KEFALONİA ADASI

 

 

Yunanistan ile İtalya arasında İyon denizinde yer alan İyon takımadaları arasındaki en büyüğü olan Kefalonia (Cephalonia) uzun yıllar uyuyan bir güzeldi. Ancak adanın kaderi Kaptan Corelli’nin Mandolini filmi ile değişti. Adanın yemyeşil doğasını ve nefes kesici manzaralarını milyonlarca izleyici ile buluşturan film sonrası yoğun ziyaretçi akınları ile takımadalar arasında en hızlı gelişen ada Kefalonia.

Kuzeyde yeşilliklerin arasında cennet bir koyda yer alan Fiskardo limanı, minicik yarımadayı taçlandıran kalesi ve pastel renkli evleri şiir gibi Assos köyü, virajlı yollarda denize dimdik inen kayaların arasında bembeyaz kumsalların oluşturduğu dramatik manzaralar ve Myrtos gibi görkemli rüya plajlar, güneyde Ainos dağları ve doğal parkı, Antisamos ve Poros arasında sadece kayıklar ve tekneler ile ulaşabildiğiniz el değmemiş sahiller, güneşte ışıl ışıl parlayan kaya duvarları ile Melissani yer altı mağara göleti gibi doğa harikaları, yemyeşil çamlar, selviler ve zeytinler ile bezenmiş yollar, pırıl pırıl masmavi gökyüzü, ve uçsuz bucaksız uzanan denizin mavi, lacivert, zümrüt, lapis ve turkuaz renkleri ile doğanın coşkusu…

Tüm gelişimine rağmen mistik, nostaljk ve bakir atmosferini korumayı başarıyor şimdilik Kefalonia.

 

Kalabalıklar güneyde Lourdata ve Skala arasındaki sahillere yönelirken, daha bakir deneyimler için rotanızı Yunanlıların gözdesi olan batıdaki yarımada kısmına veya kuzeydeki selvi kaplı tepe köyleri ve balıkçı köylerine çevirin.

 

Kefalonia büyük bir ada olduğu için keşfetmek için araç kiralamanızı tavsiye ediyoruz.

 

Kefalonia Rotaları

1.Gün

Adanın merkez olan Argostoli’den her yarım saate bir kalkan arabalı feribot ile Lixouri’ye geçin.

 

Eğer tesisli plaj seviyorsanız Xi PLajı adresiniz. Burada Sparos plaj kulübünde güneşlenebilir, Nisoi Vardianoi Taverna’da kahvenizi içebilir veya deniz mahsülleri yiyebilirsiniz.

Biraz daha bakir deneyimler yaşamak isterseniz Kounopetra burnunda yer alan Vrahinari plajındaki Remetzo taverna ve önündeki mini bar’da kahvenizi içebilir, şezlong ve şemsiyeleri kiralayıp deniz keyfi yapabilirsiniz.

 

Ya da Vatsa plajında Spyros Taverna’da hem kahvenizi içebilir hem de denize girebilirsiniz.

Tamamen bakir bir deneyim için ufacık bir koy olan Lagadakia’nın ıssız plajında denize girip, yol üzerindeki manzaralı Mandrakia Taverna’da kahvenizi içebilirsiniz.

 

Eğer nefes kesici deniz manzaralarına nazır bir rota izlemek istiyorsanız, Gerogombos burnundan, denizden 100 metre yükseklikteki bir tepe üzerine inşaa edilmiş Kipoureon Manastırına giden toprak yolu takip edin.

Eğer bakir dağ köyleri keşfetmek isterseniz de Lixouri’den Rifi’ye doğru uzanan, sadece 12 haneli Parisata köyü üzerinden giden toprak yolu takip edin.

 

Kayaların arasından bir anda karşınıza çıkan bembeyaz çakıl taşlı Petani koyu gerçekten tropik bir cennet. Buradaki La Vida Loca, Ksouras veya Erasmias tavernalar da hem şezlong ve şemsiyeleri ile deniz, hem lezzet ve kahve keyfi sunuyor.

Tamamen kendinize ait bir deniz keyfi yaşamak istiyorsanız Petani’den hemen önce toprak yoldan ulaşılan kayaların arasında sıkışmış ufacık bakir Agia Eleni koyu sizin için ideal.

 

Öğle yemeği için Atheras koyunda denizin kıyısında yer alan Drosos Taverna’da sahibinin günlük tuttuğu balıklardan veya çiftliğindeki hayvanlardan hazırladığı muhteşem ızgaraların tadına bakabilirsiniz.

 

Ya da Agia Kyriaki plajında yüzdükten sonra Zola köyünde deniz manzaralarına nazır Kalyva tou Psara Tavernada taze deniz mahsülleri yiyebilirsiniz.

Akşamüzeri Kipoureon manastırı yolu üzerindeki Stathis Taverna, uçsuz bucaksız deniz manzaraları ve nefes kesici bir  gün batımı keyfi sunuyor. İçkinize enfes midye buğulaması eşlik edebilir.

 

Akşam Lixouri liman kasabasının ana meydanına yakın Gefyra ise nostaljik atmosferde geleneksel bir Ouzeria. Ouzo eşliğinde harika mezeler sunuyor.

 

 

 

2.gün

Bugün adanın kuzey batısı ve kuzeyini keşfetmek için yola çıkın.

 

İlk durak dimdik kayaların arasında hilal şeklinde uzanan Myrtos plajı. Turkuaz suları ve bembeyaz çakıl taşları ile dramatik manzaralar sunan plaj adanın en fotojenik noktası.

Denize girip, plajdaki barda bir kahve içtikten sonra, Assos köyüne doğru ilerleyin. Ufacık bir yarımadanın ana kara ile birliştiği boğazda yer alan Assos, yemyeşil çam, selvi, zeytinler ile kaplı tepeleri, kalesi ve pastel renki evleri ile şiir gibi bir köy.

Sokakları ve deniz kıyısını dolaşıp, kaleyi ziyaret ettikten sonra bakir ve ıssız deniz keyfi için daracık koylarda yer alan Dafnoudi, Kimilia, Emblisi plajlarından birisini seçebilirsiniz. Ancak bu bölgede öğle yemeği ve gün batımı için en güzel adres Alaties koyunun hemen üzerinde yer alan Aqua Bar.

Akşam adresiniz ise adanın en kuzey ucunda yer alan şık liman kasabası Fiskardo. 1953’deki büyük depremden hiç zarar görmeden kurtulan Fiskardo, çinilerle kaplı Venedik stili evleri ile adanın en şık adresi. Tavernalar ile çevrili yat limanı akşamları ışıl ışıl manzaralar sunuyor. Fiskardo’nun en ünlü tavernaları olarak geçen Tassi ve Vasso’s, artık turistik işletmelere dönüşmüş. Yemekleri, manzarası ve ortamı ile en beğendiğimiz restoranı, Yunan lezzetlerine yeni nesil yorumlar katan Panormos oldu.

Eğer geleneksel tavernada yemek istiyorum derseniz Fiskardo limanına tepeden bakan Nicolas Tavernayı veya limanda yer alan Elli’s Taverna’yı deneyebilirsiniz. Akşam içkisi için Le Passage doğru adres.

 

 

 

 

3.gün

Bugün adanın batısını keşfetmek için Fiskardo’dan dağ köyleri ve tepelerden geçerek güneye Divarata’ya oradan da Agia Efimia’ya doğru ilerleyin.

 

Sabah kahvenizi Agia Efimia’da Carena Cafe veya Dendrinos Beach Taverna’da içebilirsiniz.

Ardından bir doğa harikası olan Melissani mağarası ve göletini ziyaret edin. Dağlardan inen yerlatı sularının oluşturduğu bu sarkıtlı mağara, kayaların bir kısmının çökmesi sonucu rüya gibi bir yer altı göletinin ortaya çıkmasını sağlamış. Ufacık kayıklar ile mağaranın içine yaptığınız yolculuk sonrasında yemyeşi sulara güneş vurduğunda göleti çevreleyen yosun tutmuş kalker kayalara yansıyan ışık büyülü bir manzara sunuyor.

 

Eğer doğal mağaraları seviyorsanız, heykel gibi sarkıtlar ile bezenmiş Drogarati mağarası’nı da ziyaret edebilirsiniz. Damlataşlarından görsel bir şölen sunan mağara öyle büyük ve görkemli ki, zamanında ünlü soprano Maria Callas’ın konserine ev sahipliği yapmış.

 

Deniz keyfi yapmak için rotanızı sırtını çamlara yaslamış yemyeşil Anti-Samos Plajı. Kumsalda yer alan Acron ve Mohito yeni nesil plaj kulüpleri, AntiSamos Beach Club ise daha geleneksel bir taverna.

 

Eğer ıssız koylar keşfetmek istiyorsanız Anti-Samos ile Poros arasındaki bölgeyi toprak yoldan veya Sami’den kalkan kayıklar ile keşfedebilirsiniz.

Akşam adresiniz ise Sami liman kasabası. Yunan – İtalyan füzyon lezzetleri sunan Il Familia Restoran, Sami’nin en şık ve gurme akşam yemeği adresi. Gorgona Yunan lezzetleri, Rahati meze ve ouzo keyfi, Cosi Bar kokteyller, Spathis ise kahve ve tatlı için doğru adresler.

 

Kefalonia’da iken yemeklerinize eşlik etmesi için adanın en iyi şarapevleri olan Haritatos, Sclavos veya Gentilini lokal üzümlerden üretilen organik şaraplarını denemenizi tavsiye ederiz.

 

 

 

 

4.gün

Bugün Sami adasından kalkan tekneler ile Ithaka adasını keşfe çıkabilirsiniz. Ya da ertesi gün Lourdata koyundan kalkan feribotlar ile Zakintos’a gidecekseniz, adanın güneyindeki plajları keşfedip, tepe köyü Kastro’da Venediklilerden kalma kaleyi ziyaret edip, muhteşem gün batımı manzaralarına nazır Il Borgo Restoranda akşamüzeri kokteyli içebilir veya akşam yemeği yiyebilirsiniz.

 

Kefalonia Otel Önerileri

Emelisse Art Hotel, Fiskardo

Fiskardo Cottages, Fiskardo

Chalikeri Luxury Villas, Fiskardo yakınları

My Little Place on the Hill, Argostoli yakınları

White Rocks Hotel Minia Plajı

 

Ulaşım: Kefalonia’ya Yunan ana karasındaki Astakos veya Peloponnese yarım adasındaki Kyllini / Patras’dan vapur ile ulaşabilir veya Korfu adasından uçabilirsiniz.

 

 

Zeynep Atılgan Boneval