DOURO VADİSİ İZLENİM&ROTALAR


UYUYAN GÜZEL DOURO 

 

Sanki bir masal dünyasındayız… Üzüm bağları ile kaplı tepelerin arasından kıvrıla kıvrıla akan Douro nehri, tüm imkansızlıklara rağmen sakin sakin akıyor. Taraça taraça inen bağlar ile kaplı yamaçlar o kadar dikki, toprak kaymasın diye taş duvarlar ile geometrik desenlere bürünmüş… Bağlardaki yapraklar ise güneşte fıstık yeşili, sarı, turuncu, kızıl, mor renkleri ile parlıyor… Gökyüzü masmavi, bulutlar sanki havda asılı kalmış duruyor. Nehrin oluşturduğu kıpırtısız gölet, ayna görevi yaparak gökyüzündeki bulutları ve suya eğilmiş söğütlerin sapsarı yaprakları aynen yansıtıyor.

 

Kıvıla kıvırıla alçalıp yükselen virajlı yollardan ilerlerken adım başı durup büyülü Douro’nun manzaralarını hayranlıkla izliyoruz. Yer yer geçit vermeyen meşakkatli Douro yollarında, ralli yapar gibi ilerleyen lokaller atom karıncalar gibi vızır vızır yanımızdan geçiyor, şaşıp kalıyoruz…

 

Urbión tepelerinden aşağılara dökülerek önce İspanya sonra Portekiz boyunca ilerleyen Douro nehri Porto’nun az ilerisinde Foz de Porto’dan denize dökülüyor. 100 milyon yıldan uzun bir süredir, zig zag yaparak dimdik yükselen dağların arasından 897 kilometre boyunca, kıvrıla kıvrıla ilerleyerek yolunu açan nehir, sanki hiç kıpırdamıyormuş gibi sakin ve huzurlu. Süzülerek akan Douro, adeta bir uyuyan güzel.

 

 

Anlamı ‘Güneşin dokunduğu vadi’ anlamına gelen ‘Douro Valley’, adının hakkını veren altın renkli bir doğaya sahip.

Portekizin ünlü Douro bölgesi ise, nehrin Barca d’Alva ve Barqueiros arasında kalan 100 kilometrelik bölümünü çevreleyen 250000 hektarlık alandan oluşuyor. Bu alanın beşte biri taraça taraça nehre kadar inen şarap bağları ile kaplı. Sıra sıra dizilmiş üzüm bağlarının öyle nefes kesici bir görüntüsü var ki, üzüm bağlarının dimdik yamaçlarda yerçekimine karşı gelir gibi nasıl tutunabildiğine şaşırıp kalıyorsunuz.

 

Rustik ve nostaljik bir görünüme sahip Douro,  şiir gibi güzelliği ve otantik atmosferi turizm akınları ile bozulmamış, Avrupa’daki nadir şarap bölgelerinden birisi.

 

 

PORT ŞARAPLARI İLE ÜNLÜ DOURO’NUN DAMARLARINDA ŞARAP AKIYOR

Douro aslında dünyanın en eski resmi şarap bölgelerinden birisi. Bölgede Romalılar döneminden beri bağcılık ile uğraşıldığı biliniyor. Ancak 1143’de Portekiz Hristiyan Kilisesinin teşviki ile üzüm bağları genişleyerek tüm bölgeye yayılmış, ve Oporto’daki tüccarlar ile Douro’lu çiftçiler arasında bir şarap ticareti başlamış. Ancak olgun üzümlerin maserasyonunun uzatılarak elde edildiği kaliteli tatlı şaraplara 16.yy’ın ortalarında erişilmiş.  Bölgeye has Port Wine ünvanı ise, 17. Yüzyılda şarabın mayalanması sırasında konyak eklenmesi sonucu oluşan eşsiz tat ile birlikte gelmiş. Sadece Doruo’ya has bu teknik, toprağın, iklimin ve üzümlerin  simyası ile birleşince, Port Wine dünya çapında ünlenmiş, ve de isim ve mülkiyet hakkını bölgeye kazandırmış. Noval Nacional Vintage, bölgenin en efsanevi Port şarabı.  Taylor’s, Dow’s, Fonseca ve Graham’s ise dünya çapında ünlenmiş diğer markalar.

 

Douro 19.yy sonlarında çok önemli bir badireyi, Dona Antonia Adelaide Ferreira sayesinde atlatmış. 1870’ lerde bir tür asma biti olan Phylloxera, bağların tamamının neredeyse yok olmasına ve şarapçılığın bitme noktasına gelmesine yol açmış. Ancak bölgeye olan sonsuz inancı ile Dona Antonia Adelaide Ferreira, Douro’daki arazilerin çoğunu satın alarak ve yeniden dikim yaparak, bağları hastalıktan arındırmış. Bugün Douro kurtuluşunu ve hayata devam edebilmesini borçlu olduğu kadının şerefine şaraplara onun ismini veriyor.

 

Son 100 yılda bölgede şato usulü şaraplar üreten çok önemli ve şarapevleri gelişmiş. Ferreirinha Quinta do Vesúvio, Quinta do Noval, Quinta das Carvalhas, Quinta do Seixo, Quinta de Vargellas, Quinta da Roeda, Quinta do Vale Meão, Quinta do Bom Retiro, Quinta da Ervamoria, Quinta da Leda , Quinta da Foz, Quinta do Panascal, Quinta da Pacheca, Quinta do Portal, Quinta das Avessadas ve Quinta Nova de Nossa Senhora do Carmo bunlardan en ünlüleri.

 

33.000’den fazla üzüm üreticisi ile yüzlerce yıllık şarap geleneği ve mirasını sürdüren Douro bölgesi, 1991 yılında UNESCO kültür mirasları arasına girmiş. Çoğu şarap üreticisi modern teknikler ve ekipmanlara geçiş yapmış, ancak hala bazı şarapevlerinde üzümler lagare isimli geniş fıçılarda ayaklar ile ezilerek geleneksel yöntem ile sıkılıyor.

 

 

DEĞİŞİM RÜZGARLARI

Douro, batıdan dağlar Atlantik Okyanusundan gelen nemli havayı bloke ederken, kuzeydeki dağlar bölgeyi soğuklardan  koruyor ve yazları sıcak bir iklime kavuşmasını sağlıyor. Böylece üzümler tam olgunlaşabliyor. Toprağın kayalık olması üzümlerin köklerinin derinlere inerek tutunmasını sağlıyor. Böylece şaraplık üzümler için ideal bir ortam oluşuyor Douro’da.

 

İşin ilginç tarafı, şarap üretimine bu kadar uygun bu verimli topraklarda son 250 yıldır sadece Porto şarabı (brandy katılarak mayalanan uzun zamanda olgunlaşan tatlı ve sert dijestif bir kırmızı şarap) üretilmesi. Zaten, ‘dünya çapında bir üne sahip Porto şaraplarının üzümlerinin geldiği  bağlar neden kaliteli başka şaraplar üretmesin?’ diyen girişimciler sayesinde, bölgenin asıl potansiyeli ortaya çıkmaya başlamış. Douro’da son 20 yılda adeta bir devrim yaşanıyor. Şarap konusunda uzman genç kuşak, önce geometrik bağlar tasarlayarak üzüm ekilebilir alanları çoğaltarak işe başlamış. Şarap üretimi süreçlerine yaratıcı ve yenilikçi yaklaşımlar getirerek bir dönüşüm başlatmışlar. Şimdi yatırım ve emeklerinin meyvelerini topluyorlar, çünkü Douro artık dünyaca tanınan harika kırmızı ve beyaz şaraplar üretmeye başladı.

 

“Duas Quintas”’ın yaratıcısı João Nicolau de Almeida, Batuta, Redoma ve Charme’nin yaratıcısı Dirk Niepoort, ve “Pintas” ın yaratıcısı Sandra Tavares da Silva, bölgedeki değişimin öncüleri. Ancak Douro’nun uluslararası üne kavuşmasındaki öncü birlik Douro Boys.  Quinta do Crasto, Quinta do Vallado, Quinta do Vale Dona Maria, Quinta do Vale Meão ve Niepoort şarapevlerinin işbirliği ile yaratılan “Douro Boys” bölgenin modern imajını temsil ediyor. Symingtons ve Robertsons gibi eski üreticiler de ünlü onologlar ve şarap üreticileri ile işbirliği yaparak yeni akıma ayak uydurmaya başlamışlar. Artık Douro bölgesi ‘Eski dünyanın Yeni dünyası’ ünvanı ile anılıyor.

 

 

DOURO BAĞBOZUMLARI VE YAPRAK DÖKÜMÜ

Eylül başı ile Ekim sonu arasında Douro’da bağbozumunun habercisi olan makas seslerinin ekoları tüm vadiye yayılıyor, ve dizi dizi bağlar kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlıların söylediği halk ezgileri ile şenleniyor. Ve son üzümlerin toplanması ile şarap bağlarında ve şarap evlerindebağbozumu kutlamaları başlıyor. Ekim sonunda ise yaprakların yeşil, sarı, turuncu, kızıl renkleri ile nefes kesici büyülü manzaralar ortaya çıkıyor.

 

Douro’nun kıyıları, tepelerden nehre kadar inen şarap bağları ve aralarındaki tarihi şarapeveleri, suya eğilmiş söğüt dalları, beyaza boyalı taş evleri ile kıyı köyleri, iskelelere bağlanmış ahşap tekneleri ile nostaljik bir atmosfere sahip.  Bu tılsımlı manzaraları seyretmek için iki opsiyon var; tekne ile yaptığınız iki saatlik bir nehir gezisi sırasında, sadece suyun hışırtısını,  ve kuşların seslerini dinleyerek huzurla ilerlemek, ya da Pinhão’dan Pocinho’ya, yer yer nehrin kıyısından yer yer bağların arasından, yer yer de tepelerden ilerleyen  tren ile romantik bir yolculuk yapmak.

 

 

GASTRONOMİ

Douro kökleri yüzlerce yıl öncesine dayanan şarap ve gastronomi  geleneğine sahip bir bölge.  Kuşaklardan kuşaklara aktarılan yemek tarifleri ile evde veya lokal tasca’larda pişen kuzu rosto, Cod balığı gibi spesiyal lezzetler, yavaş yavaş bölgede açılan yeni nesil gurme şef restoranları ile çağdaş yorumlar kazanarak Douro ziyaretçileri ile de buluşuyor. Bu değişimi başlatan isim ise Douro nehrinin üzerinde Folgosa rıhtımında bölgenin yerlisi olan Şef Rui Paula tarafından açılan DOC restoran. Douro’nun sakin ve büyüleyici suları ve karşıda nehre dökülen ağaçlarının muhteşem nehir manzaralarına nazır bir konumdaki DOC, geleneksel tariflere deneysel yorumlar getirerek bölgenin yıldızı olarak yükselmiş.

 

 

 

 

Douro Otel, Restoran, Kulüp  ve Alışveriş Rehberi için: http://www.yolculukterapisi.com/douro-vadisi-rehber-otelrestoranbaralisveris/

 

 

 

DOURO DENEYİMLERİ

Douro Tekne Gezisi: Pipadouro’nun Pinhao kasabasındaki Vintage Otel’in önünden kalkan ahşap tekneleri ile 2 saatlik veya günlük nehir turları yapmak mümkün. Porto’dan Pinhao’ya virajlı araba yolları ile gelmek yerine, önceden rezervasyon yaparak, tekne ile 5 saat süren keyifli bir nehir yolculuğu ile ulaşabilirsiniz. Biri 21mt diğeri 10mt olan tekneler adeta birer klasik.

Douro Müzesi, Peso da Régua / Douro şarap tarih ve geleneklerine ait objelerin  ve yöreye ait elişi ürünlerin sergilendiği müze.

Pinhão Tren İstasyonu: İstasyonun duvarları, Douro’nun şarap geleneğinin resmedildiği mavi renkli çiniler ile kaplı. Bağbozumu, şarap yapımı, köylerdeki kutlamalar gibi anları ölümsüzleştiren bu dev resimler görülmeye değer.

Vale Côa Kaya Resimleri:  UNESCO koruması altında alınmış Côa Vadisi, 20.000 yıllık binlerce kaya resimleri ile dünyanın en büyük açık hava tapınağına ev sahipliği yapıyor. Coa Doğal Parkında jipler ile yapılan 30km uzunluğundaki bir safari ile resimleri yerinde görmek, ya da Coa Vadisi Müzesini ziyaret ederek taşınmış resimleri görmek mümkün.

Palácio de Mateus Sarayı ve Armamar Kilisesi, Vila Real

Nossa Senhora dos Remédios, Dom Afonso Henriques ve S. Pedro de Balsemão Kiliseleri, Lamego

São Pedro das Águias Manastırı, Tabuaço,

S. João de Tarouca Manastırı, Tarouca

Freixo de Numão, Longroiva, Marialva, Penedono ve Lamego Kaleleri

 

 

ŞARAP EVİ ZİYARETLERİ 

Quinta da Manuela, Pinhao / Douro’nun en ünlü şarapevlerinden Sandra Tavares da Silva’ya ait Wine & Soul şarap bağları

Quinta do Vallado, Peso da Regua / 19. yüzyılda Douro’da şarapçılıkla uğraşan ve bölgede şarapçılığın gelişmesine ön ayak olan efsanevi kadın Dona Antonia Adelaide Ferreira’nın şarap evi. Porto Ferreira vintage 2009 özellikle tatmaya değer.

Quinta do Panascal, Pinhão / Kapılarını ziyaretçilere açan ilk Douro Vadisi üreticilerinden birisi olan Panascal, birçok lisanda kulaklıklı audio rehberleri, tadımları, mahzen gezileri, port workshopları, bağbozumları, tekne turları ve okçuluk etkinlikleri ile en donanımlı deneyimleri sunan şarap evi.

Quinta do Seixo, Pinhão / Douro nehrinin kıyısında tepelerde yer alan Seixo mahzenleri, muhteşem nehir ve Vila Nova de Gaia bölgesi manzaraları sunuyor. Vintage şarabı olan Tawny efsanevi bir şarap.

Quinta do Portal, Sabrosa / 1994’den beri DOC Douro şarapları üreten bu aile işletmesi şarap evi’nin premium Port ve Moscatel şarapları da mevcut. Ultra modern bir tasarıma sahip bu şarap evini, tadımlar ve mahzen gesizi için ziyaret edebilir, bağların içindeki Casa des Pipas’da konaklayabilirsiniz. Uzu

Quinta do Côtto, Sedeilos, Rede, Cidadelhe / Nefes kesen manzaralara nazır bu şarap evi, yüzlerce yıldır sadece Port şarabı üreticisi iken, 1932 yılında modernizasyon geçirip gelişmiş teknikleri uygulayarak harika kırmızı ve beyaz şaraplar üretmeye başlamış. 18. yüzyıldan kalma Akdeniz mimarisindeki konak 15. yüzyıldan kalma bina kalıntılarının üzerine inşaa edilmiş ve bu tarihi miras hala görülebiliyor. Yörenin en ünlü şefi Rui Paula Doc ve Dop restoranlarında en çok Quinta do Côtto şaraplarını sunuyor.

Quinto de Vargellas, Quinto de Terra Feita, Quinto do Junco, Vila Nova de Gaia / Hepsi birer Taylor’s işletmesi olan şarap evlerinin ziyaret merkezinde tadımların ve günlük turların yanı sıra, kasabanın harika manzalarına nazır Barao Fladgate isimli bir restoranı da var.

Quinta da Roeda, Vila Nova de Gaia / Douro’nun ilk rosesi olan Croft Pink’i yaratan ve bölgede çığır açan Croft şarap evi Taylor’s ziyaretçi merkezinin hemen çaprazında yer alıyor. Ziyaretler, Kör tadımlar, peynir eşleşmeleri ve karışım seansları düzenleniyor. 

Quinta da Pacheca, Lamego

Quinta do Vale Dona Maria, Pinhao

Quinta do Crasto, Sabrosa

 

 

 

DOURO ŞARAPLARI

Bölgede yetişen 341 farklı üzüm cinsi kaydedilmiş olsa da, kırmızı şaraplık üzümler olan 3 üzüm çeşidi hükmediyor bağlara: Touriga Nacional, Tinta Roriz ve Touriga Francesa. Rabigato, Viosinho, Gouveio ve Codega gibi beyaz ve rose şaraplık üzümler ise çok kısıtlı bir alanda yetiştiriliyor.

2006 Guru / Wine & Soul: Sandra Tavares da Silva & Jorge Serôdio Borges

2005 Passadouro Reserva / Wine & Soul: Sandra Tavares da Silva & Jorge Serôdio Borges

2005  Pintas Vintage / Wine & Soul: Sandra Tavares da Silva & Jorge Serôdio Borges

2009 Quinta do Vale Meão Douro / Quinta do Vale

2009 Quinta do Vale D. Maria  / Cristiano van Zeller

2007 Quinta do Noval Cedro do Noval Vinho Regional Duriense

2009 Quinta da Crasto Reserve / Quinta do Crasto Douro

2009 Dona Maria Treza / Quinta do Crasto Douro

2009 Waitrose Douro Valley Reserva Quinta da Rosa

2009 Niepoort Drink Me Douro / Niepoort

2009 Casa de Casal de Loivos / Pimentel

2009 Chryseia / Prats-Symington

Beyaz

2010 Lavradores de Feitoria Branco

 

 

DOURO SÜRÜŞ ROTALARI 

Porto’dan kiraladığınız araba ile A4 otobanına çıkarak 45 dakika ilerledikten sonra Douro’nun manzaralarının tadına varmak için Amarante çıkışında otobandan ayrılamakta fayda var. Dağlardan kıvrıla kıvırıla aşağıya inen dar yollarda dikatli olmakta fayda var, çünkü lokaller gerçekten çok hızlı araba kullanıyor. Mesão Frio çıkışını alarak N101’e çıktıktan sonra bitki örtüsünün çamlardan okaliptüs ağaçlarına doğru değiştiğini fark edeceksiniz, artık Douro nehrindesiniz. Port şarabının tarihi ticaret limanı olan Peso da Régua’da bir mola verip Douro Müzesini ziyaret edebilir, ya da Quinto do Vallado şarap evine giderek keyifli bir öğlen yemeği yiyip, ardından São Leonardo da Galafura’ya çıkıp , dik yamaçlarda 300 yıl önce el emeği ile şekilldendirilmiş  taraça taraça uzanan bağların muhteşem manzaralarını seyredebilirsiniz. Ardından nehir kıyısından ilerleyen yola inerek Folgosa’yı geçip Pinhão kasabsına ulaşabilirsiniz. Vintage Otel’de bir şarap tadımı yaptıktan sonra Tren istasyonundaki mavi ve beyaz renkli muhteşem azulejo’ların (Portekiz binalarında kullanılan camla kaplanmış parlak seramikler) orjinal kompozisyonlarına göz atabilirsiniz. Ardından tarihi bir şarap evi olan Quinta da Romaneira’ya çıkıp yine manzaraların keyfine varabilirsiniz. Ardından Douro’nun en şirin köyü olan Foz da Tua’ya ulaşıp keyifli bir kahve molası verebilirsiniz. Akşam yemeği için adresiniz ise Folgrosa’nın ünlü gurme restoranı D.O.C.

Ertesi gün Lamego’dan Coa Vadisine uzanan bir yolculuk yaparak Douro’nun muhteşem manzalarını tekrar sindire sindire keyifle izleyebilirsiniz. Regua’nın 12km güneyinde yer alan Lamego, Nossa Senhora dos Remédios, Dom Afonso Henriques ve S. Pedro de Balsemão Kiliseleri ile bölgenin tarihi merkezi olarak kabul ediliyor. İspanya sınırına yakın bir bölgede yer alan Côa Vadisi arkeoloji parkı ise kaya resimleri ie ünlü.

  

 

 

 

 Zeynep Atılgan Boneval