FENER & BALAT GÜNCEL REHBERİ

Balat Sokaklarında Zamanda Kaybolmak

 

İstanbul’un en eski semtlerinden olan Fener & Balat’ın ruhunu yakalayabilmek için onunla epey zaman geçirmek gerekiyor. Haliç’in hemen kıyısında yer alan ve birbirinden farklı kültürlere, dinlere ve geleneklere yüzyıllar boyunca ev sahipliği yapmış kadim semtin dinlemesini bilene ve kulak verene anlatacakları çok.

 

Son zamanlarda şehrin en ilgi çeken semtlerinden biri olan, sosyal medyada pek çok karede sık sık yer alan yokuşlu sokakların, mahalleli çocukların ve bir camdan diğerine uzanan çamaşırların olduğu rengarenk eski evlerinin peşine düşüp her ne kadar her fırsatta kendimizi Balat’ın sokaklarına atsak ta semtin sokaklarının dilini çözmesi ve bizimle hemen konuşmaya başlaması beklediğimizin aksine hemen olmuyor.

 

Balat’ın ruh halini çözebilmek için orada mahallenin uyanmaya başladığı sabah saatlerinde, uzun öğle sonralarına yayılmış telaşsız saatlerde ve akşam saatleri gibi günün ve mevsimlerin farklı zamanlarında bulunmak gerekiyor. Aslında bu kural karakteristik şehirlerin, semtlerin, mahallelerin ve ruhu olan mekanların hemen hepsi için aynı işliyor.

Hele ki Fener & Balat gibi içinde birbirinden farklı kimlikleri ve tarzları barındıran, değişim geçirirken lokal görüntülerini ve dokusunu kaybetmeyen enteresan bir bölge ise.

Orada tüm zamanını geçiren mahalleliye baktığınızda sokaklarına dalıp gittiğinizde kendinizi gerçekten de kendi şehrinizde ‘turist’ hissetmeniz olağan.

IMG_7742

Balat’ı enteresan yapan özellikleri ilk başta her ne kadar tarihi dokulara sahip güzelim evleri gibi görünse de asıl buranın kimliğini oluşturan değiştiren dönüştüren, aynı zamanda koruyan ve kendi güzel ruhlarını yansıtan mekanlar ve o mekanlara ruhlarını katan insanlarla tanışmaktan geliyor.

 

Balat, 4-5 çocuğun kapı önlerinde bir arada oynadığı, grubun en büyüğüne en küçüğünün emanet edildiği, İstanbul’un hemen her köşesini mesken edinmiş kedilerin burada da kendi kolonilerini kurdukları, yokuşu bol sokakların sürprizli hallerini başınızı yukarı kaldırmazsanız gözden kaçıracağınız detaylarla dolu bir labirent mahalle. Hani şu evlerin dili olsa da konuşsa dedirten türden bir ruha sahip. Hikayelerin peşinden gitmek ya da inanmak istediğiniz hikayeleri yazmak size kalmış.

balat

Mahallenin huzurlu çocuğu Cafe Naftalin K.’nın önündeki bankta oturup, kedilerden fırsat bulabilirseniz sırtınızı kafe’nin duvarına dayayın, sokağın oynayan çocukların, önünüzden akan hayatın, birbirinden oldukça farklı profilde insanın aynı mahallede yaşamasının yarattığı atmosferin tadını çıkarın. Naftalin’den dışarıya taşan Yunan müziklerinin, zaman zaman farklı ezgilerin öğle sonrasını yaşayan mahallenin seslerine karışmasının ve yavaşlamanın tadını çıkarın.

İstanbul en güzel mevsimini yaşamaya başladı bile. Sokaklar bizim keşiflerimizi bekliyorlar.

 

 IMG_7875

Cafe Naftalin K., Naftalin Eskici Dükkanı’nın renkli haline, kapı önünde üst üste konulmuş eski model bavulların üzerinde yatan kedilerine, ilgi çekici objelerine, vintage posterlerine gözümüz aşikardı. Bu defa hemen karşısında yer alan Naftalin Cafe’yi görünce onun devamı olduğu sinyallerini kapısının önündeki eski model kırmızı sandalyeler ve ahşap masayı görünce daha içeri girmeden aldık. İçeri girer girmez karşılayan samimi gülümseme Zeynep Hanım’a ait. Kediler ise başımızın tacı. Her biri bir sandalyede öğle uykusundalar.

IMG_7874

Kafede hemen hemen tüm bu objeler ve eşyalar kullanım amaçları dışında aynı zamanda satılık. Bu yüzden eşyalarla duygusal bir bağ oluşturmamaya çalıştıklarını ancak yine de onları bir şekilde bulan bu hepsi ayrı hikayeye sahip eşyalara ve objelere bağlılıklarını heyecanla anlatan Zeynep Hanım, aslında kitap, kedi, kahve, kahvaltı gibi sevdikleri tüm ‘k’ları burada birleştirdiklerini ve hayatlarının bir kesitini de aynı evleri gibi buraya taşıdıklarını söylüyor. Bazı duvarları eski dergi ve gazetelerle kaplı Cafe Naftalin K.’da dekorla uyumlu bir şekilde köşede duran sarı buzdolabı, nefis müzikleri çalan pikap, masanın üzerindeki objeler ve hatta oturduğunuz koltuk bile satılık. Satılık olmayan tek şey, birkaç rafa yayılmış Zeynep Hanım’ın eşine ait kedi koleksiyonu. Duvarlarda asılı çerçeveler, raflardaki objeler her birini üzerine yaşanmışlık sinmiş ayrı hikayelere sahip. Bu sempatik atmosfere sahip mekanı tamamlar nitelikte bir menüleri var. Şirin kavanozlarda servis edilen ev yapımı içecekler, vejetaryenleri memnun edecek alternatifler, ev yapımı kurabiyeler, kekler ile Fener’in en naif ve huzurlu adreslerinden. Kedilerin en çok burada ‘takılmalarından’ da öyle olduğunu kanıtlar nitelikte. Zeynep Hanım ve eşi gibi insanlar ve onların elinin değdiği mekanlar iyi ki var. Vodina Cad. No: 10

 naftalin

Naftalin Eskici Dükkanı Eşyaların ruhu olduğuna inanan iki eski eşya tutkunu ve aynı zamanda Naftalin Eskici Dükkanı’nın devamı gibi olan Cafe Naftalin K. ‘nın sahibi Zeynep ve Bülent çifti bugünlerde tekrar elden geçirdikleri eşyaları meraklılarına hazırlamakla meşguller. Dükkanda geçirdiğiniz her dakika o ana kadar görmediğiniz eşyaları görmenize ve yepyeni hikayeleri takip etmenize sebep oluyor. Eski pikaplar, radyolar, oyuncaklar, bavullar, kitaplar, abajurlar, telefonlar, çerçeveler, vazolar, daktilolar, plaklar daha neler neler… Yıldırım Caddesi, No:27

IMG_7876

Ragn’n Roll Hand and Vintage, Naftalin Kafe’ye sırtınızı verip oturduğunuzda hemen sağ çaprazınızda gözünüze bir dükkan takılacak. Dükkanın önündeki beyaz bisiklete, onun nefis çiçekler yerleştirilmiş sepetine, bu görüntünün nasıl da o dükkan ile harika bir uyum oluşturduğuna büyük bir zevkle bakarken bu görüntüye bir de dükkanın önünden geçmekte olan zarif bir bey ve hanımefendi eklenecek. Bir anda kendinizi Fransa’da bir sokakta zannetmeniz olası. Vintage butiğin içinde bulunduğu sokağın atmosferini mükemmel şekilde tamamlayan haline kapılıp içeriye göz atarsanız vintage kıyafetler ve zamanın havalı ‘parçaları’ arasında nostaljik bir yolculuk sizi bekliyor.  Yıldırım Caddesi, No:31-A

 IMG_7970

Hanımeli Kafe, Fener’in girişinde yer alan ve kapısının önünü genellikle dolu göreceğiniz bir mekan. Hoş hepimiz sokakları kapı önlerinde oturmayı özledik ama yağmurlu bir güne denk gelirseniz ya da sadece merak ederseniz içeriye göz atmadan geçmeyin. Zira kafe birkaç sene önce Balat sokaklarında çekilen bir diziye mekan olmuş. Adının hakkını veren kafede gerçekten her şeye kadın elinin değmiş olduğunu hissediyorsunuz. Ev yapımı kekler, pastalar, börekler, hamur işi yemem diyenlere hafif kahvaltılıklar ve taze portakal suyu, çay & kahve düşkünlerine taze çaylar, kahveler eşliğinde oturup soluklanmak ve Fener’in nabzını tutmak için iyi bir alternatif. Vodina Caddesi, Akçin Sokak No 3 B Fener

IMG_7966

Narissa, Hanımeli Kafe’nin hemen devamında minik bir el emeği butiği. Sahibesi Afet Hanım’ın el emeği yastıkları ve şapka tasarımları dışında minik dükkanın dikkat çeken ürünleri farklı dokulara sahip peştemalleri. Gitmişken yanına bir de bakır tas ile el yapımı mis gibi bir sabun ekleyin, gezinizin sonunda dükkanın mis gibi kokusu ve semtin havası evinizde devam etsin. Vodina Caddesi, No:10 Fener

IMG_7965

Little House Cafe, Kapısının önündeki sandalyelerinin yeşil ve sarı renkleri menüsündeki kahvaltı ve  omlet çeşitleri adı gibi küçük ve sevimli kafe, Balat turunda mola adreslerinden biri. Vodina Caddesi, No:6

IMG_7746

Forno, Ne demiştik… Bir şehri keşfetmenin en güzel yolu sokaklarında kaybolmaktır. Balat’ın sokaklarında dolaşırken karşınıza çıkan mis kokulu ve samimi mekan ise en güzelidir. Sokağa girer girmez kırmızı beyaz tentesi ve dış cephesi ile sizi lezzetli bir menünün beklediği sıcak mekanın kokusunu hemen alacaksınız. Tereddüt etmeden kapısından girin içeri. Önce fırından çıkan nefis kokular çarpacak. Ardından birbirini tanımayan ailelerin çiftlerin arkadaş gruplarının kocaman bir aileymişçesine aynı büyük ahşap masayı paylaştıklarına ve önlerindeki lezzetlere gözünüz takılacak. Hemen hemen herkesin önünde ahşap servis tahtalarının üzerinde lahmacun ve pidenin olması mekanın spesiyalinin ne olduğunu belli ediyor. Vejetaryenlere uygun pide çeşitleri de bulunuyor. Ancak lahmacun ve pide çeşitlerinin yanı sıra kesinlikle sebzeli pizzası da denenmeli. Pizzanın lezzetini katlatan acı zeytinyağlarının oldukça başarılı olduğunu da ekleyelim. Kahvaltıları ise çoktan meşhur olmuş durumda. Pazar sabahları yer bulabilmek pek kolay olmuyor. Fırından taze çıkan kruvasanlar, ekmekler nefis. Porselen sahanlarda servis ettikleri yumurta çeşitleri de lezzetli alternatiflerden. Güneş kurusu kayısılı sufleye ise midenizde mutlaka yer bırakın. Leziz fırın lezzetleri açık mutfağı bayan Yona’nın her şeye yetişen enerjisi ve mekanın dekorasyonunda kullanılan rengarenk fayanslar ve bakır lambalar kalbimizi çaldı. Fener, Kireçhane Sokak No:13

IMG_7744

Fener Kafe, İstanbul’daki kahve akımı malum. Burada içebileceğiniz en iyi kahvelerden birini içeceğinize emin olabilirsiniz. Kahve dükkanında çalışan ve kahveden anlayan yabancı misafirlerimizin bile tadına bayıldıklarını söylemeleri bu düşüncemizi bir defa daha destekledi üstelik. Kapısının önündeki babaannenizin evindeki koltuklardan birine oturun ve kahvenin tadını çıkarın. Vodina Caddesi, 25A

IMG_7964

Fener Köftecisi, Özel soslu ekmekleri üzerindeki köfteleri ve bir köfteci dükkanından beklenmeyecek dekorasyonu ile samimi, lezzetli ve keyifli bir adres. Yıldırım Caddesi, Akçin Sokak No:1/A

IMG_7969

Tentene, Balat sokaklarına en çok yakışan dükkanlar Tentene gibi el emeği göz nuru zarif dükkanlar. El emeği dantellerin nostaljik ve anneanne evini çağrıştıran atmosferinde sergilendiği Tentene geçmiş zamanın naif hallerine yapılan bir yolculuk gibi. Vodina Caddesi, No:23

 

Domino, Vodina Caddesi’ne yakın zamanda katılan bir oyuncu daha var. Domino salata, sandviç, makarna, köfte gibi alternatifler sunan menüsü, ferah iç dekorasyonu ve kapı önü muhabbetiyle sade ve rahat bir atmosfere sahip. Vodina Caddesi, 83B

IMG_7962

Art & Books Coffee, Art Books & Coffee, ikinci el kitaplar, haritalar, gravürler ve bir bavul dolusu siyah beyaz fotoğraf ile bambaşka hikayelere taşıyabilecek bir dükkan. Vodina Caddesi, No:132

 IMG_7971

Sahi, (İstanbullu Tasarımlar) Sahi bir kültür pazarlaması platformu. İçinde el sanatlarından  tasarım ürünlere, lokum ve baklavadan peştemale, Türkiye’nin geleneksel dokusuna ait detayların modern yorumları sunuluyor. İlk mağaza ve kafesini Karaköy’de açtıktan sonra, Balat’ta internette satılan paketli ürünlerin satışının yapıldığı mağazasını açan Sahi, ürünlerinde sunduğu zenginliği ve dinamizmi ile İstanbul’un şehir kültürüne ait pek çok detay barındırıyor. Tasarım ürünlerinin ağırlıklı olarak İstanbullu tasarımcı ya da atölyelerde üretilmiş ve özgün olmalarına dikkat eden markanın, “Made in Istanbul” kavramının özellikle yabancıların gözünde bir artı değer olarak yerleştirilmesi ve yaygınlaştırılması gibi bir hedefi var. Sahi’de satılan geleneksel tatlılarda belirledikleri kriter ise işin erbabı ya da ustaları tarafından, orijinal formülüne sadık kalınarak ve yüzde 100 doğal içerik kullanılarak hazırlanmış olması.

IMG_7972

Markanın yaratıcısı Çiçektan Yeşilkaya, İstanbul şehir kültürü gibi zengin bir konsepti etraflıca kapsamaya, hikayelerini, mahallelerini, insanlarını, esnafını, tasarımcılarını anlatmaya ayrıca önem veren bir girişimci.

Markanın Balat’taki mağazasında ise yine birbirinden güzel renk ve tasarıma sahip seramik ürünler, farklı tasarımcılara ait çalışmalar, el yapımı sabunlar, geleneksel motiflere sahip örtüler en saf ve cazip halleriyle sunuluyor.

IMG_7973

Sahi’nin İstanbul Masalı, Çok Özelsin ya da Pembe Panjur Paketi gibi sevimli hediye paketleri de bulunuyor. Balat Mah. Hızır Çavuş Köprübaşı Sokak, No:15

 

IMG_7968

Balart, Sahi’nin hemen karşı köşesinde yer alan Balart’ın, tipik Balat evlerinin renkli minyatürlerinin yer aldığı vitrinini görünce içeriye adım atmak kaçınılmaz. Balat’ın ilk Sanat Okulu ve Sanat Galerisi olan Balart sevimli Balat evleriyle kalbimizi çaldı. Hızır Çavuş Sokak No:36

 IMG_7967

Balat Residence Cafe & Hotel, Tahta Minare Hamamı ile karşılıklı konumda bulunan hotel & cafenin girişinde yer alan kahve ve çay ocağı ve otantik dekorasyonu özellikle yabancı misafirler için ilgi çekici. Kapısının önünde yer alan tahta taburelere oturup yüzünüzü güneşe verdiğinizde sizden keyiflisi olmuyor. Vodina Caddesi, No:

 

Tahtaminare Hamamı, Vodina Caddesi’nde yer alan hamamın tarihi orada çalışan kişinin söylediğine göre 1458 yılına dayanıyor. Oldukça mistik bir atmosfere sahip hamam pazartesi ve perşembe günleri kadınların kullanımına açık. Vodina Caddesi, No:95

IMG_7974

Vodina Cafe & Balat Kültür Evi, Soroptimist Kulüpler Federasyonu tarafından kurulmuş Vodina kafe kadınlar tarafından işletiliyor. Soroptimist ise ‘birbiri ile kan bağı olmayan ama kız kardeş gibi birbirine yardım eden kadınlardan oluşan topluluk’ demek. Ekonomik özgürlüğü olmayana kadnlara el emeklerini satabilmeleri için imkan veren Vodina Kafe, aynı zamanda semtteki maddi durumu yetersiz çocuklara kurs verilen bir mekan. Menüsünde bulunan mantı, sarma, kurabiye gibi lezzetler ev kadınları tarafından yapılıyor. Kafe’nin giriş katında iki farklı oturma bölümü bulunuyor. Caddeye bakan ve bir evin yemek odasında ağırlanıyorsunuz gibi hissettiren bir ön salon, bir de arkasındaki mini bahçeye bakan bir bölüm bulunuyor. Ufak ancak huzur veren açık bölümü ise dinlenmek için ideal. Hele arkadan usul usul Zuhal Olcay çalıyorsa. Binanın üst katında geçici resim sergilerine yer veriliyor. Evin güzelliğini anlamak için mutlaka üst kata bakmak gerek. Vodina Kafe, kadınları ve çocuklara verdiği destekle ve huzurlu ortamıyla kalbimizi kazandı. Vodina Caddesi, No:41 Balat

 IMG_7963

Byzas Cafe, Fener Balat’ta gezinirken bir anda sevimli bir Yunan kafesinde hissettiren Byzas Cafe, kapısının önündeki masmavi boyalı sandalyeleri ile kendini hemen fark ettiren bir mekan. Beyaz duvarlarına asılı mavi çerçeveler ve mavi & beyaz kareli masa örtüleri mekanı tamamlıyor. Menüsünde kahve çeşitleri olan Byzas Cafe’nin sahipleri size adeta evlerinde ağırlıyorlar gibi bir sıcak ve samimi. Yıldırım Caddesi No:10 Fener

 

Köfteci Arnavut, 1947 yılından beri hizmet veren Köfteci Arnavut, ciğeri, Arnavut tatlısı, piyazı ve tabii ki meşhur köftesi ile Balat turunun tamamlayıcısı. Mürselpaşa Caddesi, No:139 Ayvansaray

 

 

Hepsi Hikaye, Hepsi Hikaye’nin önce vitrininde birbirinden güzel eski objelerin çekimine kapılıyorsunuz, ardından içeri girdiğinizde bir zamanlar halkın içinden ustaların uyguladığı ancak pek itibar görmemiş ve ‘halk işi’ olarak tanımlanmış olan ve artık çok az kişi tarafından bilinen ve uygulanan geleneksel ‘camaltı sanatı’nı devam ettiren Ayşegül Kaya’nın işlerini duvarlarda görüyorsunuz. Ayşegül Hanım, gönül verdiği cam sanatını devam ettirmek amacıyla dükkanın alt katını atölye olarak kullanıyor. Balat Çarşısı

 IMG_7937

Tozlu Raflar Antique, Balat sokaklarında yürürken sanki çağlar öncesinin enerjisini taşıdığını düşündüren ve adının ‘tozlu’ olmasına karşılık, renkli yüzüyle oldukça enteresan bir dükkan bir anda karşınıza çıkıyor. Fotoğrafını çektikten sonra dükkanın nostaljisine kapılıveriyorsunuz. Kaftanlardan eski mobilyalara küçük dükkanda pek çok değişik ikinci el ve antika ürün bulunmakta.  Ayvansaray Caddesi

IMG_7961

Agora Meyhanesi 1890, Bir mekanda servis yapanlar da çalan parçaya eşlik ediyorsa orası ‘mutlu’ ve ‘güzel’ bir işletmedir. Ezel Akay’ın üç ortağıyla birlikte 100 yıllık mekanın orijinaline sadık kalarak yeniden hayat verdiği Agora Meyhanesi, hem iç dizaynının sıcaklığı hem de bahçe kısmı ile oldukça keyifli bir atmosfer sunuyor. Mezelerinin her biri akılda kalacak kadar iyi ve özenli. Klasik mezelerin bile mutfaktaki Ermeni, Rum ve Türk aşçıların eli değince çok daha güzel lezzetlere dönüştüğü Agora Meyhanesi’nin mutfağında zaman zaman Ezel Akay da hünerlerini konuşturuyor. Balık pastırması, skordalia, akulçapa gibi farklı etnik mutfaklara ait mezeler ile başlayıp asma yaprağında levrek ve danalı kuzulu gibi lezzetler ile devam eden geceye bir de kemanın tınıları ve nostaljik şarkıları eklenince her duyunuza hitap eden unutulmaz bir akşam geçirmiş oluyorsunuz. Mürselpaşa Caddesi, Ayvansaray

 

Elvin Pastane Fırın, Tam bir mahalle fırını olan Evlin Pastane Fırın’ın galetalarından ve pakette satılan simitlerinden almadan geçmemek gerek. Vodina Caddesi, No:82

 

Çıfıt Çarşısı, Belki yeni jenerasyon bilmeyebilir ancak ‘çıfıt’ dağınık ya da içinde ne ararsan bulabileceğin karışıklıktaki bir çekmece dolap ya da oda için kullanılan bir deyim. Çıfıt’, aslında Osmanlı döneminde Yahudilere verdikleri isimmiş. Bu kelimenin nasıl deyim olduğunun hikayesi ise, 1492’de İspanyol engizisyonundan kaçan Yahudiler, Osmanlı tarafından Balat’a yerleştirilmiş ve burada bir çok talebi karşılayan her türlü ihtiyaca uygun ürünü bir arada bulundurdukları dükkanlar kurmuşlar. Böylece Yahudi Çarşısı (Çıfıt Çarşısı) deyimi buradan doğmuş. Günümüzde Türk esnafın çoğunlukta olduğu çarşıda terziden manava, fırından tuhafiyeye aklınıza gelebilecek her türlü dükkan mevcut.

 

 

Fener’in En Görkemli Binası

Fener Rum Erkek Lisesi, 1454 yılında kurulan ve bugüne kadar eğitimin kesintisiz sürdüğü Fener Rum Erkek Lisesi’nin binası, semtin en etkileyici ve ilgi çekici binaları arasında yer alıyor. ‘Kırmızı Mektep’ ya da ‘Kırmızı Kale’ olarak ta bilinen okul, Osmanlı Dönemi’nin en prestijli okulu sayılıyor ve bu okuldan mezun olmak dönemin imtiyazlı kişileri arasında olmaya olanak sağlıyormuş. 600 öğrenciye eğitim verebilecek kapasitedeyken Rum nüfusunun azalmasıyla şu anda onda biri kadar öğrencisi ile eğitime devam ediyor.

 

 IMG_7743

 

 

Kutsal Mekanlar

Patrikhane, Bölgenin en önemli kutsal mekanı Ortodoks Hıristiyan aleminin Vatikan’ı olan Patrikhane İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’nın camiye çevrilmesi ile birlikte pek çok yer değiştirmiş ve en son olarak 1601 yılında buraya taşınmıştır.

 

Sinagoglar

Osmanlı tarafından 15. yüzyılda Balat’a yerleştirilen Yahudiler’den geriye pek çok sinagog kalmış.

Ahrida Sinagogu, İstanbul’daki en geniş kapasiteli sinagog’tur.

 

Kiliseler

Kanlı Kilise (Meryemi Kilisesi) 11. yüzyıldan kalma kilise hala ibadete açık.

Sveti Stefan Bulgar Ortodoks Kilisesi (Demir Kilise)