NEW YORK İZLENİM & ROTALAR

BÜYÜLÜ ELMA

 

Hiç uyumadan 24 saat yaşayan, dünyanın kesişim ve kültürlerin erime noktası New York, sonsuz enerjisi, dayanılmaz cazibesi ve beklentisi ne olursa herkes için barındırdığı ilhamı ile eşsiz deneyimlerin merkezi.

 

Amerika’nın bu en büyük şehri, hem dünya trendlerinin belirleyicisi, hem finans, pazarlama, reklam ve moda, hem de kültür sanat eğlence ve gurme merkezi. Mimari, sanat, müzik, gastronomi, otel, moda dünyasının en önemli isimlerinin vitrini olan New York’da, her milliyetten ve her renkten insana, her tür lisana rastlamak mümkün.

 

800 kilometrekarelik alanda 9 milyon nüfusu ile New York, her ne kadar trafiği, keşmekeşi, gürültüsü, kirliliği ile bir üçündü dünya şehri haline gelmiş olsa da, şüphesiz hiçbir zaman modası geçmeyecek, tüm zamanların en gözde şehri.

 

New York’a adım atar atmaz, sizi karşı konulmaz cazibesi, tükenmez enerjisi ve ilhamı ile karşılar. New York’ta iken yorulmak bilmezsiniz ve geri dönüşte tadı damağınızda kalan yaşam enerjisi sizi kendisine bağımlı kılar. Tekrar ne zaman geri gideceğinizi hayal etmeye başlamışsınızdır bile.

 

Büyük ‘Amerikan Rüyası’ terimi, ‘Big Apple’ sembolü, Frank Sinatra’nın ‘New York, New York’ şarkısı, Audrey Hepburn’un vazgeçilmez Tiffany tutkusu, Woody Allen’ın film setlerine ev sahipliği yapan sokakları, finans dünyasinin kalbinin attığı Wall Street, kapitalizm’in sembolü olan ve trajik yıkılışı ile tüm dünyayı televizyonların başına kitleyen İkiz Kuleler, elinde meşale tutan kadın Özgürlük Anıtı, John Carpenter’ın ‘Escape from New York’ filmi, Sarah Jessica Parker’ın ‘Sex & the City’ dizisi denince akla ile gelen şehir New York’tur. Ve New York hala tüm dünyanın ‘Amerikan Rüyasının’ başkenti olmaya devam ediyor.

 

Dünyanın en önemli müzelerinden, yeni dünyanın sembolü anıtlara, canlı Broadway şovlarından, yemyeşil Central Park’a, rengarenk bilboard’larla süslenmiş geniş caddelerden, dünyanın en önemli markalarının mağazalarına, en hip otellerden, dünyanın en ünlü restoran, bar ve kulüplerine evsahipliği yapan New York, dünya üzerinde görüp görülebilecek en yoğun karmaya sahip destinasyonlardan birisi. Özellikle Christmas ve yılbaşı sezonunde tartışmasız dünyanın en renkli şehri.

 

Alışveriş, sanat, gurme, motivasyonunuz ne olursa olsun size asla hayal kırıklığına uğratmıyor New York. Dünyanın her türlü mutfağının en lezzetli örneklerini tadabileceğiniz New York’ta yeme içmeye bol bol vakit ve bütçe ayırmak gerekiyor. Hiç uyuman şehirde yer alan müzikaller, konserler, tiyatrolar, jazz barları ve gece kulüpleri ise size uyutmuyor.

 

 

 

 

NEW YORK ROTALARI

 New York adeta bir yaya cenneti. Oldukça düz bir topoğrafyaya sahip Manhattan’ın neredeyse her yerinin yürünebilir olması en büyük artısı. Şehir, kareli defter gibi düzenlenmiş kesişen yatay ve dikey caddeleri sayesinde, ilk ziyarette bile rahatlıkla algılanabilir ve keşfedilebilir durumda. Ayrıca yürüyüş, New York’un bazen korkunç olabilen ‘rush hour’ trafiğinden, taksi kıtlığından, metro kalabalığından kaçınmak için en doğru ve en hızlı alternatif.

 

Eğer günlere göre yürüyüş rotaları belirlemek isterseniz; 1 günü Upper East Side ve Central Park’a, 1 günü SoHo ve China Town’a, 1 günü Lower East Side, Bowery, Little Italy ve East Village’a, 1 günü Meatpacking, West Village ve Chelsea’ye, 1 günü Greenwich Village ve Midtown’a ve de 1 günü Battery Park, Wall Street, Civic Center ve Tribeca’ya ayırarak 6 günde tüm Manhattan’ı bölge bölge yürüyerek keşfedebilirsiniz.

 

Son yıllarda New York’un en yükselen ve gözde semtleri Meatpacking District, Lower East Side ve Brooklyn, yeniliklerin kalbinin attığı ‘in’ mahalleler. Bu üç mahallede, şehrin renkli tarihini çok güzel yansıttığı, hem de geçmişin ruhu ile çağdaşı çok güzel buluşturabildiği için yeni mücevherler haline geldiler. Ve son 10 yılda New York’un en trendy ve hip otel, restoran, bar, galeri, müze ve butikleri bu semtlerde açıldı.

 

SEMT SEMT NEW YORK

 

Brooklyn

10 yıl önce yeniden radara giren, ardındandan alevlenerek inanılmaz bir dönüşüm yaşayan Brooklyn, artık kendi içinde ayrı bir şehir resmen. Yeni nesil New York’luların yerleşmesi ile Williamsburg’da başlayan dönüşüm, her birinin kendine has kimliği ve ekosistemi olan Cobble Hill, Park Slope, Boerum Hill ve Bushwick’e uzanarak, yeni açılan heyecan verici özgün mekanlar ile Brooklyn’nin ışık hızı ile şehrin en trendy bölgesi olmasını sağladı.

 

West Village ve SoHo

New York’ta her semtin bir cazibesi var, ancak 14. Caddenin aşağısında, batıdan Manhattan’ın ortasına kadar uzanan bölgedeki Meatpacking, West Village, Greenwich Village, SoHo, Nolita, and Little Italy mahallelerinin her biri, küçük ölçekli olmalarına rağmen kendinizi tüm gün sokaklarında dolaşarak kaybetmek isteyeceğiniz sıcak ruhlu semtler. Sarmaşık kaplı tuğla apartmanlarına hayran hayran bakmak, mahalle kafelerinde molalar vermek, özgün butiklere girip çıkmak, minik barlarında bir aperatif keyfi yapmak çok keyifli. West Village’ın kuzeybatı köşesine bitişik Meatpacking District, New York’un en gözde yeni rotası Highline sonuna, yeni Whitney müzesine, ve de şehrin en hareketli ve heyecan verici gece hayatına ev sahipliği yapan en dinamik ve gözde mahalle. Doğuya doğru New York üniversitesinin izlerini gördüğünüz Greenwich Village, ve New York’un en çok fotoğraflanan noktalarından birisi olan Washington Square Park yer alıyor. Houston Caddesinin güneyi, yani SoHo epey turistikleşmiş olmasına rağmen en güzel alışveriş ve lezzet duraklarına ev sahipliği yapıyor. Tellere dizilmiş ışıkları ile festival ruhuna sahip Little Italy ve Nolita mahalleleri de, insanın içini ısıtan şenlikli mahalleler.

 

New York’un bir başka vazgeçilmezi ise SoHo bölgesi. Kuzeyinde Houston Street, güneyinde Canal Street arasında yer alan neredeyse Hudson Nehri’ne kadar uzanan SoHo, New York’un sanat & tasarım merkezi. Fakat SoHo’nun ünlenmesi ile Longchamp, Prada ve Chanel gibi büyük markalarda buraya hücum ederek artistik görünümünü biraz bozdu. Fakat SoHo’daki Broome, Grand ve Howard caddeleri hala orjinal ve küçük butiklere ve sayısız sanat galerilere, Wooster ve Greene Caddeleri şık tasarım ve mobilya mağazalarına ve vintage dükkanlara evsahipliği yapıyor, ve bohem keşifler sunmaya devam ediyor.

 

Greenwich Village ise kitapçıları, restoranları ve butikleri ile hala bohem büyüsünü korumaya devam ediyor.

 

Ünlü Bleecker Street’in bulunduğu West Village ise 19. Yüzyıldan kalma kırmızı tuğla binaları, küçük ve şirin restoran ve dükkanları ile sanki eski zamanda asılı kalmış bir büyüye ve cazibeye sahip.

 

 

East Village, Lower East Side ve Chinatown

Lower East Side New York’un son 5 yıldır yükselen bohem adreslerinden birisi. Mimari ve estetik dokusu ile şehrin renkli tarihini çok güzel yansıttığı için, geçmişin ruhu ile alternatif, eklektik ve özgün seslerin kendini duyurabildiği bir nokta. East Village ise hem yanı başındaki hem de Downtown’daki dönüşüm ve yenilenme rüzgarlarından payını alamasa da orijinal kentli binaları yavaş yavaş hip ve cesur gece mekanlarına ev sahipliği yapmaya başlıyor.

 

Kuzey Amerika’nın en büyük Asya komününe evsahipliği yapan Chinatown ise her geçen gün genişliyor. Lower East Side ve Little Italy’e ulaşan Chinatown, Worth, Broome caddeleri ve Broadway ve Madison caddeleri arasında yer alıyor. Kuzey Amerika’nın en kalabalık Asyalı topluluğunun kalbi olan Chinatown’da, sağlı sollu yerleştirilmiş tezgahların üzerindeki türlü balık ve sebzeler, Uzakdoğu’dan özel getirtilmiş baharatlar ve tabii ki çeşit çeşit noodle’lar sayesinde kendinizi Beijing’de hissediyorsunuz. Ana arter olan Canal ve Mott caddeleri pazarları, restoranları, Noodle Evleri, rengarenk ve çeşit çeşit eşyaların satıldığı butikleri ile her zaman hareketli. Ayrıca Mott caddesi üzerinde yer alan Eastern Satates Buddhist Temple; mumlar ile aydınlatılan altın Buda heykelleri, tütsü kokuları ve dumanlı atmosferi ile spiritüel bir deneyim sunuyor.

 

Chelsea ve Flatiron

New York’ta herkesin ofisini Flatiron’da istemesinin bir sebebi var, şehrin tam göbeğindeki her yerden kolay ulaşılabilir konumu, harika kafe, restoran, bar ve dükkan ile dolu sokakları, ayrıca Union Square Farmers Pazarı, Chelsea Pazarı ve Eataly gibi çekim merkezleri ile cıvıl cıvıl haftasonları… Chelsea ise High Line ve yüzlerce sanat glaerileri ile sanat ve tasarım severler için çekim merkezi. 

Chelsea bölgesi ise sanatın ve eğlence hayatının epik merkezi. 1990’ların SoHo’su haline gelen Chelsea, 500’den falza sanat galerisi, hip butikleri, barları ve gece kulüpleri ile hedonizm arayışı içinde olan herkese hitap edecek birşeyler sunuyor. Eski bir bisküvi fabrikasından dönüştürülen Chelsea Market ise, 202’den fazla restoran, fırın, pastane, konsept dükkan ile New York’un en büyük ve en popüler gastronomik harikası haline geldi.

 

Uptown

Tüm New York filmlerine set olmuş nostaljik ve vazgeçilmez mahalle şüphesiz Uptown. 34. Caddenin üzerinde kalan bölge New York’u New York yapan mihenk taşları, çekim merkezleri ile dolu. Güzel bir havada 59. Caddeden ve 110. Caddeye uzanan Central Park’ta yürümek, şehrin ikonik müzesi MET’’i ziyaret etmek, 5. Cadde üzerindeki dünya devi markaların amiral gemisi mağazaların vitrinlerini izlemek ve alışveriş yapmak New York’a ilk gidenlerin mutlaka yapması gereken aktiviteler. Şehrin yerleşim bölgeleri olan daha sezziz Upper East Side ve Upper West Side mahalleleri ise, yemyeşil sakin sokakları ve sıcacık mekanları ile özellikle çocuklu aileler haftasonu brunch ve gezinti için ideal.

5.cadde ve Madison Avenue’nun bulunduğu Upper East Side bölgesi ise tam bir lüks alışveriş cenneti. Bu bölgede bulunan Museum Mile kesiti; Metropolitan Museum of Art, Guggenheim’s, Neue Galerie, Frick Collection, National Design Museum ve yakında açılacak Museum for African Art gibi, dünyanın en önemli müze ve galerilerine evsahipliği yapıyor.

New York’ta mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler arasında Central Park yer alıyor. 1800’lü yılların ortalarında Frederick Law Olmsted ve Calvert Vaux tarafından tasarlanan park, Manhattan’ın akciğeri. Dünyanın en hareketli, kalabalık, trafikli, gürültülü şehirlerinden birisi olan New York’ta 843 hektarlık yeşil alan, şehrin keşmekeşinden çıkmak, doğada spor yapmak, huzurlu sessizliğe kavuşmak isteyenlerin imdadına yetişiyor. Yüzlerce New York’lu yürüyüş, koşu ve paten yapmak, dinlenmek, kitap okumak, piknik yapmak, ve de güneşlenmek için Central Park’a geliyor.

 

 

Midtown

Dünyaca ünlü Broadway müzikalleri ve tiyatrolar bölgesi, gündüzleri sadece iş merkezleri ile özdeşleşmiş demek olduğu için yeme-içme sektörü tarafından ihmal edilmiş olsa da, son yıllarda yeni açılışlar ile Rönesansını yaşıyor.

Times Meydanına, Broadway müzikallerine ve Museum of Modern Art (MoMa)’ya evsahipliği yapan Midtown ise şehrin her daim en kalabalık, hareketli ve canlı bölgesi.

 

Lower Manhattan

Eskiden haftaiçleri bankacı denizi olan Lower Manhattan, haftasonları hayalet şehirdi. Ancak birçok işletmenin Güneye taşınması ile yeni dükkanlar ve restoranlar açıldı ve Financial District hala haftasonları sessizliğini korusa da birçok ailenin yaşadığı Tribeca, Cumartesi ve Pazarları  mahalle kafe ve restoranları ile cıvıl cıvıl olaibliyor. Chinatown ise Lower East Side’a yakın konumu ile, 3. dalga kahve evleri ve yeni nesil restoranların açılışlarına sahne oluyor.

 

  • Nasıl Gidilir?

Lufthansa Hava Yolları ile 462 USD’den başlayan fiyatlar ile İstanbul- New York uçuşları hakkında bilgi almak için:  www.lufthansa.com/fly/ucuz_ucuslar-istanbul-new_york

 

NEW YORK’UN EN TRENDY ROTALARI

  • High Line: New York’un son gözdelerinden Meat Packing’de yer alan ünlü Standart Hotel’in altında uzanan High Line, bir park olarak düzenlenmiş olsa da her şeyiyle bir mimari & tasarım ürünü. Şimdi Gansevoort Caddesinden, West 30th Street’e kadar uzanan bu özenle hayata geçirilmiş iddialı proje, 1930’larda inşaa edilmiş ve daha sonra terk edilmiş tren yolu raylarının izlerini takip ediyor. Bahçeler ve banklar ile bezenmiş kıvrılan patikalardan ilerleyerek, Chelsea ve Meatpacking bölgelerinin mimarisini farklı bir perspektiften izlemek mümkün. (14. ve 30. Caddelerden asansör ile erişilebiliyor. Sabah 7 ile gece 23:00 arasında açık) Gitmişken Chelsea’deki sanat galerilerini görmemek olmaz, High Line’ın en son çıkışından aşağıda iner inmez ulaştığınız Chelsea’nin sevdiğimizmüze ve galerileri: Chelsea Art Museum (556 West 22nd Street ), DIA Chelsea (535 West 22nd Street),  Float Gallery (300W 22nd St), Gagosian Gallery (555 W 24th St), Paul Kasmin Gallery (293 10th Ave, Chelsea), Bryce Wolkowitz Gallery (505 W 24th St), Printed Matter (195 10th Ave)
  • Whitney Museum of American Art, 99 Gansevoort Street / 2015’de Madison Avenue’daki ağırbaşlı binasından Şehrin yükselen rotası High Line ile Hudson Nehri arasında yer alan Meatpacking’deki yeni asimetrik çizgileri ile cesur, heybetli ve etkileyici binasına taşınan Whitney, Downtowndaki yeni sanat üssü. Kapalı ve açık alanlardaki sanat galerilerinde ve sergilerde yer alan eserler sayesinde Amerika’nın modern ve çağdaş sanat gelişmelerini takip etmek mümkün.
  • Brooklyn Bridge Park: New York’un Doğu Nehri kıyısında iki kilometre boyunca uzanan eski endüstriyel liman bölgesi Brooklyn Bridge Park, yürüyüş yolları, etkinlik ve performans sahaları, su sporları alanları ile 344.000 metrekarelik bir şehir parkına dönüşüyor. Tasarımını Michael Van Valkenburgh’un yaptığı tüm kompleksin ilk etapta açılan 1. ve 6. iskelelerinin ardından, 2. ve 5. iskelelerde bu sene sonundan itibaren kullanıma açılacak.
  • Ayrıca Brookly’nde iken Brooklyn Müzesi ziyareti hak ediyor. Müzede 4,000-parçalık Mısır koleksiyonu,  Cézanne, Monet ve Degas gibi Empresyonist ustaların eserleri ,  Thomas Cole (The Pic-Nic) ve Louis Rémy Mignot(Niagara) gibi ünlü Amerikan sanatçıların eserleri,  Pasifik ve Afrika el sanatları eserleri sergileniyor (Brooklyn Museum: 200 Eastern Pkwy, Prospect Heights, Brooklyn)
  • Lower East Side‘da yer alan Delancey, Rivington, Allen, Orchard, St Mark’s Place, Ludlow ve Broome caddeleri
  • New Museum of Contemporary Art, 235 Bowery, SoHo / Japon mimarlar Sejima + Nishizawa/ SANAA tarafından tasarlanan, üst üste konmuş altı adet dikdörtgenler prizmasından oluşan ilginç binası içinde kocaman galeriler, ışık dolu mekânlar, farklı tavan yükseklikleri yaratılmış müzenin şeffaf cam duvarlı girişinde bir galeri, kafe ve müze dükkânı var. Binadaki tiyatro salonu, eğitim merkezi ve etkinlikler için ayrılmış en üst kat haricindeki tüm mekânlar güncel sanatı yansıtan sergiler için kullanılıyor.
  • Central Park’ta yer alan Boathouse ise güneşli günlerde New York’luların doğanın içinde su kıyısı keyfi yaşamak için tercih ettiği en keyifli adres.

 

 

 

NEW YORK KÜLTÜR & SANAT ROTALARI

Times Square 42nd Street / Orjinal adı Longacre Square olan, 1904 yılında meşhur Times Square adını aldı. Yılda 30 milyon kişinin ziyaret ettiğin bu meydan Broadway müzikallerine, en güzel restoranlara ve en harika ışık ve ses gösterilerine evsahipliği yapıyor. Times Square’de yer alan Broadway Ticket Center’dan “Cats” ve “West Side Story” gibi dünyaca ünlü şovları görme şansı bulabilirsiniz.

APOLLO THEATER 253 W. 125th Street / 1914’da ‘burlesque’tiyatro olarak kurulan bu Harlem mihenk taşı, 1934’de Afro-Amerikalı yeteneklerin gösteri merkezine dönüştü. Ella Fitzgerald, James Brown ve Lauryn Hill gibi isimler burada keşfedildi. Geçtiğimiz yıllarda restore edilen tiyatro’da, Çarşamba akşamları Amatörler Gecesi devam ederken, Prince’den Tony Bennett’a canlı performanslar da yer alıyor.

Carnegie Hall New York, NY 10019 / Carnegie Hall açıldığı 1891 tarihinden beri dünyanın en iyi ve ünlü greatest orkestra, koro, solist ve şeflerini ağırlıyor. Carnegie Hall’un en geniş salonu olan the Isaac Stern Auditorium dünyaca ünlü klasik müzik performanslarının gala gecelerine evsahipliği yapıyor. Ayrıca içinde yer alan Joan and Sanford I. Weill Recital Hall ve Judy and Arthur Zankel Hall’da canlı performanslar, etkinlikler, müzik eğitimleri yer alıyor.

MET / Metropolitan Museum of Art: 82nd Street, 1000 5th Avenue /  2 milyondan fazla esere evsahipliği yapan, kısa adı ile MET müzesi sergileri, sohbetleri, etkinlikleri ile yaşayan bir sanat harikası.
Müzede Avrupa başyapıtları (Rembrandt, Giotto, Caravaggio, Raphael, Goya, El Greco, Turner, Vermeer, Degas, Renoir ve Cézanne), Mısır (Temple of Dendur dahil olmak üzere) sanat hazineleri, etkileyici Yunan ve Roma heykelleri, kolonyal dönemden günümüze kadar Amerika resim ve heykelleri, ilkçağlardan kalma Afrika, Okyanusya, Güney Amerika ve tüm dünyadan tarihi eser ve ile sanatları yer alıyor. Müze Pazartesi günleri kapalı.

MOMA / Museum of Modern Art: 11 W. 53rd Street / Kısa adı ile MOMA, dünyanın en önde modern sanat müzelerinden birisi. Mimar Yoshio Taniguchi’nin 2004 yılında tasarladığı ek galeri alanı ve gün ışığı alan yüksek atrium ile daha da çekici oldu Moma. Sanki uzayda yüzermişçesine tasarlanmış duvarları ile, binanın kendisini başlı başına bir çekim merkezi haline geldi. Moma; Van Gogh’un Yıldızlı Gece, Dalí’nin Anıların Direnişi, Picasso’nun Avignonlu Genç Kızlar, Matisse’in Dans gibi modern sanatın başyapıtları haricinde çağdaş mimari, tasarım, fotoğraf koleksiyonlarına evsahipliği yapıyor. Müze Salı günleri kapalı.

Solomon G. Guggenheim Museum: 88th St. 5th Avenue/ Frank Lloyd Wrigt tarafından Babil manastırlarından esinlenilerek tasarlanan Guggenheim Müzesi, hem içeride yer alan modern sanat koleksiyonu hem de muhteşem dış cephesiyle görülmeye değer. Müze perşembe günleri kapalı.

New Museum of Contemporary Art, 235 Bowery, SoHo / Japon mimarlar Sejima + Nishizawa/ SANAA tarafından tasarlanan, üst üste konmuş altı adet dikdörtgenler prizmasından oluşan ilginç binası içinde kocaman galeriler, ışık dolu mekânlar, farklı tavan yükseklikleri yaratılmış müzenin şeffaf cam duvarlı girişinde bir galeri, kafe ve müze dükkânı var. Binadaki tiyatro salonu, eğitim merkezi ve etkinlikler için ayrılmış en üst kat haricindeki tüm mekânlar güncel sanatı yansıtan sergiler için kullanılıyor.
Whitney Museum of American Art, 99 Gansevoort Street, Meatpacking / 2015’de Madison Avenue’daki ağırbaşlı binasından Şehrin yükselen rotası High Line ile Hudson Nehri arasında yer alan Meatpacking’deki yeni asimetrik çizgileri ile cesur, heybetli ve etkileyici binasına taşınan Whitney, Downtowndaki yeni sanat üssü. Kapalı ve açık alanlardaki sanat galerilerinde ve sergilerde yer alan eserler sayesinde Amerika’nın modern ve çağdaş sanat gelişmelerini takip etmek mümkün.

Museum of Arts & Design (MAD), 2 Columbus Circle / New York’un kalbinde Columbus Meydanı’nda cam-çelik-seramik yüzeyleriyle pırıl pırıl parlayan çılgın bir müze var: MAD. Hemen her katındaki farklı sergiler ve özel koleksiyonlarının sunumu ile sürekli bir devinim halinde. Müze koleksiyonunda dünyanın bir çok ülkesinden çağdaş sanatçı ve tasarımcının ürettiği işler yer alıyor. Elli iki yıldır toplanan eserler “Sürekli Çılgın” (Permanently Mad) başlığı altında, yılda dört beş farklı sunumla sergileniyor. Seramik, cam, ahşap, metal, fiber ve atık malzemelerden tasarlanmış yüzlerce ürün, müzenin çeşitli katlarındaki galerilerde izlenmeye açık

Ünlü mücevher mağazası Tiffany’s’in desteklediği mücevher galerisinde sergilenen takılar görülmeye değer.

Brooklyn Müzesi, 200 Eastern Pkwy, Prospect Heights, Brooklyn / Müzede 4,000-parçalık Mısır koleksiyonu,  Cézanne, Monet ve Degas gibi Empresyonist ustaların eserleri ,  Thomas Cole (The Pic-Nic) ve Louis Rémy Mignot(Niagara) gibi ünlü Amerikan sanatçıların eserleri,  Pasifik ve Afrika el sanatları eserleri sergileniyor.

Neue Gallery, 86th St, 1048 Fifth Avenue, Upper East Side / MET’in hem karşısında yer alan müze gibi sanat galerisi, Klimt, Schiele, Kandinsky gibi 20. Yüzyıl Avusturya ve Alman sanatçılarına ait değerli eserleri kalıcı koleksiyonunda bulunudururken, dönemsel temalı sergiler de düzenliyor
AmeriKan Doğa Tarihi Müzesi, Central Park West at W. 79th Street

32 milyon parçadan oluşan koleksiyonunu 47 salonundan oluşan dev binasında sergileyen müze, dünyanın en büyük doğa tarihi müzesi. Sürüngenlerden, memelilere, dinazorlardan günümüze dek uzanan canlı örneklerini görmek mümkün. Çocuklarla gitmek için ideal bir müze.

CHELSEA SANAT GALERİLERİ BÖLGESİ, W. 13th ile W. 29th Street arası, 10th Avenue ile West Side Highway arasındaki sokaklar klasik sanattan antikaya, modern sanattan çağdaşa 230 farklı galeriye evsahipliği yapıyor:

  • Chelsea Art Museum, 556 West 22nd Street
  • DIA Chelsea, 535 West 22nd Street,
  • Float Gallery, 300W 22nd St,
  • Gagosian Gallery, 555 W 24th St
  • Paul Kasmin Gallery, 293 10th Ave
  • Bryce Wolkowitz Gallery, 505 W 24th St
  • Printed Matter (195 10th Ave)
  • CUE Art Foundation, 511 W. 25th St
  • PaceWildenstein, 545 W. 22nd St. ve 534 W. 25th St
  • Gagosian Gallery, 555 West 24th Street
  • Matthew Marks Gallery, 522 West 22nd Street
  • Luhring Augustine Gallery, 531 West 24th Street
  • Barbara Gladstone Gallery, 515 West 24th Street
  • Paula Cooper Gallery, 534 ve 521 West 21st Street
  • The Wrong Gallery, 516A ve 516B West 20th Street
  • Mary Boone Gallery,541 West 24th Street

 

Diğer Müze ve Galeriler
Staten Island Museum, 75 Stuyvesant Pl, Wall St, Staten Island
The Cloisters (MET müzesinin uydusu), Fort Tryon Park, The Bronx

International Center of Photography, 1133, 6th Ave W 43rd Street, Midtown

Museum of the City of New York, 103rd St, 5th Avenue

Cooper-Hewitt National Design Museum, 91st St, 5th Avenue
National Academy Museum & School of Fine Arts, 89th St, 5th Avenue
American Folk Art Museum, 45 W 53rd St, Fifth Sixth Avenue arasında
Brooklyn Historical Society, 128 Pierrepont St, Clinton St, Brooklyn Heights
Studio Museum in Harlem, 144 W 125th St, Adam Clayton Powell Jr. ve Malcolm X Bulvarları arasında
Museum at the New York Fashion Institute, 7th Avenue, West 27th Street

Museum for African Art, 110th St, 5th Avenue
El Museo del Barrio, 104th St , 5th Avenue
The Jewish Museum, 92nd St, 5th Avenue
The Frick Collection, 1 East 70th Street & 5th Avenue
Casey Kaplan Gallery, 416 West 14th Street, Meatpacking District, West Village
Gagosian Gallery, 980 Madison Avenue (East 76th ve East 77th arası), Upper East Side
Forbes Galleries, 62 Fifth Avenue
Sperone Westwater Art Gallery, 257 Bowery

 

 

KONSER, OPERA SALONLARI

Metropolitan Opera House, Lincoln Sahne Sanatları Merkezi, Upper West Side

Carnegie Hall, Lincoln Sahne Sanatları Merkezi, Upper West Side

New York State Avery Fisher Hall, Lincoln Sahne Sanatları Merkezi, Upper West Side

Walter Reade Theater, Lincoln Sahne Sanatları Merkezi, Upper West Side

Brooklyn Academy of Music (BAM), 30 Lafayette Ave, Fort Greene, Brookly

 

 

 

NEW YORK’UN MİMARİ ROTALARI

Empire State Building: 443 mt yüksekliğinde olan Empire State Building New York’un en yüksek, dünyanın da 3. yüksek gökdeleni. 1931 yılında açıldığından beri milyonlarca insan tarafından ziyaret edilen ve de birçok filme setlik yapan bu müthiş gökdelenin, 86. Katında şehrin muhteşem panaromik manzaralarını izlemek mümkün.

Rockefeller Center W. 47th Street – W 51st Street / John D. Rockefeller Jr.’ın Art-Deco şaheseri New York’un mihenk taşlarından birisi haline geldi. Asıl Christmas zamanı en şaşaalı ve süslü haline bürünen Rockefeller Centre’da dünyanın en büyük Christmas ağacı ziyaretçileri büyülüyor. Burada buz pateni yapmak romantik bir klasik. 70. kattaki Top of the Rock gözlem alanı ise, Central Park’tan Brooklyn Köprüsüne ve Özgürlük Anıtına kadar panaromik şehir manzaları sunuyor.

Flat Iron Building 175 Fifth Avenue at 23rd Street / Fuller Binası, diğer adı ile Flat Iron Building 1902’de açıldığında dünyanın en yüksek binası imiş. Daniel Burnham ve John Wellborn tarafından Beaux-Arts stilinde tasarlanmış üçgen blok gerçekten bir mimari harikası.

Brooklyn Köprüsü: East River’üzerinde yer alan Manhattan ve Brooklyn’I birleştiren 1825 m uzunluğunda 26 m genişliğindeki köprü, 1883 yılında inşa edildiğinde dünyanın en uzun köprüsü ve ilk çelik asma köprüsü ünvanlarını elde etmiş. Köprü otomobil trafiğinin yanı sıra ortasında yer alan bölüm yayalara ve bisikletlilere açık. Işıl ışıl gökdelenler arasında yükselen bu müthiş gotik yapı, New York’un dayanıklılığı ve esnekliğinin bir simgesi haline gelmiş. Daha önceleri New York’un ihmal edilen bölgeleri arasında yer alan Brooklyn ise şimdi yeniden canlanıyor, köprüyü geçtikten sonra Carroll Bahçeleri’nden geçerek, Brooklyn Heights Promenade’de keyifle gezinip, burada yer alan harika kafelerde molalar verebilirsiniz.

Özgürlük Anıtı : Liberty Island’da yer alan yeşil bakır kaplı ‘Meşale Tutan Kadın’ Özgürlük Anıtı, New York’un vazgeçilmezi. Amerika’nın özgürlük sembolü. Gustav Eiffel’in tasarımı olan anıt, Frédéric Auguste Bartholdi’nin önderliğinde 1886 yılında ziyarete açıldı.

Diğer Önemli Binalar:

Chrysler Building, 405 Lexington Avenue
Lipstick Building, 885 3rd Avenue
McGraw-Hill Building, 330W 42nd Street
LVMH Tower, 19E 57th Street
Seagram Building, 375 Park Avenue
Waterside Binaları, Waterside Plaza, FDR Drive

 

 

TARİHİ ROTA

Eğer New York’da tarihi bir rota izlemek isterseniz, ilk yerleşimci olan Hollandalı’ların seçtiği Manhattan’ın en güney noktası olan Battery Park’tan, Özgürlük Anıtının ve limanın harika manzaralarını izleyerek güne başlayabilir, ve parktan kalkan vapurlar ile Özgürlük Anıtını ziyarete gidebilirsiniz. Özgürlük Anıtının alt katında yer alan The American Museum of Immigration’ı ziyaret ederek, büyük ‘Amerikan Rüyası’ ile bu rıhtıma yanaşan milyonlarca insanın hatırlarını ve izlerini görebilirsiniz. Ardından, New York’un uğradığı tarihi dönüşümü takip etmek için New York City Hall’a yürüyebilirsiniz. 1802 yapımı şehrin en eski binası hala devlet yetkilerine evsahipliği yapıyor. City Hall’da yer alan ‘Governor’s Room’, Amerika’nın kurduğu medeniyetin yadigarlarını saklayan bir müze olarak faaliyet gösteriyor. Ardından 11 Eylül 2001’de yıkılan World Trade Center’a evsahipliği yapan alanda kurulan Ground Zero’ya giderek, bu faciada ölenler anısına yerleştilen geçici anıtları görebilirsiniz.

 

ÇOCUKLAR İLE ROTALAR

Çocuklu aileler için ise New York birçok seçenek sunuyor:

  • Central Park Hayvanat Bahçesi sanki bir yağmur ormanına adım atmışsınız hissini uyandırıyor, Tropik kuşlar, nesli tükenen maymun türleri, penguenler, ayı balıkları, foklar, kutup ayıları ile 130 hayvan türüne evsahipliği yapan hayvanat bahçesi ayrıca Tisch Children’s Zoo ile çocukları büyülüyor.
  • Bronx’ta yer alan 100 hektarlık New York Botanical Garden, 4 milyon tür ile dünyanın en büyük bitki, ağaç ve çiçek koleksiyonuna evsahipliği yapıyor. Wildlife Conservation Society’ye evsahipliği yapan Bronx Hayvanat Bahçesi ise 4,000 hayvanı kendi doğal ortamında (Himalaya dağlık alanları, Congo Goril Ormanları, Asya Yağmur Ormanları) görebilmek için ideal bir hayvanat bahçesi.
  • Brooklyn Botanik Bahçesi ise 900 çeşit güle evsahipliği yapıyor.
  • New York Akvaryum’u ise köpek balıkları, ayı balıkları, foklar, Beluga balinaları, ve binlerce balık ve deniz altı türüne evsahipliği yapıyor. Yakınlarındaki Astroland Game Park ise tam bir aile eğlence cenneti.

 

 

GÖZDE NEW YORK ETKİNLİKLERİ

  • Sleep No More: İngiliz Punchdrunk Tiyatro Grubunun deneysel New York çıkartması (http://sleepnomorenyc.com)
  • The Book of Mormon: EUGENE O’NEILL THEATER, 230 West 49th Street
  • Fuerza Bruta: Daryl Roth Theater, 20 Union Square, (http://fuerzabrutanyc.com/wordpress)
  • Spider Man: Foxwoods Theater, 213 West 42nd Street, spidermannewyork.com
  • Matilda The Musical:New York’u kasıp kavuran müzikal  / Shubert Theatre, 225 West 44th Street
  • Hamilton Müzikali, :New York’u kasıp kavuran müzikal  / RICHARD RODGERS THEATRE, 226 W 46th St  hamiltonbroadway.com/#newyork

 

 

 

NEW YORK’TAN HAFTASONU KAÇAMAKLARI

Blantyre Lenox, 16 Blantyre Road, Lenox (New York’tan 3 saat, Boston’dan 2 saat sürüş mesafesinde) / 1901’te sahiplerinin ana vatan topraklarındaki tarihi İskoç kalesine benzeyen mimaride inşa edilmiş bu bina, 1981’de Ann Fitzpatrick Brown tarafından restore edilerek otele dönüştürülmüş. İngiliz kır malikanesi atmosferi taşıyan otelde şömine başı keyfi, yemek salonunda şık bir aile yemeği havasında servis edilen gurme akşam yemekleri, bahçede yer alan dinlenme kulübesi otelin ön plana çıkan deneyimleri. Birkaç kilometre uzaklıkta yer alan yazar Edith Wharton’un evi ise ziyaret edilecek yerler arasında. Yine birkaç kilometre uzaklıkta yer alan Shakespeare & Company’nin etkinlik mekanında haftasonları performanslar yer alıyor.

Canyon Ranch, 165 Kemble St. Lenox (New York’tan 3 saat, Boston’dan 2 saat sürüş mesafesinde) / 19yy malikanesinde yer alan bu sağlıklı yaşam ve konaklama merkezi, içinde kapalı havuzlar, squash alanı, sauna, buhar odası bulunan tam teşkliatlı bir spa ve gym, ve de yogadan yürüyüşe, bisikletten kayağa birçok aktivite sunuyor.  Menüdeyse sağlıklı ve düşük kalorili organik lezzetler var.

Castle Hill Inn, 590 Ocean Ave. Newport (New York’tan 3,5 saat, Boston’dan 1,5 saat sürüş mesafesinde) / Atlantik okyanusuna nazır bir sarp kayalık üzerine konuşlanmış 19.yy malikanesi Rhode Island’ın en lüks oteline dönüştürüldü. Sanki okyanusu içine alacak şekilde inşaa edilmiş Castle Hill, High Society filmini çekerken Grace Kelly’ye de ev sahipliği yapmış. Ana binadaki son derece konforlu odalarının yanı sıra romantik kaçışlar için sahil kulübeleri de bulunuyor.  Eski deniz fenerine inen patikadaki manzaralar, akşamüstü çay saatindeki taze milföy pastaları, barında martini keyfi, lokal deniz mahsüllerinden oluşan lezzetli akşam yemekleri bu efsanevi otelin keyifli deneyimleri. Kasaba’da yemek yemek isteyenler için ise Tallulah on Thames ve White Horse Tavern iki güzel restoran alternatifi. Yolu uzatsa da Ocean Avenue rotasını takip ederek şehre dönmeniz tavsiye edilir, manzaralar muhteşem.

The Mayflower Grace, 118 Woodbury Rd, Washington (New York’tan 2 saat, Boston’dan 2,5 saat sürüş mesafesinde) / Geniş bahçelere sahip bu spa otelin ev sıcaklığındaki atmosferi, tam teşekküllü spa’sı ve lezzetli yemekleri, sağlıklı bir haftasonu geçirmek isteyenler için harika bir deneyim sunuyor.

The American Hotel, Main Street, Sag Harbor, Hamptons, New York’a 2 saat uzaklıkta
New York’lu elitlerin yazlık mabedi Hamptons’da yer alan eski bir balıkçı köyü Sag Harbor’da açılan otel yazları bohemlerin gözdesi.

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ NEW YORK YAZILARI

 

 

 

 

 

 

 

 

Yazının başına dönmek için tıklayınız

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

2 comments

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

  2. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir