PRAG İZLENİMLERİ

Masalsı Mimari Şaheser: Prag

 

Rapunzelin şatosunu andıran kuleleri, katedralleri, sarayları, heykelleri, meydanları, nehir üzerine sıralanmış köprüleri, sarı, kızıl, pembe, yeşil, mavi renklere boyanmış dizi dizi tarihi evleri, yemyeşil tepelerden size göz kırpan kiliseleri ile sanki Ortaçağ’da yürüyormuşsunuz hissi uyandıran bir masal dünyası Prag.

 

Vlavta nehrinin iki yakasında kurulmuş Prag kiliselerinin çokluğu sebebi ile 100 kuleli kent olarak da adlandırılıyor. İkinci Dünya Savaşı’ndan sadece bir bomba ile sıyrılabilmiş Prag, bu sayede mimari miraslarını çok iyi koruyabilmiş. Romanesk, Gotik, Rönesans, Barok, Rokoko, Neo-Rönesans, Neo-Gotik, Art Nouveau, Kubist, Neo-Klasik ve ultra modern… Dünyanın en iyi korunmuş ve farklı çeşitlerdeki mimari koleksiyonunu bu şehirde bir arada görebiliyorsunuz. Prag sanatla içiçe yaşayan adeta bir mimari açık hava müzesi gibi.

 

prague panaroma 6

Nehir kenarında olması ise sislerin arasında güne başlamasına sebep oluyor, seyretmeye doyamadığınız buğulu bir rüya gibi adeta. Öyle dramatik manzaralar sunuyor ki Prag, sanki bir prenses pencerelerden birisinde beliriverecek, sihirli bir bir şövalye kılıcı ve pelerini ile at üzerinde köprüden geçecek, bir kafede Kafka karşınıza çıkıverecek, Kral’ın atlı arabası yanıbaşınızdan geçecek, köşe başında bir kılıç dövüşüne veya sihirli değneği ile bir büyücüye rastlayıverecekmişsiniz gibi…

 

Fakat Prag demir perdenin düşüşünden sonra prag dünyanın en popüler turist merkezi haline gelmiş durumda. Bu masalsı tablo dünyada o kadar çok fotoğraflanmış, yazılıp çizilmiş ve duyulmuş ve de herşey öyle uygun fiyatlı ki, tüm dünya ülkelerinden genç, yaşlı herkes buraya geliyor. Meydanlar, köprüler, kiliseler, restoranlar turist kaynıyor, sokaklardan insan seli akıyor.

 

Tarihi meydanlar ve sokaklardaki restoranlar ve dükkanlar, ucuz turizm kurbanı olarak çok turistik ve kalitesiz ürünler sunuyor. Gençlerin üst üste yattığı hosteller, ucuz bira sunan bira evleri, otantik olmak için adeta sirklerine dönüşmüş ‘ne yersen X Kron’ sloganlı restoranlar, köhneleşmiş kafeler, sis bombaları ve dumanlar içindeki kulüpler, magnet, kupalar, kartpostal gibi özensiz ürünler satan dükkanlar, bıkkın ve tahammülsüz garsonlar ve tezgahtarlar, ucuz konaklama, yeme içme ve eğlence için gelmiş sabahlara kadar dağıtan sarhoş gençler…

 

Ancak moralinizi bozmayın, hala büyülü ve huzurlu bir Prag yaşamak mümkün. Saatlerinizi ve rotalarınızı diğer turistlerden farklı ayarladığınız zaman hem zamanda geriye yolculuk yaparak Prag’ın romantik ve mistik atmosferini sindire sindire yaşayabiliyor, hem de Prag’ın orijinal yeni nesil mekanlarını, özgün butiklerini, yaratıcı şeflerini, umut dolu pozitif gençlerini keşfedebiliyorsunuz.

 

prag castle view

PRAG RUHU

Büyük İmparatorlukların başkentleri olmuş Avrupa şehirlerinde karşılaştığınız kaliteli yaşam gustosu köklü gelenekler ve asil atmosfere Prag’da rastlayamıyorsunuz.

 

Oysa binlerce tarihi mimari ve sanat anıtını sokaklarında sergileyen şehir, yüzlerce yıl sanatçıların entelektüellerin sığınağı olmuş. Kültür ve sanat ile içiçe kafelerinde eserler yazılmış, felsefi ve sanatsal sohbetler yapılmış. 1348’de Avrupa’nın en eski üniversitesi Prag’da Karlova kurulmuş. Prag’lıların hepsi çok iyi eğitimli ve kültürlü, sokaktaki herkes İngilizce konuşuyor, 2 kişiden birisi piyano çalabiliyor…

 

Ancak komünizm ile sanat ile içiçe zarif ve stil sahibi yaşam sekteye uğramış. Sanki insanların yaşam sevincini ve hayattan keyif alma motivasyonunu yavaş yavaş yiyip bitirmiş. Rusya hegemonyasında soğuk savaş yıllarının sıradanlık ve yoksunluğu ile sinirli, katı ve bıkkın insanlara dönüşmüşler. Şimdi de şehirlerini basan kalabalıklara bir yandan kızgınlar bir yandan da muhtaçlar.

 

Ancak genç nesil daha umut dolu, cıvıl cıvıl. Yeni nesil özgün kafelerde karşılaştığınız bu gençler çok içten, sıcakkanlı ve pozitif. Ayrıca akıllı yatırımcıların açtığı modern, rafine ve yetişkin mekanlar da mevcut. Sanki bolca otantik ucuz işletmeler arasından sıyrılan bu yeni nesil konseptler bir vaha gibi.

 

Otantik yemekler ve rustik dekorun prim yaptığına inanan Prag esnafı, hepsi birbirinin aynısı ucuz, turistik, köhne restoran ve dükkanlar arasında sıkışıp kalmış. Yeni açılan restoranlar da İtalyan, İspanyol, Amerikan, Fransız lokantaları. Oysa varolan lezzetleri, zanaatleri yeniden yorumlayarak özgün biçimde sunan bir seçki olsa, Prag çok daha az hayal kırıklığına uğratır.

 

 

ÇEK CUMHURİYETİ VE PRAG TARİHİ

1918’de Çekoslovakya bağımsızlığını ilan eder, Prag başkent olur. 1939-1945 arasında Çekoslovakya Nazi Almanları tarafından işgal edilir. 1945’de Prag Sovyet Ordusu tarafından Alman’lardan kurtarılır. 1948’de Çekoslovak hükümeti Rus’larında desteğini alan Komünist parti tarafından devrilir. Ve aslında bir nevi Rus himayesinde 40 yıl süren diktatörlük dönemi başlar. 1968’de Alexander Dubček’in ‘Prag Baharı’ liberalleşme ve komunizmi reforme etme çabaları, Rusların ve Varşova Paktı üyelerinin ülkeyi işgali ile sonuçlanır. 17 Kasım 1989’de öğrenci ve emekçilerin şiddet içermeyen gösteri ve protestoları ile başlayan ‘kadife devrim’, komünist partinin devrilmesi ve ülkenin parlementer demokrasiye geçmesi ile sonuçlanır. Ünlü Çek şair ve sanatçı Vaclav Havel ise Çek Cumhuriyeti başakın seçilir. 1990’da ise ilk demokratik ve özgür seçimler yapılır. 1992’de Unesco dünya kültür mirası ilan edilmesi ile birlikte ülke tüm dünyanın akın ettiği Avrupa şehri haline geldi.

 

 

 

 

  • Nasıl Gidilir?

Lufthansa Hava Yolları ile 202 USD’den başlayan fiyatlar ile İstanbul Prag uçuşları hakkında bilgi almak için:  www.lufthansa.com/fly/ucuz_ucuslar-istanbul-prag

 

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval