GÖKÇEADA ROTALARI – PLAJLAR, KOYLAR VE REHBERLERİ

 

Ege Denizinin tertemiz sularının ortasında yer alan Gökçeada’yı çevreleyen 95kilometrelik sahil şeridi, çoğu bakir olan irili ufaklı akvaryum gibi muhteşem koylar ve kumsallara ev sahipliği yapıyor.

Volkanik yapısı sebebi ile özellikle adanın kuzeyi ve kuzeydoğusu dimdik tepeler denize duvar gibi iniyor ve aralarında sadece denizden ya da trekking yapılarak keşfedilebilecek birçok çakıl taşlı gizli koylar barınıyor. Nispeten düzlük olan güney sahillerinde ise ipek gibi incecik kumla bezenmiş uzun plajlar yer alıyor. Türkiye’nin en temiz denizine sahip sahiller hem yüzmek için bir cennet. Kuzey bölgesi, özellikle de Yıldız Koyu ile Kuzu Limanı arasındaki koylar da denizin berraklığı ile dalış ve su altı fotoğrafçılığı için adeta bir bir mücevher.

Adada hangi nerede denize gireceğiniz biraz rüzgarın yönü biraz da nasıl bir plaj deneyimi tercih ettiğinize göre değişiyor.

Biz adada iken güneyden esen Lodos rüzgarı hakimdi. Dolayısı ile adanın kuzeyindeki koylar daha korunaklı ve dalgasız idi. Lodos zamanı tesisli plaj severler için Yıldız Koyu ideal. Heykelsi kaya oluşumları ile gerçekten güzel bir koy. Arkadia Kamping veya Kayıkçı’da şezlong kiralayıp, duştan faydalanıp yemek yiyebilirsiniz. İkisi de hafif salaş, basit, sade ancak son derece tatlı ve naif yerler. Ancak epey kalabalık oluyorlar.

Bizim gibi kendinize ait koylar keşfetme meraklısı iseniz, ya biraz yürümeyi göze almanız lazım ya da kendinize bir tekne kiralamanız. Mesela Yıldız Koyundan 45 dakikalık yürüyüş ve tırmanış ile ulaştığınız Mavi Koy bizim adadaki favori plajımız oldu. Öncelikle yürüyüş rotasındaki manzaralar nefis, yanı başınızda heykelsi kaya oluşumları, solunuzda deniz ve Semadirek adası sağınızda da adanın heybetli volkanik kayalarını kaplayan yemyeşil kekikleri makiler ile sanki Galapagos adalarındaymışız gibi hissettik. Hafif zorlu bir tırmanış ve iniş ancak gerçekten tüm bu zahmete değiyor. İsterseniz Mavi Koy’un sonundaki kayalıkların üzerinden yürüyerek yanındaki ufacık Aşıklar Koyu’na da ulaşabiliyorsunuz. Orada tek başınıza kalabileceğinize emin olabilirsiniz.

Ya da tekne kiralayıp Yıldız Koy, Mavi Koy, Aşıklar Koyu, Mağaralar, Yelken Kaya, Peynir Kayalıkları ve Tepeköyaltı Koyunda denize girebilirsiniz.

Tepeköy’e 2 kilometre uzaklıktaki Çınaraltı & Pınarbaşı mevkiine arabanızı park edip, 1.5 – 2 saat yürüyüş ile indiğiniz Tepeköyaltı Koyu da pırıl pırıl parlayan zümrüt renkli denizi, ve sahilde yer alan ufacık şapeli ile muhteşem bir koy.

Lodos’ta başka bir bakir cennet koy ise Marmaros. Dereköy’den Marmaros oklarını takip ederek hafif engebeli ve toprak yoldan ulaştığınız Marmaros plajı da Lodos’ta bir berrak sularında parlayan çakıl taşları ile adeta bir akvaryum. Hazır gitmişken Marmaros Şelalesine bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Gökçeada’nın Çanakkale’den gelen gemilerinin yanaştığı Kuzulimanı limanının yanındaki plajı da plaj kafeleri ve tesisleri ile Lodos’ta bir alternatif.

 

Kuzulimanın’nın denize bakarken sol köşesinde yer alan tepeleri aştığınızda ise adanın batısında yer alan yine bakir ve muhteşem Alibey Koyu ve Güzelce Koy’unu keşfedebilirsiniz. Adanın batı sahillerinde Eşelek Koyuna kadar giden toprak yol ise muhteşem manzaraları ile gerçek bir sürüş keyfi sunuyor.

Rüzgar nereden eserse essin etrafını saran kayalıklar sayesinde korunaklı olan Gizli Liman kayalıkları ise başka bir favorimiz.

Uğurlu plajının sonunda Gizli Liman oklarını takip ederek ilerledikten sonra kumsalın sonunda arabayı park edip, Türkiye’nin en batı ucu olan İnce Burun’a doğru 15 dakika yürüyerek ulaştığınız bu çakıl taşlı kayalık koy, kayalıklarında otlayan keçileri, tertemiz denizindeki sarpa, kefal ve barbun balıkları ve deniz altı mercan ve bitkileri ile bizi büyüledi.

Burası Türkiye’nin en batı sınırında denize girebileceğiniz tek yer.

 

Eğer rüzgar Poyraz ise, yani kuzeyden esiyor ise, o zaman adanın Güney’inde ya denize gireceksiniz ya da sörfe başlayacaksınız. Tesisli plaj severler için Uğurlu Plajı’nın sonunda, Gizli Liman’dan önceki uzun kumsal ideal. 2018’de kumsalın üzerinde birkaç şezlong, duş, tuvalet ve yeme-içme hizmeti veren birkaç plaj kafesi yapılmasına izin verilmiş. Bizim favorimiz Yelken Kafe oldu. Sahibi Ramazan aslen Burdur’lu ancak 35 yıldır adada yaşıyor. Elinden nefis gözlemeler, çoban salataları yiyebileceğiniz Ramazan, adasına gönül verenlerden. Bizimle öyle güzel sohbet etti, adanın gelişimini, eksiklerini, nasıl gelişmesini istediğini, hayallerini öyle güzel anlattı ki, kendisini takdir ettik.

Yine Poyraz’da tesisli bir plaj olan Laz Koyu tercih edilebilir. Ancak epey kalabalık olduğunu söylemeliyiz.  Aynı şekilde Yuvalı Plajı (Pirgos Koyu) da tesisleri olan fakat kalabalık bir koy. Kapıkaya ve Kokina da Poyraz’a karşı korunaklı bakir kumsallar.

Kefalos (Aydıncık) ise hem altın kumsalı ve pırıl pırıl denizi ile hem deniz hem de sörf keyfi yapmak için ideal bir plaj. Neredeyse 2 kilometre uzunluğunda olan plajın bir bölümünde birçok tesis toplaşmış olarak bulunuyor. Bunların arasından bizim en sevdiğimiz Şen Kamping oldu. Dev bir ağacın gölgesinde tazecik nefis salatalar ve deniz ürünleri yiyebiliyorsunuz.

Şezlongları çok rahat, tuvaleti, duşu tertemiz. Eğer kendinize ait portatif şezlongunuz var ise ve ıssızlığı seviyorsanız, yemeğinizi yedikten sonra koyun en sonundaki (denize bakarken sol köşe) kayalıklara doğru yürüyün. Gürültü patırtıdan uzak bu köşede tertemiz denizin ve kıyıya vuran suyun sesinin keyfini sürün.

Ayrca bu köşenin sığ sularında yer alan İngiliz batıkları şnorkel dalışı için keyifli bir nokta. Tecrübeli dalıcılar için ise Aydıncık Burnu’nun yaklaşık 1.5 mil açığında, 27 m. derinlikte, Çanakkale Savaşı’ndan kaldığı tahmin edilen batık gemi büyüleyici bir dalış tecrübesi sunuyor.

 

Ayrıca Kefalos, çabuk derinleşmeyen sığ suları ve stabil rüzgarı ile sörfe başlamak için ideal bir yer. 2004 yılında kurulmuş rüzgar sörfü ve kite sörf eğitimi veren Gökçeada Sörf Eğitim Merkezi öğrenmek için ders ve ekipman sağlıyor. Eğer kite sörf meraklısıysanız burnun hemen arkasındaki Eşelek plajı denize girmek için olmasa da kite için ideal.  Eşelek’te ise Volkite isimli bir eğitim merkezi var.

Ve de Aydıncık rotası Gökçeada doğa yürüyüşü parkurları arasında yer alıyor. Yaklaşık 14 km. uzunluğunda, 4  saatte yürüyebileceğiniz gerçek bir görsel şölen sunan dairesel bir yürüyüş parkusu.

 

Eğer deniz kenarında konaklamak istiyorsanız:

  • Kefalos (Aydıncık) plajında Gökçeada Sörf Eğitim Merkezi Oteli, Şen Kamping ve Sardunya Bungalov
  • Laz Koyu’nda Laz Koyu Konuk Evi
  • Uğurlu Plajı’nda Mavi Su Resort düzgün alternatifler

 

GÖKÇEADA KEŞİFLERİ VE ÖNERİLERİ YAZILARIMIZ

 

Zeynep Atılgan Boneval