglia’nın doğusundan batısına geçerek Gallipoli’ye ulaşabilirisiniz. Gallipoli tarihi şehri bir adacığın üzerine kurulu. İlk karşınıza çıkan görüntü limandaki balıkçı teknelerinin fonunda yer alan Angioino Kalesi. Önce sahilden adacığın etrafını bir tur dönerek hem deniz manzaralarının tadına varabilir, hem de kalenin her iki taraftan görüntüsünü seyredebilirisiniz. Ardından yine daracık sokaklara dalıp, kemerler ile biribirine bağlanan evlerin arasından yürüyebilir, karşınıza çıkan kiliseleri gezebilirsiniz.

 

Eski şehrin içinde denizin üzerinde yer alan gerçekten çok lezzetli deniz mahsulleri sunan Il Bastione /Riviera Nazario Sauro, 28/da akşam yemeği yiyebilirisiniz.

 

Eğer şehrin içinde konaklamak isterseniz, eski tarihi modernle buluşturan butik otel Relais Corte Palmieri (relaiscortepalmieri.it) çok cici bir alternatif. Ya da Gallipoli yakınlarında yine masseria’larda konaklamak isterseniz aşağıdaki alternatifleri değerlendirebilirsiniz;
• Masseria Li Foggi (www.charmingpuglia.com/en/masseria-li-foggi)
• Masseria Bernadini (www.masseriabernardini.com)
• Masseria Don Cirillo (www.charmingpuglia.com/en/masseria-don-cirillo)

 

 

PUGLIA ROTASINA EK ALTERNATİFLER
1) Tam anlamıyla zamanda kaybolmak için ideal olan Otranto’nun güneyinde Diso kasabasının bir köyü olan Marittima köyünde bir gün geçirebilirsiniz. 14. yüzyıldan kalma bir rahibe manastırından dönüştürülmüş bir konuk evi olan Il Convento di Santa Maria di Costantinopoli (via Convento, Marittima di Diso)’de konaklayabilirsiniz Ve Bu köyde yer alan Aria Corte Sapori Antichi (32 Via Roma)’de Puglia’nın en yerel lezzetlerini tadabilirsiniz.

 

2) Gallipoli yakınlarında Puglia’lıların sahil keyfini izlemek ve denizin tadını çıkarmak isterseniz Gallipoli’deki konaklamanızı bir gece uzatarak Porto Selvaggio koyunda, Torre San Giovanni yakınlarında Cocoloco plajında, ya da Spiagga Della Purita veya Santa Maria Al Bagno civarlarındaki plajlara gidip denize girip, sahilde yer alan balık restoranlarında öğle yemeği yiyebilirsiniz. Ardından Puglia’nın en ucunda yer alan Santa Maria de Leuca’ya doğru yol alıp bu şirin kasabada akşamüstü bir kahve molası verebilirsiniz. Ya da İngiliz oyuncu Helen Mirren’ın sahibi olduğu Casino Pisanelli’de yemek kurslarına katılabilirsiniz.

 

3) Otranto tarafında daha uzun vakit geçirmek isterseniz şehrin içinde yer alan Corte di Nettuno (www.cortedinettuno.it ) veya Palazzo De Mori (www.palazzodemori.it)’de ya da Otranto yakınlarında Montelauro’da yer alan Masseria Montelauro (www.masseriamontelauro.it)’da konaklayabilirsiniz. Otranto yakınlarında Osteria Degli Amici (13 Piazza Municipio) da keyifli bir yemek yiyebilirsiniz.

 

 

Gerekli birkaç bilgi: 
• Çok az turistin bildiği ve gittiği bir yöre olduğu için İtalya’nın turistik bölgelerine göre yeme içme ve konaklama çok daha uygun fiyatlı. Kasabalarda ve şehirlerde gayet güzel ufak oteller var, ayrıca yeni yapılan butik otellerde mevcut. Ancak tam bir kırsal deneyim yaşamak için 100-150 yıllık çiftlik evlerinden konuk evlerine dönüştürülen ‘Masseria’lardan birisinde mutlaka konaklamanız gerekli.
• Restoranlar 12:00-15:00 arası ve 19:30-23:00 arası açık, dükkanlar sabah 9:00-12:30 arası ve 17:00-20:00 arası açık, temmuz-ağustos aylarında giderseniz mutlaka restoranlarda yer ayırmanız gerekli.

 

 

 

 

Puglia izlenimleri: http://www.yolculukterapisi.com/puglia/

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval