AKDENİZ II. BÖLÜM: Sardunya, Aeolian Adaları, Taormina, Pantelleria, Ponza, Monaco, Marsilya

Akdeniz yolculuğumuza Monaco & Monte Carlo, Sardunya, Aeolian Adaları, Taormina, Pantelleria, Ponza ve Marsilya ile devam ediyoruz…

 

 

SARDUNYA: Turkuaz Suların Cenneti…

Masmavi gökyüzü, turkuaz ve zümrüt renkli denizi ile Sardunya adası Akdeniz’in en güzel manzaralarına sahip. İster teknede olun, ister deniz kıyısında ya da doğanın içinde bir agrotourismo otelinde, her sabah uyandığınıza ve tüm gün boyunca yaşadığınıza şükrettiğiniz bir ada Sardunya. Cala Luna ve Spiaggia del Principe’nin mükemmel koyları, Chia’nın toz gibi ince kumsalı, Stintino’nun şeffaf suları, Tavolara adası’nın pembe kumsalı, ulusal park olarak koruma altında olan doğal güzellikleri, begonviller, papatyalar, lavantalar, kaktüsler ve daha binlerce farklı çiçek tarlaları, çam ağaçları ve üzüm bağları ile muteşem florası, mavi, turuncu, pembe, mor renklerin cümbüşü ile dramatik gün batımları… Sardunya’yı özetlemek gerekirse: ‘işte hayat bu!’. Yat ve yelken rotalarının vazgeçilmez noktası Sardunya adasının en canlı noktası Costa Smeralda (Zümrüt Sahil). Sardunya 1950’lere kadar kendi halinde sadece İtalyanların ve tek tük uluslararası yatçıların bildiği bir ada iken, Kerim Ağa Han’ın 1960′ta adaya gelmesi ve Costa Smeralda’yı dünyanın en seçkin ve özel sahil beldesi haline getirmeye karar vermesi ile Porto Cervo otelleri, restoranları, marina ve yat kulübü, butikleri ile jet sosyetenin en gözde mekanlarından birisi haline geldi. Tabi Sardunya sadece Costa Smeralda demek değil. Doğa ve maceraseverler, bisiklet ve trekking rotaları sayesinde muhteşem manzaraların tadına varabiliyor. Ayrıca Sardunya dalış, kano, golf ve binicilik gibi farklı aktiviteler için harika olanaklar sunuyor.

Sardunya İpuçları:

Oteller:

Porto Cervo: Cala di Volpe,  Cervo Hotel,  Collona Pevero Hotel,

Santa Teresa di Gallura: La Coluccia Hotel,

San Pantaleo: The Hotel Rocce Sarde,

Öğle yemeği: Mozz’Art ve Gianni Pedrinelli

Akşam Yemeği: Cipriani ve Safina, La Gritta(Palau), L’Ottava Isola (Maddalena adası), Gallura Corso (Olbia), Belvedere (Cagliari).

Gece Adresleri: Aqua Lounge, Phi Beach Bar ve Bar Bujis

 

Sardunya’yı daha çok keşfetmek için:  http://www.yolculukterapisi.com/sardunya/  ve http://www.yolculukterapisi.com/sardunya-rehber-otelrestoranbaralisveris/

 

 

 

 aeolian1

AEOLIAN ADALARI: Akdeniz’de 7 gizli cennet

Denizin ortasında gökyüzüne uzanan yedi volkanik adadan oluşan Aeolian takımadaları, zamanın neredeyse geçmişte asılı kaldığı son gizli kalmış Akdenizin cennetleri. Her biri medeniyete aslında çok yakın olmalarına rağmen, el değmemişliğin hüküm sürdüğü gözden uzak noktalar. Aeolian adaları, göz kamaştırıcı manzaraları, masmavi parlak gökyüzü, telşasız ve huzurlu atmosferi ile ilk andan itibaren insanı hayatın koşuşturmasından çıkartıp İtalyan zamanına geçiriyor. Siyah volkanik çakıl taşlarının ve sünger taşı sarp kayalıkların hakim olduğu bu 7 ada, son 60 yıldır dramatik gün batımlarının yarattığı muhteşem manzaraları ile ünlü yönetmenlere ilham kaynağı olmuş. Rossellini’nin Stromboli ve Terra Di Dio filmlerine , Antonioni’s L’Avventura ve Michael Radford’un Il Postino filmlerine ev sahipliği yapmış adalar, hala ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Adalara ulaşmakta, virajlı yollarında hareket etmekte, dik merdivenlerinden ve dar plajlarından denize girmekte zor. Ve işin asıl büyüsü tüm bu zorluklara katlandıktan sonra size açılan ve sadece size özel olan özgürlük ile başlıyor.

Salina: Yol kenarında sıra sıra dizili üzüm bağları ve ikiz tepelerindeki görkemli ağaçları ile adaların en yeşili. İpuçları: Capofaro Malvasia’da konaklama, Porto Bello’da yemek, Da Alfredo’da dondurma, Pollara’dan günbatımı,  Monte Fossa delle Felci’ye tırmanış, Rinella’nın siyah kumsalda deniz keyfi, Fenech bağlarında Malvasia şarabını tadımı.

Salina ipuçları: http://www.yolculukterapisi.com/salina-aeolianadalari/

Panarea: Kayalık tepeleri, yeşil bayırları, ve sade dikdörtgen mimarili geniş kemerli beyaz binaları ile ufacık bir gizlenme yeri olan ada ayrıca Hotel Raya sayesinde adaların jet set parti merkezi olmuş. İpuçları: Hotel Raya’da konaklama, Da Adelina ve Da Paolino’da yemek, Cala Junco, Zammarà plajlarinda ve Basiluzzo & Lisca Biance kayalıklarında deniz keyfi.

Panarea ipuçları: http://www.yolculukterapisi.com/panarea-aeolianadalari/

Filicudi ve Alicudi: En ücra ancak pırıl pırıl berrak su ile kutsanmış adalarındenizlerinde ve kumsallarında bir başkasına rastlamanız kuşkulu. İpuçları:  Filicudi: Hotel La Canna & Restoran La Sirena  / Alicudi: Casa Mulino Hotel, Restoran Ericusa. Pecorini balıkçı kasabası, Valdichiesa’daki pembe kilise, hayalet köy Fossa Felci’de manzaralı gün batımı, La Canna kayalığı ve Blue Marino mağazarsında deniz keyfi.

Filicudi & Alicudi ipuçları: http://www.yolculukterapisi.com/filicudi-alicudi-aeolian-adalari/

Stromboli: Rüzgar tanrısı Aeolus’un evi olduğuna inanılan, süreki tüten Stromboli adası hala aktif ancak zararsız bir volkan. İpuçları: La Sirenetta’da konaklama, La Taratana’da plaj keyfi,  Da Zurro’da yemek, Piscità koylarında ve Ginostra’da deniz keyfi ve gün batımı, Sciara di Fuoco lav nehri.

Stromboli ipuçları: http://www.yolculukterapisi.com/stromboli-aeolian-adalari/

Lipari & Vulcano: Efsaneye göre Yunan Tanrısı Vulcan toplantılarını Vulcano adasında yaparmış, volkanik faaliyeti durmuş olan krater 2 saatlik tırmanış sonrası görkemli manzaralar sunuyor. Liparsi ise adaların ulaşım üssü olduğu için en gelişmiş ve kalabalığı. İpuçları: Lipari: Villa Meligunis Hotel & Ristorante E Pulera/ Punta Castagna sünger taşı sahilleri, Spiaggia Bianca, Valle Muria ve Punta delle Fontanelle plajları, Terme di San Calogero ve Bagnosecco arasında dalış. Vulcano: Hotel les Sables Noirs & Trattoria Maniaci Pino / Krater’e tırmanış, Volkanik Çamur banyosu.

Lipari & Vulcano ipuçları: http://www.yolculukterapisi.com/lipari-vulcano-aeolian-adalari/

 

 

 

IMG_7992

TAORMİNA:Sicilya’nın Antik Güzeli…

Goethe’nin “İtalya’nın anahtarı” diye adlandırdığı muhteşem Sicilya’nın doğu sahil şeridinde yer alan çarpıcı güzellikteki Taormina kasabasının, zamana karşı direnen efsanevi bir büyüsü var. Sanki hala Yunan tragedyalarındaki Tanrıların dolaştığı antik Yunan tiyatrosu, yakınlarındaki yarı-aktif Etna Dağı ile Taormina, tarih ve doğanın yenilmezliğini yansıtıyor.

Sicilya’nın ihtişamını gözler önüne seren panaromik manzaralara sahip bu küçük kasaba, adeta bir tablo güzelliğinde. Yüksek tepenin yamacında taraça taraça denize doğru aşağı akan evler, villalar, oteller, restoranlar, kafeler ve teraslar ile büyülü bir manzara sergiliyor

Taormina Rotaları: Corso Umberto caddesi, Antik Tiyatro Teatro Greco, Arkeoloji Müzesi, Palazzo Corvaja ve Duchi S. Stefano, Taormina Bahçeleri, Isola Bella, Il Caparena, Il Lido Stockholm, Lido La Pigna plajları, Etna Dağı

Taormina İpuçları:

Oteller: Villa Ducale, Grand Hotel Timeo ve Villa Paradiso

Öğle Yemeği: Il Delfino ve Da Nino

Akşam Yemeği Gambero Rosso, Casa Grugno ve Al Giardino

Barlar: La Giara ve Marabù

 

Taormina’yı daha çok keşfetmek için: http://www.yolculukterapisi.com/taorminasicilya/

 

 

 

 pantelleria

PANTELLERİA: Akdeniz’in Vahşi Güzeli…

Akdeniz’in ortasında, Tunus ve Sicilya arasında tek başına duran vahşi ve egzotik bir ada Pantelleria. Her ne kadar bir İtalyan adası olarak geçsede, Pantelleria doğası ve yaşam tarzı ile tam bir Afrika. Tüm adaya yayılmış lav taşlarından yapılmış Arap stili kubbeli küçük kübik ‘dammusi’ evler adanın özgün simgeleri. Pantelleria’nın orjinal ismi, Arapça rüzgarın kızı anlamına gelen “Bent-el-Rhia “’dan geliyor. Pantelleria sert rüzgarları, çöl sıcağı, kurak ve çorak tabiatı ve ıssızlığı ile başta ürkütüyor insanı. Bodur palmiye ağaçları, dolana dolana yükselen limon ağaçları ve siyah-kahve volkanik kayaları ile tuhaf ve yabani bir görüntüsü var adanın.  Ve adada hiç plaj yok, sadece siyah kayalıkların arasından denize girilebiliyor. Ancak tüm bu zahmetlere değer çünkü Akdeniz’in en temiz suları burada. Ulaşması ve alışması zor gözüken bu ada, onun sadeliğine ve basitliğine inebildiğinizde tüm güzelliklerini size açmaya başlıyor, vahşiliği sizi çıplak olmaya mecbur bırakıyor. Belki de gözden uzak Pantellaria bu yüzden Sting, Giorgio Armani ve Madonna’nın favori inziva adası.

Pantelleria Rotaları: Arco dell’Elephante koyu, Specchio di Venere krater gölü, Sesi neolitik mezar höyükleri, Gadir balıkçı köyü, Monestero ve Santaria termal mağara havuzları, Piano Ghiraldia’daki üzüm bağları

Pantelleria İpuçları:

Oteller: Monastero, Pantelleria Dream Hotel ve Santa Teresa

Öğle yemeği: La Conchiglia ve  La Vela

Akşam Yemeği: La Pergola  ve  U Trattu

 

Pantelleria’yı daha çok keşfetmek için: http://www.yolculukterapisi.com/pantelleria/

 

Sicilya’da Trapani’den günlük denizotobüsü seferleri ile adaya 2.5 saatte ulaşılabiliyor.

 

 

ponza PONZA: Akdeniz’in Ufaklığı…Roma ile Napoli’nin karşısına denk gelen ufacık volkanik bir ada olan Ponza, Pontine Adalarının en güzeli. Ana karaya bu kadar yakın iken tam bir ada ruhu taşıyan Ponza masmavi suları ile İtalyanların haftasonu inziva yeri. Kertenkele şeklinde bu ada, girintili çıkıntılı sarp kayalıklar arasında kuytu ve ıssız koylara , doğal mağaralara ve antik harabelere ev sahipliği yapıyor. Adanın üzerinde görebilecekleriniz ise: taraçalı yamaçlarda özenli üzüm bağları, sapsarı çiçekleri ile vahşi katırtırnağı çalıları ve mütevazi mimarili rengarenk Napoliten villarları. Burada tüm odak noktası masmavi deniz ve iddiasız restoranların son derece lezzetli yemekleri. Yabacılar tarafından pek keşfedilmemiş Ponza’da alçakgönüllü ve yalın bir hayat hüküm sürüyor. Adalılar hızlı tüketime karşı duruyor ve nereyse hiçbirşeyi değiştirmiyorlar, Gösterişten uzak tatil arayanlar için Ponza biçilmiş kaftan.

Ponza Rotaları: Zodyak ile adanın etrafındaki Faro della Guardia, Faraglioni di Lucia Rosa, Cala Feola, Cala Fèlice, Gavi, Grotta del Bue Marino koyları, kayaları ve mağarası, Capo Bianco ve Chiaia di Luna arasında yer alan Grotta della Maga Circe mağarası ve Il Belvedere tepesinin hemen altında yer alan Grotta di Ulisse O Del Sangue mağarası, Cala Felice’deki doğal kükürt havzası, Capo Bianco’da gün batımı, Santa Maria liman şehri, Monte Guardia’da üzüm bağları Ponza’daki güzel keşifler. Ponza’ya 10 km. uzaklıkta olan volkanik Palmarola adasına yunuslar eşliğinde bir yolculuk yaparak, koylarında demirleyip denizin tadını çıkarttıktan sonra, Il Francese’de öğle yemeği yiyin.

Ponza İpuçları:

Plajlar: Frontone ve Chiaia di Luna

Oteller: La Limonaia a Mare, Villa Laetitia ve Grand Hotel Santa Domitilla,

Öğle Yemekleri: Spiaggia del Frontone ve Gennaro e Aniello,

Akşam Yemekleri: Gennarino a Mare, Acqua Pazza ve L’Aragosta.

Gece Adresleri: Au Bord de L’Eau, Covo Nord-Est ve Sporting Club

 

Ponza’yı daha çok keşfetmek için: www.yolculukterapisi.com/ponza/

Roma sahilinde yer alan Anzio’dan hareket eden feribotlar ile 1 saatte Ponza’dasınız.

 

 

 monaco

MONACO & MONTE CARLO: Akdeniz’in Yakışıklısı

Vatikan’dan sonra dünyadaki en küçük ikinci devleti olan Monaco Prensliği, ufacık olmasına ragmen, dünyanın en heyecanlı F1 yarışına ev sahipliği yapması, köklü tarihi ve ihtişamlı Prenslik sarayı, Prenses Grace Kelly’nin hazin hikayesi ve Monte Carlo’nun ünlü casinoları ile dünyanın gözlerini üstüne çekmeyi başaran bir destinasyon.  Her daim şık ve güzel insanların doldurduğu otel, casino ve restoranlar, sınırlı sayıda üretilmiş Porche, Ferrari, Bentley, Rolls Royce’ların doldurduğu sokaklar, birbirinden lüks özel yapım yatların doldurduğu limanı ile Monaco ve Monter Carlo, kumar, lüks, jet-set ve ihtişam denince dünyada ilk akla gelen yerlerden birisi.

Monaco Rotaları: 13. Yüzyıldan kalma Monaco Sarayında sabahları askerlerin nöbet değişimini seyretmek ve sarayın içinde yer alan Prens 3. Rainier’ın vintage araba koleksiyonunu görmek, Monaco Katedralinde Grace Kelly’nin mezarını ziyaret etmek, Oceanographic Müzesi ve Akvaryumunu ve de Napoleon Müzesini gezmek, Salle Garnier Opera binasını görmek, otomobil yarışının yapıldığı sokaklarda bir Ferrari turu atarak kendinizi F1 yarışçısı gibi hissetmek, Cafe de Paris’de oturup tüm şıklığı izlemek, efsanevi Monte Carlo kumarhanesini görmek, ünlü Hotel de Paris’te yer alan Alain Ducasse’ın restoranında akşam yemeği yemeseniz bile Versaille sarayını andıran abartılı şıklığına bir göz atmak, Jardin Exotique, Jardin Japonais ve Prenses Grace Gül Bahçesinde çiçeklerin ve yeşilin tadına varmak Monte Carlo’yu keyifle keşfetmek ve yaşamak için en güzel alternatifler.

Monaco İpuçları:

Oteller: Klasik Şıklık: Hôtel de Paris ve Hotel Hermitage, Butik: Port Palace, Tasarım: Columbus Hotel. Restoranlar:

Öğle yemeği: Avenue 31.

Akşam Yemeği: Gurme: Le Louis XV ve Restaurant Le Pacific, Trendy: Maya Bar ve 8 ½, Lokal: Cacio e Pepe.

Gece Adresleri: Sass Café,  Kare Ment, Jimmy’z

 

Monaco&Monte Carlo’yu daha çok keşfetmek için: www.yolculukterapisi.com/monte-carlo/ ve www.yolculukterapisi.com/monte-carlo-rehber-otelrestoranbaralisveris/

 

 marsilya

MARSİLYA: Akdenizin Kültür Karması

Marsilya bir yandan Akdeniz’in kıyısında harika bir sahil kasabası havasını korurken diğer yandan Fransa’nın en büyük ticari limanı olarak canlı ve işlek bir kozmopolit. Fransızların yanı sıra, Kuzey Afrika, İtalyan, Korsikalı, Ermeniler gibi farklı köklerden ve kültürlerden çok lisanlı bir insan mozaiğine ev sahipliği yapıyor. Son 100 yıldır denizciler ve göçmenlerin yanı sıra, Cézanne ve Le Corbusier gibi sanatçıları da kendine çekmeyi başarmış Marsilya. İşte bu karmaşa yüzünden Fransız’lar Marsilya’ya ‘Planète Mars’ yani ‘Mars Gezegeni’ dese de, şehir son 10 yıldır gastronomi ve sanat alanında sofistike gelişmelere şahit oluyor ve gittikçe Fransa’nın gözdesi haline geliyor. Ayrıca 2013 yılında Avrupa kültür başkenti ilan edilmiş olması gözleri Marsilya’nın üzerine çevirdi. Tarihi liman yeni bir renovasyon geçirdi, şehirde yeni ve şık bir tramvay sistemi yaratıldı, Ve de ardı ardına açılan tasarım oteller, genç şef restoranları, orjinal kulüpler ve lokal tasarımcı butikleri ile şehre taze kan aşılanıyor. Yani tam keşif zamanı…
Marsilya Rotaları: Marsilya’nın en gözde noktası tartışmasız eski liman. Ayrıca dar sokaklarında arnavut kaldırımları, ufacık meydanları, pastel renkli evleri ile yamaçta yer alan Le Panier mahallesi, Centre de la Vieille Charité müzesi,  Interface 4 sanat galerisi, Musee des Dock Romains müzesi, Musée d’Art Contemporain çağdaş sanat müzesi, Jardin des Vestiges bahçeleri, Château Borély Güzel Sanatlar Müzesi , Arap Mahallesi ve Arab Quarter, Le Corbusier’in imzalı Unite’d Habitation, Notre Dame de la Garde kilisesinden gün batımı manzaraları, L’Estaque liman bölgesi, Chateau d’If’in bulunduğu adacık, Callelongue balıkçı kasabası, Cassis liman kasabası.
Marsilya İpuçları:

Oteller: Klasik Şıklık: Le Petit Nice Passédat, Tasarım Otel: Palm Beach, Butik Şıklık: Au Vieux Panier  ve Casa Honoré, Uygun Fiyatlı: Hotel Alizé Vieux Port.

Fırın: A L’Estaque,  Brunch: La Cantinetta

Öğle Yemeği: Le Ze

Akşam Yemeği: Gurme Şıklık: Le Moment, Lokal Deniz Mahsülleri: Le Caribou. Bouillabaisse: L’Épuisette

Gece Adresleri: Bar de la Marine, Victor Café ve Oogie

 

Marsilya’yı daha çok keşfetmek için: www.yolculukterapisi.com/marsilya ve www.yolculukterapisi.com/marsilya-rehber-otelrestoranbaralisveris

 

 

 

 

 

ZEYNEP BONEVAL