FLORANSA İZLENİM&ROTALAR

Rönesansın başkenti olan Floransa, görkemli mimarisi ile bir kartpostal güzelliğinde olmasının yanı sıra, tarihi boyunca bir kültür, sanat ve bilim merkezi olmuş.

 

Modern İtalyan dilinin babası kabul edilen Dante Alighieri’yi, Michelangelo’yu ve Machiavelli’yi de yetiştiren bu kent, sadece dünya çapındaki sanat okulları ile değil; Biblioteca Nazionale Centrale, Mediceo-Laurenziana, Riccardiana ve Marucelliana gibi tarihi ve zengin kütüphaneleriyle de ünlü.

 

Floransa aynı zamanda hep bir bilim merkezi de olmuş. Petrarch ve Boccaccio sanat tarihçiliğinin, Guicciardini modern tarih bilminin, Galileo ve öğrencileri de deneysel bilimin temellerini bu kentte atmışlar. Università degli studi di Firenze 1391’den bu yana kesintisiz eğitim vermekte.

İtalya’nın Toskana bölgesinin sanat üssü olan Floransa’nın, her sokağı her köşesi adım adım keşfetmenizi bekleyen bir açık müze adeta.

floransa_shutterstock_129236768-1

 

 

 

FLORANSA ROTALARI

  • Il Duomo: 14. yüzyıldan kalma bu yapının beyaz-yeşil ve pembe renkli Toscana mermerinin karışımıyla yapılmış muazzam katedrali, göz alıcı kubbesi, inanılmaz ayrıntılı Neo-Gotik ön cephe işlemeleri ve çan kulesini izlerken nefesiniz kesiliyor adeta. Avrupa’nın en büyük 4. Kilisesi olan olan Duomo (Santa Maria Del Fiore Katedrali) 1296 yılında inşa edilmeye başlanmış. Brunelleschi’nin 1436 yılında tamamladığı katedral, özellikle kentin sembolü olan kubbesi ile ünlü. Hatta Floransa’lılar sıla hasretini nostalgia del cupolone (kubbeyi özlemek) diye tanımlarlar. Kubbenin içi Vasari ve Zuccari tarafından yapılmış mahşer gününü anlatan freskleriyle süslü. Katedralin altında da Roma dönemi duvarlar ve 11. yüzyıla ait bir mezarlık mevcuttur. Katedralin sağında yeralan Gotik tarzdaki çan kulesi (Campanile) Giotto tarafından 1334’te yapılmıştır.

floransa - italya2

  • Piazza Della Signoria: tarih boyunca Floransa’daki sosyal ve politik yaşamın merkezi olmuş bu meydan paha biçilmez heykelleri buluşturur; Mikelanj’ın Davud’u, Bandinelli’nin Herkül’ü ve Medusa’nın kesik başını taşıyan meşhur mitolojik kahraman Perseus heykeli
  • Galleria degli Uffizi : Yaşayan en güzel sanat galerilerinden birisi olan Galleria degli Uffizi 1581 yılında Floransa’nın ilk Büyük Dükü Cosimo de’ Medici tarafından kurulmuş. Rönesans ile özdeşleşmiş, Floransalı büyük üstadların heykelleri ve resimleri size adeta bir resmi geçit sunuyor; Davud’un dünyaya özgürleşme inancı aşılayan heykelinin sahibi Michelangelo, Sonsuza dek kusursuz Afrodit’i Venüs’ün Doğuşu ile günahın çemberlerinde gezdiren Boticelli, Zarif ve mütevazi bir edayla ayakta gülümseyen usta heykeltıraş Donatello, Titian, Caravaggio, Leonardo da Vinci, El Greco, Rubens, Rembrant, Raphael ve Goya gibi ünlü ressamların eserleri. Dünyanın en eski müzelerinden birisi olan Uffizi, 1737 yılında ailenin son üyesi Anna Maria Luisa tarafından kamuya bağışlamış. Müzede 45 odada 13. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar ailenin topladığı tablolar kronolojik sırayla sergilenmekte.
  • Palazzo Pitti: Güney yakada yer alan Pitti sarayı 1457 yılında Luca Pitti tarafından Medici ailesi ile rekabet etmek için yaptırılmıştır. Fakat ironiktir ki bu sarayın yapım maliyeti kendisini iflas ettirmiş ve saray yine Medici ailesi tarafından satın alınmıştır. Lüks ve şaşaalı bu büyük saray, içinde sayısız salon ve oda bulunur. Bu salonların duvarlarında Rafaello dahil birçok ünlü ressamın tabloları, tavanlarında ise mitolojik temaları barındıran freskolar yer alır.. Sarayın yemyeşil Boboli Bahçeleri de sarayın kendisi kadar ünlü ve görkemlidir. Bu müzeye girmeden önce bir binanın duvarında İtalyanca yazan şu yazı sizi karşılıyor; ‘1868-1869 yılları arasında Fedor Mihailov Dostoyevski “Budala” romanını bu binada tamamlamıştır’
  • Corridoio Vasariano: Medici ailesinin Palazzo Pitti’den Uffizi’ye, halka karışmadan güvenlice geçmesini sağlayan koridor. Ufizzi ve Pitti saraylarını Ponte Vecchio üzerinden birbirlerine bağlayan bu koridorda, dünyaca ünlü “kendi portresi” koleksiyonu da dahil, 700 adet eser sergilenmektedir.

floransa2 - alp boneval

  • Ponte Vecchio: Floransa’nın en tanınan yapılarından biri olan bu köprü, ilk olarak 10. yüzyılda Roma döneminde inşa edilen köprü, sel baskınından dolayı yıkılmış ve 1345’te yeniden inşa ederek. bugünkü şekline kavuşmuştur. O zamanki soylular, köprüyü inşa eden kişiden civardaki mezbahanın pis kokularından etkilenmeyecekleri bir köprü inşa etmesini isterler. Bu sebeple köprünün mimarı sağlı-sollu dükkanlar ile sokağın devamı imişçesine karşıdan karşıya geçilen bir yapıyı inşa etmiş. Köprünün üzerinde işleyen dükkanlar ile bu gelenek halen korunuyor. Bu köprü 1944’te geri çekilen Alman kuvvetlerinin ayakta bıraktığı tek köprü olmuştur. Diğer tüm köprüler II. Dünya Savaşı sırasında bombalanarak yıkılmış.

Floransa - Alp Boneval

  • Santa Croce: İtalyan Gotik mimarisinin en iyi örneklerinden biri olan bu Fransiskan kilisesinde Michelangelo, Machiavelli, Galileo ve Rossini’nin mezarları bulunmaktadır. Bardi ve Peruzzi şapellerinde Giotto’nun; Baroncelli şapelinde Taddeo Gaddi’nin, Castellani şapelinde ise Agnolo Gaddi’nin muhteşem freskleri bulunmaktadır. 1294-1442 arasında inşa edilen bu kilisede Rossellino, Donatello, Mino da Fiesole, Andrea della Robbia ve Benedetto da Maiano gibi erken Rönesans heykeltıraşlarının eserleri de bulunmaktadır.
  • San Lorenzo Kilisesi: Michelangelo imzalı bu kilise şehrin ileri gelen ailelerden olan Medici’ lerin aile kilisesi olarak inşaa edilmiştir. İçinde bulunan manastırı, vaiz kürsüleri, koro mahalli ve kütüphanesi ile muhteşem bir yapıdır. San Lorenzo Kilisesine bitişik olan Medici şapellerinde Medici ailesinin 16. ve 17. yüzyıllara ait mezarları yer almaktadır. Michelangelo 1534’te Floransa’yı son kez terk ettiğinde Urbino Dükü Lorenzo ve Giuliano de’ Nemours’un mezar dekorasyonlarını tamamlayabilmiş, diğer mezarların işlerini yarım bırakmıştır.
  • Galleria dell Accademia: Avrupa’nın ilk resim okulu olan Galleria dell Accademia’da, 13.- 16. yüzyıl İtalyan ressamlarına ait tablolarla, Michelangelo’nun ünlü David heykeli ve diğer heykellerini görebilirsiniz.
  • Bargello: Bargello, bugün dünyanın en önemli Rönesans heykel müzesi olan Museo Nazionale’ye ev sahipliği yapmaktadır. Koleksiyon, özellikle Michelangelo, Donatello ve Benvenuto Cellini’nin eserlerinden oluşmakta, bunların yanı sıra silah, seramik, minyatür bronz heykeller gibi oldukça değişik parçalar da içermektedir. Özellikle 1401’de Filippo Brunelleschi ve Lorenzo Ghiberti’ini yaptılkları İshak’ın kurban sahnesini işleyen bronz rölyefleri görülmeye değer.
  • Piazzale Michalangelo: Floransa ve Arno nehrine yukarıdan bakan ve 1871’de ünlü mimar Giuseppe Poggi tarafından yaratılan bu güzel meydanda Michelangelo’nun onuruna sanatçının Medici şapellerindeki dört eseri ile David’in bronz kopyaları yer almaktadır.
  • Giardino delle Rose – Gül Bahçeleri: Kültürden doğaya bir geçiş veya mola arzu ediyorsanız Piazzale Michelangelo ziyaretiniz sırasında muhteşem manzarala nazır gül bahçelerini ziyaret edebilirsiniz.  Yine Giuseppe Poggi tarafından 19. yüzyılın sonunda tasarlanmış bahçede, Belçikalı sanatçı Jean-Michel Folon’un 12 çağdaş heykeli yer alıyor. (Viale Giuseppe Poggi 2)
  • Santa Spirito: Brunelleschi tarafından tasarlanan ve inşasında 1444 yılında başlanan Kutsal Ruh Kilisesi, Rönesans mimarisinin en güzel eserlerinden birisidir.
  • Museum of Anthropology and Ethnology: Avrupa’nın en etkileyici ve tarihi antropolojik ve etnolojik koleksiyonuna sahip müze, 16. yüzyılda kalma Bernardo Buontalenti tarafından tasarlanmış çok görkemli bir binada yer alıyor. 18 odasında farklı dönem, yöre ve kökenlere göre sergilenen eserler, insanoğlunun din, dil ve kültürel farklılıklarını, yaşam gelenekleri, giyim kuşam, alet edavat, sanat çeşitliliğini ortaya koyuyor. Dünyanın dört bir köşesinden ismini hiç duymadığınız kabilelere ve alt-kültürlere ait eserlerin yanı sıra ço geniş bir Hindistan kültürleri koleksiyonu sergileniyor. Anthropoloji meraklılarının kesin uğraması gereken bir durak. (Via del Proconsolo 12)
  • Santa Margherita de’ Cerchi kilisesi: 11. yüzyıldan kalma kilise, İtalyan edebiyatı ve özellikle Dante meraklıları için şehirdeki en önemli duraklardan birisi. Dante en büyük aşkı Beatrice ile ilk kez burada karşılaşmış. The Church Santa Margherita de’ Cerchi, Edebiyata konu olan dünyanın en büyük aşk hikayelerinden birisinin başladığı yer. Via Santa Margherita
  • Loggia del Bigallo: Santa Maria del Fiore Katedrali’nin yanı başında yer alan Gotik bina, 14. yüzyılda kimsesizler yurdu olarak hizmet veren görkemli bir bina. Şimdi ise Bernardo Daddi’nin Madonna of the Misericordia eseri gibi freskoları sergiliyor.

 

Floransa - Alp Boneval

 

FLORANSA DENEYİMLERİ

  • Piazza dei Ciompi Antika Pazarı: Her ayın son haftasonu Sant’ Ambrogio meydanında yer alan Piazza dei Ciompi’de harika bir antika – bit pazarı kuruluyor. Antikaların yanı sıra vintage aksesuarlar, kıyafetler, mobilyalar yer alıyor.
  • Şaraphane Ziyareti : Marchesi di Antinori (Piazza Antinori ; Tel: +39 -55 23595) Bugün İtalya’nın en iyi üreticileri arasında sayılan Antinori ailesi, Giovanni di Piero Antinori’nin 1385’te Arte Fiorentina dei Vinattieri’ye (Floransa Şarap Locası) üye olmasından bu yana 26 kuşaktır ticari olarak şarap üretmektedir. Ailenin locaya üye olmadan önce en az 200 yıl boyunca kendi tüketimine yönelik şarap ürettiği de bilinmektedir. 1506 yılında Niccolo Antinori’nin Floransa’da satın aldığı saray, bugüne kadar ailenin evi ve şirket merkezi olmuştur. Antinori şaraplarının neredeyse tamamını, şirketin Toscana, Umbria ve Puglia’daki kendi bağlarının üzümleri ile yapmaktadır.
  • Yemek Kursları : Ünlü Michelin yıldızlı şef Helène Stoquelet’den Ristorante La Bottega del ’30 adlı restotanında Toscana mutfağı üzerine yemek dersi alabilirsiniz . Ya da aynı zamanda bir şarap üreticisi olan Badia a Coltibuno’da yemek kitabı yazarı şef Guido Stucchi de’ Medici yönetiminde gerçekleştirilebilir.
  • Çikolata Atolyesi : La Bottega Del Cioccolato di Andrea Bianchini (50 v. dei Macci , Tel: +39 -55 200 16 09) Andrea Bianchini’nin “Bottega del Cioccolato” atolyesinde olağanüstü çikolataların nasıl yapıldığını öğrenebilirsiniz.
  • Clet Abraham’ın Sokak Sanatı: Fransız sanatçı Clet Abraham Floransa’nın trafik işaretlerini ele almaya karar vermiş ve nükteli birer pop art kanvasına çevirmiş işaretleri.

floransa_scene_shutterstock_124543114-1

FLORANSA’NIN EFSANELERİ VE GİZEMLİ KÖŞELERİ

  • Duomo’nun kubbesi ve kubbenin zemini: Flippo Brunelleschi 1428 eserleriyle Floransa’nın çehresini değiştiren deha adam, Santa Maria Fiore – Duomo’nun kubbesinin hiçbir iç destek kullanmadan inşaa etme planlarını sunduğunda, yetkililer ve halk tarafından alayla karşılanmış. Ancak Brunelleschi gayreti ve hırsı sonunda inşaa planlarını kabul ettirmiş ve muhteşem kubbesinin inşaasını 1506 yılında bitirimiş ve fakat kubbenin zeminini oluşturan sekizgen kısım hala çıplakmış.
    Tamamlanması için Baccio D’Angolo’yu görevlendirmişler. Baccio, beyaz mermer sütunlardan, loca stili bir bar tasarlamış ve sekizgeni çevreleyip kubbenin zeminini oluşturmayı planlamış. Via del Proconsolo’ya bakan güney kısmı yapmaya başlamış ve 1519 te bitirmiş. Böylece Duomo’nun sekizde birini tamamlamış. Diğer tarafların yapımına başlamadan önce, inşaata ara verip, Floransa halkının tasarımla ilgili yorumlarını almaya karar vermiş. Tam da o sıralarda zamanın en iyi mimarlarından Michelangelo Buonarroti’de Floransa’da bulunuyormuş. Michelangelo tasarıma iyice göz atmış ve merakla bekleyen kalabalık, mimarlar ve saray erkanının önünde yavaşça sakalını ovuşturarak şöyle demiş; “bana göre kriket kafesine benziyor”. Baccio D’Angolo bunu duyunca küsmüş. Duomo’nun kubbenin zeminini o günden bugüne sekizde biri bitmiş olarak durmakta (Duomo’nun Via del Proconsolo’ya bakan güney kısmı)
  • Dante’nin Taşı: Tüm zamanların büyük şairi Dante’nin oturup eserlerini yazdığı, dinlendiği, esinlendiği, arkadaşları ve artistlerle gündelik sohbetlerini yaptığı, bir yandan da daha yeni başlamış olan Duomo’nun inşaatını seyrettiği bir taş varmış. Dalgınlığı ile ilgili, Dante ve Bologna’lı tüccar arasında geçen bir de hikaye var; bir gün Dante taşın üstünde oturmuş, düşünceler içinde kaybolmuş gözükürken, tüccarda Dante’ye yemek pişirme hakkında ateşli birşeyler anlatıyormuş. Uzaklaşmadan evvel, düşünceli arkadaşının dikkatini de dağıtmadan bir soru sormuş tüccar; “sana göre en lezzetli yemek nedir?”. Kafasını kaldırmadan Dante; “iyi pişmiş yumurta” diye cevap vermiş. Birkaç ay sonra tüccar tekrar Floransa’ya gelmiş ve Dante’yi yine aynı taşın üstünde düşüncelere dalmış olarak bulmuş. Geçen sefer sorduğu soruyu hatırlayıp, bir oyun oynamaya karar vermiş. Şairin arkasından dolanıp yüksek sesle sormuş; “neyle birlikte yemek isterdin?” kafasını bile çevirmeden Dante; “tuzla” diye cevap vermiş. Bu taşın bulunduğu adres: Piazza delle Pallottole ve Via dello Studio arasında, Piazza del Duomo’ya bakan evlerin birinin duvarında şairin hep oturduğu yer anısına “Sasso di Dante” (Dante’nin Taşı) yazan bir plaka var, işte tam burada.
  • Vasari Koridoru: Ponte Vecchio inşaa edildiğinde şehrin ilk ve tek köprüsüymüş, Floransa’lılar için de o kadar önemliymiş ki köprünün dört tarafına kuleler yapılarak nerdeyse bir kale haline getirilmiş. Kulelerden ikisi şehir girişi olan Porta di Santa Maria’yı, diğer ikiside Oltrarno tarafını, Roma’ya giden antik yolu kontrol altında tutuyormuş.
    Medici ailesinin ve diplomatların güvenlice Palazzo Pitti’den ofislerin bulunduğu Uffizi’ye geçebilmeleri için bir koridor yapılması emri verilmiş. Bu görev için 1565 yılında Giorgio Vassari atanmış. Koridorun plana göre gerçekleşebilmesi için birçok binanın duvarından geçilip, bazı yerlerinin yıkılması ve tekrar düzenlenmesi gerekiyormuş. İlgili bina sahipleri, hem yarı gönüllü, hemde Cosimo de’ Medici’ye olan korku ve saygılarından dolayı gerekli işlemlerin yapılabilmesi için izin vermişler. Koridor inşaatı Ponte Vecchio’nun üzerinden geçecek şekilde planlanmış. Ancak Mannelli ailesine ait olan kulenin duvarlarının yıkılarak ortasından geçilmesi gerekiyormuş. Bu sıradan bir kule değil, savaş sonucu ayakta kalan tek kuleymiş. Mannelli ailesi kule üzerinde yapılacak herhangi bir deformasyonun hem kendileri hemde tüm halk için büyük bir kayıp olacağını, tarihi ve duygusal bir yapının yitirileceğini söyleyerek inşaata şiddetle karşı çıkmışlar. Cosimo Medici bu durum karşısında oldukça makul ve mantıklı bir cevap verip, inşaatın kuleye denk geldiği kısımında, destekler kullanılarak koridorun, kulenin etrafından dolandırılmasını emretmiş. Böylelikle Vasari Koridoru’ndan geçenler yollarına devam edebilmişler ve tarihi kulede bugüne kadar sapa sağlam kalmış. Görmek için adres: Ponte Vecchio boyunca ilerleyin göreceksiniz.

 

 

 

 

YOLCULUK TERAPİSİ TOSKANA BÖLGESİ YAZILARI

 

 

 

 

 

 

 

Yazının başına dönmek için tıklayınız

Yazı: Zeynep Atılgan Boneval & Fotoğraflar: Alp Boneval

1 comment

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir