GALATA & KUMBARACI YOKUŞU GÜNCEL REHBERİ

İstanbul’da yaşamanın herkes için anlamı farklı. Bu şehir pek çoğumuz için koşuşturma ve trafik demek. Kimilerimiz için kaostan beslenmek, kimilerimiz için matruşka bebek gibi açtıkça içinden farklı boyutta güzelliklerle karşılaşmak ve bunları keşfetmek demek.

 

Şehrin enerjisinin en yoğun bölgeleri olan Beyoğlu ve Taksim’in arka bahçesi Galata ve civarı, Çiçek Pasajı ve Galatasaray Lisesi’ni arkanızda bırakıp Pera’ya doğru yürürken kendisini hissettirmeye başlar. Tünel’e yaklaştıkça buradaki auranın değiştiğini hissedersiniz. Galip Dede Caddesi boyunca her adımda renkler, sesler ve fon değişir. Dilim ananas ve taze portakal, elma, havuç suyu satıcılarının köşeleri mesken tuttuğu, peştamal, sabun, tas ve oryantalist motiflere sahip envai çeşit tabağın ve hediyelik eşyanın satıldığı dükkanların sıralandığı, müzik aletleri satan dükkanlardan zaman zaman farklı notaların sokağa taştığı, Galata Mevlevihanesi’ni mesken tutmuş kedilerin daima birileri tarafından sevildiği, turistlerin meraklı gözlerle yokuşu adımladığı bir kısa yolculuk bekler.

 

Yokuşun orta noktasında, sola dönerseniz Serdar-ı Ekrem Sokak, sağa dönerseniz muhteşem silüetiyle Galata Kulesi ve meydanı her daim dolduran ve fotoğraf çekme telaşında olan kalabalık, düz devam ederseniz Karaköy’e bağlanan yokuşun devamı arasında kararsız kalınan bir an vardır. Ayaklarınız bu noktada ne tarafa gideceğine karar vermiş gibi görünse de kalbiniz daima pusulanızdır, bizim bu noktada kalbimiz genelde Serdar-ı Ekrem sokağa dönmek için ayaklarımıza komut verir. Sola da dönseniz, sağa da, İstanbul bu kadar renkliliğe ve ilginçliğe sahip olunca o günkü yolculuğunuz mutlaka ‘farklı’ bir tat barındıracaktır. Bakmasını değil, görmesini bilene, detaylardan mutlu olmayı öğrenene…

Gelelim keşiflere, sevdiğimiz mekanlara.. 

Galip Dede Caddesi’nden inerken sağ tarafınızda yer alan sokaklardan Tımarcı Sokak, sizi Hazerfan ve Privato (3/B) kafeye götürecek. Her ikisinin de kahvaltısıyla ön plana çıkmış durumda. Hazerfan Kafe’de açık büfe kahvaltı sunulurken, Privato Kafe’de serpme kahvaltı servis ediliyor. Hazerfan, duvarlarında Galata çizimleri bulunan sakin ve sade bir dekorasyona, Privato ise Galata manzarasına sahip.

IMG_4535

Galip Dede üzerinde bir kafede soluklanmak isterseniz Latife‘yi gözden kaçırmayın. (No:85) Farklı kahve yapım teknikleri ve dünyanın çeşitli bölgelerinden kahve çekirdeklerini kahveseverlere sunan Latife, sadece sıcak bir atmosfere sahip iç mekanında değil, kapısının önündeki minderlerine oturup Galata’nın kozmopolit havasını solumak için de birebir.

IMG_4393

Serdar-ı Ekrem Sokağı

IMG_1241

Sokağın hemen başında yer alan Füreyya Balıkçısı’nın kapı önündeki sandalyelerine kurulup, taze ve lezzetli balıklardan birini sipariş edip, sokağın ve hareketli Galip Dede Caddesi’nin tadını çıkarmak keyifli. (No:2/B)

Füreyya Balıkçısı’nın hemen yanında An Bu An isimli konsept bir dükkan sevimli sevimli göz kırpacak. Merdivenlerdeki kalpli saksıların şirinliği ve ismindeki derin anlam içeriye adım atmak için yeterince davetkar. ‘Kendi küçük ruhu kocaman bir hediye dükkanı’ olarak kendisini tanımlayan Serdar-ı Ekrem’in birkaç aylık sakinlerinden olan An Bu An’da, keçeden takılar, seramikten objeler, buhurdanlıklar bulunuyor.

IMG_1282

An Bu An’ı hemen birkaç adım ileride geçtiğimiz nisan ayında açılan The Gourmand’in eskitilmiş ahşap beyaz kepenklerini gördüğünüzde Fransa’da bir sokağa ışınlandığınızı düşünebilirsiniz. ‘Gurme market & şarküteri & kafe” konseptine sahip The Gourmand’ın vitrinine koyduğu 150 yıllık antik kuzine de mekanın sıcak ve çekici atmosferinde büyük paya sahip. Mekan sahipleri, “Eskinin sıcaklığına ve samimiyetine çok inandığımız için birçok antik ürüne yer verdik. En büyük amacımız, mekana giren müşterilerimizin orada vakit geçirmelerini sağlamak” diyor.

The Gourmand’ın mönüsünde dünya mutfağının örnekleri yer alıyor, mutfakta ise Mutfak Sanatları Akademisi’nin (MSA) mezunları çalışıyor. Sandviçlerin kendi yapımları olan ekmeklerle günlük olarak hazırlandığı, salataları kendi seçtiğiniz malzemeler ve soslarla hazırlatabildiğiniz, makarna soslarının ise şeflerin uzun uğraşları sonucu özel tatlara sahip olduğu bir adres burası. Yemek saatiniz değilse, günlük olarak hazırladıkları çilekli tart, ev yapımı Oreo cookie, donut gibi tatlı çeşitleri eşliğinde sokağın tadını bir kahve eşliğinde çıkarabilirsiniz.

Çıkışta market bölümünde yer alan değişik ve gurme soslara, makarna ve reçel çeşitlerine göz atmayı unutmayın.

Türk tasarımcıların işleri ve birbirinden sevimli İstanbul ilüstrasyonlarının kullanıldığı yüzlerce ürünü skalasında barındıran Big Shop’un Serdar-ı Ekrem’de yer alan şubesi başlı başına bir dünya. (16/C)   İstanbul’da turist gibi hissederek turistik gezinizi neşeli ürünleriyle renklendirebilirsiniz. . İstanbul ilüstrasyonlu bavullar, kartvizitlikler, el yapımı defterler, yastıklar, sevimli tavla takımları, bardak altlıkları, şemsiyeler, kahve fincanları, çeşitli tasarımcılara ait takılar ve aksesuarlar arasında neşe içinde dolaşmanızı sağlayan Big Shop’un ürünlerine hayır demek biraz zor.

Serdar-ı Ekrem’de ve Galata civarında kapı önlerinde oturmak çok keyifli ancak Big Shop’un içinde kapalı havalarda sığınabileceğiniz ufak bir kafe alanı da bulunuyor.

 

Dünya çapında tanınmış modacı Arzu Kaprol’un koleksiyonlarının satışa sunulduğu butik, sokağın ruhuna uygun bir dekorasyon ve atmosferde 22 numarada yer alıyor.

 

 

‘İşyerinin dışındaki işyeri’ mottosu ile şehrin farklı lokasyonlarında, ofis dışında çalışmayı tercih edenlere hizmet veren Urban Station, fax, ofis malzemeleri, tarayıcı gibi çalışırken gerekli olabilecek tüm ihtiyaçları bulunduran, kolay, eğlenceli ve yaratıcı bir çalışma ortamı sağlayan bir kafe ve çalışma alanı. Saatlik, günlük ve aylık gibi paketleri bulunan Urban Station’un gün boyu atıştırabileceğiniz yiyecek, içecek bölümü ve dileyenler için Toplantı Salonu, Eğitim Odası gibi alanları da bulunuyor. (15/A)

IMG_1297

Serdar-ı Ekrem’in en keyifli alışveriş butiklerinden biri de adıyla bile son derece sevimli çağrışımlar yaptıran Lunapark. Lunapark’ta, Türk tasarımcıların Türk kültürüne ait nostaljik tasarımları modern dokunuşlar ve farklı malzemelerle yeniden yorumladığı, yaratıcı, gönülçelen ve ‘hepsi benim olmalı’ dedirten ürünler bulunuyor. Mağazada farklı sanatçıların elinden çıkma seramik objeler, kahve fincanları, el yapımı defterler, sezona göre değişen tasarım çanta ve kıyafetler, Türk kültürünün olmazsa olmaz parçası olan kolonyanın farklı esanslara sahip çeşitleri, tasarım küpeler, bileklikler ve broşlar bulunuyor.(No:17/B)

 

Lunapark’ın altında konumlanan Fifth Ave‘nin sahibi Emrah Güler, tekstil sektöründeki deneyimini farklı tasarımların bir arada yer aldığı bu butiğe aktarmış. Retro gözlükler, farklı tişörtler, renkli saatler, herkeste olmayan çantalar nerede bulunur diye soranlardansanız, cevap Fifth Ave’de olabilir:) (17/C)

 

George’s Hotel için, Serdar-ı Ekrem’in hatta İstanbul’un en romantik adreslerinden biri desek iddialı olmaz. Otelden çok Binbir Gece Masalları’ndan bir sahneye giriyormuş atmosferi yaratılan otelin girişi neredeyse tamamen karanlık. Yalnızca mum ışıkları ve fenerlerle aydınlatılan giriş katında lounge kısmı yer alıyor. Üst katlardaki odaları nefis bir tarihi yarımada manzarası sunarken martıların sesleri bu manzaraya eşlik ediyor. Otelin terasında yer alan restoranı Le Fumoir ise romantik yemekler ve kutlamalar için ideal. Büyüleyici otelin alameti farikaları arasında odada yoga hizmeti de bulunuyor. (No:24 )

Les Benjamins‘in vitriniyle göz göze gelince stil sahibi bir butik olduğu hemen anlaşılıyor. Esprili ve zekice tasarlanmış tişörtleri ‘cool’ ve kendine özgü bir stil yaratmayı sevenler için oldukça cazip. Kafasına fes takmış, bıyıklı bir John Lennon veya yarısı Einstein’ın, yarısı bir kadının yüzünden oluşan baskılı bir tişört zeki ve esprili tanımının içini yeterince doldurdu mu:) Les Benjamins sadece tişört tasarımlarından oluşmuyor, stil sahibi çizgisini taşıyan pantolonları, şortları, sweat-shirt’leri de birbirinden havalı. (No:25)

Keyifli tasarımları, sade ama özgün lezzetlerden oluşan mönüsü ile birleştiren  Santral Dükkan, Galata’nın en şahsına münhasır mekanları arasında yer alıyor. Çeşitli tasarımcıların işlerine yer veren butik cafe konsepti ile Galata’nın ilk sakinleri arasında yer alıyor. Dış duvarının renkliliği ve kapı önü sohbeti her ne kadar cazip görünse de içerinin sıcak atmosferi de özellikle serin havalarda mutlu ediyor.

IMG_1299

Birbirinden güzel objelerin, takıların, tabakların, kupaların, defterlerin arasında ev yapımı keklerin, salata çeşitlerinin tadını çıkarmak nefis.  (No:28)

IMG_1294

Santral Dükkan’dan devam ettiğinizde sol tarafta konumlanan Nar Hotels grubuna ait Nar Galata‘ Hotel’in bünyesinde yer alan kahve dükkanı, Serdar-ı Ekrem keşfinde keyifli adresler arasında yer alıyor.

Devamında Doğan Apartmanı’nın karşısında yer alan Mavra, daima sıcak ve rahat bir atmosfer sunan mekanlardan. Rendeden yapılmış yaratıcı lambalar, tasarımcılarının işlerinin satıldığı girişteki raf, karşı standında yer alan anne kekleri ve poğaçaları, makarna, salata ve diğer yemek alternatiflerini evde arkadaşlarınıza yemek yapmışsınız da büyük masada oturup keyifle yediğiniz rahat ortamı sağlayan masası, iki kişi gelenler için babaanne koltukları ve eklektik tarzı ile Serdar-ı Ekrem’in en özgün adresleri arasında. (31/A)

Aphorm design, Mavra’dan çıkınca hemen birkaç dükkan sonra.  Burası, iç mimar Yıldız Kurt ve çağdaş takı tasarımcısı Bilge Çiçekciler tarafından , ortak tasarım, proje ve üretim hayallerini gerçekleştirmek üzerine kurdukları bir tasarım mağazası.

 

İki tasarımcı hem kendi üretimlerini Aphorm markası altında sergilerken hem de dünyadan ve Türkiye’den bir çok tasarımcının özel tasarım ve üretim ürünlerini bir araya getirmişler.

Tasarıma ve el üretimine hak ettiği değeri veren tasarım severler için bir çok farklı alandan ürünler bir araya getirilmiş.

Takı, seramik objeler, yastık, el dikimi defterler, aydınlatma, oyuncak , dolap kulpları ve daha bir çok farklı ürünü ortak bir estetik üslup içerisinde bir araya getirdikleri mağazada son derece keyifli ve zevk sahibi ürünler yer alıyor.

Fabrikasyon ve kalitesiz üretimin kuşattığı bir ortamda yaratıcılık, el işçiliği , biricik olma gibi değerleri ön plana çıkartan Aphorm, iç mimari proje ve danışmanlık hizmetleri de veriyor. (33/C)

Serdar-ı Ekrem’in en sevilen adresleri arasında yer alan Giyçek Nostaljik Fotoğraf Stüdyosu, (33/C)  özel kostüm düzenlemeleri ile fotoğraf tutkusunu birleştiren bir stüdyo. Galata’da bulunan tarihi Doğan Apartmanı’nda keyifli bir deneyim fırsatı sunuyor. Giyçek ekibi tarafından hazırlanan zaman tüneliyle Osmanlı zamanlarına götüren stüdyoda onlarca dönem kıyafeti ve geniş aksesuar koleksiyonundan istediğinizi seçerek dakikalar içinde istediğiniz bir Osmanlı dönemi karakterine dönüşebilirsiniz. Ardından kendinizi Giyçek ekibinin tecrübeli ellerine bırakarak eğlencenin tadını çıkarmayı unutmayın. Unutulamaz bir deneyim ve ömür boyu saklamak isteyeceğiniz fotoğraflarla stüdyodan ayrılacağınıza emin olabilirsiniz.

Giyçek’i geçtikten sonra, graffitilerle dolu ve çeşitli sanatçıların zaman zaman işlerini (izlerini) bıraktığı mekruh binanın duvarlarına bakarken huzurlu merdivenlerini kedilerin mesken tuttuğu, şehrin kalabalığının son hız aktığı İstiklal Caddesi’nden sadece bir alt sokakta olduğunuzu unutturup, adeta kilometrelerce uzaktaymış hissi veren sade, sakin ve huzurlu bir kafe karşınıza çıkacak. Galeta, (No:2/A) kitabınızı alıp saatlerce oturacağınız sakinlikte ve hoşlukta bir atmosfere sahip. Ev yapımı keklerinin ve kahvaltısının tadını çıkarın.

IMG_1296

Bihter Aida Pekin’in kurmuş olduğu takı tasarım atölyesi Aida Pekin, Serdar-ı Ekrem’in sonunda yer alıyor. Modern, geometric formlara sahip genellikle asimetrik çalıştığı takılarının her birini farklı materyal ve renkler kullanarak koleksiyonlarına katıyor. (No:44/A)

Sokağın sonunda lacivert beyaz ağırlıklı dekorasyonu ile yerli ve yabancı tasarımcıların koleksiyonlarına ve ev dekorasyon ürünlerine yer veren Atelier 55, alışveriş tutkusu olanlar için tatmin edici alternatiflere sahip. (No:55)

 

Burnunuza havuçlu tarçınlı kekin kokusu gelirse bu nefis koku Chai Galata‘nın önünde duruyor olduğunuzun bir işareti olabilir. Menüsünde dünya çaylarına yer veren Chai Galata’nın çaylarını sundukları demlikleri, bardakları çay keyfinizi katlayan detaylar. Mekanın kahvaltısı ve ev yapımı kek ve sandviç çeşitleri de çay keyfinin eşlikçileri. (22/A)

chai galata

Şehrin en havalı mumcusu Nyks ile tanışın. Mum tutkusundan yola çıkarak, mermer veya seramik kapların içinde son derece şık tasarımlarla aromatik kokulara sahip organik olarak ve zeytinyağı bazlı yapılan mumlar sunan Nyks, Serdar-ı Ekrem’de minik bir dükkanda bu güzel tasarımları meraklısıyla buluşturuyor. Nyks’in mottosu da en az mum tasarımları kadar güzel; ‘There is Beauty in Simplicity’ (Sadelikte güzellik vardır) felsefesinden yola çıkarak ürettikleri sade ancak şık ve sofistike mumlar sizi başka bir yere götürecek. (No:49/1A)

Nyks’in hemen yan kapısında ise kişiye özel butik gömlekler ve aksesuarlar tasarlayan Mazura‘yı göreceksiniz. (No:13/A)

 

Serdar-ı Ekrem’de yürürken Santral Dükkan’ın yanındaki sokaktan aşağı doğru yürümeye başladığınızda ilk köşede karşınıza son derece nostaljik bir dükkan çıkacak, sakın şaşırmayın:) Tarihi Galata Şekercisi, tarihi dokuyla bütünleşen ve yer aldığı binanın estetiğine uygun atmosferiyle gerçek anlamda nostalji yaşatıyor. Akide şekerleri, lokumlar, drajeler ve çikolata çeşitleri nefis. (Dibek Sokak, No:18)

IMG_1298

Tarihi Galata Şekercisi’nin hemen karşı köşesinde yer alan Plus One, Galata’ya tasarım ve konsept olarak değer katan adreslerden. Janset Bilgin ve Hakan Çetinkaya tarafından kurulmuş tasarım mağazasında yer alan zevkli takı tasarımları Janset Bilgin’e, mobilya tasarımları ise Hakan Çetinkaya’ya ait.  (Tatarbeyi Sokak, No:34)

Plus One’dan devam ettiğinizde sokağın devamında sevimli bir kahveci çıkacak. Kedilerin aheste takıldıiğı sokakta kahvecinin önündeki sandalyeler sizi bekliyor. Old Java, (Tatarbeyi Sokak, No:8) 3. dalga kahveciler arasında yer alan Old Java, menüsünde farklı kahve tekniklerine ve dünya kahvelerine yer veren samimi ve rahat bir mekan. Sokağın atmosferini hissetmek ve kahve keyfi için birebir.

xx

 

Galata Kitchen, ev yemeklerini anne eli değmiş kıvamında sunması ve özellikle vejetaryen mutfağı ile öne çıkan Galata Kitchen’ın menüsünde vejetaryen olmayan Türk lezzetleri de yer alıyor. Zeytinyağlı alternatifleri, çorbaları ve salatalarıyla rahat ve sakin bir ortamda yemek yemek isteyenler Galata Kitchen’da mola verebilirler. (Tatarbeyi Sokak, No:9/B)

Serdar-ı Ekrem Sokak’ın birbirinden cazip adreslerinden sonra Tatarbeyi Sokak’a geçtiniz, Galata Kitchen’dan birkaç bina sonra sokak bitecek. Sokağın sonundan sağa döndüğünüzde başınızı kaldırıp Galata Kulesi’nin muhteşem siluetine bakın. Düz devam ettiğinizde meydanın kalabalığına, fotoğraf çekenlerin selfie çubuklarının arasına karışacaksınız. Burada her daim canlı iki mekan bulunuyor. Biri muhteşem Anadolu mutfağının yöresel lezzetlerini bu harika ortamla buluşturan Kivahan, (Şahkapısı Sokak No:4) diğeri ise menüsünde et yemekleri, makarna, dürüm çeşitleri ve vejeteryan alternatifler bulunan Güney Restoran. (Kuledibi, No:2)

Kiva’nın kuruluş hikayesinde, kendini bulma, kendi değerlerinin farkına varma ve sahip olunan Anadolu değerlerine hak ettiği yeri vermek gibi öncelikler çıkış noktası olmuş. Nefis çorbaları, et ve tepsi yemekleri, ayrıca ot kavurmaları ile Kiva, Anadolu mutfağının hakkını fazlasıyla veren bir mekan.

Galata Kulesi’nin hemen yanında konumlanan Anemon Otel‘in terasına çıkıp, Galata Kulesi, Haliç ve Boğaz manzarası eşliğinde bir şeyler içebilirsiniz. (Büyük Hendek Caddesi, Kuledibi)

Otelin bünyesinde yer alan şarap butiği Sensus‘un menüsünde yer alan Türk ve yabancı şarapları  yüzlerce şişenin dekorasyonu oluşturduğu  samimi ortamında deneyebilirsiniz. Genellikle haftanın her günü dolu olan Sensus’a gitmeden rezervasyon yaptırmanızı öneririz.

Anemon otelin hemen yanı başındaki sokağın başında önce vitrini, sonra ismi ile kendisine çeken bir dükkan bulunuyor. Herşey Aşk’tan (Kule Sokak) Mardin’de başlayan yaklaşık 150 yıla yakın bir lezzet serüveninin İstanbul’a uzanan yolculuğu. Geleneksel yöntemlerle ürettikleri ve katkı maddesi içermeyen badem, ceviz, fıstık ezmeleri ve lokumları evrensel simgeleri kullanarak tasarladıkları rengarenk kutularla bululunca ortaya müthiş zevkli sunumlar çıkıyor. Fatıma’nın Eli,  Çintemani gibi evrensel simgelerin kullanıldığı gümüş ve pirinç üzerine çalışılarak üretilen takıların da mağazada yer aldığı Herşey Aşk’tan, Galata’ya aşk ve enerji saçan bir dükkan.

Galata merdivenlerinin yanından bir arka sokak olan Camekan Sokak’ta birbirinden ilgi çekici dükkanları sizi karşılar. Sokağın takı tasarım dükkanı We Handmade‘de sekiz tasarımcıdan oluşan tasarım ekibinin koleksiyonları yer alıyor. Bir araya gelen ekibin mottosu, ‘Detaylara dikkat eden,  el emeğine değer veren ve onlara anlam yüklemeyi bilenler, zamansız tasarımları sevenler, bazen kendisini, bazen de sevgisini ifade etmenin bir yolunu arayanlar, aradığını bulmak isteyenler, küçük şeylerden bile büyük mutluluklar yaratabilenler ve en başından beri, içimizden hep öyle geldiği için tasarlıyoruz.’ Bundan daha güzel bir motto olabilir mi? (Camekan Sokak No:10)

Galata’daki adreslere geçtiğimiz kış katılan ‘Galata’nın kahvaltıcısı’ olma yolunda iddialı Marmelat, (Camekan Sokak No:8/A) yöresel peynir çeşitleri, ev yapımı reçelleri, kahvaltıya eşlik eden tuzlu yoğurdu, lezzetli humusu, menemeni ve pişisi ile damakları mutlu eden mekanlardan. Bu lezzetlerle kahvaltı yapmak istiyorsanız mekan küçük olduğundan rezervasyon yaptırmanızı öneririz.

IMG_4564[1]

Sokağın sonunda yer alan Konak Cafe, bir hayli turistik ve kalabalık bir mekan ancak terastaki nefes kesen manzarasıyla görülmeyi hakeden adreslerden. (Hacı Ali Sokak No:2)

Galata Kulesi’ni çevreleyen sokaklarda keşfe devam. Meydanda konumlanan Lavazza Coffee’nin yanındaki Küçük Hendek Caddesi’ne girdiğinizde az ilerde masmavi boyalı ve sevimli bir vitrine sahip bir dükkan göreceksiniz. Burası Halt. (No:16/A)

IMG_4395[1]

Çeşitli tasarımcıların birbirinden keyifli ürünlerinin rafları süslediği Halt’ta dekoratif ürünler, çantalar, takılar, yastıklar, İstanbul temalı tasarımlar, el boyaması tabakların her biri ayrı hoşlukta. Buradan çıkabilirseniz, Halt’ın az ilerideki şubesinde de dekoratif ürünler ve objeler bulunmakla birlikte burada tasarımcılara ait kıyafetler de yer alıyor.  (No:18/A)

IMG_4398

Halt’ın hemen yan komşusu olan Rich & Vibrant Concept Store‘da sıradan renkleri ve dizaynların dışında giyinmeyi seven erkekler için renkli alternatifler bulunuyor.

 

Yeni Çarşı Caddesi

Galatasaray Lisesi’nin yanındaki caddeden yokuş aşağı yürümeye başladığınızda sağlı sollu birbirinden enteresan adresler göz kırpmaya başlar. Solera Winery, (No:44) dar alanına karşın kendini fark ettiren sıcaklıkta bir şarapevi. Uygun fiyata yerli ve yabancı şarapları tadarken yanına peynir tabağı ya da şarküteri tabağı sipariş edebilirsiniz. Ortamının rahat ve samimi olması müdavimi yapabilir.

Solera’nın hemen ilerisinde konumlanan Dai Pera, kahvaltıları ve gün boyu Türk mutfağından yemekler sunan menüsü ile anne yemekleri özleyenler için alternatif bir adres. Mekanın kendine özgü atmosferi ve sıcak dekorasyonu da eklenince listeye alınmaya değer bir birleşim çıkıyor. (No:64 )

IMG_4510

Dai Pera’nın karşı kaldırımına baktığınızda Carre d’Artistes Sanat Galerisi’nin enerjisi sizi çağıracak. İçeri girdiğinizde ise o enerjinin sebebinin duvarlardan ve standlardan göz kırpan, yerli ve yabancı sanatçıların canlı, rengarenk tablolarının yanı sıra galerinin sahibesi Nazlı Hanım’ın tatlılığının ve sempatikliğinin de etkisinin büyük olduğunu fark edeceksiniz.

IMG_4516

Büyük bir sanat sevgisi ve ilgiyle dükkana adımınızı atar atmaz sizi karşılayan büyük bir gülümseme ile başlayan sohbet sergilenen eserlerin sanatçılarına, oradan konseptin çıkış noktasına varıyor. Nazlı Hanım, Carre d’Artistes’in, sanatın herkes için olduğu ilkesinden yola çıkarak Fransa Aix en Provence’da kurulan bir galeri konsepti olduğunu ve her ay sergilenen tabloların değiştiğini ve galeriye bağlı sanatçılarının eserlerinin 20’yi aşkın ülkede sanatseverlerle buluştuğunu anlatıyor, mutlulukla. Gerçek ve eşi olmayan sanat eserlerini uygun fiyatlarla birleştirerek herkesin sanatla buluşmasını saplayan Carre d’ Artistes, her uğradığınızda sizi farklı ülkelerin sanatçılarının eserleriyle buluşturan, sürekli yenilenen koleksiyonlara sahip dinamik bir sanat galerisi. (No:9/A)

 

Carre d’ Artistes’in hemen yanında önce tasarımlarıyla sonra iç dekorasyonuyla büyüleyen bir adres var. tasarımcı Nilüfer Karaca’ya ait olan Antijen. Başka yerde göremeyeceğiniz stile sahip elbise ve dış giyim alternatiflerine bu sene oldukça tarz sahibi bir çocuk kreasyonu da eklenmiş. Miniklerin özel günlerinde farklı ve alışılagelmişin dışında kıyafetler ararsanız bu atölyeye mutlaka göz atmalısınız. Nilüfer Karaca’nın büyüklere tasarımları ise yurt dışında da pek çok butiğe gönderiliyor. Mekanın atmosferi ve dekorasyonunda yer alan en ufak detay bile Nilüfer Hanım’a ait. Büyüleyici cam tavanın üzerinde yemyeşil ağaçlar yükseliyor, insan bir an İstanbul’un orta yerinde hem de en yoğun bölgelerinden birinde olduğunu unutuyor. Nilüfer Hanım aynı zamanda mobilya tasarımı da yapıyor.

IMG_4525

Atölyede kullanılan kotu füme endüstriyel stildeki konsol ve masa, etnik desenli yastık kılıfları ve Uzakdoğu objeleri ile birleşince son derece eklektik ve etkileyici bir stil yaratmış. Atölyede beğendiğiniz tasarımlar ölçünüze göre, seçebileceğiniz farklı renkler ve farklı kumaşlardan da üretilebiliyor. (No:9/B)

 

Kumbaracı Yokuşu

Yeni Lokanta, Açıldığı günden bu yana üzerinde epey yazılıp çizilen Civan Er’in lokantası, Yeni Lokanta, Anadolu’nun yerel malzemelerini geleneksel pişirme yöntemleri ile ancak kendi yorumuyla pişirerek servis eden şef, daha önce 6 sene boyunca Müzedechanga’nın şefliğini yürütmüş. Changa’dan ayrıldıktan sonra Güneydoğu’dan Ege’ye pek çok farklı mutfağı yerinde gözlemlemiş, tedarikçilerle üreticilerle tanışmış. Menüde yer alan hiç bir yemek alışılagelmedik tatlar değil, Michelin yıldızlı restoranların minimal tabakları ya da köpüklü ve mikrogastromoni sunumları yok, bilakis oldukça Türk mutfağı ancak bilinen tarifleri farklı malzemelerle sunmak gibi bir alameti farikası var. Asma yaprağı ile yaptıkları paçanga böreği, muhallebili kadayıf kızartması, enginarlı sardalya gibi lezzetler bu yenilikçi lezzetler rasında. Popularitesinden bir şey kaybetmediği için rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz. Zira aynı hafta içinde yer bulmak bile hala kolay olmayabiliyor. (No:66)

Kumbaracı yokuşunun sakinleri arasına henüz katılan We Made, sevimli ve mini bir tasarım adresi. 

IMG_4537[3]

Sahibi Barış Bey, Dolapdere Bing Bang gibi oldukça bilinen gruplarda çalan bir müzisyen. Davul kariyerinin yanı sıra senelerdir sakini olduğu Kumbaracı Yokuşu’nda bir de içinde sadece sevdiği obje ve takılara yer verdiği bir dükkan açayım demiş ve ortaya We Made çıkmış. Farklı tasarımcılara ait seramik dekoratif objeler, küpeler, takılar ve İstanbul çizimlerinin yer aldığı mini tablolar ile pek sevimli bir adres olmuş. (No:43)

IMG_4544[1]

We Made’i geçtikten sonra genelde aynı koku ve yaşanmışlık hissine sahip vintage butiklerinin aksine oldukça stil sahibi bir dekorasyona sahip ‘cool’ bir vintage butik ile karşılaşacaksınız. Grandma Vintage, sahibesi Gizem Saluvan’ın Mavi Jeans’teki kariyerinden sonra kendine ait bir vintage dükkan açmaya karar vermesiyle Kumbaracı Yokuşu’nda hayat bulmuş. Kendisinin de giymekten zevk alacağı stile sahip kıyafetlere butiğinde yer veren Gizem Saluvan, ikinci el kıyafetlerin peşine hem Türkiye içinde ve yurt dışına yaptığı seyahatlerde düşüyor.  (No:41/A)

IMG_4548

Cam sanatçıları Yasemin Sayınsoy, Gamze Araz Eskinazi, Serkan Araz tarafından kurulan Camekan, Kumbaracı Yokuşu’nun en naif adreslerinden. Melek kanatlı cam bardaklar, melek bibloları ve geri dönüşüm sonucu farklı formlara kavuşturdukları şişelerin hepsine kendi ruhlarından üflüyorlar. (No:42/A)

Deri kapaklı el yapımı defterler, tahtadan kolyeler, bez bebekler, bez çantalar, esprili ahşap bardak altıkları farklı tasarıma sahip küpeler, bileklikler, zeytin ağacından servisler Kumbaracı Design‘ın en göze çarpan ürünleri arasında yer alıyor. Bu neşeli dükkana uğramadan geçmemek gerekiyor. (No:33)

IMG_4551

Yokuş aşağı devam ederken sağda Moria‘yı göreceksin, şaşırma. (63/B) Çünkü burada herşey el yapımı. Deri çantalar, cüzdanlar, kitap kılıfları ve sigaralıklar tasarlayan Moria, tasarımlarına ve koleksiyonlarına sürekli yenilerini ekliyor. Yunanca ‘delilik’ anlamına gelen Moria’nın adı, sahibeleri Sinem ve Arzu’nun  Erasmus’un Deliliğe Övgü Kitabı’ndan esinlenmesiyle ortaya çıkmış. (Morias Enkomion Seu Laus Stultitiae)

IMG_4553

Vegan İskender, vegan lahmacun, badem sütünden hazırlanmış vegan yoğurt gibi sağlıklı lezzetlerin sunulduğu Vegan Food, vegan ve vejetaryenler için ideal adreslerden. (57/A)IMG_4536

 

Seçil Sağlam