DÖRT MEVSİM ALAÇATI

KÖYÜMÜZ ASIL SONBAHAR, KIŞ, İLKBAHAR’DA GÜZELDİR!

Yazın herkesin diline düşmüş Alaçatı’nın asıl sonbaharı, kışı ve ilkbaharı muhteşemdir. Kalabalıklar sokakları doldurmadan köyün gerçek güzellikleri ortaya çıkar…

 

Şose parkeli daracık sokaklarda yürüken, sabır, emek ve özen ürünü olan taş evlerin farklı mimarilerinin, kapıların, pencerelerin ve cumbalarının tadına varabilir, renk renk begonvilleri ve sardunyaları izleyebilirsiniz. Alaçatı’nın her daim rutubetsiz ve serin havası, sokaklarda rahatça yürümenize ve baharların ve kışın eğik ışığı, renkleri tüm canlılığı ile algılamanıza izin verir.

alacati

Rüzgarlı günlerde denizin üstü boş iken sörf yapmanın keyfi ayrıdır, yazın mayın tarlasına dönüşen plajı ve deniz, sezon dışında size kalır.  Akşamüstü sörf yolunda taze kokan mis gibi havayı içinize çekerek yapılan bisiklet turunda, hem yeşilden sarıya dönen manzaraları hem de gün batımınını izlemek ‘İşte hayat bu!’ dedirtir.

 

Geceleri ise mutlak sessizlik hakim olur, çıt çıkmaz, en huzurlu uykunuzu uyursunuz Alaçatı’da.

Alaçatı’ya gönül verenler, asıl keyfinin sezon dışında çıktığını bilirler, ve yaz harici sürekli gelirler kasabaya.

Hem Alaçatı’ya hem de misafirlerine sevgisi ve saygısı sonsuz olan mekan sahipleri de, yaz kış açık tutarlar mekanlarını. Samimi ve sıcak ortamları, harika lezzetleri veya etkinlikleri ile Alaçatı tutkunlarını 12 ay evde gibi hissettirmek için büyük özveri ve çaba gösterirler. Bazen sadece bir ay bazen de hafta araları dinlenirler. Bilirler kasabamızın sağlıklı gelişimi için sezonun seneye yayılması gerekli, ilk adımlarını fedakarlıkları ile atarlar.

Yıllar önce yazdığım ve her sene eklentiler ile genişleyen bu yazı, birçok seyahat yazarına ilham oldu ve özellikle 2017’de Alaçatı’nın yaz sezonu dışında gidilesi, gezilesi, keyif alınası özelliklerini köşe yazılarında, blog ve websitelerinde ya da sosyal medyalarında alıntılar ile paylaştılar. Ne mutlu bize!

Bu sonbahar yenilikleri de ekleyerek yazımızı güncelleyerek, dört mevsim Alaçatı diyoruz 🙂

asma yapragi restaurant 4

İşte Alaçatı’nın 12 Ay açık sevdiğimiz mekanları:

 

Alaçatı’nın İçindeki Restoranlar

  • Agrilia: 15 yıldır Alaçatı”nın vazgeçilmezi Agrilia 2016 yazında, Alavya otelin hatıralar ile dolu bahçesine taşındı. Agrilla, sonbahar, kış ve ilkbaharda da haftasonları muhteşem lezzettirini sunmaya devam ediyor. Alaçatı’nın en iyi restoranı olan Agrilla‘da, şef Melih Teksen’in asma yaprağında sardalya, füme et, enginarlı kokoreç, kalamar buğulama, ıspanak pancar armut, semizotlu oryantal, kabaklı kayısılı siyez salatalar, taze baklalı uykuluk, elmalı hindi ragu tortellini, füme etli votkalı tagliolini, siyezli tavuk konfit, lomo, marine veya kuru dinlendirilmiş antrikot, sebzeli köfte, incir karası, profiterol ve affogato gibi enfes lezzetlerin tadına 12 ay varmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
  • Asma Yaprağı: Ayşe Nur Mıhçi gerçek bir Ege ve Alaçatı gönüllüsü. Yapmacıksız, telaşsız, çalışkan, sabırlı ve çok özenli bir kadın. Yemek yapmayı seviyor, çok iyi de biliyor, yaptığı işe gönül verip, insanlarla paylaşıyor. Fan fin fon dekorlar, menüler, yemekler peşinde koşmuyor, Alaçatı’nın Ege’nin özü neyse onu sunuyor. Önce ‘Yaz-kış ocak hep yansın, Alaçatı’da sokaklarda yürüyenler sıcacık bir misafir odası sofrasında yemek yiyebilsin’ diyerek ufacık bir evi restore ederek başladı. Ardından lezzetlerinin tutkunları öyle bir arttı ki, arkadaki harika bahçeyi de restorana kattı. Ege lezzetlerine tutkun aile büyüklerinin kendine özgü tariflerinden, uzun sofralarda bir seremoni gibi yaşanan aile yemeklerinden aldığı tutkusunu, bu bahçede yaşatıyor Ayşe Nur. Emaye tabaklar, cam sürahi ve bardaklar, sahanlar, kaseler, reçeller, kızılcık şerbetleri ile bezenmiş mutfakta, ocak sabahın erken saatlerinde yanmaya başlıyor, ve gün boyu ne lezzetler pişiyor orada! Tüm malzemeleri yerel ve mevsimine göre seçiyor; sinkonta, çalkama, kabak çiçeği dolması gibi mezeleri, baklalı enginarlı pilavı, fırında kuzu ve tarçınlı köftesi, kabaklı havuçlu tatlısı ve pancarlı brownisi derken zevkten bayılmış buluyorsunuz kendinizi. Ayşe’nin sözleri ile Asma Yaprağı ‘Çok sevgili oğlum Kerem… Beraber çalıştığımız çok sevgili Ayşe… Ve bendeniz Ayşe Nur…Asma Yaprağı’nda beraberiz… Huzur isteyen ve huzuru paylaşan bir ekibiz…Alaçatı ruhunu yansıtmanın… Ege lezzetleri sunmanın… Ege’nin iki yakasının müziklerini dinlemenin… Egeli sofralar kurmanın… Bu sofraların kıymetini bilmenin keyfini çıkaranlarız…Pişirdiğimiz yemeklere ve sevdiklerimizin etrafında toplandığı sofralara şükredenleriz’
  • Kapari Bahçe: Banu ve Haluk Maga, zaten yemeklerinin lezzetlerine ve sofralarının harika sunumuna doyamadığımız dostlarımız idi, bu lezzet ustalığı 2014’de Kapari Bahçe’de Alaçatı ziyaretçileri ile buluştu. Hacı Memiş’in en eski ve büyük taş konağının kalıntılarını koruyarak yarattıkları cennet bahçesinde sundukları Ege lezzetlerinin tadına doyum olmuyor. Banu önce taş konağın yıkıntılarını ayıklayarak bir bahçe yaratmak için kolları sıvadı, evden çıkan taşları kullanarak, bahçe duvarları ve taraçalar inşaa etti, 50 yıllık zeytin ağaçları ve de rengarenk çiçekler ile bahçeyi şenlendirdi. Ardından her biri diğerinden zevkli antika mobilyalar, objeler, aydınlatmalar ekledi ve sonuçta ortaya yaşanmışlık kokan harika bir bahçe çıktı. Menü bir yandan karşı yakanın izlerini taşıyan kabak çiçeği tempura, Girit ezmesi, karidesli saganaki, hania böreği, yunan usulü musakka, sakızlı panacotta gibi lezzetler sunarken , diğer yandan da bizim yakanın geleneklerini yansıtan kabak çitmesi, yaprak kuzu ciğer, kehribar beğendi, enginarlı makarna, anneanne köftesi, kuzu küşleme gibi birbirinden güzel spesiyaller yer alıyor. Bizim favorilerimiz ise patlıcan paçanga, deniz mahsüllü linguini ve balkan tatlısı ‘trileçe’.

  • Papazz: Dört kuşaktır İleri ailesinin evi olmuş 150 yıllık harika taş bina ve bahçesi, 2016 yılında tam bir aile restoranı olarak kapılarını misafirlerine açan, şahsına münhasır lokal işletmeleriden. Her bir lezzette Murat Bey’in el emeği olan mutfaktan, yemyeşil tazecik otlarla bezenmiş salatalar, yumuşacık çıtır ızgara bebek kalamarlar, enfes ızgara jumbo karidesler, kabakçiçeği dolması, zeytinyağlı sarma, yoğurtlu kavrulmuş havuç, denizbörülcesi gibi mevsim sebzeleri ve mezeleri, parmak ısırtan enginarlı pilav, efsanevi tandır, tahinli baklavayı andıran mükemmel papazz tatlısı ve yine efsanevi krem karamel gibi lezzetler çıkıyor. Ve yine Murat Bey’in el yapımı domates sosları, salçaları, hardalları ve biberleri eşliğinde sunuluyor. Murat Bey’in eşi Sebla Hanım bu şiir gibi keyifli, sıcacık mekanın tüm düzeni, atmosferi ve işletmesi ile ilgilenip, misafirleri tek tek ağırlıyor, kızları Serra’da yazları aileye eşlik ediyor. Kışları sinema geceleri, sohbetler ile yaz-kış Alaçatı severler için vazgeçilmez bir durak Papazz.
  • Traktör & Barn : Alaçatı’nın en sevdiğimiz mekanlarından birisi olan Traktör de yaz kış açık mekanlardan. Barn ise 2016’dan beri köyümüzün ilk ve en güzel hamburgercisi olarak damaklarımızı şenlendirmişti. Bu kış Avokadolu, Ananas, Jalapeno, Hawaiian,  Magic Mushroom, Bacon Cheese ve çifte köfteli hamburgerlerin yanı sıra enfes kaburga, sosis ve kanat gibi et çeşitleri ile Barn’ın muhteşem lezzetleri, Traktör’de yer alacak. Ve tabii ki bu lezzetlerin yanına Traktör’ün; Satsuma, Espresso Martini, Fufu, Mohito, Mango Margarita, Sidecar, Apple Martini gibi efsanevi kokteylleri ve Salça’nın harika müzikleri eşlik edecek. Ilık sonbahar ve ilkbahar günlerinde sokaktaki veya avludaki ahşap masalarda, kışları da şömine başında rahat ve samimi atmosferi ile sıcacık ve keyifli bir lezzet durağı ve lounging seçeneği Traktör & Barn.
  • Köşe Kahve: Vazgeçilmezimiz Köşe Kahve, sevgili dostumuz Tomris’in zevkli estetik anlayışı, gözlerinin içi gülen Gülay’ın içten ve doğal sıcaklığı, ve Köşe Kahve ekibinin pozitif enerjisini, harika lezzetler ile buluşturan sihirli bir mekan. Gün boyu köy hayatını izlerken, enfes omletler, menemen, kardeş simit, croissant, quiona parmesan salata, avocado çilek salata, şeftali semizotu, hamburger, somon ızgara, prosciutto armut parmesan tabağı, domuz sosis, vişne crumble, merenge gibi harika lezzetler ve kokteyller ile Köşe Kahve’de keyif yapabilirsiniz.

  • Peri Art Cafe: Alaçatı’ya gönül vermiş İpek & Sinan Atay’ın yıllar önce açtığı ve yaz-kış yaşattığı Peri Art, sanat galerisinde yıl boyu farklı sanatçıların eserlerini sergilerken, kafe bölümünde ise İpek Hanım’ın harika seramikleri eşliğinde nefis kahve ve lezzetler sunuyor. Alaçatı’da yaz kış açık güzel kahve yapan bir yer bulmak gerçek bir nimet! Sabahları reçeller, peynirler, zeytinler ve taze demlenmiş çay ile harika bir köy kahvaltısı ve kahveyle güzel bir güne başlayıp, gün içerisinde de keyifle kitabınızı veya bilgisayarınızı alıp sokakta oturup, kahvenin yanında brownie, cheesecake gibi harika tatlıların tadına bakabiliyorsunuz.
  • Eflatun: Ev yapımı harika Ege lezzetlerinin tadına varmak için başka bir gözde adres.  Barın üzerinde yer alan günün lezzetlerine bakarken hepsinin tadına bakmak istiyorsunuz, her biri diğerinden iştah açıcı gözüküyor, ve de gerçekten öyleler. İç baklalı favası, yaprak sarmaları, biberli domatesli patlıcanı, pazı kızartması, kabak çiçeği dolması gibi harika mezeleri yanı sıra, muhteşem lezzette deniz mahsüllü spagetti, kuzu fırın ve kuzu sırtı ve de köfte yiyebiliyorsunuz Eflatun’da. Mutfağını hiç boş bırakmayan Nalan Hanım tek tek tüm ana yemekler ile ilgilenirken, tüm ekibi güleryüzlülüğü ve misafirperverliği ile sizi ağırlıyor. Nalan Hanım’ın kendisinin, ekibinin ve mekanının bu sadeliği ve tevazusu takdire şayan! Ne de olsa daha Hacı Memiş ünlenmeden onlar buradaydı. Ve hala aynı doğallık, sıcaklık, içtenlikle, lezzetleri hiç bozmadan hatta lezzete lezzet katarak, ve de en önemlisi uygun fiyatlar ile misafirlerini  ağırlıyorlar. İsterseniz ana caddeki masalarında yiyebilirsiniz  ancak benim favorim arkadaki minik rüya avlu.
  • Kapha: Before Sunset’in sahipleri, 2016’da Alvaya otelinin ağaçlar altındaki keyifli bahçesinde Kapha restoranı açtılar. Kadim Hint tıp bilimi olan Ayurveda’da su ve toprak elementlerinin karışımından oluşan Kapha enerjisinden ismini alan restoran su ve toprağın nimetlerini sofralarda sergiliyor. Özel tasarım mobilya, aksesuar ve aydınlatmalar ile döşenmiş zevkli bahçe, Alaçatı’nın kalabalık sokaklarından kaçmak için gizli bir vaha adeta. ‘Fine Dining’ menüsü biraz kısıtlı, porsiyonları ufak ve fiyatları epey pahalı olsa da lezzetleri gerçekten çok iyi. Şarap listesi ise harika. 12 ay hizmet verecek Kapha, Alaçatı’nın hem yaz hem kış açık mekanlarına eklendiği için mutluyuz.
  • Plaka: Alaçatı meydanda yer alan Sailors Alaçatı’nın yanı başına Sailor’s ekibi tarafından açılan Plaka, yaz-kış açık keyifli bir bar ve hafif atıştırmalık mekanı.
  • Atelier Malt: Alancha ve Barbun’dan tanıdığımız Alaçatı’nın genç yıldız şefi Kemal Demirasal, Alaçatı köy meydanında yer alan Barbun restoranı Atelier Malt’a dönüştürdü. Hafif atıştırmalıklar, çeşit çeşit biralar ve kokteyller.

Alaçatı’da Sezon Dışında Neler Yapılır?

  • Terra Cotta’da seramik… Hacı Memiş yolunda saklı yeni bir meydana taşınan sıcacık seramik atölyemiz, hem seramik kaseler, kupalar, dekoratif aksesuarlar bulabileceğiniz, hem de seramik atölyelerine katılabileceğiniz son derece keyifli bir mekan. Seramik sanatçısı Gül Alper’in yarattığı bir vaha olan Terra Cotta, cennet avlusunda saatlerin nasıl aktığını fark etmeden seramik yoğurup boyayıp, bir nevi meditasyon yaşayacağınız sıcacık bir atölye. Terra Cotta’dan sokak hayvanlarını destekleyen seramik objeler de alabilirsiniz.
  • Zeytin Konak otelde keyifli atölyeler… Zeytin Konak Otel – Alaçatı’nın en yeşil ve geniş bahçelerinden birisinde, komşularımız İlknur ve Ertuğrul İçingir’in yarattığı bir cennet köşesi olan Zeytin Konak Otel’de, Girit ve Ege Mutfağı, Teraryum kaktüs tasarım, yoga ve balıkçılık atölyeleri gibi harika etkinlikler yer alıyor. Onlarca yıllık zeytinleri, çamları, leylandileri, begonvilleri, sardunyaları ile Alaçatı’nın ortasında bir vaha adeta olan otelin programını takibe almanızı tavsiye ediyoruz.
  • Atölye Yağhane’de keyifli atölyeler… Alaçatı’da yaz kış açık olan başka bir cevher ise Atölye Yağhane. Tarihi bir zeytinyağı yağhanesi etkinlik merkezine dönüştürüldü. Alaçatı’nın yerlisinin ve de misafirinin katılabildiği bu harika mekanda yemek seramik, çömlek, çini, tokat yazma ve müzik atölyelerine katılabilirsiniz.
  • Alaçatı’nın başka bir hazinesi ise Alaçatı Kitabevi... Doğma büyüme Alaçatı’lı bir aydın olan Ömer Abi’nin 20 yıllık kitabevi, Alaçatı’nın en önemli kültür hazinesi. Zamanında rahmetli Aziz Nesin ile başlayan imza günleri geleneği devam ediyor ve her sene Kemal Anadol’dan Uğur Dündar’a, Ayşe Kulin’den Muazzez İlmiye Çığ’a, Aret Vartanyan’dan Elif Şafak’a, Türkiye’nin değerli yazarları Alaçatı’da okurları ile buluşuyor.  Kışın etkinlik olmasa da mutlaka Alaçatı Kitabevi’ne uğramanızı, bir kitap bahanesi ile Ömer Abi ile sohbet etmenizi tavsiye ediyoruz.
  • Pazar Yeri Camii’nin gizli köşesi… Alaçatı’nın bir başka cevheri de kiliseden dönüştürülen Pazar Yeri Camii. Cami 3 sene önce restore edildi.  Ancak içindeki ikonalar aynen muhafaza edildi. Namaz kılarken araya konan perde çekilince ikonaları görmüyorsunuz, ancak perde açılınca köyün asıl yaratıclarının eserleri olan ikonlar, Rumlara saygı duruşu sergiliyor.  Caminin bir başka güzelliği ise tüm avlusunu kaplayan siyah-beyaz çakıl taşından bezenmiş mozaikler. Podima ya da krokalia (timsah sırtı) olarak adlandırılan bu 100 yıllık taş işçiliği takdire şayan.
  • Alaçatı Pazarı… Cumartesi günleri kurulan Alaçatı pazarı dillere destan.  Pazarda yok yok. Taze sebze, meyve, peynir, zeytin, ceviz, fındık, lavanta ve karadut reçeli, damla sakızlı kahve ve macun gibi yiyecekler, çeşit çeşit kıyafetler, keten yatak örtüleri, havlular ve peştamaller, seramik ve ahşap ev eşyaları, çeşit çeşit çiçekler hepsi bu pazarda. Eğer ot meraklısıysanız yöreye özgü karabaş otu, radika, arap saçı, turpotu, çibrika, mercan köşkü, reyhan, ıtır otları tam size göre. Yöre enginar ve  kavunu ile ünlü. Son senelerde o kadar ünlendi ki etraftaki kasaba ve şehirlerden otobüsler ile alışveriş için gelenler var. Yazın kalabalık ve sıcaktan bunaltıcı bir deneyime dönüşebilen Pazar, diğer zamanlar tam bir cennet.
  • Balık Mezatı… Alaçatı’da şahit olabileceğiniz başka bir orjinal deneyim ise Balık Mezatı. Pazar yolunun üzerindeki mezat binasında her sabah 11:00’de taze balıklar açık arttırma ile sahiplerini buluyor.   Çekişmeli açık arttırmayı seyretmek gerçekten çok heyecanlı.
  • Vadi Alaçatı’da tamamen doğal bir yaşam… Alaçatı’nın dibinde tamamen doğanın içinde muhteşem bir tarım turizmi alanı var. Alaçatı’nın merkezinden 5 kilometre mesafede, sörf koyunu geçer geçmez, tepede 360 derece manzaraya nazır, 200 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş Vadi Alaçatı tam bir doğa sever cenneti. Ardıç, çam, meşe, zeytin ağaçları, yaban mersini, dağ çileği, piren, odunsu bitkiler, kekik, papatya ile çevrili bir ormanın içinde, kendi bahçesi veya tarlasına sahip 19 adet modern kütük bungalov, çadır alanları, seralar, bağlar, kümesler, lavanta, zeytin, yer fıstığı, kinoa, buğday ve çiçek yetiştirilen kalp şeklinde kocaman bir tarla, iki adet gölet, yürüyüş parkuru var. 8 bin zeytinden zeytin, soğuk sıkım zeytinyağı, ekşi mayalı zeytinyağlı ekmek, kendi arı kovanlarından bal, 80 bin kök lavantadan doğal lavanta ürünleri gibi doğal ürünler üretiliyor. Kendi güneş enerji panelleri,  içme suyu arıtması ve kimyasal kullanmadığı tarım prensibi ile karbon ayak izi sıfır, tamamen doğa ve ekoloji dostu bir vaha olan bu cennet vadisinin yaratıcısı Bülent Özcan. Hayallerini uzun uğraşlar ve çabalar sonrası hayata geçiren Bületn Özcan’ın sözleri ile Vadi Alaçatı: “Burası temiz enerji odaklı, temiz insanların elinin değdiği bir proje. Kar amacı gütmeyen, hesapsızca ve dostça hazırlanmış bir arkadaşlık hareketi. Dolayısıyla; gönlüm, hayatta barajları olmayan, kalbi temiz insanların gelmesi. Onlarla merkezinde toprak olan etkinlikler planlıyorum. Ekip, biçeceğiz. Atölyelerimiz olacak. Resim yapacağız, budanmış zeytin ağaçlarından küçük ahşap eşyalar, çamurlarla, toprakla oynayacağız. Kahvaltılarımız akşam yemeklerimiz aile yemeği gibi olacak.” Hayata bambaşka, güleryüzlü, doğal, samimi bir pencereden bakmanın mümkün olduğunu hatırlatan sıradışı bir insan’ın varlığı hepimize umut verdiyor.

kolburanos1

Alaçatı’ya Çok Yakın Cevherler

  • Kaffe’nin kahvesi…: Güne güzel başlamanın sırrı güzel bir kahvedir! O zaman Çeşme yarımadasının en güzel kahvesi için arabaya atlayıp Çeşme’ye Kaffe’ye gitmelisiniz. Çeşme çarşısının içindeki bu ufacık mekan gerçekten minik bir harikalar dükkanı. İstanbul’dan kaçan biri İzmirli iki kişinin girişimi olan Kaffe, ‘hayattan keyif almak üzere inandığı ve doğru bilgiği şeyi yapma’ prensibinin hayata geçmiş hali. Kahve Evinin telaşsız, rahat ancak özenli ruh hali sizi sarıp sarmalıyor içeride. Latte ve yanında fırından yeni çıkmış çukulatalı kurabiyeler, croissantlar, kek ve tatlılar eşsiz.  (İsmet İnönü Mahallesi, 2001. Sk. No:54)
  • Reisdere’de Kolburano’sun pizzaları… Dünya tatlısı bir çift olan Damla & Emre Kolburan’ın Residere köyündeki yeni mekanı da kendileri gibi sıcacık, özenli ve keyifli. Kolburanos, tüm yiyeceklerin odun fırınından çıktığı, lokal sebzelerin, bitkilerin kullanıldığı yemekler, 400 derece meşe odunuyla beslenen fırından çıkan çıtır hamurlu pizzalar, güveçte pişen yemekler, pazardan günlük ve taze alınan otlarla yapılan sade salataların, tek çeşit hafif bir tatlının olduğu bir yer burası. Günlük hazırlanan pizza hamuru ve domates sosunun üzerinde suda mozzarella peynirli muhteşem armutlu proscuittolu, kokreçli, lorlu ıspanaklı, sucuklu pizzalar odun fırınında pişiyor. Yaz & kış tazecik mevsimine göre mahsüller ile hazırlanan enfes pizza çeşitleri, günlük olarak belirlenip, kara tahtaya yazılıyor. Masanıza oturduğunuzda hoşgeldiniz ikramı olan germiyan ekmeği ve grano padano parmesan eşliğindeki acı biber reçeli ise acı ve tatlının uyumlu dansı ile bugüne kadar tattığım en güzel reçel. Domuz sosisleri ise gerçekten eşsiz. Eski bir marangoz atölyesi olan 200 yıllık taş binasında ve tarihi incir ağaçlı bahçesinde evinizdeki gibi rahat vakit geçireceğiniz, ve enfes lezzetler tadacağınızın garantisini veriyoruz. Kapısında tabela bile olmayan restoran için kokuları takip edin. İçeri girdiğinizde yüksek tavanları, antika masaları, dolap ve avizeleri, vintage gramofon ve plakları, emaye küveti, vespası ile bu ferah, oyuncu ve zevkli mekan kalbinizi sıcacık yapacak. Genç ancak son derece maharetli bir çiftin evinde yemek yer gibi hissettiğiniz mekan müdavimleri ile dolup taşıyor. İstersiz yemekten sonra Damla ve Emre ile samimi sohbeti ve güzel müzikleri ile gecenizi keyifle uzatabiliyorsunuz.
  • Ovacıkta Noni’s House’un kahvaltıları ve hamburgeri… Alaçatı Çeşme arasında, Ovacık köyünün ovalarında yer alan bir cevher Noni’s House. Ağaçların arasında bir huzurlu bir cennet bahçesinde, şirin mi şirin bir evin mutfağından çıkan kahvaltılar, makarnalar, börekler, tatlılar ve atıştırmalıklar parmaklarınızı yedirtiyor. Noni’s House’da yeni gözdemiz Noni’s Burger. Köftesinden ekmeğinden sosuna herşeyi özel olan bu hamburger bizi bizden aldı. Sahibesi sevgili dostumuz Selin güleryüzü, tatlı dili, bıcır bıcır enerjisi ile gününüze neşe aşılıyor. Alaçatı’nın kalabalıklarından kaçıp doğanın içinde hayat dolu bir bahçede kahvaltı keyfi, öğle yemeği ve üstüne ağaç gölgesi şekerlemesi veya akşamüstü şarap & peynir keyfi yapmak için en uygun yer Noni’s House.
  • Alaçatı Balıkçı Barınağında Fahri’nin Yerinde rakı, balık, meze, salata… 15 yıldır Alaçatı’nın vazgeçilmez balıkçısı Fahri, 2016’da geçirdiği renovasyon ile salaş balıkçı kimliğinden sıyrılıp daha derli toplu bir mekana dönüştü. Hala aile restoranı ruhunu koruyan, Alaçatı’nın en kalender, rahat ve samimi balıkçısı olan Fahri, lezzetlerinin kalitesini de arttırarak ilk sıraya yerleşti. Taze otlar ile hazırlanan salataları, köz patlıcan, deniz börülcesi, atom, fava, ot kavurma, ızgara ahtapot, yıllardır ocağın başından hiç ayrılmayan Fahri’nin pişirdiği balıklar bizim favorimiz. Fahri’nin en keyifli yanı ise balıkçı barınağındaki minik renkli takalar ve Alaçatı Port evlerine nazır gün batımı manzaraları.
  • Alaçatı Port Niyazi’de rakı, balık, meze, salata… Çeşme yarımadasının Güney Ege’ye açılan limanı Alaçatı Marina, ev sahipliği yaptığı yelkenliler ve tekneler ile akşamüstleri gün batımında masalsı bir manzara sunan marinayı bizim için çok özel yapan bir faktör daha var, o da Port Balık Niyazi’nin tazecik günlük lezzetleri. Şimdiye kadar yediğimiz en lezzetli mezeler, salatalar, balıklar burada. Bizim favorilerimiz köz patlıcan, deniz börülcesi, terleten, fava, ızgara kalamar, ahtapot güveç, lağos ve levrek şiş, kazandibi ve irmikli parmak tatlısı. En önemlisi diğer balıkçıların üstüste kalabalığı ve gürültüsü yerine burada sakin ve nezih bir atmosfer yakalıyorsunuz. Yaz kış açık Port balıkçısı, Alaçatı tutkunlarının vazgeçilmez durağı.
  • Çeşme’de doğa içinde müzik, sanat, yoga, atölye, etkinlik, yeme -içme – konaklama alanı Çeşmeköy… Alaçatı’ya 7.5 km uzaklıkta ormanlar ile kaplı bir tepede yer alan Çeşme Köy, yoga eğitim kamplarından, Bülent Ortaçgil konserlerine, burada sürekli yaşayan veya konuk olarak gelen sanatçılar ile resim, heykel, dokuma, ahşap, yeme-içme atölyelerinden, Eylül’de gerçekleşen Nexus Jam Days müzik festivaline, deniz veya doğa manzaralı 15 odada konaklamaya,  Çeşme Köy’de yetiştirilen ürünlerin kullanıldığı restoranda köy kahvaltısından sağlıklı beslinler ile öğle ve akşam yemeklerine, 1500 kişilik açık hava, konserler, performans ve davet alanına ev sahipliği yapan başla bir doğa cenneti.

 

ALAÇATI ROTALARI, PLAJ, SÖRF, ETKİNLİK, FESTİVAL REHBERİ, TARİHİ VE HİKAYELERİyolculukterapisi.com/alacati

ALAÇATI RESTORAN & KAFE & BAR & OTEL & PLAJ & SÖRF & ALIŞVERİŞ REHBERİ: yolculukterapisi.com/alacati-rehber

Çeşme, Ilıca, Şifne, Ovacık, Urla, Ildırı, Karaburun, Seferihisar ile Çeşme yarımadası keşifleri, rota ve adresleri: yolculukterapisi.com/cesmeyarimadasi

 

Zeynep Atılgan Boneval