HAMBURG İZLENİM&ROTALAR


Hamburg: Aşklar gökyüzünde başlar, yeryüzünde yaşanır…

 

Hamburg’da en yakın arkadaşımın nikah törenine katıldığım sırada, nikah memuresinin bu güzel sözleri, benim için şehrin de sembolü haline geldi. 20 yıl önce ilk kez gittiğim Hamburg’u bu sefer çok daha özel ve anlamlı bir vesile ile ziyaret ettim. Ve gerçekten fark ettim ki, Hamburg yeryüzünde masalsı bir aşk yaşamak için ideal bir şehir.

 

Daha havalimanından çıkar çıkmaz sizi kartpostal güzelliği ile şaşırtıyor Hamburg. Yemyeşil ağaçların, rengarenk çiçeklerin içinde neredeyse kaybolmuş iki katlı tuğla evleri, dimdik inen kiremit çatıları, balkonlar ve camlarından fışkıran çiçekleri ile Hansel ve Gretel masalındaymışsınız hissi yaratıyor.

 

Şehrin içine doğru yol aldığınızda, her köşesinin ne kadar zarif ve estetik olduğunu görüyorsunuz; nehirlerin kenarına sıralanmış art-nouveau binalar, nehir boyunca ağaçların altında ilerleyen bisiklet ve yürüyüş yolları, gölün etrafında yer alan kafeler ve oturma köşeleri, gölde süzülen yelkenliler, sokaklarda yürüyen bakımlı ve zarif insanlar, hepsi şiirsel güzellikte…

 

Sanki Hamburg’lular şehrin her santimetre karesinin hakkını vermişler, değerini bilmişler ve hoşluklar ile bezemişler. Tüm meydanlar, caddeler, ara sokaklar, göl ve nehir kenarları, tüm evler ve arabalar bu kadar mı temiz, zevkli ve bakımlı olur? Gözü bozan tek bir mimari yapı ve anlamsız tek çivi yok. Nostaljik binalar ile cam ve metal ağırlıklı modern ve çağdaş mimari örnekleri birbirini gölgelemeyecek şekilde güzelce harmanlanmış. Son derece düzgün tasarımlara sahip tabelalar, reklam alanları, metro durağı girişleri ise bu uyuma saygı gösterir şekilde yerleştirilmiş. Gölü kendine merkez alan şehrin dört bir yanına nefes alma ve spor alanları serpiştirilmiş. Özellikle gölün etrafını dolaşan koşu yolu tüm dünyadan birçok maratoncuyu Hamburg’a çekiyor. ‘İşte insana saygılı medeni bir şehir planlamacılığı böyle olur’ dedirtiyor Hamburg insana!

 

 

Elbe ve Alster nehirleri arasında ye alan Hamburg Almanya’nın ikinci büyük şehri. Dünyanın önde gelen metropollerinden biri olmasına rağmen Hamburg, parkları ile yemyeşil ve içinden geçen nehir kanalları ile tıpkı Amsterdam, Stockholm ve Venedik gibi suyla içiçe masalsı bir güzelliğe sahip.

Almanya’nın en zengin nüfuslu kenti olmasının yanı sıra, Avrupa’nın en büyük tersanesi ve Almanya’nın en büyük limanı da yine bu şehirde yer alıyor. İşin şaşırtıcı yanı ise denize 100 kilomtere uzaklıkta olmasına ragmen, kanalları sayesinde her gün onlarca seyahat ve yük gemisini ağırlayan bir liman kenti olmayı başarması.  Ancak büyük bir tersane & liman metropolü olması şehri kaotik veya karmaşık hale getirmemiş, çevrili olduğu nehirler ve kanallar sayesinde şehir suyun huzurunu taşıyor. Kanallar üzerinde yer alan 2500 köprü ise şehre romantizm katıyor. Evet gerçekten 2500 köprü var Hamburg’da, ve bu sayı Venedik ve Amsterdam’daki köprü sayısından daha fazla.

Birçok dünyaca ünlü sanatçı ve tasarımcı yetiştiren Hamburg, Almanya’nın medya dünyasının da merkezi. Dünyaca ve yurt çapında önemli birçok yayın buradan doğuyor. Gastronomi’de de iddialı Hamburg, Almanya’nın en fazla Michelin yıldızlı restoranı bu şehirde. Mimari açıdan da çok yaratıcı bir çehreye sahip şehir. 19. yy’ın ortalarında şehri yakıp yıkan ‘Büyük Yangın’ ve 2. Dünya Savaşındaki bombalamalar sonucu neredeyse yeniden kurulan genç şehir, daha çok art nouveau ve modern binalara ev sahipliği yapıyor. Avrupa’nın en geniş kentsel dönüşüm projesi olan Hafencity ise şehre çok daha dinamik bir karakter kazandırdı. Tamamlandığında 155 hektarlık alanı kapsayacak Hafencity’nin gururu ise Elbphilharmonie konser salonu olacak. Takma ismi Elphi olan bu ultra modern bina, dünyaca ünlü mimarlık & tasarım ofisi Herzog & de Meuron imzası taşıyor. Elbe nehri kıyısında dev bir buz kütlesini andıracak şekilde yükselen Elphi 2016’da tamamlanacak, ve 110 metre yüksekliği ile Hamburg’un tek yüksek binası olacak.

Sonuçta Hamburg; estetik doku, doğal güzellikler, yaratıcı atmosfer ve yaşam kalitesinin kusursuz bir uyum ile bir araya geldiği bir şehir. Mimari ve doğal güzelliklerinin ve medeni insanlarının yanı sıra, benim için artık duygusal bir öneme de sahip Hamburg. Çok özel dostlarımın büyülü düğün seremonisine ev sahipliği yaparak, kalbimde taht kurdu …

 

 

 

 

HAMBURG ROTALARI

Şehir Merkezi
İhtişamlı ve görkemli Hamburg Belediye binası (Rathaus), Rönesans stili ön cepheleri ile etkileyici Senato ve Parlemento binalarının önündeki meydan şehrin güven sembolü, ve merkezi. Şehrin keşfe başlamak için en doğru nokta. Meydanın yakınlarında Hamburg’un en önemli kilisesi olan St. Michaelis yer alıyor. 17. yüzyıldan kalma Barok bir mücevher olan kilisenin kulesi inanılmaz şehir, kanal ve göl manzaraları sunuyor. Kilisenin altın sarısı ve beyaz iç dekoru ise bir kraliyet düğün pastasını andırıyor.

Kiliseyi gezdikten sonra Yeni Duvar (Neuer Wall) tarafına geçip, Neuer Wall, Jungfernstieg ve Gänsemarkt arasında oluşan yürüyüş ve alışveriş sevenler için adeta bir cennet olan Altın Üçgen’in keşfetmek mümkün. Alsterarkaden, Venedik stili kemerli bir alışveriş çarşısı, geniş bir kanal çevresinde dükkanlar ve kafeler yer alıyor. Mönckebergstrasse ve Spitaler Strasse üzerinde alışveriş merkezleri, dünya markalarının mağazaları ve küçük tasarım butikleri ile çok keyifli. Eppendorf ise şehrin şık butiklerle dolu bir başka caddesi. Schanzenviertel ve Marktstrasse genç tasarımcıların butikleriyle dolu. Neuer Wall bölgesi ise lüks alışverişin adresi. Dünyanın en ünlü tasarımcıların mağazaları için 1846’dan kalma Mellinpassage binasında tavan resimleri görülmeye değer. Hamburg’da çok az sayıda yer alan Barok binalardan birisi olan 1712’dan kalma Görtz Sarayı (Görtz Palace) ise hemen yanında. Ardından şehrin en kalabalık caddelerinden birisi olan Poststrasse üzerinde yürürken dikkatinizi ilk çekecek binalardan birisi eski Posta Ofisi binası. Bu dev tuğla yapı orjinal kulesi ile gerçekten etkileyici. Hamburg’da hava nasıl olursa olsun alışveriş keyifli sürebilsin diye binaları ve dar sokakları birbirine bağlayan ‘Passagen’ isimli pasajlar yaratmışlar. Bugün yağmur yağsa bile Gänsemarkt’a kadar ıslanmadan dolaşmak mümkün. Poststrasse üzerinde yer alan Galleria siyah beyaz modern bir şık bir pasaj. Ardından 1905’lerden kalma harika bir tarihi binada yer alan Kaufmannshaus, cam tavanlı avlusu ile keyifli bir kahve molası durağı. Nehir kenarında alışveriş ve kahve keyfi için ise Bleichenhof pasajı en gözde pasajlardan birisi. Neuer Gänsemarkt pasajının mottosu ise Yeme & İçme!

 

Hafencity

Eski Elbe tünelinden geçtikten sonra karşınıza Hamburg’un liman bölgesi olan Hafencity çıkıyor, bu bölge şehrin yeni gözdesi. 1800’lerin ortalarında bölge kalabalık ve kirlilik ve arkasından vuran kolera salgını sonrası terkedilmiş olan bölgelerin daracık sokaklarında bir yanda yarı ahşap yarı kagir küçükcük işçi kulübeleri diğer yanda tüccarların barok evleri yükselirmiş. Şimdi ise renove edilen tarihi binaları ve Speicherstadt (antrepo) bölgesinde yükselen tarçın renkli gotik binaları ile Hamburg’un yeni yaşam, iş ve kültür merkezi haline gelmiş. Eski kazan dairesi binası şık bir kafeye dönüştürülmüş. hem konserlere, hem de sergilere ev sahipliği yapan Kunstkompanie bölge sakinlerinin geliştirdiği bir kültürel girişim. Hafencity’de camdan yapılmış bir gemiyi andıran Unilever binası ve en batı noktasında yer alan dalgalı cam bina Oval Am Kaiserkai gibi çağdaş mimarinin orjinal ve çılgın örneklerine rastlıyorsunuz. Tarihi ve modern dokuyu birleştiren Elbe Filarmonik Orkestrası Salonu, Hamburg Akvaryumu, spor kulüpleri, park alanları ve alışveriş merkezleri ile cıvıl cıvıl ve canlı bir yaşam merkezi haline geldi. Hafencity’deki başka bir meraklı yolcu durağı ise Miniatur Wunderland minyatür dünyası. Muhteşem modellerden oluşan 6.500 m2’lik dünyada fantastik şehir Harz, Alpler, Avusturya, Hamburg, Amerika, İskandinavya, İsviçre ve Knuffingen Havalimanı bölümleri var, İtalya, Fransa ve İngiltere ise önümüzdeki yıllarda eklenecek yeni bölümler.

 

 

Diğer Hamburg Rotaları

  • Hauptbahnhof ve Deichtorstrasse arasında sayısız müze ve sanat galerisi bulunuyor.
  • Şehrin doğal güzelliklerini keşfetmek için ise Inner Alster Gölü boyunca yürüyüş yapmak, kanalların arasında tekne turu yapmak, Binnenalster gölünün kıyısında soluklanmak ve bir kahve molası vermek çok keyifli. Hagenbecks Tierpark’ta ise Almanya’nın en eski hayvanat bahçesi bulunuyor. Ayrıca Lokstedter Strasse’de yer alan Troparium’da yapay yağmur altında gezebilirsiniz. Grosse Elbestr. ve St. Pauli Landungsbrücken arasında yer alan Açıkhava Altona Balık Pazarı ise canlı lokal yaşamı görmek için görülmeye değer.
  • Yaz aylarında nehir kıyılarında yer alan plajlar, restoran ve kafeleri ile cıvıl cıvıl olan Hamburg’un keyfine doyum olmuyor. Özellikle sıcak günlerde nehir boyunca Strand Pauli gibi kafe/club tarzı mekanlar gençlerin uğrak yerleri arasında.
  • Bir zamanların gözde uğrak yeri, simdi ise daha cok ‘kırmızı bölge- redlight district’diye anılan Repperbahn ise tam bir kültür karmaşası. Almanya’nın en cok azınlık nüfüsuna sahip Hamburg’un tüm farklı kesimlerini burada görebilirsiniz.  Sabaha kadar uyumayan bu cadde görülmeye değer. Yan sokaklarına dalıp herhangi bir bara kendinizi atabilirsiniz. Ama lüks bir şey beklemeyin. Hatta bazı sokakalara kadınların girmesi bile yasak.
  • Sehrin entellektüel semti ise Schanze. Yaratıcı gençlerin ve bohem burjuvaların yaşadığı Schanze’de her yer café ve barlar ile cıvıl cıvıl…
  • Hamburg’un meşhur balıkpazarı Fishmarkt sabahın erken saatlerinde balıkçılar ve restorancılar ile dolup taşıyor. Eğer meraklıysanız Pazar sabah 6:00-11:00 arası ziyaret edip, günlük taze balıklardan hazırlanan salamura ringa, gümüşbalığı, tütsülenmiş yılan balığı ve kızartılmış balık çorbası gibi yerel lezzetleri tadabilirsiniz.

 

 

  • Nasıl Gidilir?

Lufthansa Hava Yolları ile 173 USD’den başlayan fiyatlar ile İstanbul-Hamburg uçuşları hakkında bilgi almak için:  www.lufthansa.com/fly/ucuz_ucuslar-istanbul-hamburg

 

MÜZELER ve PARKLAR
Höburger Kunsthalle, Glockengießerwall 1
MGK Museum für Kunst und Gewerbe, Steintorplatz
Bucerius Kunst Forum, Rathausmarkt 2
Deichtorhallen, Deichtorstraße 1–2
Ernst – Barlach Haus, Baron-Voght-Straße 50a
Hamburger Kunstverein, Klosterwall 23
Sammlung Falkenberg , Wilstorfer Str. 71
Kunstkompanie, Am Sandtorkai 56, Hafencity
Maritime Museum, Koreastrasse 1, Hafencity
Dialogue in the Dark, Alter Wandrahm 4, Hafencity
Erotic Art Museum, Bernhard-Nocht Strasse 69
Troparium, Lokstedter Str.
Miniatur Wunderland, Kehrwieder 2-4
St. Michaelis Church, Englische Planke 1

 

 

 

 

 

 

 

Yazının başına dönmek için tıklayınız

 

Zeynep Atılgan Boneval
Not: Selin Billi Mallinson ve Robert Mallinson’a katkıları için teşekkürler

1 comment

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir