KİMOLOS ADASI

Ege’nin Gümüş Ufaklığı: Kimolos Adası

 

Daha önceden adını bile duymadığımız Kimolos adası, 2017 Yunan Adaları gezimiz sırasında keşfetme şansını bulduğumuz, ve ufacık olmasına rağmen kalbimizi fethetmeyi başaran, muhteşem altın kumsallar ve berrak turkuaz denize sahip, inanılmaz karatkerli bir ada.

 

Milos’un hemen karşısında yer alan Kimolos için adalılar ‘My Kimolos, My Heaven – Benim Kimolos’um – Benim Cennetim’ diyor. Hiç te yanılmıyorlar.

 

Milos’un Pollonia balıkçı kasabasından günde birkaç kez kalkan arabalı feribotlar ile yarım saat içinde ulaştığınız adaya daha yaklaşırken tebeşir gibi beyaz rengi sizi şaşırtıyor.

 

Ortaçağ’da denizciler adayı gümüş anlamına gelen ‘Argentiere’ ismi ile çağırımış. Ada zaten ismini Antik Yunanca ‘beyaz taş’ anlamına gelen ‘Kimolos’tan alıyor.

 

Çeşit çeşit çiçekler, bitkiler, çayırlar, yosunlar, mercanlar, deniz kestaneleri, foklar, yunuslar ve deniz kaplumbağaları ile çok zengin bir flora, fauna ve deniz altı yaşamına sahip Kimolos.

Nispeten düz ayak olan girintili çıkıntılı adanın etrafı irili ufaklı birçok koy ile çevrili ve her koyda turkuaz renkli denizi pırıl pırıl ve tertemiz.

 

Adanın yüksek bir tepesinde yer alan merkezi Chorio ve içindeki ufacık Ortaçağ kale köyü Kastro, daracık laibrent gibi yokuşları ve eski taş konakları ile şiir gibi bir kasaba.

İnsan Yunan adalarına gidince Türk sahil kasabaları ve adaları arasındaki medeniyet, etrafını güzelleştirme, temizlik, sessizlik, çevreye saygı farkını düşünmeden edemiyor. Bu ufacık ada bile çiçek gibi bezenmiş tertemiz meydan ve sokakları, balkonlar, pencere ve kapı önleri, merdiven kenarlarında saksı veya tenekelerden fışkırmış renk renk sardunya ve yaseminleri, kuraklıkta bile yeşermeyeyi başardıkları çam, sedir, zeytin ve zakkum ağaçları, tüm restoran ve ıssız plajlarda bile tertemiz tuvalet ve duşları, her yerde güleryüz ile elinden gelenin en iyi şeklinde yardımcı olan insanları ile öyle medeni ki.

Sanıyorum burada kimse bizdeki gibi çekirdek çıtlatmıyor, ya da çıtlatıyorsada kabuklarını yere atmıyorlar, ne de olsa kendi sokakları, meydanları, sahilleri değil mi? İnsan kendisinin zevk aldığı, yaşadığı veya tekrar ziyaret etmek istediği yeri kabuklar ve çöpler ile pis bırakır mı hiç?

 

Evet birkaç bar var, ancak sokaktan yürüyenlere, etrafta evi olanlara, ya da otellerde konaklayanlara saygı ile, barların müziği kapısının önünden bile duyulmayacak kadar alçak sesli. Bizimkiler gibi bangır bangır değil.

 

Evlerin kapılarında kilit yok, medeniyeti ve birbirine güveni düşünün işte!

 

Yaşamayı seven, hayattan zevk almayı bilen, doğal, içten, mutlu, tasasız, hırsı olmayan, kendiyle ve hayatla barışık Yunanlılar önce kendilerine, sonra birbirlerine, sonra misafirlerine, ve tabii ki yaşadıkları yere saygı ile adalarını bal dök yala temizlikte, cillop gibi pırıl pırıl, çiçek gibi tutmayı bliyor ve başarıyorlar.

Beyaza boyalı içiçe geçmiş evlerin, çiçeklerle bezenmiş mavi ahşap pencere ve kapıları ile Kastro gerçekten dolaşması çok keyifli bir Hora. Çivit renkli kubbeleri ve çan kuleleri ile kiliselerin de bir hikayesi var: ada Osmanlı hükümdarlığı altındayken, Kimolos’un çan kulelerini o kadar beğenmiş ki, sadece bu adanın çan kulelerinin yıkılmamasını emretmiş, ve böylece adada orjinal kuleleri görebiliyorsunuz. Panagia Odigitria hem mimarisi hem de yüzyıllardır hiç susmamış çanları ile görkemli bir katedral.

Kale duvarları içinde dolaşırken Portares isimli tarihi taş kapılar ile kalenin antik iç ve dış duvarları arasındaki geçişleri görebiliyorsunuz. Hepsi birbirinden özenli seramik, heykel, resim, ahşap oyma, tekstil, kilim gibi el işi ürünler satan butikler, minik kafe, taverna ve barların içlerine girdiğinizde, kale duvarlarını arasında geçişi sağlamak için evlerin taş duvarlarının nasıl birbirine geçişli inşaa edildiğini keşfedebiliyorsunuz. Tarihi duvarları aynen orjinali gibi bırakmışlar.

 

Adanın kuzeybatısında yer alan Skiadi isimli mantara benzeyen dev bir kaya yer alıyor. Bir platonun ortasında yer alan rügzar ile oluşmuş bu doğal anıt nefis Ellinika, Mavrospilia, Athinia plajları ve Milos adası manzaraları sunuyor.

KİMOLOS PLAJLARI

 

Adanın her yeri koylar ve plajlar ile çevrelenmiş.

 

Aliki, Bonatsa, Kalamitsi koyları, altın kumsalları, ılgın ağaçları ve keyifli taverna ve plaj kafeleri ile harika plajlar. Merkez Chorio’ya ve Psathi Limanına en yakın olan koylar oldukları için en popüler ve kalabalık koylar. Hepsi korunaklı olduğu için rüzgar nereden eserse essin gidebilirsiniz.

 

 

Ancak adanın şüphesiz baş tacı bembeyaz kumsalı, turkuaz renkli denizi, korunaklı koyu ve karşısındaki adacık manzaraları ile Prassa! Agios Georgios kilisesinin bulunduğu kayalığın altında denizin içinde yer alan mağaralarda Akdeniz foklarını görebiliyorsunuz. Özellikle sonbaharda çiftleşme döneminde birkaç tanesine rastlama şansınız çok yüksek. Prassa’da ufacık bir kafe, şezlong ve şemsiyeler yer alıyor.

 

 

Psathi, Kimolos adasının limanı, ancak aynı zamanda harika bir kumsal plaj.

 

Karas gençlerin ve dalışseverlerin tutkunu olduğu bir plaj.

 

Yanyana sıralanmış Dekas, Ellinika ve Mavrospilia plajlarından Dekas adanın sebze meyve bahçesi, Ellinika’da batık antik kenti ve mezarları görebilirsiniz, Mavrospilia ise gün batımları ile ünlü.

 

Klima, Rema ve Psathi kuzey rüzgarı Poraz estiği zaman, Soufi, Monastria, Ormos ve Kastro güney rüzgaraı Lodos estiği zaman güzel olan şezlong ve şemsiyeli koylar. Rüzgarın yönüne göre hangisine gideceğinize karar verebilirsiniz.

 

Rema denizden yükselen kayalar ile çevrelendiği için harika manzaralar sunan doğal bir yüzme havuzu gibi. Deniz ile kara arasında fil hortumu gibi şekiller ve köprüler oluşturan bu kayaların altında ise keşfedilecek birçok doğal mağaralar yer alıyor.

 

Glifada, Livadaki, Pigados ise korunaklı ancak tamamen bakir ve ıssız güzel koylar.

 

Adanın kuzey burnunda yer alan Gerakia ise harika bir mağaranın içinde yüzebildiğiniz veya yürüyebildiğiniz orjinal bir kaya oluşumuna ev sahipliği yapıyor.

 

Agioklima, Therma, Mersinia ve Zefokalamo plajları ise doğal sıcak su kaynaklarına termal sulara ev sahipliği yapan plajlar.

 

Kimolos’tan tekneniz veya günübirlik tekne turları ile ulaşabileceğiniz Poliegos adacığı ise, üzerinde yaşam olmayan egzotik mavi denizi, vahşi kayaları ve mağraları, altın kumsalları ile el değmemiş bir deniz cenneti. Burada ziyarete değer koyler: Pano Myrsini, Kato Myrsini, Panagias Avlaki, Faros, Amoura.

 

RESTORANLAR

Ufacık bir ada olmasına rağmen Kimolos’un gelişmiş bir mutfak kültürü ve kendine özgü lezzetleri var: domates, zeytin ve soğanlı ekşi maya ekmeği Ladenia, lokal yumuşak peyniri Xino, keçi peyniri Manouri, Schinokokos krakerleri ve adanın kendine has balı.

 

  • Kimolia, Prassa Plajı
  • Bonatsa Beach Bar, Bonatsa Plajı
  • Blue Tavern – Aliki (Kimolos Blue içinde) Plajı
  • Windmill Café & Bar, Psathi ile Chorio arasında
  • Stou Fragouli Taverna, Chorio
  • Tokaniski Taverna, Chorio
  • Avli Samblou Restoran, Chorio

 

 

OTELLER

The Windmill, Psathi ile Chorio arasında

The House in the Castle, Chorio

Milaki Kimolos, Psathi

Psathi Blue, Psathi

Echinousa Apartments, Psathi

Hotel Kimolis, Psathi

Alikaki Kimolos, Aliki

Kimolos Blue, Aliki

Sardis Rooms, Aliki

Bonatsa Beach House, Bonatsa

Hotel Bonatsa, Bonatsa

Hotel Kimolia GI, Prassa

Τhalassa Beach House, Τhalassa

 

 

BUTİKLER

Arzantiera Butik, Chorio

Kimolithos, Chorio

 

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval