ÇEŞME YARIMADASI KEŞİFLERİ – ILICA, ŞİFNE, OVACIK, URLA, KARABURUN, ILDIRI, SEFERİHİSAR

 

 

 

 

ÇEŞME ve ILICA

 

Ilıca plajı çocukluğumuzun bir klasiğidir. Çeşme’ye gelip te görkemli palmiyeler ve çamlar ile çevrili, begoviller, sardunyalar ve yaseminler ile donatılmış şiir gibi bahçelerde yanyana dizilmiş tek katlı Şantiye ve Yıldız Burnu evlerine bayılmayan yoktur. Türkiye’nin en eski ve en medeni yazlık bölgesi olan Ilıca onlarca yıldır lezzet geleneğini sürdüren restoranları, kafeleri, pastaneleri, dondurmacıları ile hala bir klasik. Dost Pide’nin kuşbaşı kaşarlı ve tahinli pideleri, Altınkapı’nın döner ve etleri, Kumrucu Şevki’nin kumruları, Veysi’sin bistro lezzetleri, Biz Bize’nin zeytinyağlıları ve çöpşişleri, Veli Usta’nın dondurması, Reyhan ve Jocelyn’nin pastaları ve Rumeli Pastanesi’nin tahinli dondurması Ilıca’nın olmazsa olmazları.

 

Bir Dolunay akşamında önce Yıldız Burnundaki No:15 Cafe’de bir aperatif içip, ardından Mezzaluna’da tam karşınızdan doğan sapsarı ayı izlemek büyük bir keyiftir. Konaklamak için ise Hakan Ezel’in muhteşem restorasyonu olan Nars Ilıca en zevkli adres. Ilıca ve Alaçatı arasında yemyeşil büyük bir arazide yeni açılan Bloom Otel ise çok huzurluve zevkli bir adres.

 

3 sene önce tamamlanan Çeşme Marina ise harika mekanlara ev sahipliği yapıyor. Akşamları 15 Eylül’de Caz solist ve orkestralarını, Hayal Kahvesi’nde Rock gruplarını dinleyebilir, Zeytin vs’den doğal sabunlar, zeytinyağları ve peştemaller alabilir, Ferdi Baba’da balık keyfi yapabilir ve de Bonjour’da damak tatlandırabilirsiniz.

 

 ferdi22

 

ŞİFNE 

Çeşme yarımadasının en sakin koyu olan Şifne çok keyifli birkaç adrese ev sahipliği yapıyor. Özellikle rüzgarın az olduğu bir akşamüstü gün batımında giderseniz, gökyüzünün değişen renklerinin koyun üzerine yansıması ile sürreal tablolar ortaya çıkıyor. Doğanın ortasında 7 dönüm arazi içinde Aqua Şifne gündüz havuz ve deniz, akşamüzeri aperatif ve de geceleri müzik keyfi sunan harika bir mekan.

Şifne’den bir sonraki koy olan Germiyan’da da salaş ama deniz ürünleri ve mezeleri çok lezzetli Ada Balık başka bir cevher. Lodosta denizin dibindeki masalarda, çıplak ayaklarınız kumlarda, yemek yiyerek güneşi batırmak muhteşem bir keyif.

 

 

DEVECI2

OVACIK

Ovacık Çeşme yarımadasının tarım merkezi. Yörenin meşhur enginar ve kavunlarının yanı sıra iklimi ve toprak koşulları çok uygun olduğu için şaraplık üzümlerin yetiştiği bağları ile de ünlendi. Akşamüzeri gün batımında Ovacık’a yapacağınız bir gezintide, sizi yükselip alçalan tepelerde rüzgarla salınan mahsüller, az ileride deniz ve de ufukta Sakız  adası bekliyor olacak. Toskana halt etmiş dedirten bu manzara gerçekten görülmeye değer.

 

Ovacık tarlaları arasında ilerlerken gözünüze Deveci Bağları tabelası çarpacak. Deveci ailesinde tarım bir aile geleneği. Ali Deveci’nin rahmetli babası Lütfi Deveci 1937 yılında Samsun’da kurduğu ilk çiftliği ile Türkiye’de modern meyveciliği başlatan isim. Daha sonra ülkenin farklı yerlerine yayılan çiftliklerde ‘Deveci armutu’ nunda arasında olduğu, soframıza gelen yirmiden fazla elma, armut, şeftali, karpuz, çilek, erik çeşidi yetiştirildi. İstanbul’un efsanevi restoranı ‘Downtown’u yaratan Ali Deveci, bir Çeşme tatilinde bağcılık yapan bir dostunu ziyaret ettiğinde,  aile geleneği olan toprağın çağrısını hissetti. Ne de olsa kanına işlemişti toprak! Ali, Ovacık’taki toprağı özenle, dikkatle ve özveriyle işleyip, ailenin altmış senelik tecrübe ve bilgisini en yeni tekniklerle harmanladı. Bölgeye en uygun ve en kaliteli üzüm fidanlarını Fransa’fan getirip ekti, titizlikle fidanları büyüttü ve harika bağlara dönüştürdü. İklim, toprak, güneş ve sabır bir araya gelince, Deveci Bağlarından harika Merlot, Shiraz, Tempranillo, Grenache şaraplık üzümleri yetişmeye başladı. Bir yandan her gün bağlarda çalışıp, bir yandan da iyi şarap yapmanın sırlarını takip ediyor. Uzun bir yolculuğa baş koydu, bağlarına gözü gibi bakıyor ve üzerine titriyor. Ve zaten bu kadar sevgi, özen ve yürekle yetiştirilen üzümler, kendini harika şaraplarda gösteriyor. Türkiye’nin en iyi şaraplarında bu bağların üzümlerine rastlarsanız şaşırmayın!

 

 

Ovacık’taki yeni bir cevher ise Noni’s House. Ağaçların arasında bir huzurlu bir cennet bahçesinde, şirin mi şirin bir evin mutfağından çıkan kahvaltılar, makarnalar, börekler, tatlılar ve atıştırmalıklar parmaklarınızı yedirtiyor. Sahibesi sevgili dostumuz Selin güleryüzü, tatlı dili, bıcır bıcır enerjisi ile gününüze neşe aşılıyor. Alaçatı’nın kalabalıklarından kaçıp doğanın içinde hayat dolu bir bahçede kahvaltı keyfi, öğle yemeği ve üstüne ağaç gölgesi şekerlemesi veya akşamüstü şarap & peynir keyfi yapmak için en uygun yer Noni’s House. 0 532 4184701

 

Ovacık altın sarısı kumsalı, berrak denizi ve de bakir sahili ile aslında gizli kalmış bir cevher. Sahilde 2014’de  açılan ‘Before Sunset’, son derece zevkli, keyifli ve konforlu bir plaj kulübü. Akşamüstü partileri ile geçen yazın en ‘in’ plajı ünvanını kazandı.

 

 URLA2

 

URLA

Alaçatı’nın artık naif dokusunu ve doğallığını kaybettiğini düşünmeye başlıyorsanız, yemyeşil tarlaları, at çiftlikleri, dizi dizi bağları, ve de sakin sahili ile Urla muhteşem bir alternatif. Urla  ve Urla Şarapçılık, Urlice, Şatomet, Mozaik  ve USCA gibi şarap üreticilerinin arka arkaya sunduğu kaliteli şaraplar ile, Urla ülkemizin önemli şarap destinasyonunları arasına girdi bile. 20 yıldır Urla tutkunu olan, Urla Şarapçılık ve Arboretumun sahipleri Sevda ve Can Ortabaş, Urla’da adeta bir vaha yaratmışlar.  Urla Şarapçılık (Tel: 0232 759 01 11, www.urlasarapcilik.com.tr) tesislerinde tadım yapabilir, misafirlerini ağırlamak için yaptıkları ufacık ancak inanılmaz zevkli 2 odalı otelde bağlara nazır odanızda konaklayabilirsiniz.

Urla Şarapçılık’ın devamında yer alan Uzbaş Arboretumu ise bir doğa cenneti . 1800 dönümlük bu botanik bahçesi  255,000 palmiyesi ile Avrupa’nın en büyük palmiye plantasyonuna sahip. Uzayıp giden bahçeler boyunca Şekilden şekile giren selviler arasında dolaşırken kendinizi Alice Harikalar Diyarında gibi hissediyorsunuz. Dünyanın her yerinden farklı bitkileri Türkiye’de bir tek burada görebilirsiniz, hatta satın alabilirsiniz. Eğer otelde konaklarsanız Can Ortabaş’tan rica edin sizi ATV’ler ile bir safariye çıkartsın ve arboretumun özel koyunda deniz molası verin. (Sevda Ortabaş’ın Urla önerileri için: http://www.yolculukterapisi.com/urlasevdacanortabas)

 

Reha ve Bilge Öğünlü’nün Urlice bağları ve şarap evi (Tel: 0232 754 16 67, www.urlice.com) ise tam bir butik keşif. Hem bağları gezip tadım yapabilir, hem de önceden arayaraj akşam yemeği için özel sofralarına dahil olabiliyorsunuz.

 

Urla ve Seferihisar arasında yer alan şimdiye kadar gördüğüm en medeni köy olan Bademler Köyünde de Pazar günleri kurulan pazar ise sadece köylülerin mahsüllerine yer veriyor. Her tezgah’ın bir hikayesi var: Sevim Ertaş’ın oklavadan sıyırma tatlısı, asıta, keşkek, Arabın Hüseyin’in tarlasından sebzeler, Memeti’nin topladığı şifalı otlar, Mehmet Sever’in ev yapımı şarapları, Fatma Kaya ve Canan Karabacak’ın köyümüze özgü godalak,çörek ve ev ekmekleri… Eğer tam otantik bir pazar deneyimi istiyorsanız Bademli’yi mutlaka ziyaret etmelisiniz.

 

Urla ve yakınlarındaki lezzet durakları ise şöyle:

 

Urla’da Kahvaltı, Öğle Yemeği ve Tatlı adresleri:

  • Urla’nın yeni nesil fırın ve kafelerine ev sahipliği yapan Sanatçılar Sokağı (Zafer Cad.) sabah ya da öğle ziyaretini hak ediyor:
  • Leziz kahvaltıların adresi Vourla Fırın Café.
  • Muhteşem bir tatlı diyarı olan İrmik Hanım Patisserie’nin pastaları, kurabiyeleri, ve kruvasanları muhteşem.
  • Keçi Café’nin cheesecake’leri ve pastaları, gün boyu atıştırmalık lezzetleri de harika. Kahvaltılar, öğle ve akşam yemekleri için muhteşem
  • Ege lezzetleri sunan Uzun Masa Avlu’yu tavsiye ediyoruz.
  • Urla merkezde Camiatik Mahellesinde (Tatarcami Sk. No:12) yer alan Beğendik Abi’nin leziz tencere yemeklerinin üstüne yok.

 

Urla Yakınlarında Kahvaltı adresleri:

  • Eski İzmir yolundan Urla’ya doğru giderken Birgi tabelasını görünce sola sapın. Bir göletin kenarında bulunan Çamlıgöl Kır Kahvesi‘nin kahvaltısı enfes. Sahibinin piyano çaldığı ise doğrudur. Göletin yanıbaşında ağaçların altında serin serin oturup leziz kahvaltının ve de şanslıysanız güzel tınıların keyfine varabilirsiniz.
  • Demircili Köyü yolu üzerinde yer alan Yörük Aile Evi yemyeşil bir ormanın içinde tamamen doğal ve yerel malzemeler ile hazırlanan müthiş kahvaltılar sunuyor.

 

Akşam Yemeği adresleri: Urla sahildeki Yengeç ve Sahil balıkçıları ve de Özbek köyündeki Akın’ın Yeri balıkçısı en sevdiğimiz lezzet durakları.

 

Otel: Şarap bağlarının içinde modern bir tasarım sahip muhteşem manzaralı Two Rooms Hotel favorimiz.

 

 

 ILDIRI2

ILDIRI ve  KARABURUN

Antik şehir Erythrai’nin eteklerinde kurulmuş Ildırı köyü Çeşme yarımadasınn en bakir sahil köyü. Ildırı İskele Balıkçısı’nın, denizin üstündeki iskelesinde güneşi batırarak taze balıkların rakının tadına varmak ömür uzatan ayrı bir keyif. Ildırı’ya biraz erken giderseniz İyonya’nın Ege denizindeki 12 üssünden birisi olan Erythrai antik şehrine çıkıp, tiyatroyu ve antik şehrin en yüksek noktası olan Akropolü ziyaret edin. Önünüzde açılan muhteşem Ege ve adalar manzarası için zamanında Homeros “Güneşin en güzel battığı yer” demiş.

 

Karaburun’un köyleri ise doğallığı, sakinliği ve bakirliği ile harika bir cevherler. Çeşme otobanı üzerinde ilerlerken sadece bir çıkışmış gibi gözüken Karaburun birçok köy ve kasabaya ev sahipliği yapıyor ve de tam günlük bir rota.

 

Rotanızdaki lezzet durakları ise:

  • İlk karşınıza çıkan köy Mordoğan’da Marina Restoran Osman’ın Yeri ve Deniz Feneri Balık Evi en iyi balıkçılar, Problem’in Yeri ise Ödemiş köftesi ve çorbaları ile ünlü.
  • İkinci durak Balıklıova’da yol boyunca rastladığınız ‘Deniz kenarı salaştır, servis yavaştır, hesaplar talaştır’ tabelaları yüzünüze kocaman bir gülümseme yayarken, bu yörenin ruhunu birebir yansıtıyor. Garip’in Yeri ve Manzara Restaurant Balıklıova’nın lezzet durakları.
  • Sonraki durak ise Karaburun. Karaburun İskelesinde yer alan Kalyon Restaurant, Number 1 Restaurant  ve Albatros Balık Restoran, Saipaltı Rıhtım’daki Saipaltı Restaurant balıkseverlerin vazgeçemediği adresler.
  • Ildırı’ya doğru ilerlerken yol boyunca taş evleri ile kartpostal güzelliğinde birçok minik köyler de göreceksiniz. Köyün hemen üst tarafında enginar-gelincik tarlalarıyla içiçe geçmiş Erythrai antik kenti ve antik tiyatrosu var. Tepeden manzara şahane. Köyün Karareis-Balıklıova çıkışında deniz kenarında güzel bir tarihi yeldeğirmeni var. Turunuzu ister Ildırı İskele Balıkçısında güneşi batırırken rakı & balık keyfi ile, ister buraların en cici oteli Herakles Pansiyon‘nun özel spesiyali enginarlı mantısının tadına bakarak, isterseniz de Ilıca yolu üzerinde Manzara Kafe’de günbatımı keyfi ile tamamlayabilirsiniz.

 

SEFERIHISAR

 

SEFERİHİSAR

Biraz ‘yavaş’ lamayı sevenler, Türkiye’nin ilk Sakin Şehri (Slow City/Citta Slow) ünvanını kazanan Seferihisar’ı mutlaka radara almalı.

 

Her Cumartesi gerçekleşen %100 Ekolojik Pazar, Türkiye’nin en çevreci, yerel-yerli ve en ucuz organik pazarı. Hem organik tarıma hem de ana geçim kaynağı tarım olan yerel çiftçilere ve küçük ölçekli üreticilere öncelik veren bir proje. Seferihisar Ulamış Mahallesi’nde Slow Saloon Tesisleri içinde kurulan Pazar bir yandan civar bölgede organik tarımı teşvik ederken ithal ürünlere yer verilmeyerek yerli üretimi destekliyor. Sağlığına düşkün ve doğal lezzet meraklıları için cennet olan bu pazarda organik menüsü olan bir kafe, ekoloji ile ilgili yayınların bulunduğu bir kütüphane ve çocuk oyun alanı yer alıyor. Ayrıca Pazar günleri Seferihisar’ın liman kasabası Sığacık’ta kaleiçinde ayrı bir yerel Pazar da kuruluyor. Yine lokallerin bahçelerinde ürettikleri meyve ve sebzeler, kendi pişirdikleri yemekler tezgahlarda sergileniyor.

 

Ayrıca Seferihisar görülmeye değer bir kent. Türkiye’de ilk defa doğasını, tarihini, esnafını, yemeklerini koruyarak kalkınmayı uygulamaya koyan örnek ve idealist belediye başkanı Tunç Soyer sayesinde Seferihisar Türkiye’de ilk Citta Slow ünvanına layık görülen şehir. Sakin Şehir olabilmek için çevre politikaları, altyapı, kentin dokusunun kalitesi, yerel üretim ve ürünlerin desteklenmesi, konukseverlik gibi kriterler gerekiyor. Yerel yemek yapan lokantalar, ilçeye özgü ürünlerin satılabildiği pazarlar, güneş enerjili aydınlatmanın kullanıldığı peyzaj projeleri, bedelsiz bisiklet kiralanabilen garaj ve bisiklet yolları, pazarda naylon yerine file torba uygulamalarını hayata geçiren Seferihisar, kadınları da üretime katmayı başarmış. Kurulan üretici pazarları sayesinde ürünlerini aracısız satabilen insanlar köylerin boş duran arazilerini kullanmaya başladı.Şehir halkı Türkiye’deki çevreye ve geri dönüşüme en duyarlı halk haline geldi. ‘Yarımada Tohum Takas Şenliğine’ de ev sahipliği yapan Seferihisar, tek kalkınma yolunun betonlaşma veya ticarileşme olmadığını, kentlerin ve yörelerin doğasına, köklerine ve geleneklerine sahip çıkarak da kalkınabileceklerini gösteren alkışa değer örnek bir şehir.

 

Seferihisar’ın keyfine varmak için yapılabilecekler:Sabah marinada yürüyüş ile güne başlayıp, Akkum plajında deniz ve sörf keyfi yaptıktan sonra, gün batımında Cenevizliler’den kalma Sığacık Kalesi burçlarına çıkıp yat limanını ve çevreyi seyredip, tarihi kaleiçi evlerini gezebilirsiniz. Ege’nin berrak denizinde su altı hazinesi keşfetmek isteyenler için ise Teos Ekmeksiz Koyu doğru adres. Oniki İyon kentinden birisi olan Teos Antik Şehri ise antik dünyanın en büyük Dionysos Tapınağına, agora, tiyatro, odeon, surlar ve liman kalıntılarına ev sahipliği yapıyor.

 

Seferihisar’ın lezzet durakları:

  • Köy pazarının yanıbaşında yer alan Sefertası Lokantası, Girit kökenli Armola peyniri, ekmek dolması, enginar dolması, nohutlu mantı, tatlı tarhana, oğlak dolması, yuvalaça, mandaline tatlısı, oklavadan sıyırma, samsades tatlısı gibi Seferihisar’ın geleneksel lezzetlerini sunuyor.
  • Kale içindeki odun fırınının mis kokan ekmekleri gerçekten çok lezzetli. hayli ünlü.
  • Liman Meydanı’ndaki Liman Restaurant  ve Akkum Caddesi’ndeki Deniz Restaurant kiremitte balık, sütte balık, güveçte ahtapot spesiyaliteleri ile en keyifli balıkçılar.
  • Sığacık’ta Kaleiçi’nde Çarşıda Şadırvan Meydanda yer alan Milos Balık Meze Evi balıkçı lezzetli Ege mezeleri, balıkları ve kahvaltıları ile ünlü.
  • Seferihisar yolu üzerindeki Köylüm ise en doğal malzemeler hazırlanan mükellef köy kahvaltıları sunuyor.

 

 

 

 IMG_4908

SAKIZ ADASI

Eğer Rum mimarisine doyamadıydanız, Çeşme yarımadasının hemen karşısında yer alan Sakız Adası’na günübirlik ya da konaklamalı gidebilirsiniz. Ertürk firması her gün Çeşme Limanından kalkan gidiş-dönüş feribot seferleri yapıyor. Schengen vizeniz ile pasaport kontrolünden geçtikten sonra feribot ile 30 dakikada Sakız Adasındasınız. Sakız adası hakkında bilgi, köyleri, etkinlikler ve adresler  için www.yolculukterapisi.com/sakiz  adresine bakın.

 

 

 

 

 

 

  • Çeşme yarımadası birçok cennet köşesi ile dolu:Çeşme, Ilıca, Şifne, Ovacık, Urla, Ildırı, Karaburun, Seferihisar keşifleri, rota ve adresleri için: yolculukterapisi.com/cesmeyarimadasi

 

Zeynep Atılgan Boneval