MİLANO İZLENİM ve ROTALAR

MODA VE TASARIMIN CENNETİ 

 

Roma ismini aldığı büyük imparatorluğun, Floransa Rönesans’ın, Lecce Barok’un, Venedik romantizmin başşehirleri ise, Milano’da şüphesiz İtalya’nın hedonizm başşehri.

 

Tasarım ve modanın nabzı Milano’da atıyor…

İlkbaharda dünyanın en büyük mobilya ve tasarım fuarı olan ‘Salone Internazionale del Mobile’, kış ve sonbaharda ise dünyanın en önemli Moda Haftaları’nın ikisi Milano’da gerçekleşiyor.  Bu özel günler haricinde Milano keyifli alışveriş, yeme-içme ve eğlence ile kendinizi şımartmak için ziyaret edilecek bir şehir.

 

Milano’nun can damarı moda…

Modayı yaratan İtalyan markalarının tasarımcılarının yaşadığı Milano’nun sokakları, dünyanın en şık insanlarını görmek için en doğru adres. Hepsi çok güzel giyimli, bakımlı kadın ve erkeklerin arasında kendinizi podyumda yürüyor gibi hissedebileceğiniz bir atmosferi var bu şehrin.

 

İster küçük ister sapa olsun hangi sokağa girerseniz girin, moda Milano’nun tüm damarlarında akıyor. Lüksün, modanın ve alışverişin mabedi; Via Della Spiga, Via Montenapoleone, Via Santo Spirito ve Via Sant’Andrea caddelerinin oluşturduğu quadrilatero della moda – altın dikdörtgen’ artık bir klişe haline gelmiş olsa da Milano’nun vazgeçilmez rotalarının başında geliyor.

 

Corso Como caddesi ve çevresi ise daha bohem butiklere, restoranlara, sanat galerilerine ev sahipliği yapıyor. Konsept mağazacılığın öncüsü efsanevi 10 Corso Como bunlardan en önemlisi. Yavaş yavaş dönüşüme uğrayaran Via Pietro Maroncelli ise Milano’nun yeni gözdesi olmaya aday.

 

Sanat, Tasarım, Mimari…

Görsel sanatlar ile çok özdeşleştirilmeyen Milano aslında çok önemli bir şahesere ev sahipliği yapıyor. Santa Maria della Grazie kilisesinde yer alan Leonardo’nun mirası olan Last Supper – Son Akşam Yemeği tablosu. Bunun haricinde Lucio Fontana ve Piero Manzoni gibi 20.yy’ın parlak ressamları yetiştiren güzel sanatlar akademisi Brera Academy Milano’nun önemli bir kuruluşu. Ayrıca Brera bölgesinde, eski bir manastırdan, büyük ve görkemli bir sanat galerisine dönüştürülmüş Pinacoteca di Brera yer alıyor. Galeri Raphael, Bellini ve Caravaggio gibi İtalyan sanatının en önemli koleksiyonlarını sergiliyor.

 

Milano Çağdaş sanat konusunda geri kalmış gibi gözükse de, planlanan MiMac çağdaş sanat müzesi projesi bu alanda da Milano’ya yeni bir hareket getirecek gibi duruyor. Bu proje kapsamında büyük bir renovasyon geçirerek yeniden açılan Hangar Bicocca, Anselm Kiefer’ın ‘The Seven Heavenly Palaces’ eseri gibi çağdaş sanatın büyük parçalarına ev sahipliği yapmaya başladı bile. Avrupa’da endüstriyel tasarım alanında bir guru sayılan Giò Ponti’nin kurduğu efsanevi Domus Akademi ise tüm dünyanın önde gelen tasarımcılarını yetiştirmekle ünlü. Milano’nun ayrı bir tasarım cenneti ise Museum of Architecture and Design. Müzenin muhteşem bir binası var ve içeride her yıl değişen tasarım, fotoğraf ve çağdaş sanat sergileri yer alıyor.

 

Milano’nun kalbi Brera

Milano’nun merkezi olan ve araç trafiğine kapalı Brera mahallesi, Prada, Etro, Gucci, Louis Vuitton, Bvlgari, Bottega Veneta, Dior gibi dünyaca ünlü markaların yanı sıra tasarım butiklerine ev sahipliği yapan ‘Altın Dörtgen’ bölgesi ile alışveriş tutkunları, dünyanın en büyük üçüncü kilisesi Duomo Katedrali, operanın evi Teatro Alla Scala, ve 19. Yüzyıldan kalma cam tavanlı Galleria Vittorio Emanuele II ile mimari tutkunları için Milano’nun vazgeçilmez hazinelerini sunuyor. Brera’nın ‘Montmartre’ ı olarak bilinen kuzey kısmı ise yeniden yükselişte. Birkaç sene öncesine kadar yerel manav, fırın, ve trattoria’ları ile geleneksel ve nostaljik bir semt iken, geçtiğimiz yıllarda açılan tasarım dükkanları, gözde restoranlar ve lounge barları ile dönüşüm geçirerek Milano’nun en trendy semti haline geliyor.

Ayrıca Brera’da Via San Marco’da yer alan pazar yerinde ise Pazartesi ve Perşembe sabahları yerel taze meyve ve sebzelerinin renk ve koku cümbüşüne ev sahipliği yapıyor. Pazar yerinin karşısında Milano’nun efsanevi restoranları var.

 

 

 

Milano’nun Yükselen Semtleri …

 

Milano’nun sunduğu diğer gizli cennetleri keşfetmek için ise biraz rotayı kaydırmak gerekiyor.  Milano şehri deniz veya göl’den mahrum olduğu için ‘su’ hayali ile kanallar kazılarak nehir şehrin aşağılarına kadar getirilmiş. 1277 tarihinde inşa edilmiş 50 kilometre uzunluğunda en eski kanal olan Naviglio Grande’nin iki yakasında kafeler, restoranlar özellikle Pazar günleri cıvıl cıvıl oluyor. Genç ruhlu Navigli’de Acne, Rag & Bone gibi özgün tasarım butiklerinin sıralandığı Via Cardinale Ascanio Sforza caddesi ve Ripa di Porta Ticinese civarı özellikle keşfe değer. Roma imparatorluğundan kalma 16 sütunun başlattığı ana cadde Corso di Porta Ticinese etrafında şehrin bohemlerinin yeme-içme-eğlence mekanları yer alıyor. Her ayın son pazarı kurulan vintage pazarında her döneme ait, her tarza hitap edecek mobilyadan kıyafete kadar herşeyi bulabilirsiniz.

 

Milano’nun ve altın dörtgen’in lüks ve şaşaalı atmosferinden çıkıp, Navigli’nin doğal, samimi ve sıcak ortamına girerek, sokak tezgahlarında göz gezdirmek, basit ve sade ‘trattoria’larda enfes lezzetlerin tadına varmak, ve de sokak dondurmacılarından İtalya’nın meşhur kremalı dondurmasını tatmak kendinizi çok iyi hissettiriyor. Özellikle kanal manzaraları arasından gün batımını izleyip, bohem ve hip mekanlarında geceyi geçirmek, genç ruhlu dinamik bir Milano yaşamak için ideal bir seçim.

 

 

Milano’nun başka bir yükselen bölgesi ise Tortona. Eskiden endüstriyel bölge olan Tortona, 60’larda terkedilmiş, fakat 80’lerden sonra ev sahipliği yaptığı ‘Salone Internazionale del Mobile’ Mobilya Fuarının dünyaca üne kavuşmasından sonra yeniden doğmaya başlayarak, gözleri üzerine çekmeye başlamış. Yavaş yavaş açılan sayısız çağdaş sanat galerileri, moda evleri, model ajansları, kafeler ile fuar dönemi haricinde de moda, tasarım ve mimari gibi yaratıcı endüstirilerin mensuplarının doldurduğu bir merkez haline geldi. Milano’nun tarihi dokusu ve ağırbaşlı kimliği ile zıt bir karaktere sahip bu yeni bölge, özellikle Moda Haftası ve Tasarım Fuarı döneminde defileler, showlar, partiler ile şehrin en canlı bölgesi haline geliyor.

 

İtalyanın Gurme Lezzetleri…

Milano’luların vazgeçilmez bir ritüeli var: ‘aperitivo’. Herkes Saat 6 civari iş çıkışı bir trattoria, bar, ya da enoteca’ya gidip akşam yemeğinden önce ufak kanepeler eşliğinde şarap, martini ya da aperatif içkiler içiyor.

Milano’da inanılmaz çok iyi restoran, kafe, bar, enoteca alternatifi var ve seçim yapmak çok zor. Fakat Nobu, Trussardi, La Risacca 6, GOLD gibi ‘in’ mekanları tercih edecekseniz önceden rezervasyon yaptırmayı unutmamak lazım.

Proscicutto’lar, mortadella’lar, bresaola’lar, pizzalar, risottolar, tiramisu’lar ve tabiiki şaraplar, özellikle Brunello Di Montalcino’lar ve SuperTuscan’lar sizi bekliyor.

 

 

 

MİLANO ROTALARI

 

1.gün

 

Pasticceria Marchesi’de (via S. Maria alla Porta 11/A) bir kahvaltının ardından,  Milano’nun mihenk taşı olan Duomo Katedrali’ni ziyaret. Dünyanın en büyük gotik katedrali olan Duomo, Milano şehrinin yüzyıllarca kendine merkez aldığı kalbi. Tanrı’nın Milano’daki evi olan Duomo, 500 yıldan uzun bir sürede tamamlanmış. Bu muhteşem katedralin içini gezdikten sonra, 166 basamağı çıkıp, tepeye ulaştığınızda muhteşem bir Milano manzarası ile karşılaşacaksınız.

Ardından Milano ile özdeşleşen alışveriş için ‘altın dörtgen’de turlamadan olmaz tabi ki. Via Montenapoleone, Via della Spiga, Via Santo Spirito, Via Sant’Andrea ve Santa Maria Novella, Corso Magenta gibi yan sokakları dolaşarak, Dolce & Gabbana ve Tom Ford gibi moda öncülerinin mağaza ve vitrinlerinden son trendleri takip edebilirsiniz.

 

Yoğun bir yürüyüş ardından öğle yemeği molası için Bistrot Giacomo’yu (Via Pasquale Sottocrnbo 6), harika bir mağaza olan Aspesi’nin (Via Montenapoleone 13) avlusundaki restoranı ya da 10 Corso Como’nun (Corso Como 10) harika kafesini deneyebilirsiniz.

 

Yemek sonrası Carla Sozzani’nin yarattığı trendsetter konsept mağazası, kitapçı ve galeri olan 10 Corso Como sadece ilham almak için bile harika bir destinasyon. Asıl alışveriş için ise Corso Como’nun outleti (Via Tazzoli 3) uygun fiyatları ile çok daha akıllı seçim. Ardından Triennale Design Museum’u (Viale Emilio Alemagna 6) ziyaret edebilirsiniz. Akşam yemeği için yaratıcı ve orjinal bir restoran olan Home (Via Tortona 12) doğru adres.

 

Ardından Milano’nun ünlü opera binası La Scala’da (Via Filodrammatici 2) bir opera izleyebilirsiniz. Mimar Guiseppe Piermarini tarafından 1778 yılında inşa edilen neoklasik tarzdaki Teatro alla Scala binası Avrupa’nın en eski opera binası.  Bugüne kadar dünyanın en önemli operalarına ev sahipliği yapmış opera binasının hemen bitişiğinde bir de opera müzesi bulunuyor. Eğer opera için önceden bilet bulamadıysanız, gösteri başlamadan 10 dakika önce opera binasının hemen yanındaki sokaktan binaya girerek, en üst balkonda ayakta seyretme üzere her zaman bilet bulabilirsiniz, hem de çok daha uygun fiyata.

 

 

2.gün

Bvlgari otelin (Via Privata Fratelli Gabba, 7/b) harika bahçesinde kahvaltı ve sabah kahvesinin ardından, Santa Marie Della Grazie Kilisesi’nde (Piazza Santa Maria delle Grazie 2) yer alan Leonardo’nun muhteşem tablosu ‘Last Supper – Son Akşam Yemeği’ni görmeye gidin (Bu eseri görmek için birkaç hafta önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor). Ardından sanat, tasarım, fotoğraf ve modayı buluşturan konsept mağaza ve galeri Spazzio Rossana Orlandi’yi (Via Matteo Bandello 14/16) ziyaret edin. Eski bir kravat fabrikasından dönüştürülen bu mağazanın hem tasarım hem de moda bölümü var.

 

Saatler geçirebileceğiniz bu keyifli mağazadan çıkışta öğle yemeği için bir aile işletmesi olan, sadece 7 masalı, rezervasyon ve kredi kartı kabul etmeyen, ancak tüm zorluklarına değen Latteria San Marco’ya (Via San Marco 24) gidebilirsiniz. Tekrar alışveriş zamanı, bu sefer biraz eskilere uzanmak için Libri&Robe (Via Della Moscova 15) vintage mağazasında kıyafet ve kitapları gözden geçirdikten sonra yine bir vintage efsanesi olan Elio Ferraro Gallery’e (Via P. Maroncelli 1) uğrayabilirsiniz.

Ardından rotanızı Duomo meydanına çeivirip, hemen yanında yer alan Milano’nun en önemli binaları arasında sayılan Galleria Vittorio Emanuele II’e gidebilirsiniz. 1865 yılında yapılmış bu cam kubbeli bu muhteşem bina İtalya’nın en önemli markalarının mağazalarını barındıran bir pasaj. Pasajın içinde yer alan Recordi’de hem İtalyan ve dünya müziklerini bulabilirsiniz.

Ardından bir İtalyan klasiği olan ‘aperitivo’ molası için: Cafe Radetzky (Largo la Foppa 5) ya da ufacık ve bohem bir enoteca olan N’Ombra de Vin’de (Via San Marco 2) en güzel seçenekler.  Yeni bir Milano gurme cevheri olan Alla Cucina Economica akşam yemeği (Via Francesco Guicciardini 8) için çok ‘in’ ve keyifli bir adres.

 

 

3.gün

Milano’da geçirecek bir gününüz daha varsa Navigli’nin kanalları boyunca tüm gün keyifle dolaşabilir ve akşam şenlenen sokaklardaki küçük aile trattortia’larında yemek yiyebilirsiniz.  1277 tarihinde inşa edilmiş 50 kilometre uzunluğunda en eski kanal olan Naviglio Grande’nin iki yakasında kafeler, restoranlar özellikle Pazar günleri cıvıl cıvıl oluyor. Genç ruhlu Navigli’de Acne, Rag & Bone gibi özgün tasarım butiklerinin sıralandığı Via Cardinale Ascanio Sforza caddesi ve Ripa di Porta Ticinese civarı özellikle keşfe değer. Roma imparatorluğundan kalma 16 sütunun başlattığı ana cadde Corso di Porta Ticinese etrafında şehrin bohemlerinin yeme-içme-eğlence mekanları yer alıyor. Her ayın son pazarı kurulan vintage pazarında her döneme ait, her tarza hitap edecek mobilyadan kıyafete kadar herşeyi bulabilirsiniz. Özellikle kanal manzaraları arasından gün batımını izleyip, bohem ve hip mekanlarında geceyi geçirmek, genç ruhlu dinamik bir Milano yaşamak için ideal bir seçim.

 

 

 

 

 

Şehir Dışı Rotalar

Eğer şehir dışına çıkmak isterseniz İtalya’nın ünlü göllerinden Milano’ya yakın olanları ziyaret etmek, hatta konaklamak çok keyifli bir alternatif olabilir:

 

Como Gölü

Como Gölünde ise efsanevi Villa D’Este (Via Regina, 40), Relais Regina Teodolinda (58 Via Vecchia Regina), Villa Flori (Via Cernobbio 12), Hotel Villa Stupenda (3 via per Lecco) Hotel du Lac (Piazza Massini 32, Bellagio) Relais Regina Teodolinda (Via Vecchia Regina, 58), Relais Villa Vittoria (Via Vecchia Regina, 62), Grand Hotel Imperiale(Via Durin) veya Hotel Ristorante Taverna Bleu (Via V. Puricelli 4, Sala Comacina)’de konaklayıp, Locanda dell’Isola Comacina (Isola Comacina, Sala Comacina), Harry’s Bar (Piazza Risorgimento, Cernobbio), Il Gatto Nero (Via Monte Santo 69, Cernobbio), Trattoria Del Vapore (Via Garibaldi 17, Cernobbio), Navedano (Via Giuseppe Velzi), Ristorante Silvio (12 Via Carcano, Bellagio),  Ristorante Mistral (1 Via Roma, Bellagio) veya Pesa Vegia (7 Piazza G. Verdi, Bellona)’da yemek  yiyebilirsiniz.

 

Maggiore ve Orta Gölleri

Maggiore ve Orta göllerinde ise Isola Bella Bahçesi ve Isola dei Pescatori’yi ziyaret ederek, Hotel Verbano (Via Ugo Ara 2, Isola dei Pescatori), Grand Hotel des Illes Borromees ( 76 Corso Umberto I, Stresa), Hotel Pironi ( 35 Via Marconi, Cannobio), Villa Crespi (18 Via G. Fava, Orta San Giulio), Grand Hotel Majestic (Via Vittorio Veneto 32, Pallanza), Grand Hotel des Iles Borromees (Corso Umberto I 67)’de konaklamak, ve Piccolo Lago (87 Via Filippo Turati, Verbania Fondotoce), Ristorante Milano (2 Corso Zanitello, Verbania) veya Ristorante Casa Bella (1 Via del Marinaio, Isola dei Pescatori)’de harika bir yemek yemek mümkün.

 

Garda Gölü 

Garda Gölü’nde  Grand Hotel a Villa Feltrinelli (Via Rimebranza 38/40, Gargnano) Villa Arcadio Hotel (2 Via Palazzina, Salo), Lefay Resorts & Spa (Via Feltrineli 118, Gargnano) ya da göle 10 dakika mesafede Villa Cordevigo Wine Relais’de konaklamak, ve La Tortuga ( 5Via 24 Maggio, Gargnano) Ristorante Taverna Kus ( 14 Contrada Castello) veya Ristorante Osvaldo ( 5 Piazzale Marinai d’Italia)’da harika bir yemek yemek mümkün.

 

 

Mimari ve Sanat Adresleri

Teatro alla Scala, Piazza alla Scala, www.teatroallascala.org / Dünyanın en ünlü opera binası olan La Scala 1778’de kapılarını açtığından beri tüm opera sanatçılarının sahne almak için can attığı mabed. Yer bulmak epey zor ve fiyatlar epey pahalı.

Grande Museo del Duomo, Piazza del Duomo, 12 / 14. Yüzyılda yapımına başlanan ve inşaası 500 yıldan uzun süren Neo –Gotik ve Barok mimarinin harika bir örneği. 52 ihtişamlı sütun üzerinde yükselen katedralin dışının ise 3500’den fazla heykel, ve 135 kulecik çevreliyor.

Santa Maria della Grazie Manastırı, Piazza Santa Maria delle Grazie 2 / UNESCO koruması altındaki 15. Yüzyıl manastırı, Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosuna ev sahipliği yapıyor. İnternet üzerinden önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

Galleria D’arte Moderna Modern Sanat Müzesi, Via Palestro, 16 / Neo klasik mimarideki bir villanın içinde son iki yüzyıla ait Modigliani, De Chirico, Van Gogh, Cezanne, Picasso, Matisse, Mondrian ve Kandinsky gibi ustaların eserleri sergileniyor

Triennale di Milano Çağdaş Sanat ve Tasarım Müzesi, Viale Alemagna, 6 / Sempione Parkı içinde yer alan müze Milano’nun çağdaş sanat adresi. Binası başlı başına bir eser gibi olan müze hem sabit koleksiyonu hem de değişen sergileri ile görülmeye değer.

Fondazione Prada Çağdaş Sanat Galerisi, Via Fogazzaro, 36 / Tarihi binanın içerisinde Rem Koolhaas ve OMA’nın tasarladığı çağdaş sanat galerisi, Steve McQueen, Anish Kapoor, Marc Quinn gibi sanatçıların eserlerini sergilerken, Wes Anderson’un tasarladığı Bar Luce’ye ev sahipliği yapıyor.

Pinacoteca di Brera Sanat Galerisi, Via Brera, 28 / 17. Yüzyıldan kalma binalarda Mantegna, Bellini, Rafaello, Caravaggio ve Tintoretto gibi ustaların yağlı boya eserlerine ev sahipliği yapıyor.

Museo del Novecento, Piazza del Duomo, Palazzo dell’Arengario, Via Guglielmo Marconi / 20. Yüzyılın önemli heykeltraşlarından Marino Marini’nin bağışladığı heykel koleksiyonunu sergileyen müze.

Poldi Pezzoli Müzesi, Via Alessandro Manzoni, 12 / Giacomo Poldi Pezzoli’nin 14. ve 17. Yüzyıllara ait sanat ve silah koleksiyonundan eserler sergileniyor.

Basilica Santa Maria Novella Kilisesi, Corso Magenta, 22

Fondazione HangarBicocca Çağdaş Sanat Galerisi, Via Privata Chiese 2,

Kaufmann Repetto Çağdaş Sanat Galerisi, Via di Porta Tenaglia 7

Leonardo da Vinci National Museum of Science & Technology, Via San Vittore, 21

Palazzo Reale Sanat Müzesi, Piazetta Duomo, 12

Emi Fontana Sanat Galerisi, Viale Bligny, 42

Pinacoteca Ambrosiana Sanat Galerisi, Piazza Pio XI, 2

Pinacoteca del Castello Sforzesco Sanat Galerisi, Piazza Castello,

Bagatti Valsecchi Müzesi, Via Gesù, 5

Archaeological Museum, Corso Magenta, 15

Museum of Cinematography, Manifattura Tabacchi, Viale Fulvio Testi, 121

Museum of Art and Science, Via Quintino Sella, 4

Pirelli Skyscraper, Via Fabio Filzi 2,

Stazione Centrale, Piazza Duca d’Aosta

 

 

 

Milano Takvimi

Tüm yıl boyunca ziyaret edebileceğiniz Milano, Şubat’ta Milano Moda Haftasına, Nisan’da ‘Salone del Mobile’ mobilya fuarına, Eylül’de Brocantage antika fuarına ve 7 Aralık koruyucu aziz Saint Abrogio gününde La Scala operasının açılışına ev sahipliği yapıyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

Yazının başına dönmek için tıklayınız

 

1 comment

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir