CENEVRE İZLENİM VE ROTALARI

Dünyanın en büyük göllerinden biri olan Leman gölünün masmavi suları üzerindeki sayısız yelkenliler, gölün kıyısındaki şık binalar, yemyeşil parklar ve ufuktaki dağların, özellikle üzeri her daim karlarla kaplı Mont Blanc tepesinin heybetli görüntüsü ile, sanki bir kartpostal güzelliğindeki manzaraları ile Cenevre insanın içini huzur dolduran bir şehir.

 

Öyleki bazıları ‘Sıkıcı bir Huzurevi’ olarak tanımlıyor Cenevre’yi. Evet biraz sakin, biraz yavaş bir şehir Cenevre, ne sizi zorlayacak trafiği, ne de keyfinizi kaçıracak gürültülü bir kalabalığı var, özellikle Pazar günleri sokaklarda kimseyi göremiyorsunuz. Ancak Cenevre hem müzeleri, kültürel ve sanat etkinlikleri, hem de gastronomi mabetleri ve yürüyerek keşfedilebilecek orjinal butikleri ile keyifli bir haftasonu geçirmek için ideal bir destinasyon. Ayrıca bu küçücük şehrin dünya sahnesinde nasıl önemli bir rol oynadığı düşünülürse, mutlaka bir kez bu şehri görmek lazım.

 

Dünyaca ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau, Protestan reform hareketinin en önemli önderlerinden Jean Calvin, ve de ünlü düşünür, yazar ve şair Voltaire’e ev sahipliği yapmış Cenevre, dünyanın ilk insaniyetperver teşkilati Kızıl Haç’ın da doğum yeri. Birleşmiş Milletlerin dünyadaki ikinci en önemli binası yine Cenevre’de. Birleşmiş Milletler haricinde, WHO (Dünya Sağlık Örgütü), ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) gibi 200’e yakın uluslararası kurum ve teşkilata, 199 ülkenin temsilciliğine ev sahipliği yapan Cenevre resmen batı Avrupa’nın politik ve kültürel kesişim noktası. Şehrin uluslararası müzakerelerdeki ‘insancıl arabulucu rolü’ tüm dünya tarafından kabul ediliyor. Hatta şehirliler bu yaklaşımı bir yaşam biçimi olarak öylesine benimsemiş durumdaki, şehir ‘Barış Şehri’ sıfatı ile anılıyor.

 

Tarih ve sanatın yanı sıra doğa, cam, seramik, otomobil gibi birbirinden ilginç konseptlere sahip 44 müzesi ve sayısız sanat galerileri ile tam bir kültürel çeşitlilik sunan Cenevre, finans, pazarlama ve üretim sektörlerinin önemli global şirketlerinin Avrupa merkez ofislerini barındırdığı için, yüksek bir ‘expat’ nüfusuna ev sahipliği yapıyor.

 

188.000 kişilik nüfusunun %45’ini, 180 farklı ülkeden gelen yabancı ülke vatandaşları oluşturuyor. Tam bir dünya köyü havası taşıyan şehir, açık görüşlü yaklaşımı ile herkese kucak açarak, ziyaretçilerine kendilerini evde gibi hissettirmeyi başarıyor. Hatta Cenevre, her sene İngiliz araştırma şirketi Mercer tarafından 215 kentte tekrarlanan Yaşam Kalitesi Anektinde; çevre, güvenlik, sağlık, alışveriş ve kamu hizmeti gibi 39 kritere göre yaşam standardı en yüksek kentler arasında seçiliyor.

 

1000’in üzerinde restoranı ile şüphesiz Cenevre İsviçre’nin gastronomi merkezi. Michelin yıldızlı gurme restoranlardan, tüm dünya mutfaklarına, cafelerden İtalyan dondurmacılarına kadar her zevke ve damak tadına uygun birşeyler bulmak mümkün şehirde. En önemli lokal spesiyaliteleri fondü, sosisli lahana, lahana böreği, makarna çorbası ve et veya sebze casserole. Cenevre gölü sayesinde sürekli taze balık bulmak mümkün.

 

İsviçre ve Cenevre denince akla ilk gelen simgelerden birisi ise ‘saat’ kuşkusuz. Dünya çapında ünlü “Swiss made” damgası yüksek teknoloji ve kalite, ve güvenilirlik ile özdeş hale gelmiş. İngiliz Bahçelerinde yer alan, adeta bir sanat şaheseri olan 2.5 metre uzunluğundaki ‘Çiçek Saati – Flower Clock’, yılda iki kez yenilenen binlerce çiçek ve bitkiden yapılıyor. Cenevre saat endüstrisinin dünya çapındaki ününü sembolize ediyor.

 

 

Semt Semt Cenevre

Cenevre her ne kadar masallardan fırlamış bir ortaçağ asilzadelesi imajına ve köklü bir Frankofon geleneğine sahip olsa da, şaşırtıcı derece de çeşitlilik barındırıyor.

 

Özellike son zamanların gözde semti Pâquis, lüks mağazalar ile dolu Place de Molard’dan çok farklı bir atmosfere sahip. Bohem kafeleri, küçücük barları, marjinal dükkanları ile sanki kendinizi başka bir şehirde hissediyorsunuz.

 

Evet Cenevre bir yandan şık ve ağırbaşlı aristokrat kenti, ancak yazın hareketli ve cıvıl cıvıl bir Cenevre ile karşılaşıyorsunuz. Sokaklardan yürüyerek göl kenarındaki Bains des Paquis plajına inen, güneşlenen ve yüzen, yelken ve jet ski yapan, kafelerde keyifle takılan şehirliler gayet rahat ve sportif bir imaj sergiliyor. Modern bir marinaya sahip olan ve yaz aylarında uluslararası yelken yarışlarıyla ünlenen Leman Gölü, su kayağından sörfe pek çok su sporu için ideal. 180 kilometre uzunluğundaki Leman gölünün başlangıcında bulunan ‘Jet d’Eau’ fıskiyesi ise adeta Cenevre’nin modern simgelerinden birisi haline gelmiş durumda. 1930’da hayata geçirilen proje ile göl suları saatte 200 km hızla 140 metre yükseğe gece gündüz fışkırıyor. Fıskiye sürekli değişen rüzgarın şiddeti ve yönüne göre şekil değiştiriyor, güneşin ışıkları ile yapay gökkuşakları oluşturuyor, ve izleyenleri adeta hipnotize ediyor. Fıskiyenin yakınlarındaki Mont Blanc köprüsü ise sunduğu enfes şehir manzaları ile başka bir çekim noktası, Köprünün batısındaki Rousseau Adası, Cenevre’de doğan, çok sevdiği bu yerde bir süre inzivaya çekilen ünlü filozof Jean-Jacques Rousseau’ya ithaf edilmiş. Gotik mimarinin zarafetini sergileyen yalıları ile ünlü gölün sağ yakasındaki Wilson Rıhtımı, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Cenevre’nin kaderini değiştiren Amerikan Başkanı W. Wilson’a adanmış.

 

Cenevre’nin kültür merkezi ise Bastion Parkındaki Yeni Meydan (Place Neuve). Bu meydan Rath Müzesi , Büyük Tiyatro (Grand-Théâtre), Bizans Müzik Konservatuarı, Reform Duvarı, ve ulusal kahraman general Henri Dufour’un heykeline ev sahipliği yapıyor. Reform duvarı, Jean Calvin’in 400. Doğum yıldönümü ve de Cenevre Akademisinin 350. Yıldönümünü kutlamak için inşaa edilmiş. 5 metre yüksekliğinde ve 100 metre uzunluğundaki duvar, Protestanlığın en önemli dört ismine: Guillaume Farel, Jean Calvin, Théodore de Bèze ve John Knox ait figürler içeriyor. Şehrin konser salonu Victoria Hall ise 1,850 dinleyici kapasiteli rokoko stili mimarideki binasında fevkalade bir akustik sunuyor ve dünyanın en önemli klasik müzik konserlerine ev sahipliği yapıyor.

 

Place du Bourg de Four ise şehrin buluşma noktası, sayısız bistroları ile sabah, öğle ve akşamüstleri hep cıvıl cıvıl. Romalılar zamanında ticaret merkezi olarak kullanılan meydan, 16.yy’ın ortalarında sürgüne gönderilen Protestanlara ev sahipliği yapmış.

 

Place du Bourg de Four meydanı’ndaki Palais de Justice ve Saint Pierre Katedrali ise Cenevre mimarisinin en güzel örnekleri. İlk olarak 1160’da inşaa edilmiş Saint Pierre Katedrali, 16.yy’da Reform hareketi ile yeniden yorumlanmış bir iç dekorasyona bürünmüş. Ve katedralin Gotik ön cephesi bozularak, ‘neo-klasik’ stilde yeniden yapılmış.Katedralin kuzey kulesinden şehrin ve gölün nefes kesen panoramik manzaralarını izlemek mümkün.

 

Rue des Bains’i çevreleyen Plainpalais olarak da bilinen bölge ise, ev sahipliği yaptığı MAMCO Çağdaş Sanat Müzesi ve sayısız galeriler ile, Cenevre’nin yaratıcı kalbinin attığı yer. Bölgede her yıl 3 kez, gece geç zamanlara kadar açık galeri ve sanat merkezlerinde ‘Nuit des Bains’ kutlamaları kapsamında sergiler gerçekleşiyor. Bâtiment des Forces Motrices ise 1886’da esasen elekrtrik santrali olarak inşaa edilmiş bir bina, şimdi bu Beaux-Art stili bina şimdi bir kültür sanat merkezi olarak hizmet veriyor.

 

Paix Caddesi üzerinde yer alan Palais des Nations – Birleşmiş Milletler binası, kuruluşun dünyadaki en önemli 2. Merkezi. Her sene 25,000 delege dünya barışı görüşmeleri için burada bir araya geliyor.

 

Ortasından tramvay geçen Rue de Marce, gençlerin en sevdiği, şehrin en piyasa diye tabir edilen caddesi. Bu yüzden de günün her saatinde renkli ve hareketli.

 

Cenevre’de dolaşırken bazen kendinizi yemyeşil bir ormanda hissediyorsunuz. Ev sahipliği yaptığı 20 park 40. 000’den fazla ağaç ve bir o kadar da gül sayesinde şehir.

 

Avrupa’nın en yeşil şehirlerinden birisi Cenevre. En güzel parkları ise: Reform duvarının bulunduğu Bastion Parkı, dev çiçek saatiyle ünlü İngiliz Bahçesi, Eaux-Vives Park, Mon Repos ve Perle-du-Lac parklarının içinden geçilerek ulaşılan Botanik Parkı’nın yanı sıra; iki yüzden fazla gül türünü barındıran La Grange Park. Tüm bu parklar ilkbahar ve yaz aylarında adeta bir çiçek bahçesine çeviriyor Cenevre’yi. Gül bahçelerinin sonunda ise görkemli Brunswick Anıtı yer alıyor. Tahttan indirilip kendi ülkesinden kovulduktan sonra, 1930’da Paris’e sığınmış Brunswick Dükü, doğru yatırımlar yaparak çok zengin bir servete sahip olmuş. Ömrünün son üç yılını Cenevre’de geçiren dük, ölümünden sonra Alp Meydanında harika manzaralara nazır bir konumda kendi adına bir anıt mezar istemiş. Şehre yaptığı katkılar sonucu şu anda şaheser bir anıtın altına gömülü.

 

Cenevreyi dolaşmanın birçok yolu var. İlki yürüyüş, düz ve yürümeye elverişli sokaklarında saatlerce dolaşarak şehri keşfetmek mümkün. Ayrıca bisiklet kiralayarak gölün çevresinde ve parklarda dolaşmak spor severler için keyifli bir alternatif.

 

Cenevre’nin camdan otobüsleri ise başka bir alternatif. Yaz aylarında camları çıkartılarak tam anlamıyla açık hava şöleni yaşatan şehir gezisi otobüsü, kış aylarında tamamen camla kapanıyor, yaklaşık 2 saatlik güzel bir şehir turu yapmak için oldukça keyifli bir seçim.

 

 

Şehir Dışı Rotalar

Cenevre yakınlarındaki Carouge kasabası, Turin’li mimarlar tarafından tasarlanmış bir banliyö. Alçak duvarlı evleri ve gizli bahçeleri, antika dükkanları, trendy restoranlarıi galerileri ve butikleri ile tam bir Akdeniz sıcaklığı ve ambiansı sunuyor.

 

Gölün karşı kıyısında ise Fransa’nın şifalı sularıyla meşhur Evian şehri yer alıyor. Yemyeşil ağaçlar arasındaki şatoları andıran evleri ve spa otelleriyle Evian, gençliğin, güzelliğin ve arınmanın merkezlerinden birisi.

 

Cenevre’ye kadar gitmişken yapılacak en güzel şeylerden birisi de, şehre yaklaşık bir saat uzaklıktaki Montreaux’den seferine başlayan Panaromik Express trenine binerek İsviçre’nin muhteşem güzelliklerini 2 saat süresince doya doya seyretmek. Böylece Caz Festivali’yle ünlü Montreux şehrini gezmek gibi bir şansı da yakalmış oluyor insan.

 

 

 

 

 

 

 

NE ZAMAN GİDİLİR? – CENEVRE TAKVİMİ

Mayıs – Eylül arası ılık hava sayesinde, yaşam açık havaya, teraslara, bahçelere ve göl kenarına taşınıyor, kültürel etkinlikler ve festivaller ile şehir cıvıl cıvıl oluyor. Aralık-Mart ayları arasında ise Alp’lerde kayak sezonu başlıyor ve kayak gidiş – dönüşlerinde haftasonları Cenevre üs olarak kullanılıyor.

Geçmişi MS 2. yüzyıla uzanan Cenevre, tarih boyunca Avrupa’nın barbar kavimleri tarafından sayısız saldırıya maruz kalmış. 1602 yılında Savoy Düklüğü’ne karşı kentin güçlü bir direniş gösterip zafer kazandığı tarih olan 11 Aralık, her yıl geleneksel törenlerle hatırlanıyor. Surların müdafaası anlamına gelen Escalade Günü, meşalelerin taşındığı geçit törenleri ve maskeli balolar ile kutlanıyor.

Dünyanın önde gelen otomobil fuarlarından birine ev sahipliği yapan Cenevre, her yıl Mart ayının ilk haftası bir milyona yakın otomobil tutkununu ağırlıyor.

Her yıl Ağustos ayında Leman Gölü’nde yapılan yat yarışlarında ise Cenevre yılın en şenlikli günlerini yaşıyor. Dünyanın 600 ayrı ükesinden gelen yatlar, göl üstünde de muhteşem bir görsel şölen yaşatıyor.

 

 

MÜZELER, GALERİLER, MİMARİ ve BAHÇELER

Palais des Nations, 14, avenue de la Paix
Grand Theatre de Geneve, Boulevard du Theatre, 11
Museum of Modern and Contemporary Art (MAMCO), Rue des Vieux-Grenadiers 10
Art and History Museum, 2 Charle-Galland
Rath Museum, 2 Place Neuve
Ariana Swiss Museum of Ceramics and Glass, 10 Ave de la Paix
Natural History Museum, 1 Route de Malagnou
Tavel House, 6 Rue due Puits-St-Pierre
Zoubov Foundation Museum, 2 Rue des Granges
BFAS Blondeau Fine Art, rue de la muse 5
Barbier-Mueller Museum, 10 Rue Jean-Calvin
Institut et Musée Voltaire, 25, rue des Délices
International Museum of the Reformation, Maison Mallet, 4 Rue du Cloître
Patek Philippe Museum, 7 Rue des Vieux-Grenadiers
Museum of Swiss Cutlery, Maison Fontaine, 15 Rue de la Confédération
Microcosm (CERN), route de Meyrin 1217
International Red Cross and Red Crescent Museum, 17, Avenue de la Paix
Geneva Botanical & Conservatory, 1292 Chambésy
Labyrinth – The Garden of Five Senses, Rue du Lac, Yvoire
Cathédrale St.-Pierre, 6, cours St.-Pierre
Archaeological Site of St Peter’s Cathedral
Martin Bodmer Foundation Library, Route du Guignard 19-21, Cologny
Musée International de l’Automobile, 1218 Le Grand-Saconnex

 

 

 

Zeynep Atılgan Boneval

1 comment

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir