AFRİKA’YA SAFARİ

 

Afrika’ya her gittiğinizde kendinizi ANA TOPRAĞA dönmüş gibi hissedersiniz. Afrika herşeyin başlangıcıdır, yaşamın tohumlarının atıldığı yerdir ve doğası bunu size hep hissettirir.

 

Medeniyetler gelişmeden önce hüküm süren vahşi yaşam koşullarına ve de doğum – yaşam – doğum döngüsüne en yakından şahit olduğunuz topraklardır Afrika. Kelime anlamı ‘Yolculuk’ olan Safari, vahşi doğada neler ile karşılaşacağınızı bilemediğiniz için gözlerinizi keskinleştirdiğiniz, kulaklarınızı açtığınız, tüm kokuları içinize çektiğiniz, pür dikkat kesilerek sadece ‘o an’da olduğunuz gerçek bir yolculuk türü. Hedef olmadan, sonuç olmadan, sadece yolda olmanın ve karşılaştığınız tesadüflerin değerini bildiğiniz bir yolculuk…

 

Safari’de güne, güneşin doğuşu, havanın taze serinliği, buram buram adaçayı kokuları ile doğanın uyanışını deneyimleyerek başlarsınız ve tüm gün uçsuz bucaksız manzaralar eşliğinde sonsuzluk hissini yaşarsınız. Ve gün içinde yavaş yavaş gördüğünüz aslanlar, leoparlar, çitalar, bufalolar, hipopotamlar, ceylanlar, zebralar, filler, antiloplar, zürafalar, renk renk kuşlar ile bambaşka bir dünyaya adım atarsınız. Hepsinin ayrı bir yaşam döngüsü, farklı özellikleri olduğunu öğrenirsiniz.

 

Sizi derinden etkileyen ve hayrete düşüren her safari günü, muhteşem bir gün batımı ve de ardından gökyüzündeki binlerce yıldızın şovu ile sonlanır. Bir sonraki gün sizi bekleyen sürprizlerin merakı ile ertesi günü heyecan ile beklersiniz.

 

Afrika’da Bir Safari Günü

Alacakaranlıkta uyandınız, kapınız çalıyor ve mis gibi kahve ve taze kurabiye kokusu önce odanıza yayılıyor sonra içinizi ısıtıyor. Eldiven, atkı ve şapkalarınızı sarınıp dışarı adımınızı atıyorsunuz, taze bir serinlik yüzünüze çarpıyor ve buram buram adaçayı kokuları içinize doluyor. Günün doğuşuna ve doğanın uyanışına şahit olmak şehirde yaşayamadığımız bir olgu, oysa safari’de vücut saatlerimiz güneşe ayarlanıyor.

 

Öğle sıcağında, gölgelere saklanan hayvanları görmek çok zor olduğu için erkenden jiplere binip yola çıkıyoruz. Ufak hayvanlar aracınızın çıkardığı sesler ile irkiliyor, büyükler ise yan gözle size bakıyor, kimileri de bir yandan tetikte yavrularını emziriyor. Tek tek, çift çift ya da sürüler halinde başka bir dünyadasınız. Ve bize ait olmayan bu dünyaya bir gözlemci olarak dalıyorsunuz.

 

Sabahın ilk ışıkları ile renkler canlı ve belirgin. Uçsuz bucaksız, kesintisiz, 360 derece bir manzara hakim. Yatay düzlemi bozan insan eliyle yapılmış hiçbir dikey görüntü yok. Geniş çayırlardaki sonsuzluk hissi sizi alıp götürüyor.

 

Yolda ilerlerken gözleriniz bir görüntüyü ayırd edebilmek için tetikte, kulaklarınız bir hışırtıyı duyabilmek için pür dikkat kesiliyor, tüm algılarınız ansızın beliriveren bir değişimi bir silüeti yakalayabilmek için tamamen açık. Sadece ve tamamen o AN’dasınız. Şimdi ve burada olma duygusunun en çok deneyimlendiği yer safari.

 

Yavaş yavaş ısınan hava ile montlarınızı ve atkılarınızı çıkartıp, adeta kabuklarınızdan soyunup, Afrika’nın doğasına adapte oluyorsunuz.

 

Ve gün içinde yavaş yavaş gördüğünüz aslanlar, leoparlar, çitalar, bufalolar, hipopotamlar, ceylanlar, zebralar, filler, antiloplar, zürafalar, renk renk kuşlar ile hem onlara şahit olmaya, hem de doğal döngüleri hakkında çok daha fazla bilgi sahibi olmaya başlıyorsunuz;

 

Filler genelde sürü halinde yaşıyorlar. Hortumlarında yer alan 50.000 kas sayesinde, bir yandan ağacın kalın bir dalını kopartabiliyor, diğer yandan yerden ince bir kabuğu kavrayıp alabiliyor.

 

Hem güçlü hem de esnek ve hassas hortumlarında 4lt suyu aynı anda tutabiliyorlar. Alınlarında yer alan bir haberleşme organı sayesinde, 20 hertz’in altında bir frekansta insan kulağının duyamadığı sesler yayarak, 10 km mesafeden birbirleri ile haberleşebiliyorlar. Otobur olan filler günde 330kg yeşilik yiyorlar, yani günün 16 saati yemek yemekle geçiyor.

 

 

 

Aslanlar en sosyal kedi türü. Bir ya da iki erkek aslan liderliğinde dişi ve yavrular sürü halinde yaşıyorlar. Erkek olanı yelelerinden ayırd ediyorsunuz, ve yaşları ilerledikçe yeleleri uzuyor ve gürleşiyor. Erkeğin görevi bölgeyi tehliklere karşı korumak ve olası davetsiz misafirler ile dövüşmek. Dişilerin görevi ise avlanmak, ve yavruları büyütmek. Aslan yavruları kör doğuyor ve gözleri 6 gün sonra açılıyor. Anne aslan yavruları 3 ay emziriyor, daha sonra avlanmayı öğretiyor, 1 yaşına geldiklerinde kendi kendilerine avlanabilir hale geliyorlar. Aslanların kükremeleri 5km öteden duyulabiliyor.

 

Çitaların kökeni Hindistan, Hintçe benekli anlamına gelen çita’ların gözlerinin altında göz yaşı damlaları gibi siyah benekleri var. Saatte 120 km hızla koşabilen çitalar dünyanın en hızlı koşan kara hayvanı.

 

Leoparlar yalnız yaşıyorlar. Ağaca en iyi tırmanan kedi olan leoparlar genelde avlarını ağacın üzerinden atlayarak yakalıyor ve başka hayvanlar avını kapmasın diye avını ağaca çıkartıp yiyor. Leoparların boyunlarının altında siyah noktalardan oluşan bir çizgi mevcut.

 

Zebralar sürüler halinde yaşıyorlar. Hiçbir zebranın çizgileri birbiri ile aynı değil, insanın parmak izleri gibi her zebranın kendine özgü çizgileri var.

 

• Afrikanın en uzun boylu hayvanı olan zürafalar, boynuzlu doğan tek hayvan cinsi. En uzun, en güçlü ve en uysal kara hayvanı olan zürafalar ayrıca en büyük kalbe sahip kara hayvanı.

 

Hipopotamlar sürü halinde suda yaşıyorlar, ve genelde tehlikesiz görünüyorlar, ancak su ile arasına girerseniz Afirka’nın en öldürücü ve tehlikeli hayvanı ile karşı karşıya kalıyorsunuz.

 

• Kuzey Afrika’da Tanzanya (Serengeti ) ve Kenya (Masai Mara) arasında 2 milyon hayvanın göçüne şahit olmak mümkün. Otobur olan Afrika antilopları, zebralar, ve Thomson ceylanları Haziran’da Tanzanya’da kurak dönem başladığı için Kenya’ya, Kasım’da ise Kenya’ya kurak döneml başladığı için yine Tanzanya’ya geri dönerek göç ediyorlar.

 

 

Sizi derinden etkileyen ve hayrete düşüren her safari günü, muhteşem bir gün batımı ile sonlanıyor. Her safari kampı bu anı unutulmaz kılmak için her akşam sizi yeni bir yere götürüyor ve harika içkiler ve atıştırmalıklar ikram ediyor. Size bu seremoni eşliğinde kıpkırmızı ve kocaman güneşin batışının keyfini çıkartmak kalıyor.

 

Ardından gökyüzündeki binlerce yıldızın altında kampınıza geri dönüyor, kamp ateşiniz etrafında gurme lezzetler eşliğinde akşam yemeğinizin tadına varıyor, ve bir sonraki gün sizi bekleyen sürprizlerin heyecanı ile sıcacık yatağınıza yatıyorsunuz.

 

 

KENYA

Kenya, Orta Afrika’nın doğusunda, Afrika’nın en yoğun vahşi hayvan popülasyonuna sahip ülke. Korunaklı hayvan ve bitki örtüsü rezervleri olan Ulusal Parklar’da gerçek Afrika’yı deneyimleyebilirsiniz.

 

Masai Mara Ulusal Parkı

Her yıl, Ağustos – Ekim ayları arasında, yaklaşık iki milyon antilop ve zebra, taze ot bulmak amacıyla Serengeti-Tanzanya’dan Masai Mara- Kenya’ya göç ediyor. Dünyanın en büyük göçü sırasında leopar, arslan ve timsahlar ise sürüleri en yakından takip edenler. Göç, Kasım ayındaki kısa yağmur mevsiminin başlaması ile, Tanzanya’da bulunan Serengeti ve Ngorongoro Parkına geri dönüyor. Büyük Göçün yanı sıra Masai Mara yıl boyunca safari için de çok uygun. Kuş meraklıları için bölgede 500 farklı türün yaşadığı kaydedilmiş. Masai Mara ayrıca muhteşem güzellikteki Masai aslanı ve de çok yakından gözleme şansı bulabileceğiniz çitalarıyla da ünlü. Masai Mara’da, Victoria Gölü manzaralı muhteşem gün batımları yaşanıyor.

 

Samburu Ulusal Parkı

Kayalık yamaçlara doğru uzanan dar bir ova olan Samburu, leoparlar, ‘grevy’ zebrası, ‘beisa’ oryxleri, ‘reticulate’ zürafası gibi vahşi doğanın ender bulunan cinsleri için ideal bir bölge. Samburu Ulusal Parkı’nın can alıcı özelliklerinden birisi de,  Ewasa Nyiro Nehri’nde yıkanan çok sayıda fili izleme ayrıcalığı sunması. Parkın doğusunda, şelaleler arasından akan Shaba Nehri’nin göz alıcı bir manzarası var.

 

Amboseli Ulusal Parkı

Kilimanjaro dağının eteklerindeki Amboseli Ulusal Parkı’nda fil ve ceylan sürülerini, aslan, leopar ve çitaları görmek mümkün.  Bataklıklar ve mevsimlik göllerin arasında, farklı türlerdeki kuş ve balık türleri de barınıyor.

 

Meru Ulusal Parkı

Meru, ağaçlardaki aslanları görebileceğiniz yegane Ulusal Park. Ormandan çayıra, bataklıktan etrafında Afrika palmiyelerinin sıralandığı onlarca nehre kadar, farklı habitatların içinde yer aldığı Meru Ulusal Parkı’nda vahşi hayat da çok çeşitli. Aslan, leopar, çita, fil ve manda en çok görünen türler. Ayrıca nehirde birçok su aygırı ve timsah görmek de mümkün.

 

Tsavo Ulusal Parkı

Tsavo Ulusal Parkı; batı yakasında vahşi doğanın güzelliklerine alternatif olarak, volkanik kayalıklar arasından fışkıran pırıl pırıl bir akarsu da sunuyor. Ziyaretçiler, Mzima İçmeleri’nin kaynağına kadar yürüyerek, nehir kenarında, vahşi hayvanların su içmelerine tanık olabiliyor. Ayrıca gözlem deposuyla sualtına inip, oradan vahşi doğanın kahramanlarının susuzluklarını nasıl giderdiğini izleyebilir, nehirdeki farklı balık türlerini daha yakından görebilirsiniz.

 

Nakuru Gölü

Kenya’nın güney-batısında ve Doğu Afrika Rift Vadisinin kalbinde yer alan Nakuru Gölü bir flamingo cenneti. Bu bölgede binlerce pembe flamingonun yanı sıra çeşitli kuş, bufalo ve de soyu azalan türler arasında yer alan siyah ve beyaz gergedanları görmek mümkün.

 

KENYA’NIN EN İYİ LODGE’LARI

 

Cottar’s 1920 Safari Camp – Kenya

Masai Mara düzlüklerinin yanı başında ve Serengeti’ye 1 kilometre uzaklıkta, 60.000 dönümlük özel bir doğal koruma alanında yer alan Cottar’s çocuklar ile birlikte keyifli bir safari deneyimi için ideal. Özellikle sürüler halinde göç zamanı olan Great Migration’da çok zengin bir safari deneyimi sunuyor. Kamp biri balayı süiti ve dördü çocuklu ailelere özel olmak üzere 10 adet kanvas süit ve bir çiftlik evinden oluşuyor.

Bateleur Camp, Kenya

Masai Mara Ulusal Parkının yanı başında, uçsuz bucaksız manzaralara nazır konumda dokuz adet kanvas süitten oluşan Bateleur, hem Büyük Göç ve Büyük Beşli’yi yakalamak için ideal bir safari noktası  hem de safarinin en lüks hali.

 

Elsa’s Kopje, Meru

Governors’ Camp, Masai Mara

Bateleur Camp, Masai Mara

Kichwa Tembo Camp , Masai Mara

Amboseli Serena Safari Lodge, Amboselli

Loisaba, Laikipia, Samburu

Samburu Intrepids, Samburu

Finch Hattons Camp, Tsavo West

Galdessa Camp, Tsavo East

Little Shompole, Lake Natron

 

Lamu Island:
• 
Peponi Beach Hotel
• The Island Hotel
• Manda Bay

 

Kenya hakkında daha detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/kenya/

 

BOTSWANA

Afrika’nın Güneyinde yer alan Botswana, 1885’den 1966 yılına kadar, Güney Afrika’daki İngiliz Cape kolonisi tarafından idare edilmiş. Bu süre zarfında dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Botswana 1966’da bağımsızlığını ilan etmiş. Bu dönemden sonra ülkenin birden bire şansı açılmış ve bağımsızlıktan birkaç sene sonra Kalahari Çölü’nde bulunan elmas madenleri ülkenin kara yazgısını değiştirmiş. Bu ülke son senelerde Afrika’nın en zengin ve iyi yönetilen ülkeleri arasına ismini yazdırmış. Bu başarıda hükümetin doğal kaynakları ve vahşi yaşamı korumacı politikası ve ileri görüşlü demokratik anlayışı büyük rol oynuyor.

 

Moremi Rezervi

Afrika’daki en iyi vahşi yaşam rezervlerinden olan Moremi’nin nilüferlerle kaplı lagünleri ve ormanları, sayısız vahşi hayvan ve kuş türü için tam bir yeryüzü cenneti. Fillerle, bufalolarla, aslanlarla, kaplanlarla, çitalarla karşılaşabileceğiniz Moremi ayrıca barındırdığı binlerce çeşitteki kuşlarıyla da ünlü. Ziyaret etmek için en uygun aylar Haziran ve Ekim.

 

Chobe Ulusal Parkı

Chobe Ulusal Parkı, yeryüzünün en ünlü doğal parkları arasında yer alıyor. Barındırdığı yüzlerce canlı türü ile devasa bir doğal hayvanat bahçesi. Nesli tükenmeye yüz tutmuş türler, binlerce balıkçıl kuş, Afrika’nın en büyükleri arasında yer alan filler Chobe Ulusal Parkı’nın sakinleri. Parkı ziyaret etmek için en uygun aylar Ocak ve Şubat. Ekim ise en sıcak ay. Chobe Nehri üzerinden inanılmaz gün batımlarını izlemeye hazır olun.

 

Okavango Deltası

Angola’da doğan Okavango Nehri her sene Afrika’nın dağlık ve sulak bölgelerinden toplanan yağmur sularını da bünyesine katıp 1000 km. kadar güneye akarak Kalahari Çölü’ne karışıyor. Geçtiği tüm toprakları yeşile boyayan ve bölgedeki tüm kuş ve vahşi hayvan sürülerine hayat veren nehrin deltası, kışın yüz binlerce minik tropikal adaya ev sahipliği yapıyor. Yazın ise Afrika’nın kızgın güneşinin kuruttuğu sulak bölge, yerini kızgın kum nehrine bırakıyor, küçük adacıklar çölün ortasında konumlanmış minik vahalara dönüşüyor. Ülkenin üçte birini kaplayan Okavango Deltası, çöl iklimi ve tropikal iklimin birbirini kucakladığı olağanüstü bir coğrafyaya sahip. Büyüleyici güzellikteki ormanları, palmiyeleri, lotus ve papirüs bitkileri ve vahşi hayvanları ile doğa tutkunlarına kucak açıyor. Mayıs’tan Kasım ayına kadar Okavango Deltası’nı ziyaret edebilirsiniz.

 

Kalahari Rezervi

Dünyadaki en büyük vahşi yaşam rezervi olan Kalahari, çok sayıda leopara, zürafaya, aslana, sırtlana, çitaya ev sahipliği yapıyor. Siyah yeleli Kalahari Aslanının görülebileeceği tek yer Kalahari. Geniş ovalara, vadilere ve tuzlalara sahip olan bu bölge üzerinde su birikintileri az sayıda olduğu için hayvanları bu birikinti kenarlarında sık sık görmeyi mümkün kılıyor.

 

Kgalagadi Sınır Ötesi Parkı

Dalgalı kırmızı toprak tepeciklerinin süslediği bu sınır ötesi ‘Barış Parkı’ Güney Afrika’nın Kalahari Gemsbok Milli Parkı ile Botswana’nın Gemsbok Milli Parkı’nı birleştiriyor. Yarı çöl görünümündeki parkın ev sahipleri siyah yeleli aslanlar, çita, leopar, yaban köpeği, öküz balığı, Güney afrika antilopu ve farklı cinslerdeki ceylanlar. Parkta birçok kuş çeşidinin yanı sıra kartal ve akbabaları da gözlemleyebilirsiniz.

 

TOP 5 BOTSWANA LODGE’LARI

Kalahari Plains Camp – Botswana

Botswana’da dünyanın en büyük doğal yaşam rezervlerinden birisi olan Kalahari Çölünün ortasında yer alan Kalahari Plains Camp, felsefesini çok sevdiğimiz Wilderness Safari’nin bir kampı. 10 kanvas süitten oluşan kampta geceleri çadırın üst katındaki terasta yıldızların altında geçirebiliyorsunuz. Kurak ve yağışsız çöl ortamında, civardaki su birikintileri, susamış ceylan, antilop, gunu, zebra ve zürafaları ve avlanmaya gelen yırtıcı hayvanları görmek için ideal lokasyonlar. Bölgeye özgü siyah yeleli kalahari aslanı tüm heybeti ile kendisini sergiliyor.

Mombo Camp, Moremi

Abu Camp, Okavango Delta

Khwai River Lodge, Okavango Delta

Deception Valley Lodge, Kalahari

Jack’s Camp Kalahari & Makgadikgadi

 

Bölgelere göre konaklama alernatifleri

Okavango Delta:

• Jao Camp

• Vumbura Plains Camp

• Baine’s Camp

• Abu’s Camp

• Duba Plains Camp

• Khwai River Lodge, Okavango Delta

• Little Vumbura Camp

• Xaranna Safari Lodge

• Nxabega Okavango Safari Camp

• Sandibe Safari Lodge

 

Moremi:

• Little Mombo Camp

• Chief’s Camp

• Xigera Camp

• Xakanaxa Camp

• Chitabe Camp

• Kwara Camp

 

Chobe:

• Chobe Chilwero Camp

• Ntwala Island Lodge

• Chobe Game Lodge

• Chobe Savanna Lodge

 

Kalahari: Deception Valley Lodge

Makgadikgadi: Jack’s Camp

Linyanti: Kings Pool Camp

Savute: Savute Safari Lodge

Lake Magadi: Shompole Lodge

 

Botswana hakkında daha detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/botswana/

 

NAMİBİA

Güneybatı Afrika’da bir tarafı Atlas Okyanusu, diğer tarafı ise dünyanın en eski çölü olan Namib çölü, doğusu ise Kalahari çölü ile çevrili olan Namibya, eşi benzeri bulunmayan göz kamaştırıcı manzaralara sahip bir ülke. Susuzluktan kavrulan tuz çanakları, çok eski zamanlarda oluşmuş çöllerinde sayısız şekillere bürünmüş kumulları, çürümekte olan gemi enkazlarıyla dolu sisli kıyı şeridi ile vahşi ve el değmemiş bir doğaya sahip olan Namibia, yaşama pek geçit vermiyor. Çok az insanın yaşadığı bu ülkede, nesli tükenmekte olan çöl filleri, sukul ördekleri, oryx antilopları, gergedanlar zorlu iklim ve yaşam koşullarına şaşılacak şekilde uyum sağlamışlar.

 

Etosha Ulusal Parkı

Afrika’nın en büyük doğal parklarından birisi olan Etosha Ulusal Parkı, dünyanın en zengin hayvan rezervleri arasında yer alıyor.

 

Sossusvlei

Namib Çölü harika manzaralarıyla dünyanın en eski çölü. Sossusvlei’de 300 metre’yi aşan dünyanın en büyük ve yüksek kızıl kum tepeleri mevcut. Göz alabildiğince ufka doğru uzanan nefes kesici kum tepeleri, güneşin hareketine göre turuncudan parlak kırmızıya, pembeden mor rengine dönüşen inanılmaz bir renk cümbüşü sergiliyor. Dead Vlei’de ise kumlukların arasında yer alan ve üzerinde hayalet gibi duran ölü ağaçların bulunduğu kurumuş bir göl.

 

Diğer Namibia Rotaları

• Okyanusu ile çöl arasında yer alan Swakopmund ufak ve kosmopolit bir kasaba, Rössing maden ocağının açılışından sonra gelişerek günümüzde Namibya’nın en önemli tatil beldesi olmuş. 1910 da inşa edilen fener, dalgakıran, eski postane ve tipik alman evlerinden oluşan bu kasaba görülmesi gereken bir yer.

• Walvis Bay ‘in çok iyi korunmuş doğal bölgeleri arasında; denize açıldığınızda yunusları, deniz aslanlarını ve balinaları seyretmek mümkün. Lagunun ucunda ise flamingo ve pelikanları yer alıyor.

• Kumulların ve çölün Atlantik Okyanusu ile buluştuğu Skeleton Coast çürümekte olan gemi enkazları ve balina iskeletleri ile ürkütücü ancak etkileyici manzaralar sunuyor.

• Kaokoland’da, Afrika’nın en eski göçebe çoban kabilelerinden birisi olan Himba halkı hala geleneksel yaşamını sürdürüyor.

• Damaraland bölgesinin jeolojik oluşumları ile ünlü Twyfelfontein bölgesinde yer alan ‘Brandberg’ Afrika’nın en zengin kaya resimlerine sahip. Kızıl kum taşından oluşan bir vadideki bu şaşırtıcı ve iyi korunmuş resimler gergedan, fil, devekuşu ve zürafa gibi hayvanların yanı sıra insan ve diğer hayvanları betimlemekte. Erozyonun şekillendirdiği ve org borusu olarak andlandırılan devasa bazalt oluşumlarda ilginç manzaralara yol açıyor. Bölge Unesco tarafından Dünya Mirası listesine alınmış.

 

Namibia’ya seyahat için Mayıs – Ekim ayları arası en uygun zaman. Namibya özellikle fotoğraf meraklıları için bir renk cenneti.

 

TOP 5 NAMİBİA LODGE’LARI

Little Kulala, Sossusvlei

Sossusvlei Wilderness Camp, Sossusvlei

Little Ongava, Etosha

Ongava Lodge, Etosha

Onguma Tented Camp, Etosha

 

Bölgelere göre tüm konaklama alternatifleri 

Sossusvlei

• Little Kulala

• Sossusvlei Wilderness Camp

• Sossusvlei Desert Lodge

• Wolwedans Dunes Lodge

• Kulala Desert Lodge & Tented Camp

• Kulala Wilderness Camp

• Wolvedans Dune Lodge & Camp

• Wolvedans Private Camp

 

Etosha Milli Parkı

• Little Ongava

• Ongava Lodge

• Onguma Tented Camp

• Andersson’s Camp

• Mushara Lodge

• Etosha Aoba Lodge

 

Damaraland

• Doro Nawas

• Damaraland Camp

• Palmwag Rhino Camp

• Desert Rhino Camp

Skeleton Coast

• Skeleton Coast Camp

• Serra Cafema Camp

 

Caprivi

• Lianshulu Lodge

• Ntwala Island Lodge

 

Swakopmund

• Swakopmund Hotel

• Rossmund Lodge

• Hansa Hotel

• Swakopmund Boutique Hotel

• Burning Shore Lodge

 

Windhoek

• Amani Lodge Hotel

• GocheGanas Nature Reserve & Wellness

• Windhoek Country Club Resort

 

Namibya hakkında daha detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/namibya/

 

TANZANYA

Kara kıtanın yeni cazibe merkezi Tanzanya,  artık ‘safari’ denince akla gelen ilk destinasyonlardan birisi haline geldi.  5 bin 895 metre yüksekliğindeki Kilimanjaro Dağı’yla, dünyanın en zengin doğal hayvan rezervine sahip Serengeti’siyle, 3 milyon yıllık Ngorongoro Krater’iyle, baharat adası Zanzibar’ıyla mutlaka görülmesi gereken bir destinasyon Tanzanya.

 

Tanzanya, doğanın cömertliği ile kutsanmış bir ülke. Afrika kıtasının en büyük gölleri, en yüksek dağı burada, ayrıca Hint Okyanusu’nda muhteşem bir kıyısı var. Adeta doğal bir film platosu olan ülkede çekilen ünlü filmler ise ‘Benim Afrikam’, ‘Çölde Çay’, ‘Kilimanjaro’nun Karları’.

 

Tanzanya’ya yolculuk etmenin en güzel zamanı ise haziranla ekim arası.

 

Serengeti

Tabii ki görmeniz gereken yerlerin başında Serengeti geliyor. 12 bin 600 kilometrekarelik alanıyla Afrika’nın en büyük doğal parkı olan Serengeti, üç milyon hayvana ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en büyük vahşi hayvan göçü burada gerçekleşiyor. Serengeti’nin düzlüklerinden Kenya’daki Masai Mara’nın sulak arazilerindeki yeşil otlaklara yolculuk yapan hayvanların göçü, en iyi ağustos-eylül arasında gözlemlenebilir. Dünyanın en zengin doğal hayvan rezervini oluşturan Serengeti’de aslan, leopar, çita, fil, bufalo, su aygırı, gergedan, zürafa, zebra, antilop, ceylan, yaban domuzu, babun, ve şebek gibi hayvanlar yaşıyor.

 

Ngorongoro Krater

Gerçek bir doğa harikası. Dünyada görülmesi gereken 40 yer arasında yer alan, 3 milyon yıllık, 600 metre derinlikteki,  19 km. çapındaki kraterin üstü yemyeşil çimenlerle kaplı, dibinde ise büyükçe bir gölet var. Bu sulak alanda çoğu kez 25 bin memeli hayvan aynı anda barınıyor. Yeryüzündeki en büyük kaldera (volkanik çöküntü) olan Ngorongoro, dünyanın sekizinci harikası olarak gösteriliyor. Kraterin içi gündüz çok sıcak oluyor ancak geceleri ısı sıfırın altına düşebiliyor. Antilop, zebra, gazel, bufalo, yaban domuzu, fil, nehir atları, pavian, aslan, leopar gibi onlarca hayvanı ve yüzlerce çeşit kuşu görebilirsiniz. .

 

Lake Manyara

Manyara gölünün batı kıyısında yer alan Manyara Gölü Ulusal Parkı, aslanlarıyla ünlü. 330 kilometrekarelik park, diğer parklara göre küçük olmasına rağmen yüzlerce çeşit farklı hayvanı içinde barındırıyor. Doğal bitki örtüsünü korumak adına bazı bölgeleri ziyarete kapalı olan parkta, hayvanları keşfetmek için yanınıza bir dürbün almanızda fayda var.

 

Tarangire

Tarangire Nehri ve Ulusal Parkı da ülkenin doğal güzelliklerinden biri. Serengeti’de dairesel olarak göç eden hayvanlar su ihtiyaçlarını karşılamak için bir süre burada kalıyor. Yırtıcı hayvanlar da yiyecek bulabilmek için burada avlanıyor. En güzel zamanı haziran ve ekim arası. Fil, zürafa, piton, antilop, leopar, su aygırları gibi hayvanları görebilir ve kuş gözlemciliği yapabilirsiniz.

 

Udzungwa

2 bin kilometrekarelik Udzungwa Ulusal Parkı, tam yürüyüş severlere göre. Parkın içinde küçük bir yağmur ormanı var. Fil, aslan, leopar, anlitop, su keçileri ve çeşitli maymunlarla kuşlara ev sahipliği yapıyor.

 

Arusha

137 kilometrekarelik Arusha Ulusal Parkı, Kilimanjaro Dağı’yla Meru Dağı arasında bulunuyor. Çok çeşitli bir bitki florasına ev sahipliği yapan Arusha’da güzel havalarda Kilimanjaro Dağı’nın zirvesini bile görmek mümkün. Parkta beyaz colobus maymunları, paviyanlar, filler, zürafalar, su aygırları, antiloplar ve çok sayıda vahşi köpek var. Bu parkta aslan yok ama şansınız varsa leoparlarla karşılaşabilirsiniz. Eğer dağcılığa ilginiz varsa Meru Dağı’na tırmanabilirsiniz.

 

Kilimanjaro Dağı

İşte Afrika’nın tacı! 5 bin 895 metre yüksekliğindeki Kilimanjaro, kıtanın en yüksek dağı. 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Doğa Mirası ilan edildi. Dağ, dünyanın en büyük volkanlarından biri. Hava açıksa 160 km uzaklıktan bile görülebilir. Ekvator’a çok yakın olmasına rağmen zirvesinde hep kar var. Yoğun yağmurların yağdığı nisan ve mayıs ayları dışında, yılın her dönemi dağa çıkmak mümkün. İşin güzel yanı, Kilimanjaro’ya tırmanmak için dağcı olmanız gerekmiyor. Marangu Yolu, kondisyonu iyi olan herkesi Kilimanjaro’nun zirvesine götürüyor. Güzergah 85 km ve tırmanış yaklaşık beş gün sürüyor.

 

Ruaha

Ruaha Ulusal Parkı, bölgenin el değmemiş yerlerinden biri. 12 bin 950 kilometrekarelik park, içinden dereler akan yüksek dağlarla çevrili. Düz ovalarda çeşit çeşit hayvanlara rastlayabilirsiniz. Park yine de en çok kuşseverleri tatmin edecek cinsten. Çünkü içinde tam 465 çeşit kuş yaşıyor. Park, yağmur zamanlarında ağaçların büyüyen yaprakları nedeniyle bir jungle’ı andırıyor.

 

Lake Natron

Yüzlerce yıldır Masai yerlilerinin ülkesi olan ve modern dünyanın hiçbir şekilde ulaşamadığı Lake Natron, milyonlarca kuşa ev sahipliği yapıyor. Ulaşımı çok zor olduğundan ve yabancıların kendi başlarına gitmesine olanak tanımadığından ulusal park kapsamında değil. Bölgede, ülkenin tek aktif volkanı Oldonyio Lengai de bulunuyor. Bu dağ, Masailer tarafından kutsal kabul ediliyor. Bazı yerlerde dağdan sızan lav bile görülebilir. Zirvenin manzarası ise mükemmel.

 

 TANZANYA LODGE’LARI

• Klein’s Camp, Serengeti

• Sasakwa Singita Grumeti Lodge, Serengeti

• Sabora Plains Singita Grumeti Tented Camp, Serengeti

• Grumeti Serengeti Tented Camp, Serengeti

• Faru Faru Singita Grumeti River Lodge, Serengeti

• Ngorongo Crater Lodge, Ngorongoro Krateri

• Tanzanya, Singita Mara River Tented Camp, Serengeti

• Mwagusi Safari Camp, Ruaha

• Ruaha River Camp, Ruaha

• Lake Manyara Tree Lodge, Lake Manyara National Park

• Mnemba Island Lodge, Mnemba, Zanzibar

• The Residence Zanzibar, Kizimkazi, Zanzibar

• Matemwe Lodge, Matemwe, Zanzibar

• Fundu Lagoon, Pemba Island, Zanzibar

 

Tanzanya hakkında detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/tanzanya/

 

GÜNEY AFRİKA

KRUGER – SABİ SANDS RESERVE

Her Safaricinin ilk hayali arslan, leopar, gergedan, bufalo ve fil’den oluşan ‘Büyük Beşli – Big Five’ görmektir. Kruger Milli Parkı bol sayıdaki vahşi hayvan popülasyonu ve nefes kesici manzaraları ile ideal bir başlangıç noktasıdır.

 

TOP 10 GÜNEY AFRİKA LODGE’LARI

• Singita Ebony Lodge

• Ulusaba Private Game Reserve

• Lion Sands Ivory Lodge

• Singita Boulders Lodge

• Londolozi Private Game Reserve

• Earth Lodge

• Sabi Sabi Private Game Reserve

• Singita Kruger National Park

• Singita Sabi Sand

• MalaMala Game Reserve

 

Cape Town hakkında daha detaylı bilgi için: www.yolculukterapisi.com/capetown

Johannesburg hakkında daha detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/johannesburg/

Durban hakkında daha detaylı bilgi için: http://www.yolculukterapisi.com/durban/

 

ZAMBİYA LODGELARI 

Chinzombo – Zambiya

Leopar Vadisi olarak anılan Luangwa Vadisi’nde nehir kıyısında nefis manzaralara nazır 250 dönümlük özel arazideki kamp, kaliteli lüksün temsilcisi olan Norman Carr Safaris’in bir kampı. Afrika’nın doğasını, organik dokuları ve yerel malzemeleri modern bir şekilde harmanlayan 6 kanvas villanın kendine özel havuzları mevcut.

 

 

 

 

 

SAFARİ İÇİN ÖNEMLİ NOTLAR :

*Safari için doğa’ya yakın renkli giysileri tercih ediniz. Kırmızı gibi, mavi, hatta beyaz ve parlak renklerinden kaçının. Yeşil, bej ve kahve renkler hayvanların dikkatini çekmeyen ve toza karşı ideal renklerdir.

*Akşam ve Sabah serinlikleri için sweatshirt, hırka, mont, atkı, eldiven tavsiye edilir.

*Mutlaka öğle saatlerinin yakıcı güneşi  için güneş gözlüğü, şapka, güneş kremi bulundurun.

*Hayvanları daha iyi gözlemeyebilmek için dürbün gerekli.

* Mutlaka yanınızda sivrisinek ilacı bulundurun

* Gitmeden Sarı humma aşısı yaptırmak lazım.

* Gitmeden önce Safari sırasında sürekli kullanmanız gereken sıtma ilacı için doktora danışın.

*Safarilerde sessizlik ve vahşi hayvanlara rastlanıldığı zamanlarda sakinlik mecburi olduğu için 7 yaşın altındaki çocuklar için tavsiye edilmiyor.

* Ara uçuşlar küçük uçaklar ile yapılıyor ve yumuşak valizde çok hafif bagaj kabul ediyorlar.

* Çadır kamplarda konaklamalarda bazen elektrik kesintisi sebebi ile el lambası faydalı oluyor.

AFRİKA YOLCULUK TERAPİSİ YAZILARI

 

 

 

 

Yazının başına dönmek için tıklayınız

Yazı & Fotoğraflar: Zeynep Atılgan Boneval

2 comments

  1. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

  2. Pingback: Yolculuk Terapisi | Yolculuk Terapisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir