MALAGA – ENDÜLÜS İZLENİM&ROTALAR

İspanya’nın 150 km’lik ünlü Costa del Sol -Güneş Sahil şeridinde yer alan, Sevilla’dan sonra Endülüs’ün en büyük ikinci şehri olan Malaga, modern bir liman kenti.

 

Ününü Pablo Picasso’nun doğum yeri olmaya borçlu Malaga, bir yandan kültürel miraslar ve şehrin dört bir yanına serpiştirilimiş Picasso dokunuşları dolup taşan otantik bir havayı korurken, diğer yandan göz alabildiğince uzanan sahili, şık restoranlarındaki eşsiz lezzetlleri ile canlı ve enerjik bir atmosfere sahip.

 

Endülüs bölgesine yapılan yolculukların giriş kapısı sayılan Malaga, Pablo Picasso’nun yanı sıra Antonio Banderas’ın da doğum yeri. Malaga’nın batısında 54km, doğusunda ise yaklaşık 100 km’lik kumsal şeridi uzandığı için deniz ve eğlence odaklı keşiflerin de merkezi.

 

Malaga, deniz kenarında olması nedeniyle üç bin yıllık tarihi içinde hep önemli bir liman ve ticaret kenti olmuş. İlk ismi Malaca. “Malac” kelimesinin “tuz” anlamına gelmesi ve bölgede balık tuzlamanın önemli bir iş kolu olması, bu ismin tarihini daha da inandırıcı kılıyor. 711’de Endülüs egemenliğinde önemli bir liman kenti olarak varlığını sürdüren Malaga, 1487’de Kraliçe Isabella ve Ferdinand’a son teslim olan kentlerden biri olmuş. Restore edilerek korunan pek çok yapı, sokaklarında yürürken Malaga’nın zengin tarihiyle yüzleştiriyor insanı.

 

 

 

 

 

 

MALAGA ROTALARI

Gibralfaro Kalesi: 14. yüzyılda Granadalı I. Yusuf tarafından yaptırılan Gibralfaro Kalesi şehrin en yüksek noktasında yer alıyor. Dönerek yükselen sokaklardan ve merdivenlerden çıkılan kaleden şehrin genel görüntüsü çok etkileyici. yapıldığı dönem deniz feneri olarak da kullanılan kalenin ismi de bu özelliğinden geliyor: “gebel-faro” denizfeneri (ışıkevi) kayası demek. Kraliçe Isabella ve Ferdinand dönemindeki Malaga kuşatmasında üç ay boyunca direnişçilerin merkezi olan kale, ancak açlık sorunu başlayınca teslim olmuş. Bu yüzden yapı, şehirde direnişin simgesi.

 

Picasso Müzesi (Museo Picasso, Calle de San Agustian)
Malaga’nın Yahudi Mahallesi’nde yer alan restorasyonu yeni tamamlanmış Palacio de Buenavista’da yer alan Picasso Müzesi, Malaga’yı sanatseverler için çok özel bir destinasyon yapıyor. Müze sanatçının içlerinde çizimlerin, yağlıboya tabloların, skeçlerin ve heykellerin de olduğu 200’den fazla pahabiçilmez eserine ev sahipliği yapıyor. Plaza Merced Meydanı’nda yer alan pek çok galeride de Picasso ile ilgili bir etkinliğe rastlamak mümkün.. Ancak ressamın doğduğu şehre ve ülkeye fazla sevgi beslediğini söylemek zor. Bu nedenle de hayatının büyük bölümünü ülke dışında geçirmiş.

 

Teatro Cervantes: Malaga’nın bir başka önemli yapısı da Teatro Cervantes. Bu tiyatro binası yine Malaga doğumlu bir başka sanatçı olan Antonio Banderas’ın da rol aldığı oyunlara da sahne oluyor. Yapı, geçtiğimiz yıllarda restore edildi.

 

Malaga Katedrali: Şehrin 1528 yılında Ferdinand ve Isabella tarafından feth edilmesinden sonra, 1528-1782 yılları arasında bir camiinin yerine inşa edilen Malaga Katedrali’nin güney kulesi hala bitirilememiş. Aslında orijinal planında iki kulesinin olması öngörülmüş, ancak kaynak yetersizliğinden dolayı bir tanesi tamamlanabilmiş. Zaten Malagalıların katedrale “La Manquita” yani “küçük kollu minik” demeleri de bu yüzden…Katedralin içi Rönesans ve Barok mimarisinden etkiler taşıyor. Katedralin yakınlarındaki Calle Larios, aynı zamanda modern Malaga’nın kurucusu sayılan Larios’un da adını taşıyan cadde, önemli bir alışveriş ve yaşam merkezi. 2002’de trafiğe kapatılan cadde bizim İstiklal Caddesi’ni andırıyorsa da, bizim nostaljik tramvayın tadı apayrı.

 

The Alcazaba: Birçok Endülüs şehri gibi Malaga da İslami eserleriyle gurur duyar. Şehrin başta gelen İslami eserlerinden biri de Alcazaba’dır. 11. yüzyıldan kalma galeri ve bahçeler egzotiklikte birbiriyle yarışır. Yasemin kokuları arasında bahçivanların çalışmasını keyifle izleyeceksiniz.

 

Museo Carmen, Thyssen, Calle Companla 10
16yy’dan kalma sarayda 19 yy İspanyol ve Endülüs sanat eserleri sergileniyor.

 

The Centro De Arte Contemporaneo: 2003 yılının Şubat ayında açılan bina, 1930’lardan kalma bir pazarın renovasyonu olarak inşa edilmiş, çağdaş sanat eserleri sergileniyor.

 

Museo del Vidrio y Cristal, Plazuela Santisimo Cristo de la Sangre 2 /Sergilenen cam ve Kristaller görülmeye değer

 

The Fundacion Picasso Museo Casa Natal: Antonio Banderas 1960’da burada doğmuş ve yine burada tiyatro okuluna gitmiş. Picasso ise “Plaza de la Merced” yakınlarında bir evde doğmuş. The Fundacion Picasso-Museo Casa Natal, sanatçının eserleriyle dolup taşmıyor; ama birçok hatıranın kalbi…

 

Antigua Casa de Guardia, The Orellana ve El Barril del Místico görülebilir. La Concepción, 19. yüzyıldan kalma çok güzel bir bahçe. Zamanında Malagada yaşayan aristokrat bir çift olan Amalia Heredia Livermore ve Jorge Loring Oyarzabal tarafından yaptırılmış.

 

Malaga’yı gezmenin en iyi yolu amaçsızca yürümek… Nereye bakarsanız bakın bohem bir yaşam stilinin izlerini göreceksiniz. 18. yüzyıldan kalma pembemsi kiremitli evler, cıvıl cıvıl Plaza de la Constitucion, civarda yer alan rengarenk lokal dükkanlar ve antika takılar satan dükkanlar, arabaların girmesinin yasak olduğu Calle Marqués de Larios, şehrin buluşma noktası olan Zona La Malgueta’da akan yavaş yaşam, hepsi deneyimlemeye değer. Şehrin ana pazarı Mercado De Atarazanas’ın girişinde “Tek fatih Tanrı’dır” anlamına gelen Arapça bir yazı göze çarpıyor.

 

Malaga’nın çağdaş yüzünü yaşamak için ise, 2012’de açılan yepyeni limanını ve de Angel Asenjo tarafından tasarlanmış ultra modern Palacio de Ferias y Congresos kongre merkezi binasını görmeye değer.

 

Kumsallar: Şehrin doğusunda şehrin en canlı kumsalı La Malagueta’ya gidebilirsiniz. Pedregaleo ve “Malagueño”luların balık ve paella için gittikleri El Palo diğer alternatifler…

 

 

Malaga Lezzetleri
Malaga’da iken mutlaka yapılması gereken Akdeniz mutfağının lezzetlerine dalmak. Yerel lezzetler arasında Paella, İspanyol omleti, baharatlı sosis, tapas, gazpacho (acılı sebze çorbası), Sangria ve Malaşa şarapları yer alıyor. Malaga İspanya’da yemek yemek için en doğru şehir. Malagalılar (Malaguenos) yemeklerini, restoranlarını ve kafelerini çok sever. Neredeyse sonsuz seçenekteki mezeler (tapas) ile süslenmiş bir öğlen yemeğini saat 15:00’e kadar, (daha sonra siesta nedeniyle barlar dahi kapanıyor) hemen her köşebaşında yiyebilmek mümkün.Tapas dünyasından seçmeler ise: Fritura de pescada (kızarmış balık ve deniz ürünleri, üzerinde limon gezdirilmiş), Salpacion de mariscos (farklı deniz ürünlerinden yapılmış, soğan, balsamik sirke ve kırmızı biberle şenlendirilmiş soğuk salata), almendras fritas (kızarmış tuzlu badem), banderillas (küçük şişlere geçmiş deniz ürünleri, soğan, zeytin, sebze çubukları; bir seferde yenmeli), albondigas (domantos soslu bir köfte)…

 

 

Malaga Takvimi
Malaga ılıman iklimi ile tüm yıl boyunca ziyaret edilebilse de, en güzel zamanlar ilkbahar ve sonbahar.
Ocak ayında Malaga Uluslararası Tiyatro ve Çağdaş Müzik Festivali, Şubat ayında Malaga Karnavalı, Nisan ayında Klasik Müzik Festivali, Malaga Festivali ve de İspanyol Film Festivali, Temmuz ayında müzik ve tiyatro festivali olan ‘Festival Terral’ gerçekleşiyor. Malaga’nın en canlı zamanı Ağustos. Ağustos’un üçüncü haftası yapılan geleneksel Feria de Verano festivalinde, halk yerel kıyafetlerini giyip, flamenko çalgıcıları ve dansları eşliğinde sokaklara dökülüyor. Yörenin en güzel atları da dönemde sergileniyor. Eylül ayında ise Malaga Flamenko Bienali, Ekim ayı Picasso ayı, Kasım ayında Malaga Uluslararası Caz festivali, ‘Fantasy Cinema ve Science Fiction’ haftaları gerçekleşiyor.

 

 

 

 

 

Yolculuk Terapisi Endülüs Rehberleri:

 

 

 

Yazının başına dönmek için tıklayınız

 

Zeynep Boneval

1 comment

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir